adhk tarafından

Diren ODTÜ İstanbul forumları seninle

Ekim 25, 2013 de ARŞİV adhk tarafından

ODTÜ’de Ankara Büyükşehir Belediyesi tarafından yapılan ağaç katliamını protesto etmek ve ODTÜ direnişine destek vermek üzere bir araya gelen İstanbul forumları,  Kadıköy’de bir yürüyüş gerçekleştirdi

HABER MERKEZİ (25.10.2013)- Kadıköy’de Boğa Heykeli önünde bir araya gelen İstanbul Forumları, ODTÜ’deki ağaç katliamını protesto etmek için yürüdü.

“Diren ODTÜ İstanbul seninle” pankartını açan kitle, Bahariye Caddesi’nden Moda havuza oradan da ara sokaklarda dolaşarak Kuşdili Çayırı’na yürüdü.

Kadıköy halkı ODTÜ direnişçilerinin yanında

Katılımın giderek arttığı yürüyüşe Kadıköy halkının da alkış ve sloganlarla destek verdiği görüldü.  Halkın evlerinin camlarından tencere ve tava çalarak eyleme destek vermesi dikkati çeken başka bir ayrıntıydı.

Yürüyüş sırasında kitle, Gezi direnişi sırasında polis tarafından katledilen Ali İsmail Korkmaz, Ethem Sarısülük, Mehmet Ayvalıtaş, Ahmet Atakan ve Lice’de askerlerin açtığı ateş sonucu katledilen Medeni Yıldırım ile Gülsuyu’nda çetelerin saldırısı sonucu hayatını kaybeden Hasan Ferit Gedik’i de andı. Hayatını kaybeden direnişçilerin isimlerinin okunduğu  kitle hep bir ağızdan “Yaşıyor” sloganlarını haykırdı.

Ağaç katliamını protesto etmek için fidan dikildi

Kuşdili Çayırı’nda sona eren yürüyüşün ardından, Ankara Büyükşehir Belediyesi tarafından ODTÜ’de gerçekleştirilen ağaç katliamı protesto etmek için otopark olarak kullanılan alan kazılarak fidan dikildi. Tiyatro gösteriminin yapıldığı eylemde şarkılar söyleyerek halaylar çeken kitle, eyleme horon teperek uzun süre devam etti.

Yürüyüş sırasında kitle, “Her yer ODTÜ her yer direniş”, “Diren ODTÜ Kadıköy seninle”, “Diren ODTÜ İstanbul seninle” , “Katil polis ODTÜ’den defol”, “Melih Gökçek elini ODTÜ’den çek”, “Faşizme karşı omuz omuza” sloganları atıldı.

http://www.halkingunlugu.net/

adhk tarafından

Hamburg’da Lampedusalılarla dayanışma yürüyüşü

Ekim 24, 2013 de ARŞİV adhk tarafından

Afrika’nın çeşitli ülkelerinden gelerek Libya’da çalışan ancak NATO’nun Libya’yı bombalayıp yağmalamasının ardından İtalya’nın Lampedusa adasına geçmeyi başaran mültecilerin mücadelesi sürüyor. Mültecilere yapılan baskıları protesto etmek için Hamburg’da çok sayıda kurumun katıldığı bir yürüyüş gerçekleştirildi

HAMBURG (24.10.2013)- Afrika’nın çeşitli ülkelerinden Libya’da gelip çalışırken, NATO’nun ülkeyi bombalaması ve yağma etmesi sonucu çaresiz kalarak yaşamları tehlikeye giren insanlar, Libya’dan, İtalya’nın Lampedusa adasına teknelerle geçmeyi başarmıştı.

İtalya makamları, binlerce mülteciye Schengen ülkeleri içinde serbest dolaşım olanağı veren bir belge vererek istedikleri AB ülkesine gitme izni vermişti.

Bu mültecilerden yaklaşık 300 kişilik bir grup aylarca Hamburg’da sokaklarda yaşamak zorunda bırakıldı. SPD’den oluşan Hamburg hükümeti, mültecileri sınır dışı etmeye hazırlanıyor.

Hamburg polisi mültecilere baskılarını arttırıyor

Hamburg polisi mültecilere karşı günlerdir ırkçı ve insanlık dışı bir yıldırma politikasıyla kimlik kontrolleri kontrolleri yaparken, gözaltılarına da devam ediyor.

Afrikalı mültecilerin Hamburg’da kalmasını istemeyen SPD hükümeti, yıldırma politikasından sonra fiili saldırıya başladı. Bunu haber alan çok sayıda kurum ve kuruluştan oluşan Hamburglular, sokaklara çıkarak mültecilerle dayanışma eylemlerine başladı.

‘Libya’dan gelen mültecilerin mücadelesine destek olalım’

Hamburg’daki ADHK taraftarlarının da katıldığı yürüyüş, Hamburg Merkez İstasyonu yakınında Steindam Sokağı’ndan başladı. Yürüyüşe Libyalıların kaldığı çadır etrafında toplanan yaklaşık 1000 kişiden oluşan kitle katıldı.

Aynı saatlerde Hamburg Parlamentosu’nda Lampedusalılara ilişkin yapılan oturumda Lampedusalılara 6 aylık geçici bir oturum (düldung) verilmesi kararı alındı.

‘Mültecilerin İtalya’dan tek tek sınır dışı edilmesi hedefleniyor’

Yürüyüşün ardından yapılan açıklamada, alının kararın esasında, haklarını almak için mücadele eden mültecilerin direnişini kırıp, 6 ay sonra tek tek sınır dışı etmenin bir yolu olarak görüldüğü ifade edildi. Açıklamada, Libya’dan Lampeduşa’ya ve oradan Hamburg’a gelen bu insanlara esasında, § 23 madde gereği toplu oturum hakkı verilmesi gerektiği vurgulandı.

Düzenlenen yürüyüşün ardından 2 Kasım’da Hamburg’da daha kitlesel bir Lampeduşa dayanışma yürüyüşü çağrısı  yapılarak oturum hakkının insanlık hakkı olduğu ifade edildi. Yürüyüş atılan sloganlar ve danslar eşliğinde sona erdi.

adhk tarafından

Panel; 90.Yılında Hamburg Ayaklanması Ve Deneyimleri!

Ekim 23, 2013 de ARŞİV adhk tarafından

Frankfurt (23.10.2013) Almanya Komünist Partisi (KPD )Hamburg örgütlenmesi  23.10.1923 tarihinde Hamburg’ta silahlı ayaklanma başlattı.Bu ayaklanma Almanya’daki aç ve yoksul olan işçilere mücadele etmeleri ve silahlanmaları için bir mesaj niteliğindeydi. Bu ayaklanma Almanya emperyalizmine son bir darbe vurma ve işçi sınıfının iktidara gelmesinin son bir  hamlesi olacaktı.İki gün boyunca halk yığınları amansızca çatışmış,Almanya gerici sınıfı ise bu ayaklanmayı kanla boğmak için büyük bir güç seferber etmişti.

Almanya tarihindeki bu devrimci ayaklanmanın yıl dönümü vesilesiyle,bu devrimci ayaklanmanın ders ve deneyimlerini sizlerle tartışmak istiyoruz.Ayaklanma neden başarısıylıkla sonuçlandı? Bu ayaklanmanın özeliği neydi.? Vb.soruların cevaplarını tartışmak için 24.10.2013  günü saat 19.00 da Koblenzer str.17-60326 Gallus ‘ta ınternatıonales Zentrum’da yapılacak panelde buluşalım.

KONUŞMACI: Sosyalist Sol Hamburg Temsilcisi

Tarih:24.10.2013

Saat:19.00

Adres: Koblenzer str.17- 60326 Gallus

Yer: Internatıonales Zentrum

adhk tarafından

‘Gezi Parkı Direnişçileri yalnız değildir’

Ekim 22, 2013 de ARŞİV adhk tarafından

Gezi Parkı Direnişi’ne destek verdikleri gerekçesiyle 11’i tutuklu 13 kişinin yargılanacağı davanın ilk  duruşması, 1 Kasım’da İzmir Bayraklı Adliyesi’nde görülecek.

HABER MERKEZİ (22.10.203)- Gezi Parkı Direnişi’ni destekledikleri gerekçesiyle yargılanan 11’i tutuklu 13 kişinin davasında ilk duruşma, 1 Kasım’da İzmir Bayraklı Adliyesi’nde görülecek.

Direnmek meşrudur

Direnişçileri sahiplenme çağrısında bulunan İzmir Gezi Tutukluları Aileleri yaptıkları açıklamada: “Zulme karşı sokağa çıkan gençlere gerçek mermilerle, gaz bombalarıyla, sokak aralarında kalleşçe pusularla saldırdılar. Katilleri terfilerle ödüllendirdiler. Sokaklara eli sopalıları, palalıları saldılar. İpleri pazara çıkınca göstermelik mahkemelerde yargılayıp tekrar sokaklara gönderdiler. Suç halka karşı yapılan azgınca saldırılardır. Suç gencecik insanların katledilmesidir. Suç gözaltında, hapiste tacizdir” dedi.

Gezi Parkı Direnişi’nde tutuklu yargılananların isimleri şöyle: Tekstil-Sen İzmir Şube Başkanı Seyithan Korkmaz, ESP İzmir İl Eş Başkanı Pınar Türk, Sercan Üstündaş, Süleyman Göksel Yerdut, Mehmet Polat, Gizem Türkmen, Görkem Özer, Barış Bulut, Müslüm Güvendir, Ali Hizmetçi ve Emre Kaplan.

http://www.halkingunlugu.net/

adhk tarafından

ADKH Kampanya etkinlikleri devam ediyor

Ekim 22, 2013 de ARŞİV adhk tarafından

ADKH (22.10.2013) Avrupa Demokratik Kadın Hareketi (ADKH) “Cinsel sömürüye sessiz kalma, diren mücadele et” kampanyası Avrupa’nın çeşitli merkezlerinde etkinliklerle devam ediyor.

Hamburg’da Kampanya Tanıtım Toplantısı

Avrupa Demokratik Kadın Hareketi’nin 29 Eylül’de  Cinsel Sömürüye Sessiz Kalma, Diren Mücadele Et şiarıyla başlatılan kampanyası Avrupa’nın çeşitli yerlerinde yapılan etkinliklerle devam ediyor. Bu toplantılardan biride Almanya’nın Hamburg kentinde 20 Ekim Pazar günü gerçekleştirildi. Yoğun bir katılımın olduğu toplantı ADKH’nin kampanyanın önemine dair yaptığı sunumla başlatıldı. Sunumda dünyanın gelişmekte olan 3. büyük sektörü olan Fuhuş sektörü, tanımı ve onunla bağlantılı olarak bir bütün insan ticaretine dair bilgilendirme yapıldı.  Katılanlarında dahil olduğu tartışmaların ardından önümüzdeki dönemde yerelde ve çevrede yapılacak kampanya eylemlilikleri üzerine kararlar alındı. Alınan kararlardan bazıları şöyle;

1-Hamburg’da  seks turizminin yapıldığı Reeperbahn gibi bölgelerde stand açmak yada miting yapmak.

2. Duvar gezeteleri yapmak.

3.Bölgede yapılacak Sex Messe önünde bildiri dağıtmak.

4. ADKH’nin 23 Kasım 2013 tarihinde  Frankfurt’ta yapacağı merkezi panelin benzerini Almanya’nın Kuzey bölgesi icin (Hamburg, Berlin, Hanover) düzenlemek

Avrupa Demokratik Kadın Hareketi Londra’da Radyo Programına Katıldı

ADKH’nın yürüttüğü kampanya vesilesiyle Kadın Hareketi temsilcileri binlerce dinleyicisi olan Radyo Umut tarafından 18 Ekim Akşamı yapılan radyo programına davet edildi. 2 saat süren program boyunca ADKH’nın amaçları, yürüttüğü kampanyayla hedefleri ve ne yapılmak istendiği genişçe açıklandı. 3. büyük sektör olan Fuhuşun çocuklara, kadınlara ve diğer kesimlere yansıyan boyutları bir çok ülkede olup bitenlere dair somut istatistiki bilgilerle açıklandı. Kadın Hareketi temsilcisi konulan hedefler doğrultusunda kapitalizmin insanı ve tüm güzel değerleri metalaştırmasına karşı örgütlenerek mücadele etmek ve her türlü sömürü biçimlerinin yeryüzünden süpürülüp atılana kadar bu mücadeleye devam etme çağrısında bulundu. Avrupa Demokratik Kadın Hareketi’nin  16 Kasım 2013 günü Cinsel Sömürüye Sessiz Kalma konulu tartışma toplantısına katılım çağrısı yaptı. Telefonla bağlananların  sorularının cevaplandırıldığı program okunan şiirlerle son buldu.

Innsbruck’ta Avrupa Demokratik Kadın Hareketi ile Dersim Cevre ve Kültür Dernegi Ortak Kadın Çalışması

Avrupa Demokratik Kadın Hareketi’nin başlatmış olduğu  Fuhuş ve Çocuklara yönelik cinsel istismara karşı mücadeleye ilişkin ortak bir seminer düzenlendi. Bölgede yeni acilan Dersim Cevre ve Kültür dernegi Avrupa Demokratik Kadın Hareketi’ne kampanyanın tanıtımını yapma imkanı sağladıl Kadın erkek yaklaşık 40 kişinin katılımı ile ADKH temsilcisi Fuhuşu yapmaya ve talep etmeye yönelik nedenleri, fuhuşla mücadele bicimlerini, çocuk pornosu ve her türden pornonun teşhiri, psikolojik ve sosyal etkileri üzerine iki saat süren bir çalışma yaptı. Dinleyicilerin yaş itibariyle  karışık bir grup olması zaman zaman tartışmanın gidişatını gerginleştirdiyse de esasında toplumda görmezden gelinen tabu konulardan birini dile getirmenin gerekliliği, mücadele etmenin ilk adımıdır şeklinde fikir birliğine gidildi. Toplantıda genel olarak en fazla insanlar neden fuhuşa yönelir başlığı ilgi çekti. Bundan sonrasında da  çeşitli çalışma konularını ortaklaştırma kararı alınarak  kadın dayanışmasının sosyal konularda önemi vurgulandı.

adhk tarafından

ADEF; Seyit Rıza ve Arkadaşlarını Andı

Ekim 21, 2013 de ARŞİV adhk tarafından

Rüsselsehim (21.10.2013) SEYİT RIZA ve ARKADAŞLARINI ANDIĞIMIZ GECEMİZ BAŞARIYLA SONUÇLANDI ! ! !

Değerli Dersimliler, Her inanç ve ulustan halklarımız;

Seyit Rıza ve arkadaşlarını andığımız ve aynı zamanda Dersimin karşı karşıya olduğu tehlikelerin gündeme taşındığı Rüsselsehim-Flörsheim deki gecemiz içeriğine uygun olarak, bütün olumsuz dez avantajlara rağmen 1500 civarında bir kitle katılımı ile coşkulu ve başarılı bir şekilde sonuçlandı.

Gecemize açılış konuşması ve Seyit Rıza ve arkadaşlarının şahsında, bütün ezilen inanç ve halklardan mücadele ederek şehit düşmüş tüm devrimciler için bir dakikalık saygı duruşu ile başladı.

Proğramımızın konuşmacılar ve siyasal bölümünde sırasıyla;

Mazgirt Belediye Bşk. Tekin TÜRKEL, ADEF Başkanı Muharrem Erdoğan, AABK Genel Bşk. Turgut ÖKER, YEK-KOM Eş Bşk. Yüksel KOÇ, ADHF Başkanı Cemal ŞAHİN, ATİF Başkanı Süleyman GÜRCAN, FEDA Temsilcisi Haşim KUTLU, Seyit Rızanın Torunu Rüstem POLAT ve Flörsheim Bld.Bşk. Sırasıyla sahne alarak konuşmalar yaptılar.

Bu konuşmalarda gecemizin anlam ve önemine yönelik yapılan vurguların ardından, ” Yavuz’dan günümüze kadar, ezilen bütün inanaç ve halklarımıza yönelik katliam ve soykırımlara dikkat çekilerek, Cımhuriyetin kuruluşundan günümüze kadar 90 yıllık inkar, imha, yok sayma asimile etme politikalarının, Tek Devlet, Tek İnanç, Tek Millet eksenine oturan Faşist Devlet anlayışı ile bügünde bunların değişik araçlarla Kültürel ve Ekolojik Kırımla devam ettirildiği ortak düşüncesi dile getirildi.”

Devamla; ” 10 yılı aşkındır iktidarda bulunan AKP ve Gülen Cemaati ittifakında Kürtler, Aleviler, Ermeniler, Asuri-Süryani-Keldaniler, Araplar,Lazlar ve diğer ezilen sömürülen halklarımız açısından, inkar Imha ve asimilasyon politikalarının çok sinsice yürütüldüğü ve buna karşı her inanç ve ulustan halklarımızın ortak mücadelesinin örgütlenmesinin bugün çok daha gerekli olduğu vurgusu yapılarak, bu doğrultuda örgütlenen kurumların ve demokrasi güçlerinin birlikte mücadelesinin altı ortak bir fikir olarak çizildi.”

ADEF Başkanı ” aynı ortak ve birlikte mücadeleyi, önümüzdeki dönem Bütün Dersim Kurumlarının, ortak Eylem Birliği temelinde hayata geçirmelerinin zorunluluğuna dikkat çekti.”

Bütün Konuşmacılar; ” Gezi-Taksim direnişi ruhunu sahiplenerek, Gazi şehitlerini gecemiz aracılığıyla anıp, tüm ezilenlerin gezi ruhu ve birlikteliği ile ortak mücadele hatının örtülmesi gerektiğinin anlamlı olacağı ortak ifadeleri ile ” konuşmalar aynı paralelde yapılarak kitlenin beğenisini kazandı ve coşkulu bir biçimde alkışlandı.

Kültürel Proğram

Suavi ve Grubu, Redd Düşün Sanat Kollekti, Hıdır Kutan, Levent Özdemir ve Öğrencileri, Rençber, Hasan Sağlam, Medet Aslan ve Öğrencileri, Grup ZEL sırasıyla sahne alarak, izleyicilere duygulu ve coşkulu anlar yaşattılar. Gecemizin anlamına uygun olarak yapılan konuşmalar, zazaca Türkçe ezgiler zaman zaman kitleninde sanatçılarımıza eşlik etmesini beraberinde getirdi.

Özelliklerde Suavi Dostumuzun sahnesinde coşku doğrultaydı. Konuşmaları ve sahne performansıyla adete izleyicileri büyüleyici bir etki ile çoğu parçalarında kitlenin eşlik etmesiyle coşku adeta Dersimde, Mınzurda yankılanıyordu.

Ayrıca, proğramımızda olup imkanları dışında gecemize katılamayan DEDEF Genel Bşk. Hikmet ERDOĞAN ve İHD Dersim Şube Temsilcisi Av. Barış YILDIRIM gönderdikleri mesajlarla gecemize katıldılar.

Okunan mesajları coşkuyla alkışlandı.

Yine Gecemize Demokratik Gençlik Hareketi, Ermeni Federasyonu, Hessen ALevi Bölge Temsilciliği ve Kürmeçliler mesajlarıyls katılıp destek sundular.

Gecemiz Dersim Kültürünün, Duygu ve Düşüncesinin gür sesle haykırıldığı bir atmosferde coşkulu bir şekilde başarıyla sonuçlandı.

Gecemize katılan Dersim halkı başta olmak üzere, destek sunan Dost Kurum, Federasyon, Örgüt ve katılım sağlayan Her inanç ve ulustan halklarımıza desteklerinden dolayı teşekkürlerimizi iletip, saygılar sunuyoruz.

Avrupa Demokratik Dersim Birlikleri Frderasyonu (ADEF)

adhk tarafından

Tuzluçayır’da faşist saldırı

Ekim 21, 2013 de ARŞİV adhk tarafından

Tuzluçayır’da ‘cami-cemevi’ projesine karşı protesto eylemleri devam ederken, sivil faşistlerin bıçaklı saldırısına uğrayan iki eylemci yaralandı

HABER MERKEZİ (21.10.2013)-Tuzluçayır’da yapımı devam eden ‘cami-cemevi’ projesine karşı protestolar devam ederken, dün gece yapılan eyleme saldıran sivil faşistler iki kişiyi bıçakladı.

Ahmet Atakan’ın katledilmesinin 40. günü nedeniyle Tuzluçayır’da düzenlenen anma etkinliğinin ardından, mahalle halkı yapımı devam eden ‘cami-cemevi’ projesine karşı bir araya geldi.

Bir kişi elinden diğer kişi ise bacağından yaralandı

Etkinlik için toplanan kitleye saldıran polisin ardından, bu kez de ara sokaklarda halka sinsice saldıran sivil faşistler, iki eylemciyi bıçakladı. Polis desteğinde yapılan sivil faşistlerin saldırısında, bir kişi elinden, diğer kişi ise bacağından yaralandı.

Faşist saldırıya Tuzluçayır halkının karşı koyması üzerine, sivil faşistlerin mahalleden çekildi.

http://www.halkingunlugu.net/

adhk tarafından

ADKH Zürih’te fuhuşa karşı kampanya başlattı!

Ekim 20, 2013 de ARŞİV adhk tarafından

Avrupa Demokratik Kadın Hareketi (ADKH) “Cinsel sömürüye sessiz kalma, diren mücadele et” kampanyasına Zürih’te sokak çalışmalarıyla başladı

ZÜRİH (20.10.2013)- Avrupa Demokratik Kadın Hareketi(ADKH)’nin, “Cinsel sömürüye sessiz kalma, diren mücadele et” şiarıyla fuhuşa karşı örgütlediği kampanya çalışmalarına 19 Ekim 2013’de İsviçre’nin Zürih kantonunda başlandı.

ADKH-İsviçre aktivistleri Zürih kantonunda yasal olarak fuhuş yapılan Langstrasse’de bildiri dağıttı. Bedenlerin ve cinselliğin metalaştırılmasına karşı tavır alınması gerektiğinin ve bu yönlü birlikte hareket etmenin dünyayı ve toplumu değiştireceği insanlarla tartışıldı. Bu yönü ile Avrupa devletleri içerisinde en kötü nama sahip olan İsviçre’de 16 yaşından itibaren fuhuşun yasal olması durumu eleştirildi. İlginin yoğun olduğu gözlemlenen sokak çalışması sırasında ADKH aktivistlerine ADKH’nin iletişim adresi ve soruna dair somut çözüm önerileri olup olmadığı soruldu.

Fuhuşun merkezinde çalışma yürütüldü

Langstrasse ‘barları’ ve‘erotik shop’larında camlara yapıştırılmış çıplak kadın resimleri ve kapı önlerinde ‘müşteri’ bekleyen kadınlarla fuhuşun merkezi durumunda. Bu sebeple ADKH faaliyetçileri çalışmada olumlu tepkilerin yanı sıra, erkekler tarafından sözlü tacizlere de maruz kaldılar. Cadde güzergahında yapılan çalışmada fuhuş yapan kadınların erkek şiddetine maruz kaldıkları ve bu durumu kanıksadıkları gözlendi. Toplumda farkındalık yaratmak için yapılan sokak çalışmasında dikkat çeken bir diğer konuysa bölgede yaşanan fuhuşa ve kadına yönelik şiddete karşı toplumun ilgisizliği ve kayıtsızlığıydı.

adhk tarafından

Üniversitelerde Gezi Direnişi soruşturmaları başladı

Ekim 18, 2013 de ARŞİV adhk tarafından

Gezi Direnişi’ne destek veren öğretim görevlileri ve asistanlar hakkında ihbarlar yapılarak soruşturmalar açıldı

HABER MERKEZİ (18.10.2013)- Eğitim Sen 6 No’lu Üniversiteler Şubesi Başkanı İsmet Akça’nın açıklamalarına göre Gezi Direnişi’ne destek veren öğretim görevlileri ile asistanların listesi çıkarılarak bir ‘cadı avı’ başlatıldı. Üniversitelerde çeşitli baskıların başladığını ifade eden Akça Gezi Direnişi sırasında sınavları yapmayan hocalara yönelik baskıları şöyle anlattı;  “Çeşitli bahaneler üretilerek iktidara ve yönetime yakın birtakım muhbir vatandaşlar oluşturuldu. Bu muhbirler ‘X arkadaş’ Gezi olaylarına katıldı diye üniversite yönetimlerine bildiriyor. Gezi eylemleri döneminde sınavını yapmayan hocaların listesi çıkartılarak fişleniyor. Üniversitelerde cadı avı başlatılmış durumda. AKP, YÖK’ü kendini savunmak için silah gibi kullanıyor” dedi.

Gezi Direnişiyle sınırlı olmayan baskılar aynı zamanda iş güvencesi olmadan çalıştırılan asistanların doktoraları bitince işine son verilmesi ve bursiyer adı altında sigortasız çalıştırılmaları şeklinde de devam ediyor. “Bursiyer” olarak Yeditepe Üniversitesi’nde çalışan Kerem Arslan örgütlenmeleri sonrasında yaşadıkları baskıları “Asistanlar olarak örgütlendikten sonra rektör ve 2 rektör yardımcısı yaklaşık 60 kişinin dertlerini 2.5 saat boyunca dinledi, ‘Birkaç ay içinde bazı düzenlemeler yapılacak’ diyerek biz oyaladı. Araya Gezi olayları girdi. Bizler de gösterilere katılarak tepkilerimizi dile getirdik. Ancak temmuz başında gerekçe gösterilmeden ve yasal ihbar süresi gözetilmeksizin işimize son verildi” sözleriyle anlattı.

http://www.halkingunlugu.net/

adhk tarafından

Seçilmişler ‘utanç duvarına’ karşı yürüdü

Ekim 17, 2013 de ARŞİV adhk tarafından

MARDİN (17.10.2013) BDP’li seçilmişler AKP hükümeti tarafından Nusaybin-Qamişlo arasına örülmek istenen ‘utanç duvarı’na karşı basın açıklaması gerçekleştirdi. Açıklamada ‘utanç duvarı’na müsaade edilmeyeceği mesajı verilirken, Pazar günü yapılacak kitlesel yürüyüşe çağrıda bulunuldu.

Mitanni Kültür Merkezi önünde bir araya gelen aralarında BDP Mardin Milletvekili Erol Dora, DTK Daimi Meclis üyesi Osman Özçelik, Kızıltepe Belediye Başkanı  Ferhan Türk, Nusaybin Belediye Başkanı Ayşe Gökkan, Belediye meclis üyeleri ile BDP Mardin İl Başkanı Reşat Kaymaz, HDP Mardin İl Başkanı Arif Turgay’ın da aralarında bulunduğu çok sayıda kişi ‘utanç duvarı’nın yapıldığı Nusaybin-Qamişlo sınırına kadar yürüdü.

‘Diwarê şermê wê bıbe sembola dıjmınahiya lı hemberi Kurdan. Em rê nadın diwarê şermê’ pankartı açarak ‘Kurd diwaran bıkın toz’ pankartı açan kitle ‘Rahêjın diwarên xwe bıçın’ dözvizleri taşıdı. ‘Nisebin-Qamişlo yek axe’, ‘Ser xet bın xet Kurdistan’ sloganları attı.

NE SINIR NE DUVAR İSTEMİYORUZ

Sınıra gelindiğinde yoğun polis ablukası ve anonslarıyla engellenmeye çalışılan basın açıklamasında konuşan BDP Mardin İl Başkanı Reşat Kaymaz duvara müsaade etmeyeceklerini belirterek, “AKP hükümetini uyarıyoruz bu kirli politikalardan vazgeçmeye çağırıyoruz. Duvar inşaatı başlatılan ‘çözüm ve diyalog süreci’ni sabote etmeye dönük bir adımdır. Kürdistan halkı bu ‘utanç duvarı’na karşı bedeli ne olursa olsun direnecektir” dedi.

Kürdistan’da ne sınır ne de duvar istemediklerini belirten Kaymaz, Qamışlo-Nusaybin, dört parça Kürdistan bizim için aynıdır. Kürdistan tek parçadır, Kürdistan’da yaşayan tüm halklar Kürdistanlıdır” diye konuştu.

PAZAR GÜNÜ KİTLESEL YÜRÜYÜŞ

Nusaybin halkını da duvara karşı durmaya çağıran Kaymaz, önümüzdeki günlerde kitlesel eylemler gerçekleştireceklerini duyurdu. Bu eylemlerden ilkini 20 Ekim Pazar günü gerçekleştireceklerini belirten Kaymaz,  “tüm halkımızı Pazar günü saat 14:00’da gerçekleştireceğimiz yürüyüşe davet ediyoruz” dedi.

Ardından söz alan BDP Mardin Milletveki Erol Dora ise konuşmasına basın açıklamasını engellemeye dönük polis anonsları ve ablukasına dikkat çekerek başladı. “Hiç kimse halkların demokratik eylem yapma hakkını bu tür yöntemler ile engellemeye çalışmasın” dedi.

BU SINIRLARI TANIMIYORUZ

Çözüm süreci halklar tarafından bu kadar desteklenmişken insanlara güvensizlik pompalayan bu tür politikaların sürece zarar vereceğini belirten Dora, duvar inşaatının derhal durdurulmasını istedi.

DTK Daimi Meclis Üyesi Osman Özçelik de, “Bu alan askeri bölgedir. Mayınlı arazidir. Burada toplanmanız yasaktır” biçiminde yapılan polis Jandarma ve polis anonslarına tepki göstererek “Kürdistan’ın iki kenti arasına yasak ve askeri bölge oluşturmuşlar. Biz bu alanları tanımıyoruz. Bu sınırları tanımıyoruz” diye konuştu.

Yapılan açıklamaların ardından kitle ‘utanç duvarı’na karşı ‘insanlık duvarı’ oluşturdu. Ardından sembolik olarak duvarı taşlayarak eylem sonlandırıldı.

ANF