adhk tarafından

‘Hırsızlar soyguncular çeteler halka hesap verecek’

Şubat 26, 2014 de ANASAYFA adhk tarafından

1 deDDHD ve DHF’nin çağrısıyla Sanat Sokağı’nda bir araya gelerek Seyit Rıza anıtına yürüyen kitle, Başbakan Erdoğan ile Bilal Erdoğan’ın telefon kayıtlarının ortaya çıkmasının ardından yolsuzlukları protesto eden bir eylem gerçekleştirdi

DERSİM (26-02-2014)- DDHD ve DHF’nin çağrısıyla saat 15.00’de Sanat Sokağı’nda     “Hırsızlar Soyguncular Çeteler Halka Hesap Verecek” pankartı arkasında bir araya gelerek Seyit Rıza Anıtı önüne yürüdü. Yürüyüş sırasında kitle ellerinde “Alo baba paraları sen ne yaptın” ,”Bozuk düzende sağlam çark olmaz” , “Kahrolsun ayakkabı kutusu partisi” , “Bunların hepsi hırsız” yazılı dövizleri taşıdı.

Seyit Rıza Anıtı önünde DDHD ve DHF adına yapılan basın açıklamasında şu ifadeler yer aldı:

“Yolsuzluğu yapan, yolsuzluk belgelerini kaydeden sonra sızdıran bir bütün olarak devletin ta kendisidir!

17 Aralık yolsuzluk operasyonları ve ortaya çıkan telefon kayıtları köhnemiş düzenin yeniden teşhir olmasıdır. Bugün ortaya çıkan gerçekler bugünün değil bir bütün olarak devletin alışılagelmiş gerçeklerinin su yüzüne çıkmasıdır. Ayakkabı kutularındaki milyonlar, yatak altlarındaki para sayma makineleri binlerce kişiye ait telefon konuşmalarının kayıtları sistemin çürümüşlüğünün kanıtıdır. Ayakkabı kutularında saklanan; daha fazla kar etmek için esnek çalışma koşullarında çalıştırılan, ‘iş kazası’ süsü vererek öldürülen on binlerce emekçinin yaşam hakkıdır.

Ortaya saçılan yolsuzluk, rüşvet, rantiye ve talan bu köhnemiş düzenin içerisinde yaşanan gerçeklerin küçük bir parçasıdır!

Ayakkabı kutularında saklanan; onurlu bir yaşam hakkını savunduğu için meydanlarda coplanan, gaz bombalarıyla öldürülen, yerlerde sürüklenen sefalete mahkûm edilmiş insanların hakkıdır. Ayakkabı kutularında saklanan;  yaşadığı çevreyi ve doğayı sahiplendiği için öldürülen halkın sağlıklı yaşam hakkıdır. Ortaya saçılan yolsuzluk, rüşvet, rantiye ve talan bu köhnemiş düzenin içerisinde yaşanan gerçeklerin küçük bir parçasıdır.

Sadece operasyonlarda ele geçirilen altınlar, ayakkabı kutuları içinde saklanan paralar değil; bu imtiyazlı zengin zümrenin fabrikaları, gökdelenleri, yatları, sahip olduğu holdingler, malikânelerin hepsi ama hepsi asgari ücretle sefalet koşullarında yaşamaya mecbur kılınan milyonlarca emekçinin çalınan alın teridir, emeğidir. ‘yolsuzluk karşıtı’ söylemleriyle oluşan muhalefeti ardına takmayı hedefleyen CHP ve MHP’nin yolsuzluk hikâyeleri, oluşturulan bütçelerin, daha önceki hükümetlerce ayrılan örtülü ödeneklerin nasıl kullanıldığı, bu kesimlerce yaratılan rantiyenin yakınlarına nasıl peşkeş çekildiği emekçilerin hafızasındaki yerini korumaktadır. Sistemi anlamak için 17 Aralık operasyonlarına ve telefon kayıtlarına ihtiyacımız yoktur. Yaşanan gerçekler sistemin yaşam tarzıdır. Halkın geleceğine sahip çıkma kararlılığı ve mücadelesi devletin karanlık kutularına sığmayacaktır. Yaratılan talan, yağma ve korku imparatorluğu,  ilelebet sürmeyecektir“

Basın açıklaması sırasında kitle, “Her yer rüşvet her yer yolsuzluk” , “Gün gelecek devran dönecek hırsızlar halka hesap verecek” , “Örgütlü bir halkı hiçbir kuvvet yenemez” sloganlarını attı.

2 de3 de

adhk tarafından

İzmir DHF davasında tahliye

Şubat 26, 2014 de ANASAYFA adhk tarafından

izmir dhf davasi tahliyeİzmir’de 13 Kasım 2012’de Demokratik Haklar Federasyonu (DHF)’na yönelik ev ve dernek baskınlarında gözaltına alınarak tutuklanan 13 DHF’linin bugün görülen duruşmasında tüm tutuklular tahliye edildi

İZMİR (26-02-2014)- Sözde ‘hukuk devleti’ olarak lanse edilen faşist sistemin mahkemelerinin aslında ezilen ve sömürülen sınıflara ve toplumsal kesimlere karşı egemen sınıfların çıkarları ekseninde işledikleri hepimizin malumu. Öyle ki bu sistemde anayasal olarak tanınan haklarını kullananlar dahi bu haklarını kullandıkları için aylarca hatta yıllarca hapis yatabiliyor. İşte böyle bir ‘demokrasicilik’ oyunun sahnelendiği ülkemizde en çok gündeme gelen davalardan biri de İzmir DHF davası olmuştu.

Bilindiği gibi 13 Kasım 2012’de ülke genelinde birçok ilde yapılan ev kurum baskınları kapsamında İzmir’de de 13 DHF’li gözaltına alınarak tutuklanmıştı.

Düzmece iddialarla aylarca tutsak edildiler

Aynı dava kapsamında diğer illerde gözaltına alınarak tutuklananlar mahkemeye çıkarak tahliye edilmiş yahut mahkemeleri sonuçlandırılmışken İzmir’de tutuklananlar ancak bir yıl sonra Ekim 2013’ te mahkemeye çıkabildi. 13’ü tutuklu 22 kişinin yargılandığı davada DHF’liler İbrahim Kaypakkaya’yı savunmanın , 1 Mayıs’a, 8 Mart’a katılmanın, Halkın Günlüğü Gazetesi’ni okumanın ‘suç olmadığını’ belirterek Demokratik Haklar Federasyonu’nun halkın demokratik hakları için meşru zeminde mücadele yürüten ve dernekler masasında bağlı olan yasal bir örgüt olduğunu savundu. Ancak ellerinde sadece telefon ve ortam dinlemesiyle oluşturulan ve aralara polisin masa başında serpiştirdiği “illegal örgüt”  kurgusu dışında hiçbir somut olgunun olmadığı davada, mahkeme heyeti tamamen resmi defterlere işlenmiş dernek faaliyetlerini ilgilendiren konuşmaları “kuvvetli suç şüphesi” olarak değerlendirerek avukatların tahliye taleplerini reddedip 2 Ekim 2013, 13 Kasım 2013 ve 9 Ocak 2014’te görülen duruşmalarda DHF’lilerin tutukluluk hallerinin devamına karar verdi.

13 DHF’li tahliye edildi

16 aylık tutsaklığın sonunda bugün İzmir Bayraklı Adliyesi’nde görülen dördüncü duruşmada avukatlar yaşanan hukuksuzluğa dikkat çekerek tekrar tahliye talebinde bulundu. Savcının da tahliye talebinde bulunması üzerine mahkeme heyeti tutuklu bulunan Eylem Yıldız, Mine Sargın, Fatma Akgül, Yeşer Aydın, İsmail Avan, Erol Hanbayat, Binali Yıldız, Şenol Akyıldız, Murat Karaman, Uğur Tepe, Fevzi Demirpençe, Başar Tür ve gazetemiz İzmir muhabiri Deniz Kısmetli‘nin tahliyesine karar verdi.  Mahkeme kararı sloganlarla karşılanırken 13 DHF’linin bugün serbest bırakılması bekleniyor.

adhk tarafından

Roboski’de askerlerden gaz bombalı saldırı

Şubat 25, 2014 de ANASAYFA adhk tarafından

Roboski17Roboski’de sınırdaki yol çalışmalarını protesto etmek için aralarında BDP Şırnak Milletvekili Faysal Sarıyıldız’ın da bulunduğu gruba gaz bombasıyla saldıran askerler, bir kişiyi bacağından yaraladı   

HABER MERKEZİ (25-02-2014)- Roboski’de güvenlik yolunun yapılmasını protesto eden halkın bekleyişi 3 gündür devam ediyor. Dün sınıra yürümek isteyen halkın önü askerler tarafından kesilince, aralarında BDP Şırnak Milletvekili Faysal Sarıyıldız’ın da bulunduğu kitle geceyi sınırda ateş yakarak geçirdi.

Geceyi sınırda geçiren kitleye sabah saatlerinde dağılmaları yönünde uyarı yapan askerler, gaz bombasıyla saldırırken, bir kişi bacağından yaralandı.

‘Halkımız direniyor’

Her türlü hukuki ve insani ölçünün ayaklar altına alındığını belirten BDP Milletvekili Sarıyıldız, şunları söyledi: “Asker kitleyi gözeterek özellikle vurmak istiyor. Savaş çıkartmak istiyorlar. Yapsınlar hayırlı olsun onlara. Biz onları yapmayın diye tekrardan uyarıyoruz. Hiçbir yasal düzeni gözetmiyorlar. Halkımız direnecektir. Biraz ötede PKK var. Bunların oraya gitmesi halinde çok sıcak çatışmalar yaşanır. Ölümler yaşanır. Biz bunu önlemeye çalışıyoruz.”

Roboski sınırındaki gerginlik halen devam ediyor.

adhk tarafından

Bağcılar’da 6. Demokratik Haklar Kültür ve Sanat Şenliği coşkusu

Şubat 24, 2014 de ANASAYFA adhk tarafından

Gece MansetYüz Çiçek Açsın Kültür Merkezi (YÇKM)’nin bu yıl Bağcılar Olimpiyat Spor Salonu’nda düzenlediği 6 Demokratik Haklar Kültür ve Sanat Şenliği’ne katılım kitleselliğiyle dikkat çekerken coşkuyla tamamlandı. Etkinlikte Grup Munzur, Rojda, Metin Kahraman, Servet Kocakaya, Grup Ala Mor gibi sanatçılar sahne alırken, DHF, ADHK, Temel Demirer, Gezi Şehitleri Aileleri ile Roboskili Aileler de konuşmalarıyla politik vurgular yaptı

İSTANBUL (24-02-2014)- Yüz Çiçek Açsın Kültür Merkezi (YÇKM)’nin Bağcılar Olimpiyat Spor Salonu’nda bu yıl düzenlediği 6. Demokratik Haklar Kültür ve Sanat Şenliği coşkuyla tamamlandı.

Katılımın kitlesel olduğu gece devrim şehitleri ve Gezi Ayaklanması’nda hayatını kaybedenlerin anısına Enternasyonal Marşı eşliğinde bir dakikalık saygı duruşuyla başladı. Saygı duruşunun ardından YÇKM halk oyunları ekibinin folklor gösterisi ilgiyle izlendi. Etkinlik alanına “Halk İçin Sanat Halk İçin Edebiyat” , “İbrahim Kaypakkaya’yı Savunmak Onurdur Emperyalist Saldırganlığa ve Faşist Teröre Geçit Vermeyeceğiz” , “Hasta Tutsaklar Serbest Bırakılsın Abdullah Kalay’a Özgürlük” , “Yeni Kadını Yaratma İradesiyle Özgür Dünya İçin Mücadeleye” pankartları asıldı.

Sahneden yapılan konuşmalarda devletin beslediği çeteler tarafından katledilen Battal Tepeli ve Hasan Ferit Gedik anıldı.

Punto Deri İşçileri: “Sendikaya üye olduğumuz için işten atıldık”

Gecede Deri-Teks Sendikası üyesi direnişteki Punto Deri işçilerinin temsilcisi de bir konuşma yaparak şunları söyledi: “Bizler Punto Deri’den yaşanan emek sömürüsüne karşı Türk İş’e bağlı Deri-Teks Sendikası’na anayasal hakkımızı kullanarak üye olduğumuz için işten atıldık. İşten atılmadan arkadaşlarımızı sendikadan istifa ettirmek için, etnik ve dinsel olarak aramızda çelişkiler yaratmaya çalışılarak mücadelemiz parçalanmaya çalışıldı”

Etkinlikte Gezi Ayaklanması’yla ilgili açılan fotoğraf sergisi de yoğun ilgi gördü. Sergiye konulan ayakkabı kutusunun üzerine ziyaretçiler tarafından yazılar yazıldı.

Temel Demirer: Çalınan ekmeğimizin hesabını onlardan mutlaka soracağız

Etkinlikte konuşan Temel Demirer ise şunları söyledi: “Biz buradayız. Bizi buraya Munzurlardaki isyan rüzgârları getirdi. Biz buradayız, Mercan’da katledilenlerin, 17’lerin, Ökkeş’in, İbrahim Kaypakkaya’nın yoldaşlarıyız. Gasp edilen emeğimizin, yakılan her Kürt Köyü’nün, Gezi Direnişi’nde kurşunlanan yoldaşlarımızın ve nihayet çalınan ekmeğimizin hesabını onlardan mutlaka soracağız.”

Grup Ala Mor: Tüm mücadele alanlarında kadının sesini yükselteceğiz

Kısa bir süre önce YÇKM’de kurulan Grup Ala Mor kadınların yaşamın her alanında baskıya, sömürüye ve her türden şiddete maruz bırakıldığını ve toplumun her alanında ikincil olarak görülen kadının sanatta da çoğunlukla bir özne olmaktan ziyade edilgen bir pozisyonda durduğunu vurgulayarak şu ifadelere yer verdi: “Bu durumu  gören bizler bundan birkaç ay önce  Yüz Çiçek Açsın Kültür Merkezi’nde bir adım atarak sanat cephesinde kadının sesine ses katabilmek için Grup Ala Mor’u kurduk. Sizleri Grup Ala Mor yani toplumsal kurtuluş mücadelemizi temsil eden kırmızının içinde kadının rengi olan mor‘un sesi olarak tekrar selamlıyoruz. ‘Vardık, varız, var olacağız’ diyerek tüm mücadele alanlarında kadının sesini yükselteceğiz.”

Müzik dinletisi ilgiyle karşılanan Grup Ala Mor dinletinin sonunda ‘Gezi’den Rojava’ya kadınlar iktidara’ şiarıyla dinleyicileri 8. Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nde eylemlere katılmaya çağırdı.

“Kardeşim ‘Barış istiyoruz’ sözüyle kalekol yapımını protesto ederken katledildi”

Etkinlikte Roboski aileleri adına Ferhat Encü, Gezi Şehit Aileleri Adına Ethem Sarısülük’ün abisi Mustafa Sarısülük ve Medeni Yıldırım’ın kardeşi bir konuşma yaptı. Medeni’nin kardeşi devletin bir yandan “barıştan” söz ettiğini, ancak kardeşinin Lice’de “Barış istiyoruz” diyerek kalekol yapımını protesto etmeye giderken devlet tarafından katledildiğini dile getirdi. Mustafa Sarısülük ise burada bulunan ve baskıya ve sömürüye karşı direnen tüm gençlerin birer Ethem ve Ali İsmail olduğunu ifade etti. Sarısülük konuşmasını tüm kitleyle birlikte haykırdığı “Önderimiz İbrahim Kaypakkaya” sloganıyla sonlandırdı.

“Söz-yetki-karar Dersim halkına”

Dersim Demokratik Haklar Dayanışması Dersim Merkez Belediye Başkan Adayı Ali Tacar, Mazgirt Belediye Başkan Adayı Tekin Türkel, Ovacık Belediye Başkan Adayı Fatih Mehmet Maçoğlu ve Hozat Belediye Başkan Adayı Kahraman Kılıç da gecede birer konuşma yaptı. Dersim Merkez Belediye Başkan Adayı Ali Tacar konuşmasında şunları söyledi: “Bizler Dersim Demokratik Haklar Dayanışması 2004’de, 2009’da ve 2014’te zirveye taşıyacağımızı yeni bir yeni sosyalist halk hareketini bağımsız, özgür, kendi dilini, kendi kültürünü merkeze alan, Dersim’in geleceğini inşa eden bir örgütlenme modeli geliştirdik. Bu modeli tüm halkımızın ve sizlerin direnişiyle zirveye taşıyacağımıza söz veriyorum”

DHF: Ezilen sömürülen halk kitleleri güçlerini birleştirmeli

DHF temsilcisi de bir açıklama yaparak emperyalist saldırganlığın giderek arttığı günümüz koşullarında mücadelenin daha da yükseltilmesi gerektiğini vurguladı. Hapishanelerde tutsaklara dayatılan tecrit politikalarına karşı dışarıdan tutsaklarla dayanışmayı büyüterek seslerine ses katacaklarını belirten DHF temsilcisi konuşmasını şu ifadelerle sonlandırdı: “Düzen partilerine verilen her oy insanlığa karşı kullanılmış bir mermidir. Ezilen sömürülen halk kitleleri güçlerini birleştirmeli, gerici sınıflara gereken yanıtı vermelidir. Emekçilerin düzen ve onun partilerinden bir beklentisi ve çıkarı olamaz. Faşist düzen partilerine karşı söz-yetki-karar halka şiarı temelinde devrimci demokratik belediyecilik propaganda edilmelidir. İlerici, demokrat, devrimci adayların desteklenmesi buradaki her kesin aktif görevi olmalıdır”

ADHK: Sanat dinamik direnişin temellerinden biridir

ADHK adına yapılan konuşmada devrimci sanatın yükseltilmesi ve önemine vurgu yapılarak şu ifadeler yer verildi: “Sanat müzik, edebiyat ve tiyatro en canlı ve dinamik direnişin temellerinden bir tanesidir. Bu bağlamda aydınlar, sanatçılar, akademisyenler kendilerini, tarihsel pozisyonlarını ve duruşlarını yeniden sanata koymalıdır.”

Etkinlikte Grup Ze Tije, Erdal Bayrakoğlu, Server Kocakaya, Rojda ve Metin Kahraman gibi sanatçılar sahne alırken Emir Ali Yağan ise kısa bir şiir dinletisi verdi. Metin Kahraman rant uğruna Dersim’in doğasını yok edildiğini ve buna izin vermeyeceklerini belirterek Dersim’in Dersimlilere ait olduğunu vurguladı.

Etkinlikte son olarak sahne alan Grup Munzur kavga türküleriyle kitleyi coşturdu. Etkinlik “Önderimiz İbrahim Kaypakkaya” , “Hasta tutsaklara özgürlük” , “Abdullah Kalay yalnız değildir” sloganlarıyla sonlandırıldı.

Gece.1Gece.3

Gece.4Gece.12

adhk tarafından

Köln´de hasta tutsaklar için yürüyüş

Şubat 24, 2014 de ANASAYFA adhk tarafından

k 1Köln (24-02-2014) Almanya Köln’de 22 Şubat Cumartesi günü yüzlerce devrimci ve sosyalist, Türkiye ve Kürdistan hapishanelerinde bulunan hasta tutsaklar için yürüdüler.

Köln Ebertplatz meydanında bir araya gelen kitle saat 13.30’da harekete geçti. Türkiyeli ve Kürdistanlıların yoğun yaşadığı sokaklarda geçen yürüyüş boyunca Almanca ve Türkçe konuşmalar yapıldı. Sık sık “politik tutsaklar yalnız değildir”, “Devrimci tutsaklar onurumuzdur”, “politik tutsaklara özgürlük” sloganları atıldı. Eylemde hasta tutsakların durumuna dikkat çeken Almanca pankartlar taşındı. Yürüyüş esnasında yapılan konuşmalarda Uluslararası devrimci ve politik tutsakların özgürlüğü için başlatılan kampanyanın bir ayağı olarak hasta tutsakların durumuna dikkat çekildi.

Yürüyüşün son durağı olan Köln merkezi gar önünde yürüyüşü katılan kurumlar Almanca ve Türkçe konuşmalar yaptılar. Konuşmalarda dünyanın birçok yerinde ulusal kurtuluş mücadeleleri ve sosyalist, ilerici mücadeleler sonucu sayısız siyası tutsağın zindanlara atıldığı belirtildi. Siyasi tutsaklar her yerde izolasyon koşullarında tutulduğu ve ölüme terk edildiği belirtildi. Sadece Türkiye ve Kürdistan’da 544 devrimci ve yurtsever hasta tutsağın hapishanelerde bulunduğu dikkat çekildi. 162 devrimci tutsak ölümle pençeleştiği ya ölüm sınırında olduğu açıklandı. Konuşma yapan tüm kurumlar hasta tutsakların derhal serbest bırakılmasını talep ettiler.

ATIK-UPOTUDAK (Uluslararası Politik Tutsaklarla Dayanışma Komitesi), ADHK (Avrupa Demokratik Haklar Konfederasyonu, YEK-KOM (YEKİTÎYA KOMALÊN KURD LI ELMANYA),  AÖTDK (Avrupa Özgür Tutsaklarla Dayanışma Komitesi) tarafından düzenlenen yürüyüşe SKB, AGİF, Young Struggle, MLPD gibi başka örgütlerde yer aldılar.

k 2

adhk tarafından

Hasta Tutsaklar Serbest Bırakılsın!

Şubat 24, 2014 de ANASAYFA adhk tarafından

fotograf 3Zürich (24-02-2014) Kocaeli 2 No’ lu F Tipi Hapishanesi’nde kalan ve kalbinin %70’i çalışmayan Abdullah Kalay, Sincan 1 No’lu F Tipi’nde kalan ve kanser hastası olan devrimci tutsak Erol Zavar, Diyarbakır D Tipi Hapishanesi’nde tutsak olan ve beyninde ölümcül tümör olan Mansur Tekin, Türkiye ve Türkiye-Kürdistan hapishanelerinde hastalık derecesi ölüm sınırında olan yaklaşık 200 ağır hasta tutsaktan sadece bir kaçı.Ülkemiz hapishanelerinde tutsaklar “hasta kategorisinden” ölerek çıkarılmaya zorlanıyor.Adli Tıp raporlarına rağmen, Sağlık Bakanlığı’nın ya da Emniyetin keyfi yazılarıyla tahliye olmaları engellenilmeye devam ediliyor.Geçtiğimiz günlerde,Ankara’da, Tecride Karşı Mücadele Platformu’nun (TKMP) çağrısıyla hasta tutsaklar için meclis İnsan Hakları Komisyonuyla görüşmek ve Adalet Bakanlığı önünde basın açıklaması yapmak isteyen kitleye polis saldırdı.Aynı günlerde, Bolu T Tipi Hapishanesi’nde tutsakların ‘kapıları döverek’ hasta tutsaklar için başlattığı protestoda, tutsakların 10’u yapılan müdahalede yaralanmıştı.Bu gerçek durum karşısında; Türkiye, Hindistan, ABD, Avrupa ve dünyanın diğer tüm hapishanelerinde esir tutulan devrimci tutsaklar ve savaş esirleriyle dayanışma içinde bulunmak, hapishane koşullarının düzeltilmesi, nihayi olarak tüm devrimci tutsakların ve savaş esirlerinin serbest bırakılması, hasta tutsakların hiçbir koşul öne sürülmeksizin tahliye edilmesi için başlatmış olduğumuz kampanyamız bünyesinde 25-26-27 Nisan 2014 tarihinde Türkiye/İstanbul’da yapılacak olan Uluslararası Hapishaneler Sempozyumuna katılmayı önemsiyoruz.

Zürich, TC. Konsolosluğu önünde “Hasta Tutsaklar” için basın açıklaması yapıldı!
İsviçre’nin Zürich kantonunda 20.02.2014 tarihinde, TC. Konsolosluğu önünde ‘hasta tutsaklar’ için basın açıklaması gerçekleştirildi.Uluslarası Politik Tutsaklarla Dayanışma Komitesi (ATİK), Avrupa Demokratik Haklar Konfederasyonu (ADHK), Avrupa Özgür Tutsaklara Dayanışma Komitesi’nin (AÖTDK) örgütleyicisi olduğu, Bir-Kar, FEKAR, Siyaset Gazetesi, Proleter Devrimci Duruş’un destek verdiği açıklama saat 16:00’da başladı.Almanca basın metninin okunmasının ardından, Türkçe okunan açıklamada şunlara değinildi:
“Hapishanelerdeki en büyük ve en acil sorunlardan birisi hasta tutsaklar gerçekliğidir. Şimdiye kadar işkence ve kötü cezaevleri koşullarından kaynaklı yüzlerce devrimci tutsak tedavileri engellenerek katledilmişlerdir. İHD, THİV ve tutsak ailelerinin raporlarına göre Türkiye’de 544 devrimci hasta tutsak bulunmaktadır. Bu hasta tutsakların içinde 162 tutsak ölüm sınırındadır.” diye devam eden açıklamada daha fazla kamuoyu yaratarak daha fazla duyarlılık göstermenin zorunluluğuna dikkat çekildi.
Basın açıklaması süresince kitlenin sık sık “Freiheit für alle politischen Gefangenen (Tüm devrimci tutsaklara özgürlük), Devrimci Tutsaklar Onurumuzdur, Hasta Tutsaklar Serbest Bırakılsın!” sloganlarıyla açıklama bitirildi.

adhk tarafından

Suriye’deki katliam İnnsbruck’da lanetlendi!

Şubat 24, 2014 de ANASAYFA adhk tarafından

imageTirol Demokratik Güç Birliği Platformu’nun çağrısıyla bir araya gelen kitle, Suriye’nin Hama şehrine bağlı Maan Köyü’nde gerçekleştirilen katliamı protesto eden bir eylem düzenledi

İNNSBRUCK (24-02-2014)- 21 Şubat Cuma günü saat 18.00’de Tirol Demokratik Güç Birliği Platformu (TDGBP)’nun çağrısıyla bir araya gelen kitle, Suriye’nin Hama şehrine bağlı Maan Köyü’nde yaşanan katliamı protesto eden bir eylem gerçekleştirdi.

Suriye’deki katliamın teşhir edildiği Almanca pankartın açıldığı eylem İnnsbruck Maria Theresien Caddesi’nde düzenlenirken, Almanca bildiriler dağıtıldı. Kitle ellerinde katliamı anlatan dövizler taşıdı.

Katliamın sorumlusu faşist T.C.’dir

Tirol Demokratik Güç Birliği Platformu adına yapılan açıklamada Suriye’nin Maan Köyü’nde Kürtlere ve Alevilere yönelik bir katliam gerçekleştirildiği ifade edilerek katliamın sorumlusunun faşist T.C. olduğu belirtildi.  Faşist T.C.’nin Suriye’de dinci gericileri silahlandırarak katliamlar yapılmasının önü açtığı ifade edilerek bu tür katliamların çokça yaşandığı açıklandı.

Kitle katliamı lanetleyen Almanca sloganlarla eylemini bitirdi.

adhk tarafından

MKP 3. Kongre Tanıtım Konferansı Hollanda da Gerçekleştirildi

Şubat 21, 2014 de ANASAYFA adhk tarafından

8Den Haag (21-02-2014) Maoist Komünistler, dünyada geliştirilen tasfiyeci süreçte, devrimci çizgide ısrar temelinde sonuçlandırdıkları üçüncü kongrenin tanıtım konferanslarının bir ayağını da Holanda’nın Den Haag şehrinde gerçekleştirdi.

Konferans, demokratik halk devrimi, sosyalizm ve komünizm mücadelesinde yitirilenlerin anısına yapılan bir dakikalık saygı duruşuyla başladı.

Dünyada ve coğrafyamızdaki güncel gelişmeler ışığında; emperyalizm tahlili, Türkiye-Kuzey Kürdistan’ın sosyo-ekonomik yapı tahlili, devrimin niteliği, devrimin stratejisi,  demokratik halk devrimi sosyalizm ve komünizm anlayışı, ittifaklar politikası, örgütlenme biçimleri, ulus, inanç, cins meselelerine yaklaşım, enternasyonal alan çalışmaları vb. konularında açıklamalar yapıldıktan sonra katılımcılara söz hakkı verildi.

Konferansa katılan MLKP ve TKP/ML temsilcileri kongre kararlarına ilişkin görüşlerini ve eleştirilerini dile getirdikten sonra, diğer katılımcıların eleştiri ve önerileri alındı.

Konferans tartışmalarında, emperyalist sistemdeki gelişmeler, devlet anlayışı, sosyo ekonomik yapı, devrimin niteliği ve devrimin yolu konularındaki görüşler yoğun ve canlı tartışıldı. Sunum yapan yoldaşın gelen sorulara cevap vermesiyle tanıtım konferans sona erdi.

adhk tarafından

İDHF 9. Kongresine Çağrı-Davet

Şubat 21, 2014 de ANASAYFA adhk tarafından

0 1 idhf logoİsviçre (21-02-2014) Geride bıraktığımız bir yıl içinde dünyanın bir cok yerinde ezilen mazlumlar ekonomik, siyasal ve sosyal hakların talepleri için sokaklara döküldüler-dökülüyorlar. Tüm bu gelişmleri ve yaşananları doğru anlamak ve güclerimizi sürecin ihtiyaclarına göre yeniden konumlandırmak için..

Eperyalist-Kapitalist sistemin saldırılarına karşı , sistem karşıtı güçlerle yan yana gelmek, ortak noktalarda birlikte mücadele vermenin yol ve yöntemlerini doğru bir şekilde tayin etmek için..

Emperyalist-Kapitalist sistem icine girdiği krizleri aşma adına işci ve emekcilerin büyük bedeller ödeyerek kazanmış oldukları ekonomik-demokratik ve sosyal hakların budanmasına yönelik saldırılar ve bu saldırılar karşısında görevlerimizin icrasına dair yaptıklarımız ve yapmamız gerekenleri özetlemek için..

Yine bulunduğumuz İsviçre coğrafyasında genel olarak tüm emekçilere özelde göcmenlere yönelik artan Anti-Demokratik uygulamalar gün geçtikçe dahada katmerleşerek devam ettiği bir sürecin içinde, karşı duruşun örgütlenmesinde bizlerin nasıl bir Perspektif ve nasıl bir Örgüt gibi önemli sorulara birlikte cevap olabilmek için..

Eğemen emperyal sisteme karşı yerli ve Göcmen ayrımı yapmaksızın tüm Emekçilerin Anti-Emperyalist bilincin geliştirilmesi ve güçlerin ortaya çıkartılabilmesinde ortak mücadele vermenin önemini bilince çıkarmak ve harekete geçmek için.

İsviçre Demokratik Haklar Federasyonu, yukarıda belirttiğimiz özet başlıklar altında tüm güçleriyle önümüzdeki sürecin siyasal perspektifinin belirlenmesi ve örgütlendirilmesine dair, 9. Olağan Kongresini örgütlemektedir. Kongremizin başarılı geçebilmesi için hiç şüphesiz başta üye ve taraftarlarımızın enerjisi ve özverisine, diğer yandan tüm dostlarımızın katkısına ihtiyaç duymaktadır.

İDHF  YÖNETIM KURULU

Tarih: 16 Mart 2014 Pazar 

 Yer: Zentrumschopf, Shoppong Center Neben Post, 8957 Spreitenbach

Saat:10:00

adhk tarafından

Cihat Özkan yoğun bakımdan çıktı

Şubat 20, 2014 de ANASAYFA adhk tarafından

cihat ozkan yogun bakimdan ciktiOkmeydanı’nda 15 Şubat komplosunun protesto edildiği eylemler sırasında başına gelen gaz bombası sonucu ağır bir şekilde yaralanan ve yoğun bakıma alınan Cihat Özkan’ın bu sabah yoğun bakımdan çıktığı belirtildi

HABER MERKEZİ (20-02-2014)- Bilindiği gibi15 Şubat komplosuprotestosu eylemeleri sırasında sol gözünün üst tarafına gaz fişeği isabet eden Cihat Özkan’ın tedavisi Okmeydanı Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde yoğun bakımda devam ediyordu.

Özkan’ın sol gözünün üst kısmındaki kemikte meydana gelen çökme nedeniyle beyin kanaması geçirdiğini belirten doktorlar sol gözünde de görme kaybının oluştuğunu aktarmıştı.

Edinilen bilgilere göre hala Okmeydanı Devlet ve Araştırma  Hastanesi’nde tedavisi devam eden Özkan bugün yoğun bakımdan çıktı. Servise alınan Özkan’ın sağlık durumun iyi olduğu belirtiliyor.