adhk tarafından

Polisler tarafından katledilen Oğuzhan ve Barış anıldı

Nisan 15, 2018 de ANASAYFA adhk tarafından

Geçen yıl İstanbul Gazi mahallesinde polisin ‘dur’ ihtarına uymadıkları gerekçesiyle katledilen Oğuzhan Erkul ve Barış Kerem, katledilmelerinin birinci yılında Gazi Mahallesi’nde yapılan yürüyüşle anıldı

İstanbul (15-04-2018) İstanbul Gazi Mahallesi’nde bulunan, Gazi Kent Ormanı çıkışında araçları polislerin  taraması sonucunda hayatını kaybeden Oğuzhan Erkul ve Barış Kerem  yapılan yürüyüşle  yerde anıldı.

Mezopotamya Ajansı’nın haberine göre, katledilişlerinin birinci yılında Erkul ve Kerem’in ailesi ve arkadaşları ile çok sayıda kişi Gazi Cemevi önünde bir araya geldi.

Burada toplanan kitle, üzerinde Erkul ve Kerem’in fotoğraflarının bulunduğu “Katillerini tanıyoruz. Bahar gülüşlü çocuklar” yazılı pankartı açtı.

Gazete Patika

adhk tarafından

ADHK; Kahrolsun Emperyalist Saldırganlık! Suriye Halkı Yalnız Değildir!

Nisan 14, 2018 de ANASAYFA adhk tarafından

Biz ADHK olarak Suriye üzerinde ki emperyalist satranç oyununa ve bu oyunda emperyalistlerin elindeki tüm piyonlara karşı, o topraklarda yaşayan başta Arap ve Kürt halkları olmak üzere, tüm ezilen halkların her türden emperyalist işgal, müdahale ve saldırganlığa karşı birleşerek direnmesini istiyor, bu direnişin bir parçası olacağımızı, her daim destek vereceğimizi ilan ediyoruz.

ADHK (14-04-2018) ABD, Fransa ve İngiltere 14 Nisan Cumartesi günü sabaha karşı Suriye’yi savaş uçakları ve füzelerle vurdu.

Gerekçe ise milyonlarca insanın katledildiği, Irak işgal planının gerekçesiyle bildik aynı gerekçe. “Kimyasal silah kullanıldı” bahanesi. Yıllar sonra Irak’ta kimyasal silah olmadığı ortaya çıktığında, geride milyonlarca insanın ölümü, sakat kalması, evini ve ülkesini terk ederek yaşadığı büyük bir trajediydi. Bugün aynı durum, IŞİD ile Türk Saray Faşizmi ile terbiye edilip, teslim alınamayan Suriye için hazırlanıyor.

Oysa, kimyasal silaha en çok sahip ülke ABD. 97 yılında kimyasal silahların imhası için Rusya ile yaptığı anlaşmanın, tahut ettiği tüm gereklerini yerine getirirse, son kimyasal silah imhasını ancak 2020 de tamamlayacak. Öyleyse, elindeki kimyasal silahları 21 yıldır imha etmeyi bitiremeyen ABD’nin bu bahaneyle Suriye’yi vurması tam bir emperyalist şarlatanlık ve politik haydutluktur.

Suriye’nin kuzeyinde Kobane’de Efrin’de kahramanca direnerek barbar IŞİD çetelerini yenilgiye uğratan Kürtlere demokratik statüyü çok görerek, Faşist Türk Ordusu’nun işgaline yeşil ışık yakanlar, Rusya ile zımmi bir anlaşma içinde Kürtlere alçakça ihanet ettiler.

Dün Kürtlerin kan can pahasına kazandığı bir avuç özgürlüğü, kendi aralarında birleşerek, isgalcı faşist Türk ordusuna gasp ettirme onayı veren ABD ve Rusya, bugün karşı karşıya gelerek faturanın Suriye halkına kesildiği bir düelloyu kendi topraklarında değil, yıllardır savaş yorgunu Suriye halkının ayakta kalma mücadelesi verdiği topraklarda yürütüyor.

Bu temelde tüm Dünya halkları ABD öncülüğünde ki emperyalist saldırganlığa karşı seslerini yükseltmeye çağırıyoruz. Suriye toprakları Suriye üzerinde yaşayan halklara aittir. Kendi kaderlerini kendileri tayin etme hakkına sahiptir. Rusya’nın İran ve Türkiye’yı arkasına alarak Kürtlere yönelik işgalci saldırganlığı da, ABD öncülüğünde ki saldırganlıkta meşru değildir. Kabul edilemez.

Biz ADHK olarak Suriye üzerinde ki emperyalist satranç oyununa ve bu oyunda emperyalistlerin elindeki tüm piyonlara karşı, o topraklarda yaşayan başta Arap ve Kürt halkları olmak üzere, tüm ezilen halkların her türden emperyalist işgal, müdehale ve saldırganlığa karşı birleşerek direnmesini istiyor, bu direnişin bir parçası olacağımızı, her daim destek vereceğimizi ilan ediyoruz.

Kahrolsun Emperyalist Saldırganlık !

Ne Amerika, Ne Rusya, Bağımsız Demokratik Suriye!

Yaşasın Kürt, Arap ve Tüm milliyetlerden Suriye Halklarının Anti-Emperyalist Birliği ve Direnişi!

ADHK (Avrupa Demokratik Haklar Konfederasyonu)

adhk tarafından

İsviçre Demokratik Haklar Federasyonu 12. Kongresine Çağrı

Nisan 12, 2018 de ANASAYFA adhk tarafından

İsviçre Demokratik Haklar Federasyonu 12’nci Olağan Kongresini 15 Nisan 2018 tarihlerinde  gerçekleştirecek

İDHF (12-04-2018) Sınıf savaşımları insanlık tarihinin önemli bir kesitini ifade etmektedir, bu savaşımda insanlık geri yanlarından arınarak ileriye dogru adım attı ve önemli kazanımlar elde ederek bugünlere geldi.

Bu kazanımlarını dahada ileriye taşımak için günümüze kadarki tecrübelerden ileriye doğru, bilimsel veriler ışığında geleceğini örgütlendirecektir. Kuşkusuz ki geçmişte olduğu gibi bugünde verdiği mücadelede ağır bedeller ödedi. Emperyalist – Kapitalist hegemonya sınıf mücadelesinin kazanımlarını geriletmek ve gelişebilecek muhalefeti bastırmak için her türden aracı devreye koymaktadır.

Ortadoğuyu savaş ve katliamlarla kan gölüne çeviren emperyalist devletler ve “yerli işbirlikçileri” dün Kürtlerin IŞİD’e karşı savaşını destekleyip övgüler yağdırırken, bugünfaşist Türk devletinin Efrini işgal harakatını desteklemiş ve kadın, genç, yaşlı, çocuk demeden Kürt ulusuna yönelik katliamlara sessiz kalmıştır.

Emperyalist barbarlık, özelde Kürt ulusuna, genelde dünya halklarına sömürüden, katliamdan başka verebileceği hiçbirşey yoktur. Tamda bu nedenlerdendirki sizleri İsviçre Demokratik Haklar Federasyonumuzun 15 Nisan 2018 tarihinde, 12. olğan kangresinde, emperyalizmin top yekün saldırılarına karşı birleşelim. Başta göçmen emekçiler olarak bizler, anti emperyalist, anti kapitalist, anti faşist birliği güclendirip, Sosyalizimin bayrağını yuksetilmeye çağırıyoruz.

Kahrolsun her türden gericilik!

Birlik Mücadele Zafer!

İDHF 12. Kongresi

Tarih: 15 Nisan 2018

Saat: 12.00

Yer:  Spreitenbach

İDHF (İsviçre Demokratik Haklar Federasyonu)

adhk tarafından

Barış Kerem ve Oğuzhan Erkul için anma düzenlenecek

Nisan 12, 2018 de ANASAYFA adhk tarafından

Bir yıl önce Gazi Mahallesi’nde polis tarafından katledilen Barış Kerem ve Oğuzhan Erkul için 14 Nisan cumartesi günü anma düzenlenecek

İstanbul (12-04-2018) Gazi Mahallesi’nde polis tarafından katledilen Barış Kerem ve Oğuzhan Erkul için anma programı düzenlenecek

İstanbul Gazi Mahallesi’nde 14 Nisan 2017’te polis bir aracı taramış, aracın içerisindeki iki genç yaralanırken, Barış Kerem ve Oğuzhan Erkul ise yaşamını yitirmişti. Katliama ilişkin açılan davada ise mahkeme OHAL’i gerekçe göstererek, katil polisleri serbest bıraktı.

Katledilişlerinin 1. Yılında Kerem ve Erkul için Gazi Mahallesi’nde bir anma düzenlenecek.

Anma programı şu şekilde;

Tarih: 14 Nisan Cumartesi

12.00 – 18.00 arası Gazi Cemevi önünde sokak anması

18.30: Gazi Cemevi önünden yürüyüş

19.00: Erkul ve Kerem’in vurulduğu orman girişinde anma

adhk tarafından

Avusturya Demokratik Haklar Federasyonu 10. Kongresine Çağrı

Nisan 11, 2018 de ANASAYFA adhk tarafından

Avusturya Demokratik Haklar Federasyonu 10’uncu Kongresini 14-15 Nisan 2018 tarihlerinde Innsburck da gerçekleştirecek

ADHF (11-04-2018) Yaşadığımız Avusturya’da ve genelde Avrupa’da; ekonomik, demokratik, sosyal ve siyasal haklarımıza yönelik bütünlüklü ve koordineli saldırılar gerçekleştirilirken, buna parelel olarak, iç faşistleşme, ırkçı-faşist parti ve örgütlerin de her geçen gün gelişip güçlendiğini, bu güçlerin özellikle biz yabancı ve göçmenleri hedef tahtasına oturtuğunu görüyoruz.

Tüm bu sömürücü, talancı ve vurguncu politikalarına, barbar, kıyıcı ve katliamcı politikalarına karşı; baskının ve sömürünün olmadığı, halkların eşit ve özgür yaşadığı, ve bunu bayraklaştıran, dolayısıyla bu temelde tüm işçi ve emekçileri örgütlenmeye ve geleceğine sahip çıkmaya çağırırken, başta ADHF kitlesi olmak üzere tüm devrimci, demokrat, yurtsever kişi ve kuruluşların kongremize katılmaya davet ediyoruz.

Tarih: 14-15 Nisan 2018 (Cumartesi)

Saat:14:00

Yer: Dreiheiligen str 9, 6020 Innsbruck

AVUSTURYA DEMOKRATİK HAKLAR FEDERASYONU

adhk tarafından

ADKH paneli: Devlet her alanda tektipleşmeyi dayatıyor

Nisan 11, 2018 de ANASAYFA adhk tarafından

Avrupa Demokratik Kadın Hareketi (ADKH) “Emperyalist saldırganlığa, ırkçılığa ve yaşamın tektipleştirilmesine karşı örgütlü gücümüzle direneceğiz” kampanyası kapsamında Almanya’nın Solingen şehrinde akademisyen Sibel Özbudun’un katılımıyla bir panel gerçekleştirdi

ADKH (11-04-2018) Gerçekleştirilen panelde ilk olarak ADKH temsilcisi konuştu. ADKH temsilcisi konuşmasında, günümüzde izlenen tektipleşme politikasının ırk, din, cins ve doğa üzerinden yürütüldüğünü belirtti.

Tektipleştirmede ırkçılığa değinen konuşmacı ırkçılığın Türkiye Cumhuriyeti devletinin kuruluş felsefesinde tayin edici bir yer tuttuğunu söyledi. Türk ulus devleti yaratmak için tüm milletleri Türk kabul etmek, Türklükten doğduğu algısını yaratmak olduğunu söyledi. Güneş Dil Teorisi ile yalan ve ırkçı bir tarih yazılımına girildiğini ve bununla o coğrafyada tüm dillerin, kültürlerin yasaklandığını veya ortadan kaldırıldığına değinen ADKH temsilcisi, sonrasında “laiklik ve din üzerinden devam ederek, Türk Ulus devlet sisteminin kabulü ile dinin işlevi de değiştirilmiştir.  Yalan ile herkesin Türk olduğu ve Güneş Dil teorisi tarihi gibi resmi dinde İslam’ın Sünni Hanefi mezhebi olması kabul edilmiştir ve bu doğrultuda da 1924 yılında Diyanet denilen dini kurum kurulmuştur” diyerek konuşmasına devam etti.

Erkek egemen kültür kadına tektipleşmeyi dayatıyor

ADKH temsilcisi burada Aleviler başta olmak üzere Müslüman olmayan inançlara yönelik ağır baskıya dair de bilgiler vererek, “Bu da Müslüman olmayan toplulukların tektipleştirilmesidir” dedi.

ADKH temsilcisi konuşmasının son bölümünde tektipleştirme de cins ilişkileri örneğine değindi. Yaptığı konuşmada kadın cinsine karşı dayatılan erkek egemen kültür, onun yaratmış olduğu yaşam biçimi, onun namus anlayışı ve bunun üzerinden giderek kadınların sürekli verilen fetvalarla bir şekilde bir tipe dönüştürülmesi noktasındaki açıklamayı yaparak burada aynı zamanda birçok kesim tarafından unutulan, görmezden gelinen cinsel yönelimleri de açıkladı. Temsilci LGBTİ bireylerin toplum tarafından dışlandığını ötekileştirildiğini , sürekli ahlak sınırlarını aşmamalarının istendiğini  ve bu şekilde bir tecrit uygulandığını belitti. Zulmün zulmü altında seyreden yaşam tarzları adım adım kabullenmeye doğru evrilse de tek tip insanın aşılmasında herhalde en son kesimin LGBTİ bireyler olacağını vurguladı.

Son olarak tektipleştirmenin Hapishaneler boyutuna da değinen konuşmacı tektipleştirmenin aslında öncesinde Fetöcülere yönelik tek tip elbise olduğu ortaya atıldı ama aslında bunun üzerinden gidilerek, özünde kendisine alternatif olan tüm grupların, tüm devrimci tutsakların da ortadan kaldırılarak bertaraf edilmesi projesi olduğunu bizlere gösterdiğini söyled. Özellikle şu anda hapishanelerde tektipleştirme kapsamı doğrultusunda yapılan işkencelerle, baskılarla sürgünlerle  tektipleştirme  veya biat eden bir toplum yaratmanın artarak devam ettiğine dikkat çekti.

Türkiye’de faşizm tırmanışta değil ancak iktidarda

Panel daha sonra Antropolog Sibel Özbudun konuşma yaptı. Özbudun yaptığı konuşmasında “Evet bir bedel ödüyoruz yalnızca Ortadoğu’da bir bedel ödemiyoruz yalnızlaşan, kayıtsızlaşan, ölüme alışan, öldürülmeye alışan vicdanlarımızla bizde bir bedel ödüyoruz” dedi.

Sibel Özbudun konuşmasının devamında Avrupa ve Kuzey Amerika’nın ırkçılık adına bir cehenneme dönüştüğünü ve buralarda faşizmin adım adım yükseldiğine yeniden tanık olduğumuzu ve tıpkı 1930’lar dünyasını yaşadığımızı belirterek Fransızların yüzde 30’unun az ya da çok kendisini ırkçı olarak nitelendirdiği söyledi.

Ülkelere dair istatistiki bilgiler veren Özbudun, “Bu durum ırkçı şiddetin artmasına neden oluyor, batıda hal bu iken Doğu Avrupa’da da ırkçılık artmakta ve bu daha da çok mültecilere yönelik nefret suçlarını arttırmakta bunun da ırkçı faşist siyasi partilerin bu arenada yükselmesine sebebiyet vermekte. 2000 yılların başında merkez sağ ve sol çökerken faşist partiler yükseliyor. Arkadaşlar sizlere bir iyi birde kötü haberim var. İyi haber Türkiye’de faşizm tırmanışta değil, kötü haber ise Türkiye’de faşizm iktidarda.  Türkiye’de tüm politikaların toplumsal siyasal ve ekonomik tüm çerçevesi OHAL ve KHK’ lar ile denetleniyor ve buna dair hiçbir yasal denetime tabi kılınmıyor ve böylelikle de yüz binlerce insan işten atılıyor, pasaportlarına el konuluyor, yani açlığa mahkum ediliyor.  Bu insanlar haklarını aramak için hiçbir yasal kurumu muhattap alamıyor” diyen Sibel Özbudun konuşmasının devamında iktidarın kendi milis ve polis gücünü oluşturduğunu ve bunları da çıkarttığı kanun hükmünde kararnamelerle yasalaştırdığını, bunun yansıması olarak da her bireyin bu yasayı kullanarak kendisine göre her türlü eyleme girişebileceğini söyledi ve buna örnek olarak Eskişehir Osmangazi Üniversitesi’nde bir araştırma görevlisinin 4 kişiyi öldürdüğünü hatırlattı.

Kapitalizmin bir krizler sürecine girdi

Sibel Özbudun tüm bu gerçekleşenlere karşı ise etkili bir sesin çıkarılmadığına değinerek, insanların Kürtçe konuştukları için, otobüse şortla bindikleri için ya da sadece Alevi veya solcu oldukları için, sorgusuz sualsiz göz altına alındıklarını, cezalara maruz kaldıklarını ama bu duruma rağmen bir bütün medyanın da sessiz kaldığı, sadece kafa sallayarak buna çanak tuttuğu bir ülkede faşizm yükselmekte değildir, faşizm iktidardadır dedi.  Bu gelişmeler karşısında durumun gerçekten vahim olduğunu söyleyerek bu durumun arka planını da açıklayan Sibel Özbudun, Neoliberalizmin tarih sahnesine girişini açıklayarak bunun üzerinden kapitalizmin bir krizler sürecine girdiğini söyledi.  `Bir bütün ülkelerde yaşanan krizlere karşı insanlığın debelendiğini söyleyerek, sosyalist alternatiflerin güdük olduğu dönemlerde faşizm güç kazanır.  Neoliberalizm bir yoksullaştırma ve dengesizleştirme politikasıdır.  Günümüz dünyasındaki bütün dengeler çöktü. Doğu blokunun dağılmasıyla ABD hegomanyası gerileyerek bir belirsizlik ortamı oluştu ve bu ortamda da küçük taşeron firmaları ben de buradan bir pay kapayım derdine girdi, Türkiye’de bunlardan biri. 770 bin kilometrenin kendisine yetmediğini söyleyerek Osmanlı’yı yeniden hayata geçirme, eski toprakları geri kazanma ve Orta Doğu’da yeni bir güç yaratma politikasına giriştiler.  Afrin’de bunun akabinde gerçekleşende tamda bu anlayıştır. Terörü bitirme, kimsenin toprağında gözümüz yok denilmesine rağmen AKP iktidarı oraya girer girmez bayrağı dikti ve valisini atadı.”

Elbette bu gidişata birilerinin dur diyeceğini söyleyen Sibel Özbudun “Umarım bu dur diyenler biz oluruz yoksa  bu müdahalenin başkaları  tarafından yapılması takdirde bunun altında bizlerde ezileceğiz.”  Erdoğan’ın bu İslami faşizminin sadece emekçi veya Kürtlerin taleplerini bastırma hareketi olarak okumanın eksik olduğunu, Erdoğan’ın Türkiye Cumhuriyeti’ni Ortadoğu’da olasılıkla İran’la da  kapışmaya girerek bir savaş sürecine getirmek istediğini söyleyen Özbudun, dolayısıyla da devrimcilerin bir varolma sorunu yaşadığını ve kendi çocukları için  bir mücadele vermek zorundadır dedi. Tüm devrimcilerin Neoliberalizme, kapitalizme, savaş psikozuna, yabancı düşmanlığına ve tek tipleştirmeye dur demesi için bir mücadeleye girmesi gerekiyor, bir ses çıkartması gerekiyor diyerek sözlerini tamamladı.

Sürekli olarak ayrımcılığa, asimilasyona uğruyoruz

Panelin son konuşmacısı olarak Almanya Alevi Dernekleri Federasyonu Başkanı yaptığı konuşmasında Yol TV’nin kapatılmasına dair bilgi vererek Yol TV’nin kapatılmasında gösterilen 4 gerekçenin içerisindeki gerekçelerden birinin de Ortadoğu’da Türkiye’yi işgalci bir güç olarak gördüklerini söylemesinin bu kapatılma da bir gerekçe olduğunu hatırlattı. “Alevi toplumu olarak yaşama soldan bakanlar olarak yaşadığımız bu toplumun tüm renklerine ve kültürlerine aynı bakıyoruz. Ancak bu renklere karşı yükselen ırkçı bir yapının içinde var olmaya çalışıyoruz.  Sürekli ayrımcılığa uğruyor, ötekileştirilmeye, asimilasyona maruz kalıyoruz. Bu nedenlerden dolayı mücadeleyi bulunduğumuz ülkelerde mücadeleyi daha da yükseltmeliyiz” dedi.

Sorulan sorular ve yorumlarla panel sonlandırıldı.

adhk tarafından

Kemal Kurkut’un vurulma anına ilişkin yeni görüntüler ortaya çıktı

Nisan 10, 2018 de ANASAYFA adhk tarafından

Amed’deki 2017 Newroz’unda polis tarafından öldürülen Kemal Kurkut’un katledilme anına ilişkin yeni görüntüler ortaya çıktı

Amed (10-04-2018) 2017 Amed Newroz’unda katledilen Kemal Kurkut’un öldürüldüğü ana ilişkin yeni görüntüler ortaya çıktı

Mezopotamya Ajansı’nın yayınladığı görüntülerde, Kurkut’un vurulduğu Evrim Alataş Caddesi üzerinde kurulan basın ve protokol girişindeki zırhlı polis araçları ile çevrede bulunan sitelerin güvenlik kameralarından alındığı belirtildi.

Görüntülerde Kurkut’un elinde su şişesi ve bıçakla polislerin üzerine yürüdüğü daha sonra da kaçmaya çalıştığı görülüyor. Kurkut’a ateş açan polisin görüntüleri de net bir şekilde kameralara yansıyor.

Kurkut’un öldürülmesiyle ilgili davanın son  duruşmasında savcı, sanık polisin tutuklanması için talepte bulunmuş ancak savcının talebi mahkemece reddedilmişti. Duruşma 26 Nisan 2018’e ertelenmişti.

adhk tarafından

ADHK, 26. Kongresini Frankfurt’ta gerçekleştiriyor

Nisan 6, 2018 de ANASAYFA adhk tarafından

Emperyalist-Kapitalist Sömürüye Karşı, Sosyalizm Yolunda; “Kudretli Olalım, Cüret Edelim, İleri Çıkalım!” şiarıyla, 26’ncı Kongremizi 28-29 Nisan 2018 tarihlerinde Frankfurt’ta gerçekleştiriyoruz

ADHK (06-04-2018) Tarih’de sınıfların ortaya çıkmasıyla sınıflar arasında süren mücadele karmaşık süreçlerde geçerek bugünlere geldi, Kahramanlık destanları, direniş ve yenilgiler tarihimizin birer kesitini oluşturdu. Ezilen halkların tarihsel geçmişin bir parçasını oluşturan gelecek dönemde de, Avrupada  sınıf mucadelesi içinde, Emperyalist ve Kapitalist sisteme karşı Sosyalist perspektifle mücadele eden Avrupa Demokratik Haklar Konfederasyonu,  federasyon, dernek, komite ve birleşenleriyle ezilenlerin haklı davasını sürdürerek, 26. kongrede  kendi muhasebesini yaparak sınıf mucadelesinin politik görevleri tesbit ederek tarihin derinlerine uzanacaktır.

ADHK’nın 26. Kongre sürecine denk gelen çok önemli sorunların olduğunu biliyoruz. Ezilen halkların lehine ve alehine gelişmelere tanık olmaktayız.  Emperyalist sistemin, baskı ve katliamlarına rağmen ezilen halkların mücadelesi gelişmektedir, Ulusal kurtuluş savaşları ve Sosyalist sınıf mücadelesi yeni boyutlar alarak Emperyalist sistemin en zayıf halkasında devam etmektedir, edecektirde. Başta Orta doğu olmak üzere, Dünyanın  farklı ülkelerinde, Emperyalist ve Kapitalist sömürüye karşı gelişen  mücadeleyi görebilmekteyiz, Emperyalistlerin tüm saldırı, baskı, katliamlarına karşı, ezilen uluslar ve emekçilerin haklı mücadelesi yükselmektedir.

Emperyalist sistemin Türkiye, K. Kürdistan ve Orta doğudaki temsilcisi olan AKP iktidarı, son çırpınışı sonucu en ağır teknik silahları kullanarak kırda, şehirde, batı Kürdistan’da v.b coğrafyada devrimcilere saldırması, sivil halkı katletmesi  tekçi, ırkçı, faşizmin kendi iktidarını koruması ve ömrünü uzatmasıdır. İşgalcı faşist  Türk devleti Rus Emperyalizm başta olmak üzere ABD ve Avrupa birliğin desteğini alarak, Kürt Ulusun kendi kaderini tayın hakkını bastırma, Kürt Ulusunu haritada silme sinsi planları içindedir. Faşist çetenin bir iki gün içinde Arfine hakim olacağı hayalleri gerçekleşmemiş, Nato’nun en güçlü ordusu sert kayalığa çarpmıştır. 26. Kongremizi yaparken Kürt ulusun haklı mücadelesi yanında olduğumuzu bir kez daha belirtiyoruz.

  1. Kongremiz, Dünyamızın yer küresinde, Emparyalistler arasındaki çelişkinin keskinleşerek devam ettiği, Kapitalist bloklar arasındaki silahlanmanın en yüksek seviyeye ulaştığı, bölgesel savaşların sürdüğü,doğanın tahrip olduğu, mali sermayenin dünyanın her tarafında kan dökerek azami kar elde etiği, açlık sefaletin büyüdüğü, kadınların cins baskısından dolayı ikinci sınıf olarak yerini koruduğu, savaşın faturası özelike kadın ve çocuklara çıkarıldığı, azınlık inançların sürgün ve soy kırıma uğradığı, Afrin işgaline karşı kahramanca mücadele edildiği, her yer Afrin her yer direniş sloganların dünyanın değişik kıtalarda yankılandığı süreçte olmaktadır.

Kongremiz  bu  siyasal gelişmeleri değerlendirerek, sınıf mucadelesinin görevlerini bir kez daha tartışacak politik sonuçlar ortaya koyacaktır.

Başta ADHK kitlesi olmak üzere tüm devrimci, demokrat, yurtsever, sanatcı, yazar v.b kişi ve kuruluşların kongremize katılmaya davet ediyoruz.

ADHK 26. Kongresi

Tarih: 28-29 Nisan 2018 / Saat: 12.00 (Cumartesi)

Yer: Haus der Jugend /  Frankfurt

Deutschherrnufer 12 /

60594 Frankfurt/M. / Almanya

ADHK (Avrupa Demokratik Haklar Konfederasyonu)

adhk tarafından

SMF: ‘İsyanı kuşanıyoruz, emeği örgütlüyoruz, sosyalizm mücadelesini büyütüyoruz!’

Nisan 5, 2018 de ANASAYFA adhk tarafından

SMF, 1 Mayıs’ta alanlara çağrı yaptı ve “İsyanı kuşanıyoruz, emeği örgütlüyoruz, sosyalizm mücadelesini büyütüyoruz!“ dedi

SMF (05-04-2018) SMF yaklaşan 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’ne ilişkin yazılı bir açıklama yaparak “1 Mayıs’ta alanlara” dedi

Sosyalist Meclisler Federasyonu (SMF) açıklamasında, “İsyanı kuşanıyoruz, emeği örgütlüyoruz, sosyalizm mücadelesini büyütüyoruz!“ şiarını kullandı.

Açıklamada şu ifadelere yer verildi;

“Emperyalist/kapitalist dünyanın ve onun bir parçası olan ‘’TC’’ Erdoğan/AKP iktidarının gerici sınıf çıkarları uğruna insanlığı ve parçası olduğu doğayı savaş, barbarlık ve sömürü cenderesi altında felakete sürüklediği bir tarihsel kesitte 1 Mayıs’ı karşılamaktayız. Burjuva gerici dünyaya karşı mücadelede 1 Mayıs işçi sınıfı ve ezilenler cephesinde tarihsel mahiyette bir anlam ifade etmektedir. 1 Mayıs, emperyalist barbarlığa, kapitalist sömürüye, gerici savaşlara, işgallere, faşizme ve her türden gericiliğe karşı ezilenlerin taleplerini haykırdıkları, öfkesini kuşandıkları ve özgür bir dünya mücadelesini muştuladıkları bir günün adıdır.

Sosyalist Meclisler Federasyonu(SMF) olarak, işçi ve emekçiler başta olmak üzere bütün halkımızı faşizme, barbarlığa, savaşa ve sömürüye karşı 1 Mayıs’ta alanlara akmaya, Sosyalist Meclisler Federasyonu(SMF)’nun bilimsel sosyalizm bayrağı altında birleşmeye ve sosyalizm mücadelesini birlikte yükseltmeye çağırıyoruz!”

adhk tarafından

SYM; Kongre Sonuç Bildirgesi

Nisan 5, 2018 de ANASAYFA adhk tarafından

Dünyayı anlamak yetmez, onu değiştirmek gerekir (Karl Marx)

SYM (05-04-2018) Öncelikle planlanan zaman içerisinde, yaşam bulan SYM’nin 22’nci Kongre’sinin örgütlenmesinde, devrimci irade gösteren, emek harcayan ve sebat gösteren, tüm üye/aktivist ve taraftarımıza yürekten teşekkür etmeyi bir görev olarak görüyoruz

Geçmiş dönem kongreleri çerçevesinde, program ve tüzük üzerinden yapılan değişiklik ile yoluna devam eden, Gençlik örgütümüz, önüne sadece sosyalizm perspektifini almamış. Aynı zamanda tüzüğünü de güncelleyerek daha bağımsız ve Avrupa’daki gençlik sorunlarını çözme, önderlik etme gibi konularda da kendine bir misyon biçmiştir. Enternasyonel kavrayış ile her türden burjuva gericiliğe karşı, içte ve dışta mücadele kararlılığını günümüze kadar taşıyarak gelmiştir.

Bu temel belirlemeler ışığında ‘Emperyalist Kapitalist Sömürü Sistemine Karşı Gençliğin Sosyalizm Mücadelesinin Parçası Ol Direniş Meşrudur’ şiarı ile, örgütlü olduğu bölgeleri kongreye taşımak için hazırlanan, örgütsel perspektif taslağı üzerinden kendini 22. Kongre’ye taşımıştır.

Üye çoğunluğunun sağlanması doğrultusunda başlayan tartışmalara gençlerin aktif katılımı ile ideoljik-politik tartışmalar yürütülmüş ve belli bir doygunluğa ulaştıktan sonra bitirilmiştir. Bu tartışmalar ışığında, yeni yönetim seçimine gidilmiş. Gidilen seçim sonucu yönetimin salt çoğunluk ile seçilememesi sonucu, kongre üyelerinin onayı ile seçilen KÖK’e (Kongre Örgütleme Komitesi) görev verilerek, en kısa zamanda program-tüzük üzerinden olağanüstü bir kongrenin ADHK’nın aktif desteği ile gerçekleştirilmesi kararı alınmıştır.

Bu komite; ülke ve bölge ziyaretleri, eğitim kampları, örgütlenme kampanyaları, program ve tüzük vb. üzerinden var olan tıkanıklığı aşacağını ve yapılacak olan kongre ile gençliğin aktif politik alanında sosyalizm bayrağını devrimci irade ve ısrarla savunan örgütümüz olan SYM’nin daha güçlü çıkacağına olan bilimsel inancı ile sizleri selamlar iken, Günün ve anın getirdiği, rüzgarın güçlü estiği bu günlerde gençlik hareketini daha güçlü sahiplenmeye ve alttan üste tartışmalara açık bir şekilde yeniden omurgasını üzerinden ayağa dikmeye, tüm Kaypakkaya’cı ihtilal ruhunu benimsemiş, usta Mao’nun öğretilerini yaşamsallaştıran gençliğe açık çağrıda bulunmaktadır.

Kaypakkaya’nın bıraktığı bu tarihsel güç ile Marksizm’in çıkışından bugüne, dünya öğretisi ile dünya gençliğini kasıp kavuran 68’kuşağının direniş geleneğinin 50. Yılında daha güçlü bir gençlik yaratmak için; SYM’de örgütlen, birleş, ileri çık şiarı ile tüm fabrikalarda, okullarda ve sokaklarda gür bir şekilde yeniden kazanılacak bir dünya için mücadele mevzilerine açık davetimizi yineliyoruz.

Yaşasın Bilimsel Sosyalizm Mücadelemiz!

Yaşasın Sosyalist Gençlik Hareketimiz!

KONGRE ÖRGÜTLEME KOMİTESİ