adhk tarafından

Lenin, Rosa ve Karl Yoldaşları Anıyoruz!

Ocak 25, 2013 de ARŞİV adhk tarafından

HER DAİM KUTUP YILDIZI GİBİ YOL GÖSTEREN

LENİN, ROSA VE KARL YOLDAŞLARI ANIYORUZ!

Tarihe ışık tutanlar ancak onun bir diliminde onu değiştirmeye cüret edip yeniden  yaratanlardır. Rosa , Lenin ve Karl yoldaşlarda bu tarihi yaratan enternasyonal proleteryanın dinamikleridir.

15 Ocak 1919 tarihinde katledilen Rosa ve Karl yoldaslar basladıkları devrim yürüyüşünde kendilerinden amansızca korkan egemenler tarafından hunharca katledildiler. Onların katledilmesi bir kez daha gösterdi ki egemenlerin zulmü ve sistemine karsi koymak ancak doğru bir çizgi ışığında örgütlenmekle ve mücadele etmekle mümkündür.  

Lenin yoldaşın komünizm davasına olan bilimsel katkısı ve Rosa ile Karl   yoldaşların enternasyonal proleteryanın devrim davasına olan bilimsel bağlılıkları, kararlılıkları, bizimde bugün rehber olarak almamız gereken duruşlardır.

Türkiye ve Kuzey Kürdistan’da yaşanan tutuklamalar, Kürt ulusu üzerindeki amansız baskı, öğrencilerin meşru direnişlerine yönelik saldırılar artarak devam etmektedir. En son 15 ilde Demokratik Haklar Federasyonu yönetici, üye ve taraftarlarına yönelik saldırılar ve tutuklamalar, egemenlerin daha en başlarda sosyal bir devrim imkanına karşı önlem almak şeklinde değerlendirilebilinir.

Dünyamızda yaşanan gelişmeleri değerlendirdiğimizde bir avuç kan emicinin halklarımız üzerindeki baskısı, sömürüsü bütün yönleriyle devam etmektedir. Orta-Doğu’da ve diğer yerlerde yaşanan emperyalist işgal ve saldırıların sonucu olarak kadınlar-erkekler-çocuklar  katliamlara uğratılmaktadır. Bu emperyalist saldırganlık savaşını gericiler, demokrasi ve insan hakları yalanına dayandırarak yürütmektedirler. Oysa en çok hak ihlalleri bunların yürüttükleri savaşın sonucunda olmaktadır.

Avrupa’da yükselen ekonomik krizin eşlik ettiği ırkçılık  nedeniyle emekçilerin en doğal insani yaşam hakları kesintiye uğratılmakta, başka ülkelerden buralara gelmek zorunda bırakılan emekçilere ise çok ağır fatura ödedilmektedir. Kendi içinde halka karşı saldırgan olanların başka ülkeleri işgal ederek demokrasi götürdüklerine kimleri inandırabilirler. Kadınların durumu ise hakeza ortadadır. Istanbul’da boğazı kesilerek otoyla atılan kadının durumu ile Hindistan’da toplu tecavüze uğrayıp ölen genç bir kadının durumu arasında ne gibi fark vardır: Bu durum bir kez daha göstermiştir ki kadının üzerindeki cins baskına yol açan  zihniyet her yerde aynıdır ve dünyanın bütün ülkelerinde devam etmektedir.

Özel mülkiyet dünyasından kaynaklı egemen olma kültürü ve çizgisinin köklü olarak aşılması ancak ve ancak dünya proletaryasının büyük önderi Lenin’in bilimsel öğretisi ile yoldaş Rosa’nın ve  yoldaş Karl’ın devrimci çizgisine dayanarak daha ileri nitel sıçramalar eşliğinde yürümekle mümkündür. Zira bu olmadan kapitalist-emperyalist sömürü sistemi içinde elde edilecek bazı kırıntılarla ezilenlerin kurtuluşu mümkün olmayacaktır.

Yaşasın Enternasyonal Proleterya!

Şan ve şeref Lenin, Rosa ve Karl Yoldaşlara!

AVRUPA DEMOKRATİK KADIN HAREKETİ

OCAK 2013

adhk tarafından

Faşizme ve Irkçılığa Karşı

Ocak 13, 2013 de ARŞİV adhk tarafından

ET_4.siradaET_4.sirada

adhk tarafından

Fransa’da 3 Kürt Kadın Siyasetçinin Katledilmesini Protesto Ediyoruz!

Ocak 12, 2013 de ARŞİV adhk tarafından

Almanya (12 Ocak 2013) Fransa’nın başkenti Paris’in merkezinde işlek bir caddede bulunan Kürdistan Enformasyon Merkezi’ne 9 Ocak akşamı düzenlenen saldırıda kurumda bulunan 3 Kürt kadın siyasetçinin hunharca katledilmesinin acısını ve öfkesini yaşıyoruz.

PKK’nin ilk kurucuları arasında yer alan Sakine Cansız, KNK Paris temsilcisi Fidan Doğan ve Leyla Söylemez isimli genç kadının katledilmesi, politik bir katliamdır. Saldırı, 3 Kürt siyasetçisi şahsında Kürt halkına ve mücadelesine, özgürlük ve demokrasi mücadelesi yürüten tüm güçleredir.

Kürt siyasetçilere yönelik bu katliamı şiddetle kınıyor, 3 Kürt siyasetçinin ailelerinin, yoldaşlarının ve Kürt halkının acısını paylaşıyoruz.

Kürt halkının ve örgütlü güçlerinin özgürlük ve barış taleplerini sürekli operasyonlarla ve katliamlarla yanıtlayan, ‘’KCK tutuklamaları’’ adı altında 10 bin Kürt aktivistini, siyasetçisini, seçilmiş milletvekillerini ve belediye başkanlarını, öğrencileri ve çocukları tutuklayan faşist Türk Devletinin yalana dayalı psikolojik savaşı, suçluları gizleyemez. Katliamın sorumlusu, halklarımıza düşmanlık saçan, demokratik hak ve özgürlüklere, farklı düşüncelere, dillere ve inançlara tahammül edemeyen AKP iktidarı ve temsil ettiği devlettir. Bir taraftan Sayın Öcalan ile görüşmeler yapan ve iyimserlik yaymaya çalışan, ancak diğer taraftan askeri operasyonları sürdüren, her gün onlarca Kürdü gözaltına alan ve tutuklayan, Kürt ve Alevi halklarımıza düşmanlık propagandası yapan ve linç saldırılarına zemin hazırlayan, tekçi ve inkârcı zihniyettir.

Diğer taraftan profesyonelce planlanmış bu saldırının Paris’in merkezinde yapılmış olması, Fransız devletinin Kürtlere yönelik izleme ve baskı politikası da dikkate alındığında, katliamda Fransız devletinin de sorumluluğu olduğunu göstermektedir. Kürtlere ve diğer göçmenlere yönelik Fransız devletinin güttüğü ırkçı ve ayrımcı politikalar, Kürtlere yönelik sürekli baskılarla bu türden saldırılara zemin hazırlanmaktadır. Fransa devleti bu saldırıyı açıklığa kavuşturmadan, katilleri ortaya çıkarıp yargılamadan, sorumluluktan kaçamayacaktır. 

Bizler, aşağıda imzası bulunan Demokratik Kitle Örgütleri olarak, bu hain saldırıyı şiddetle kınarken, bu türden saldırılara karşı mücadeleyi geliştireceğimizi belirtiyor ve halklarımızı katliamı protesto eylemlerine katılmaya çağırıyoruz.

Saldırılar ve katliamlar özgürlük ve demokrasi mücadelesini engelleyemez!

Yaşasın Halkların Kardeşliği!

İmzalayan Kurumlar:

YEK-KOM (Almanya Kürt Dernekleri Federasyonu)

AABF (Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu)

TÜDAY (Türkiye-Almanya İnsan Hakları Derneği)

ATİF (Almanya Türkiyeli İşçiler Federasyonu)

AGİF (Almanya Göçmen İşçiler Federasyonu)

ADHF (Almanya Demokratik Haklar Federasyonu)

DİDF (Demokratik İşçi Dernekleri Federasyonu)

ÖDA (Özgürlük ve Dayanışma Almanya)

Avrupa Barış Meclisi

Yaşanacak Dünya Gazetesi

adhk tarafından

Her daim kutup yıldızı gibi yol gösteren Lenin, Rosa ve Karl yoldaşları anıyoruz!

Ocak 12, 2013 de ARŞİV adhk tarafından

Avrupa (12 Ocak 2013) Tarihe ışık tutanlar ancak onun bir diliminde onu değiştirmeye cüret edip yeniden  yaratanlardır. Rosa , Lenin ve Karl yoldaşlarda bu tarihi yaratan enternasyonal proleteryanın dinamikleridir.

15 Ocak 1919 tarihinde katledilen Rosa ve Karl yoldaslar basladıkları devrim yürüyüşünde kendilerinden amansızca korkan egemenler tarafından hunharca katledildiler. Onların katledilmesi bir kez daha gösterdi ki egemenlerin zulmü ve sistemine karsi koymak ancak doğru bir çizgi ışığında örgütlenmekle ve mücadele etmekle mümkündür.  

Lenin yoldaşın komünizm davasına olan bilimsel katkısı ve Rosa ile Karl   yoldaşların enternasyonal proleteryanın devrim davasına olan bilimsel bağlılıkları, kararlılıkları, bizimde bugün rehber olarak almamız gereken duruşlardır.

Türkiye ve Kuzey Kürdistan’da yaşanan tutuklamalar, Kürt ulusu üzerindeki amansız baskı, öğrencilerin meşru direnişlerine yönelik saldırılar artarak devam etmektedir. En son 15 ilde Demokratik Haklar Federasyonu yönetici, üye ve taraftarlarına yönelik saldırılar ve tutuklamalar, egemenlerin daha en başlarda sosyal bir devrim imkanına karşı önlem almak şeklinde değerlendirilebilinir.

Dünyamızda yaşanan gelişmeleri değerlendirdiğimizde bir avuç kan emicinin halklarımız üzerindeki baskısı, sömürüsü bütün yönleriyle devam etmektedir. Orta-Doğu’da ve diğer yerlerde yaşanan emperyalist işgal ve saldırıların sonucu olarak kadınlar-erkekler-çocuklar  katliamlara uğratılmaktadır. Bu emperyalist saldırganlık savaşını gericiler, demokrasi ve insan hakları yalanına dayandırarak yürütmektedirler. Oysa en çok hak ihlalleri bunların yürüttükleri savaşın sonucunda olmaktadır.

Avrupa’da yükselen ekonomik krizin eşlik ettiği ırkçılık  nedeniyle emekçilerin en doğal insani yaşam hakları kesintiye uğratılmakta, başka ülkelerden buralara gelmek zorunda bırakılan emekçilere ise çok ağır fatura ödedilmektedir. Kendi içinde halka karşı saldırgan olanların başka ülkeleri işgal ederek demokrasi götürdüklerine kimleri inandırabilirler. Kadınların durumu ise hakeza ortadadır. Istanbul’da boğazı kesilerek otoyla atılan kadının durumu ile Hindistan’da toplu tecavüze uğrayıp ölen genç bir kadının durumu arasında ne gibi fark vardır: Bu durum bir kez daha göstermiştir ki kadının üzerindeki cins baskına yol açan  zihniyet her yerde aynıdır ve dünyanın bütün ülkelerinde devam etmektedir.

Özel mülkiyet dünyasından kaynaklı egemen olma kültürü ve çizgisinin köklü olarak aşılması ancak ve ancak dünya proletaryasının büyük önderi Lenin’in bilimsel öğretisi ile yoldaş Rosa’nın ve  yoldaş Karl’ın devrimci çizgisine dayanarak daha ileri nitel sıçramalar eşliğinde yürümekle mümkündür. Zira bu olmadan kapitalist-emperyalist sömürü sistemi içinde elde edilecek bazı kırıntılarla ezilenlerin kurtuluşu mümkün olmayacaktır.

Yaşasın Enternasyonal Proleterya!

Şan ve şeref Lenin, Rosa ve Karl Yoldaşlara!

AVRUPA DEMOKRATİK KADIN HAREKETİ

OCAK 2013