adhk tarafından

YDAB’tan açlık grevine destek

Ekim 31, 2013 de ARŞİV adhk tarafından

Malatya E Tipi Hapishanesi’nde tutulan MKP dava tutsakları, TKP/ML dava tutsaklarıyla hapishane  yönetiminin keyfi uygulamalarına karşı (25.10.2013 ) Cuma gününden itibaren açlık grevi başlatmıştı.

MALATYA – (31.10.2013)- Malatya E Tipi Hapishanesi’nde tutulan MKP dava tutsakları, hapishane yönetiminin keyfi uygulamalarına karşı TKP/ML dava tutsaklarıyla birlikte açlık grevine başlamıştı

Tutsakların açlık grevine girdiğinden haberi olan aileler kapalı görüş dolayısı ile (30.10.2013 ) Çarşamba günü Malatya ya gittiler.hem görüşüp hemde açlık grevinin devam ettiğinden haberi olan aileler ;açlık grevinin devam etmesine rağmen hapishane yönetiminin hala keyfi uygulamalarına kesintisiz devam ettiğini ,bundan dolayı hapishane önünde basın açıklaması okundu.

Denildiği gibi aileler kapalı görüş dolayısı ile tutsaklara destek amaçlı Malatya gittiğini ve orda faşizmin kirli oyunlarından bir yenisiyle daha karşılaştılar.( 29.10.2013) Salı günü tutsakların başka hapishanelere sürgün edildiği haberi alındı. Alınan haberden sonra basın açıklaması YDAB  tarafından okundu

Okunan açıklamada:

T.C Devleti,Osmanlıdan bu yana uygulanan baskı ,imha ve inkar politikalarını ‘medeni’ bir kılıfla devralmış ve geliştirmiştir.ülkemiz hapishaneler gerçeği,her bir tarihsel kesit içerisinde biçimde değişen ancak özde devam eden ezen iktidar anlayışının canlı tanığıdır.

Hapishanelerde tutsakların en temel insan hakları ve talepleri tecrit politikasında ısrar edilerek yok ediyor,keyfi uygulamalarla daha da boyutlandırılmak isteniyor. 25 Ekimde TKP/ML ve MKP’ li dava tutsakları tarafından başlatılan açlık grevi, 16 tutsağın katılımıyla süresiz-dönüşümsüz olarak belirlendiği ve taleplerin yerine getirilmediği sürece açlık grevi eyleminin sonlandırılmayacağı belirtildi. 8 maddede dile getirdikleri talepleri aşağıdaki şekilde özetleyebiliriz;

1-) Haftalık iki saat olup bir saate indirilen spor hakkının tekrar iki saate çıkarılması.

2-) Kırılan masa, sandalye gibi demirbaş kapsamına giren eşyaların yenilenmesi için gereken masraf tutsaklardan temin ediliyor. Demirbaş ücretlerinin tutsaklardan alınmaması.

3-) Ziyaretçilere yönelen, ince arama adı altında cinsel taciz, çıplak arama saldırılarından vazgeçilmesi.

4-) Sohbet hakkı, hapishanede koğuş sistemi mevcut diye hiçbir şekilde tanınmamaktadır. Sohbet hakkının tanınması.

5-) Mahkeme ve hastane sevklerinde ters kelepçe takılması ve kelepçeli muayeneye son verilmesi.

6-) Tutsakların taktığı saatlerin zorla çıkarılması saldırısından vazgeçilmesi.

7-) Açık görüş alanına askerin sokulması uygulamasından vazgeçilmesi.

😎 Hasta tutsakların hastaneye götürülmeyerek hapishane revirinde tedavi yerine işkence yapılmasına son verilmesi.

Biz aileler olarak çocuklarımıza uygulanan bu teslim alma saldırısına karşı çocuklarımızın başlatmış oldukları süresiz açlık grevi direnişi dışarıda bizlerinde direnişmiz olduğunu  bir kez daha haykırıyoruz.bir olumsuz durumdan Malatya hapisane yönetimi ve adalet bakanlığı sorumludur.Çocuklarımızın yukarda sıraladığımız taleplerini doğru buluyor bir an önce taleplerinin karşılanmasını istiyoruz.bu isteklerimizin takipçisi olacağımızı kamoyu karşısında ilan ediyoruz.

Daha sonra ‘devrimci tutsaklar onurumuzdur’

‘insanlık onuru işkenceyi yenecek’ sloganları atıldı.ve basın açıklaması sonlandırıldı.

Sürgün edilen tutsakların sürgün edildiği adresler:

Malatya E Tipi Hapishanesi’nde tutulan MKP dava tutsaklarından Baran Onur Doğan, Murat Aygül ve Kurtuluş Derman Sivas E Tipi Kapalı Hapishanesi’ne, Ekin Sabur, Aydın Karaboğa ve Emre Selcan Elbistan E Tipi Kapalı Hapishanesi’ne, Özdal Bozkaya, Bülent Keser ve Mustafa Aytaç ise Elazığ E Tipi Kapalı Hapishanesi’ne sürgün edildi. MKP dava tutsaklarının keyfi uygulamalara karşı açlık grevine devam etmeleri nedeniyle Adalet Bakanlığı tarafından sürgün edildiği öğrenildi.

adhk tarafından

MKP dava tutsakları Malatya E Tipi’nden sürgün edildi

Ekim 30, 2013 de ARŞİV adhk tarafından

Malatya E Tipi Hapishanesi’nde tutulan MKP dava tutsakları, hapishane yönetiminin keyfi uygulamalarına karşı açlık grevi başlatmıştı. MKP dava tutsakları açlık grevine devam etmeleri nedeniyle Adalet Bakanlığı tarafından sürgün edildi

HABER MERKEZİ (30.10.2013)- Malatya E Tipi Hapishanesi’nde tutulan MKP dava tutsakları, hapishane yönetiminin keyfi uygulamalarına karşı TKP/ML dava tutsaklarıyla birlikte açlık grevine başlamıştı.

Malatya E Tipi Hapishanesi’nde tutulan MKP dava tutsaklarından Baran Onur Doğan, Murat Aygül ve Kurtuluş Derman Sivas E Tipi Kapalı Hapishanesi’ne, Ekin Sabur, Aydın Karaboğa ve Emre Selcan Elbistan E Tipi Kapalı Hapishanesi’ne, Özdal Bozkaya, Bülent Keser ve Mustafa Aytaç ise Elazığ E Tipi Kapalı Hapishanesi’ne sürgün edildi. MKP dava tutsaklarının keyfi uygulamalara karşı açlık grevine devam etmeleri nedeniyle Adalet Bakanlığı tarafından sürgün edildiği öğrenildi.

http://www.halkingunlugu.net/

adhk tarafından

Gezi’de polise açılan soruşturmalar sil baştan

Ekim 30, 2013 de ARŞİV adhk tarafından

Gezi Parkı Direnişi sırasında polis saldırılarında yaralananların suç duyurusuyla başlatılan soruşturma, bilirkişinin görevden çekilmesiyle yeniden başa döndü

HABER MERKEZİ (30.10.2013)- Gezi Parkı Direnişi’nde demokratik hakları için sokağa çıkan binlerce kişi polis şiddetine maruz kalmıştı. Yüzlercesi ise demokratik haklarını aradıkları için evleri siyasi polis tarafından basılarak gözaltına alınmış ve tutuklanmıştı.

Gezi Parkı Direnişi’nde yüzlerce kişiye polis tarafından hedef gözetilerek atılan gaz fişekleri ve plastik mermilerle yararlananların açtıkları davada hiçbir ilerleme sağlanamadı.

Polis şiddetine maruz kalanların davasında çalışan heyet, görevden çekildi

İstanbul’da polisin saldırılarından şikâyetçi olanların yaptıkları suç duyuruları, tek bir dosyada toplandı. Önce soruşturma kapsamında görüntüler derlendi, ardından inceleme için bilirkişi heyeti atandı. Dava üzerinde bir süre çalışan heyet, daha sonra görevden çekildi.

Bilirkişinin görevden çekilmesiyle polis saldırılarına maruz kalan 200 kişinin başvurduğu soruşturmada yeniden başa dönülmüş oldu. Geri çekilmenin ardından toplanan görüntüler adli emanete teslim edildi.

Halka azgınca saldıran polise karşı hiçbir hukuk işletilmemektedir. Başbakan’ın “Polisimiz destan yazdı. Ben polisimi kimseye yedirtmem” söylemiyle, polis yargı işbirliği arasında hiçbir fark yoktur ve böylesine pratikler de bu işbirliğini açıkça ortaya koymaktadır.

http://www.halkingunlugu.net/

adhk tarafından

ADKH’den Franfurt’ta film gösterimi

Ekim 29, 2013 de ARŞİV adhk tarafından

Avrupa Demokratik Kadın Hareketi’nin yürüttüğü “Cinsel Sömürüye Karşı Sessiz Kalma, Diren Mücadele Et!”kampanyası 16 Ekim günü Frankfurt’ta yapılan film gösterimiyle başladı

FRANKFURT (29.10.2013)- Avrupa Demokratik Kadın Hareketi (ADKH)’nin yürüttüğü “Cinsel Sömürüye Karşı Sesiz Kalma, Diren Mücadele Et” şiarıyla başlattığı kampanya kapsamında, 26 Ekim 2013 tarihinde film gösterimi yapıldı.

Limonlu Kahve filminin gösterimi yapıldı

Enternationel Zentrum derneğinde  “Cinsel Sömürü ve Şiddet” konulu  “Limonlu Kahve’’ adlı belgesel filmin gösterimi yapıldı. Film cinsel sömürü ve istismar temasını çok çarpıcı bir şekilde işlemesiyle dikkat çekiyor. Belgesel filmde her bir kadının yaşadığı gerçekler, çok yalın ve çarpıcı olarak tanıklarıyla birlikte anlatılıyor. Filmde kadınlar, cinsel sömürü, şiddet ve istismarın boyutları hakkında görüşlerini dile getiriyor.

Filmin ardından kampanyaya dair yapılan sohbetlerde, kampanyanın hangi biçimlerde sürdürülmesi gerektiğine dair öneriler yapıldı. Kadınlar kampanyanın içeriğine dair somut belirleme ve mücadele yöntemlerinin tartışılmasına dair içe dönük bir toplantının ihtiyacı dile getirdi. Bu eğitim toplantısının somut planlaması yapılmasının ardından toplantı sona erdi.

adhk tarafından

Ahmet Şahbaz’ın tutuklanma talebi reddedildi

Ekim 28, 2013 de ARŞİV adhk tarafından

Gezi Direnişi sırasında Ethem Sarısülük’ü başından vurarak katleden polis Ahmet Şahbaz yargılandığı davanın ikinci duruşmasında, avukatlar Şahbaz’ın tutuklanmasını talep ederken, mahkeme heyeti bu talebi reddetti

HABER MERKEZİ (28.10.2013)- Gezi Direnişi sırasında katledilen Ethem Sarısülük davasının Ankara’da görülen ikinci duruşması sona erdi. Duruşmada avukatlar, Sarısülük’ü katleden polis Ahmet Şahbaz’ın tutuklanmasını talep ederken, mahkeme heyeti bu talebi reddetti.

Mahkemenin tavrı protesto edildi

Ethem Sarısülük’ün ailesi başta olmak üzere davayı izleyen kitle, mahkemenin tavrını “Katil polis hesap verecek” , “Ethem yoldaş ölümsüzdür” , “Hepimiz Ethem’iz öldürmekle bitmeyiz” sloganlarıyla protesto etti.

Duruşma salonunda gerginlik giderek artarken, Adliye önünde bekleyen yüzlerce kişiye polis gaz bombaları ve tazyikli suyla saldırdı. Polis saldırısı karşısında kitle, Opera yönüne çekilirken, polisin saldırıda yoğun gaz bombası kullandığı öğrenildi.

Atılan gaz bombaları Adliye içerisini de etkilerken, çok sayıda kişi atılan gaz bombaları nedeniyle Adliye içerisinde mahsur kaldı.

http://www.halkingunlugu.net/

adhk tarafından

ADHK Avrupa’da DKÖ konferansları örgütlüyor (Yenilendi)

Ekim 28, 2013 de ARŞİV adhk tarafından

BİLEŞENLER İLE BİRLİKTE DKÖ KONFERANSLARI

TÜM BİLEŞENLERİMİZE, FEDERASYON, DERNEK VE KOMİTELERİMİZE!

ADHK (28.10.2013) 22. Kongremizin almış olduğu karar gereğince; 16 Kasım 2013 tarihinde başlamak üzere bir konferanslar serisi düzenlemekteyiz. Kongremizde belirlendiği şekliyle tartışılacak konu; „Demokratik Kitle Örgütleri ve ADHK“ olacaktır.“DKÖ’lerden ne anlıyoruz ve ADHK nasıl bir örgüttür?“ şeklinde de özetlenebilecek başlık altında tartışma yürütülecektir. Bu tartışma yürütülürken; aynı zamanda dernek, komite, gençlik ve kadın örgütlenmesi hakkında bilgi verilecek ve bu bilgiler ışığında değerlendirmeler yapılarak, hata ve eksikliklerin, zaafların giderilmesine yönelik çözüm öneri ve planları toparlanarak merkezi hale getirilecektir.

Öteden beri varolan  sıkıntılarımızın tartışılarak, koşullarımız oranında giderilmesini amaçlayan bu faaliyetimizin arzulanan başarıya ulaşması için; tüm kurumlarımız ön hazırlık çalışmalarını ciddiyetle yürütmelidir. Sorunlarımızın tartışılmasını sadece yöneticilerle sınırlayamayız, kitlelerin bu sorunlardan nasıl ve ne kadar etkilendiğini veya bizim tesbit ettiğimiz sorunların kitlelerce nasıl karşılandığı ve çözümü konusunda ne tür önerilerinin olduğunu dinlememiz ve anlamamız gerekir. Kitleleri dinlemeden, anlamadan onlara rağmen onlar adına belirlemelerde bulunmak ve hayata geçirmeye çalışmak çok da gerçekçi olmaz ve başarı da sağlamaz. Dolayısıyla; önümüze koyduğumuz bu Konferans faaliyetinin örgütlenmesinde geniş kitlenin katılımı esas alınmalıdır. Kitleleri dinleyerek ve anlayarak ihtiyaçlarına göre örgütlenmeye gitmek doğru ve gereklidir.

Kitlelerle birlikte kollektif olarak yürütülecek faaliyetlerin çok daha verimli olduğu; halkların mücadele deneyimleriyle ispatlanmıştır. Kitlelerin örgütlü gücünün anlamlı olacağını ve bizleri başarıya götüreceğini biliyoruz ve bu bilinçle tüm kurumlarımızın çalışanlarının bu faaliyetin örgütlenmesinde özverili ve azimli davranacağını umut ediyoruz.

Tüm Kurumlarımız alanlardaki faaliyetlerini, aşağıda belirtilen tarihleri dikkate alarak planlamalıdır.

16 Kasım- Hamburg

 17 Kasım- Paris-Innsburg

 30 Kasım- Frankfurt

 1 Aralık-    İsvicre

 7 Aralık-  Mulhaus

 8 Aralık- NRW-Viyana-Stutgart

ADHK 22. Dönem

Genel Konseyi

Ekim 2013

adhk tarafından

ATİGF dernegine yapılan saldırıyı kınıyoruz

Ekim 28, 2013 de ARŞİV adhk tarafından

Viyana (28.10.2013) Avusturya’nın başkenti Viyana´da neo-naziler ATİGF ´e  baglı VTİD dernegine saldırdı.

30-40 kişilik neo-nazi grubu örgütlü ve planlı bir şekilde dernek lokaline girmek isterken aşagıya inmekte olan komintern üyesi bir yoldaşı merdivenlerde yaralıyarak dernek lokaline  girmek istediler. İçerde bulunan yoldaşlarımız bu  faşist saldırıya karşı koyarak neo-nazileri geri püskürttüler. Uzun süreden beri Avrupanın bir cok yerinde göçmenlere ve göçmen kurumların üyelerine yapılan saldırıların ardı arkası kesilmiyor. Bilindiği gibi neo-nazilerin bu saldırıları ilk değil, gecmişte Almanya, Yunanistan, Fransa, Avusturya ve Avrupanın bir çok yerinde aynı faşist saldırılarla karşı karşıya gelmekteyiz..

Sermayenin beslemesi olan ırkçı ve faşist örgütlenmelerin dağıtılması artık bir elzem haline gelmiştir. Biz Avusturya Demokratik Haklar Federasyonu olarak tüm halkımızı bu ırkçı faşist saldırıyı kınamaya ve 28.10.2013 tarihinde yapılacak olan saldırıyı protesto  mitingine katılmaya çağrıyoruz.

Avusturya Demokratik Haklar Federasyonu olarak yoldaş kurumumuz olan ATİGF dernegine yapılan bu saldırıyı nefretle kınıyor ve diyoruz ki  bu gibi saldırıların karşısında dost ve yoldaş kurumlarımızla omuz omuza gelecek her türlü ırkçı faşist saldırılara gereken  cevabı verecegimizi bir  kez daha kamuoyuna ilan ediyoruz..

Miting yeri

Adres: favoritenstr –Erlachgasse köşesi

Viyana

Tarih: 28.10.2013

Saat: 17:00

AVUSTURYA DEMOKRATİK HAKLAR FEDERASYONU

adhk tarafından

ATİGF; Viyana Dernegimize Yapılan Saldırıyı Nefretle Kınıyoruz

Ekim 28, 2013 de ARŞİV adhk tarafından

VİYANA (28.10.2013) 27 Ekim günü öğle saatlerinde, Federasyonumuz ATiGF e bağlı  Viyana Türkiyeli İşçiler Dernegi (VTİD)  40 kişilik faşist bir grubun saldırısına maruz kaldı.. Faşist grüh dernegimizde sendikal alanda yeni bir hareket ve emek eksenli  mücadele yürüten KOMintern ‘in sendikal mücadeleye ilişkin  toplantısı esnasında gerçekleştirilmiştir. KOMintern aktivisti Rudolf Fischer arkadaşımız bu iğrenç saldırıda yaralanmış ve hastaneye kaldırılmıştır. Arkadaşımıza geçmiş olsun dileklerimizi iletiyor, bir an önce sağlığına kavuşmasını temenni ediyoruz.

Bu saldırı tasadüfü bir durum degildir ve bilinçli olarak planlanmış bir saldırdır. Bu saldırı Avusturya’da uygulanan ayrımcı ve ırkçı politikaların ve ayrıştıran anlayışın sonucudur. Her gün göçmenlere yönelik yapılan karalama kampanyaları ve ırkçı söylemler artık bir fiil saldırılara dönüşmüş bulunmaktadır. Bu duruma karşı güçlü bir antifaşist tavır ve duyarlılık gösterilmeden bu saldırların artarak sürecegini tahmin etmek zor degildir. Saldırganlar yıllardır Viyana’da  anti-faşist anti-emperyalist  ve demokrasi mücadelesinin kalesi olan VTİD’e saldırıları bilinçlidir ve hedef gözeterek gerçekleştirilmiştir. Bu saldırılara karşı tüm antifaşist güçleri seslerini yükseltmeye ve tavır almaya çağırıyoruz.

Kuruluşundan bugüne anti faşist ve anti emperyalist çizgisinden taviz vermeyen, gücünü emekten, halkların kardeşliğinden ve de faşizme karşı mücadeleden alan federasyonumuz ATİGF bu saldırılara mücadelesini yükselterek cevap verecektir.. Bu saldırı mücadele azmimizi ve faşizme karşı kinimizi bilemekten öteye bir anlamı yoktur. Benzeri saldırılar kurumlarımızın Avusturya’da yaşayan Türkiyeli emekçiler içerisindeki örgütlü gücüne kesinlikle zarar veremez. Aksine işçi ve emekçilerin birliği ve beraberliğini esas alan kurumlarımız bu saldırıya karşı, örgütlenme mücadelesini daha da büyüterek cevap vereceklerdir, bundan kimsenin kuşkusu olmasın. Faşizme, ırkçılığa ve her türden gericiliğe karşı mücadeleyi kendisine ilke edinen Federasyonumuz, bu saldırıları ve provokasyonları, “Birlik-Mücadele-Zafer!” sloganıyla boşa çıkaracaktır.

Bu ve benzeri saldırılar, faşist parti ve örgütlerin halkların kardeşliğine işçi sınıfı ve emekçilere düşman olduğunu bir kez daha göstermiştir. Bundan dolayıdır ki, tüm faşist parti ve örgülerin yasaklanmasını  talep ediyoruz. Yerli ve göçmen emekçileri, yapılan bu saldırıya karşı tavır almaya, düzenlenecek protesto eylemlerine katılmaya çağırıyoruz. Viyana’da uzun bir mücadele tarihine sahip yerli ve göçmen işçi ve emekçilerin sempatisini toplayan derneğimize yönelik bu saldırıyı nefretle kınıyoruz. Dernek yöneticilerimiz ile üyelerimize, derneğimize yönelik gerçekleştiren bu haince saldırıdan dolayı üzüntülerimizi bildiriyor, geçmiş olsun dileklerimizi iletiyor, tüm dernek üye ve taraftarlarımızın yanlarında olduğumuzu bilmelerini istiyoruz.

ATİGF olarak, bu faşist saldırılara karşı sesiz kalmayacağımızı ilan ediyoruz. Tüm üye ve taraftarlarımızı, dernek ve kurumlarımızı faşist saldırılara karşı hak ettiği yanıtı vermek için tepki vermeye çağırıyoruz. Bu anlamda, saldırılar karşısında güçlü bir karşı duruş örgütlemek için tüm duyarlı kamuoyunu, demokrat, ilerci-devrimci kurumları ortak tavır geliştirmeye  çağırıyoruz.

Viyana Derneğimize  gerçekleştirilen faşist saldırıyı nefretle kınıyoruz!

Tüm faşist parti ve örgüler yasaklansın!

Kahrolsun Faşizm Emperyalizm ve her türden gericilik!

Yaşasın halkların kardeşliği

 

ATİGF

EKİM 2013

adhk tarafından

‘11 Kasım’da Adana Adliyesi’ndeyiz!’

Ekim 26, 2013 de ARŞİV adhk tarafından

Demokratik Haklar Federasyonu Adana örgütlülüğü bir açıklama yaparak, Gezi Parkı Direnişi sonrası yapılan ev baskınlarında gözaltına alınıp tutuklanan 7 kişinin 11 Kasım’da Adana Adliyesi’nde görülecek duruşmasına katılım çağrısı yaptı

HABER MERKEZİ (26.10.2013)-Demokratik Haklar Federasyonu Adana örgütlülüğü, aralarında DHF üyesi Diren Taşkıran’ın da bulunduğu Gezi Parkı Direnişi sonrasında yapılan ev baskınlarında gözaltına alınıp tutuklanan direnişçilerin, 11 Kasım’da Adana Adliyesi’nde görülecek duruşmasına katılım çağrısı yaptı.

‘İddianamede demokratik eylemlere katılmak suç olarak gösteriliyor’

Çağrı metninde şu ifadeler yer alıyor:

“Gezi Parkı Direnişi sonrasında yapılan polis baskınları sonucu gözaltına alınan 9 kişiden, Mert Kaya ile Elif Çimen serbest bırakılmıştı. Tutuklu bulunan 7 kişi hakkında hazırlanan iddianamede demokratik alanda mücadele yürüten politik kitle örgütleri, illegal örgütlerin uzantısı olarak gösterilmektedir. 1 Mayıs’a ve 8 Mart’a katılmak, Gezi eylemleri için yürüyüş yapmak, basın açıklamalarına katılmak gibi eylemleri suç olarak gösterilmektedir.

Yenilik yutulur olmayan bu iddianameler bir kez daha gösteriyor ki savcı ve hakimler AKP’nin taşeronluğunu yapmaktadır.

11 Kasım’da Adana Adliyesi’ndeyiz!

Gezi Direnişi sonrasında yapılan baskınlar sonrası gözaltına alınan, tutuklanan ve “suçlu” ilan edilenler olarak tutsaklarla dayanışmayı yükseltmek için 11 Kasım’da devrimci, demokrat, ileri birey ve örgütler olarak, tutsakların aileleriyle birlikte Adana Adliyesi’nde olacağız.

Tutuklu bulunanların isimleri şöyle:

Diren Taşkıran (DHF),  Ozan Çakır, Mehmet Ayan (SYKP), Hakan Karaca, Büşra Toprak, A. Cem Demir (SDP), Hasan Tatlı (SGD)”

http://www.halkingunlugu.net/

adhk tarafından

ADHK; 2 Kasım Kültür & Sanat Buluşmasına tüm gücümüzle seferber olalım

Ekim 25, 2013 de ARŞİV adhk tarafından

ADGH Kültür & Sanat Buluşması’na tüm gücümüzle seferber olalım

Tüm bileşenlerimize ve Devrimci-Demokrat kamuoyuna;

ADHK (25.10.2013) ADGH (Avrupa Demokratik Gençlik Hareketi)’nin yaklaşık 20 yıldır gelenekselleştirerek gerçekleştirdiği ‘Yılmaz Güney  Kültür & Sanat Festivali’ bu yıl da farklı bir formasyonda Gençlik buluşması temasıyla ele alınarak devam ettirilmektedir. Yoğun devrimci emek ve bedellerle gelenekselleşerek bugünlere taşınan bu merkezi etkinliğimizi sahiplenmek ve daha ileri düzeylere taşımak bizler açısından bugün daha bir önem arzetmektedir. Tüm bileşenlerimiz ve kurumlarımız da bu bilinç ve perspektifle hareket etmelidirler. ADGH’nin ”Sanatla Direniş, Özgürlük için Sanat” şiarı ile 2 Kasım 2013 tarihinde Frankfurt’ta gerçekleştireceği  Kültür & Sanat Buluşması’na tüm gücümüzle seferber olalım ve katılalım. Başta ADHK ve bileşenleri (ADKH, ADGH, Federasyonlar, Dernekler ve Komiteler) olmak üzere tüm Devrimci, Demokrat, Yurtsever ve İlerici kitleleri 2 Kasım’da Frankfurt’ta olmaya ve Gençliğin devrimci enerjisini hep birlikte harlamaya çağırıyoruz.

ADGH Kültür & Sanat Buluşması

Tarih:  2 Kasım 2013 Cumartesi

Saat:  13:00

Yer:   Saalbau Volkshaus

          Siegener Straße 22

          65936 Frankfurt     

ADHK ( Avrupa Demokratik Haklar Konfederasyonu )

22. Dönem Genel Konseyi

25 Ekim 2013