adhk tarafından

Elif Çermik hayatını kaybetti

Mayıs 30, 2014 de ANASAYFA adhk tarafından

Elif Cermik manset-30 Mays 2014Kadıköy’de yapılan İstanbul Kent Mitingi’nde polisin attığı biber gazından etkilenerek hastaneye kaldırılan Elif Çermik hayatını kaybederken, biber gazının insanın ölümüne yol açabileceği gerçekliği bir kez daha açığa çıktı

HABER MERKEZİ (30-05-2014)- Kadıköy’de yapılan İstanbul Kent Mitingi sırasında polisin attığı biber gazından etkilenerek hastaneye kaldırılan ve 159 gündür tedavisi devam eden 64 yaşındaki Elif Çermik hayatını kaybetti. Çermik miting öncesi yaptığı açıklamada, “İyi bir mahallede yaşamak istiyorum, güzel bir ülke istiyorum” demişti.

Biber gazı ölümlere yol açmaya devam ediyor

Gezi Ayaklanması ile ülke genelinde yapılan çeşitli protesto eylemlerine yönelik polis saldırılarında kullanılan yoğun biber gazı, Türk Tabipler Birliği’nin biber gazının insanın ölümüne yol açabileceği yönündeki raporu hiçe sayılarak eylemlerde kullanılmaya devam etti. Gezi Ayaklanması sürecinde toplumsal tepkilere ve devrimci demokratik kitle örgütlerinin protesto eylemlerine karşın, polis eylemlerde biber gazı kullanmaya devam etti.

Gezi Ayaklanması’nın yıl dönümünün yaklaştığı günümüzde, Çermik’in hayatını kaybetmesiyle birlikte sokaklarda mücadeleyi büyütme kararlılığıyla faşist diktatörlüğün saldırılarına karşı alanlara çıkalım.

adhk tarafından

Anne Sarısülük: Oğlumun yerine artık ben gidiyorum

Mayıs 30, 2014 de ANASAYFA adhk tarafından

sarısülkANKARA (30-05-2014) Haziran ayaklanmasında Ankara’da polis tarafından öldürülen Ethem Sarısülük’ün annesi Sayfi Sarısülük oğlunun vurulmasının birinci yıldönümü öncesinde “Sesini duyurmayı çok mu gördüler oğluma. Oğlum hayatta olsa yine gönderirdim. Onu öldürdüler ama oğlumun yerine artık ben gidiyorum, gideceğim de” dedi.

Devrimci işçi Ethem Sarısülük, Haziran ayaklanması sırasında 1 Haziran günü Ankara’da polis tarafından başından vuruldu. Günlerce yoğun bakımda kalan Sarısülük, 14 Haziran’da yaşamını yitirdi.

Anne Sayfi Sarısülük, Gezi direnişi öncesinde Ethem Sarısülük’ü ANF’ye anlattı.

‘ETHEM’İN HEP BU CAMDAN GİRERDİ’

Anne Sarısülük ile, Batıkent’te Harb-İş sitesinde bulunan evlerinin önünde kapıda karşılaşıyoruz.

“Bir yıl sonra ilk kez dışarıya alışverişe çıktım” diyor.

Sonra balkonda biraz soluklanma. Uzun süren bir sessizliğin ardından, “Ethem’in hiç anahtar taşımazdı. Buradan girerdi hep” diyor balkon camını işaret ederek. Şimdi o camda, üzerinde “Ölümsüzdür” yazan Ethem’in fotoğrafı asılı.

Anlatmaya devam ediyor: “Buraya yeni taşınmıştık. Ethem’im OSTİM’de iş bulunca, yakın olsun diye burayı tuttuk. Daha önce Abidinpaşa’da gecekonduda oturuyorduk. Ethem’im keserle kazarak yapmıştık o konduyu da. Şimdi yıkıldı yıkılacak. Ama anısı çoktu bizde.”

Sayfi Sarısülük, 52 yaşında. 5 çocuk büyütmüş. “Tek başına büyüttüm” diyor ve ekliyor: “Hem anne, hem baba hem de arkadaş oldum çocuklarıma.”

Ağırlıklı olarak evlerde temizlik işlerinde çalışmış.

“Yaşımdan büyük gösteriyorum değil mi?” diye soruyor. Gülümsüyorum. “Hayat yoruyor insanı. Ama şu son bir yıl çok yordu beni” diyor gözlerimin içine bakarak.

Ethem, 1 Haziran günü başından vuruldu. Ölümün kıyısına getirildi. Bu toprakların vicdanı olan ezilenler, “Diren Ethem” diye seslendi ona Türkiye’nin her yerinden. Günlerce ölüme direndi. Ama olmadı işte! 14 Haziran’da yıldızların arasına karıştı.

‘ÇOCUĞUMUN KIZILAY’DA GEZMESİNİ ÇOK MU GÖRDÜN!’

Anne Sayfi Sarısülük, 1 Haziran günü anlattı: “Yavrum ile biz birbirimize çok düşkündük. O gün bile saat 16.30’a kadar görüştük. Sonra bir daha sesini duyamadım yavrumun. O gün Batıkent karıştıydı. Ben de çocuklarımı aramaya başladım. Önce Ethem’i aradım. Çalıyor, çalıyor, açmıyor telefon. Kalabalık bir yerde olduğu için telefonun sesini duymadığını düşündüm. Ağabeylerini aradım, onlar da haberi alınca hastaneye gitmişler. Ben saat 18.30’da duydum. Ethem’in küçükleri gelip söyledi olanları. Hastaneye gittiğimde tanıyamadım oğlumu, o kadar kötü olmuştum ki. Tayyip de tanıyamasın oğlunu.”

Sık sık “Benim çocuğum ne yaptı ki! Kızılay’da gezmesini çok mu gördün!” diyor Sayfi Anne.

Sonra Ethem’i anlatıyor:

“Ben ev işine giderdim, sokağın köşesindeki duvarın üzerinde oturur beni beklerlerdi. Ne bulduysak biz onu yiyorduk. Suyumuza ekmek batırır da yerdik biz. Ama mutluyduk biz o zaman. Mutluluğumu koymadı benim. 5 tane çocuğu tek başına büyüttüm ben. Sesini duyurmayı çok mu gördüler oğluma. Oğlum hayatta olsa yine gönderirdim. Onu öldürdüler ama oğlumun yerine artık ben gidiyorum, gideceğim de.

Ethem çalışmak istiyordu. ‘Anne sen çalışıyorsun biz evdeyiz olmaz. Ben de çalışacağım’ diyordu. Ethem’in okuması çok iyiydi. ‘Sen oku’ diyordum. Okuyacaktı yavrum ama lise 2’ye kadar okudu. ‘Senin bu şekilde çalışmana dayanamıyorum anne, ben de çalışacağım’ dedi ve okuldan ayrılarak çalışmaya başladı. İlk aldığı parayla da eve ekmek ve yiyecek bir şeyler geldi. Henüz 15 yaşındaydı. Hiç unutmuyorum o günü, mutlulukla geldi. Çantaları bile boşaltmamıştı, beni bekliyordu. Okuması çok iyiydi Ethem’imin. Defter kalem alamadım ona. Eski defter sayfalarını siler yeniden kullanırdı, kırık kalemlerle giderdi okula. Kitaplarını poşete koyaydı.”

“Ama biz yine de mutluyduk” diye mırıldanıyor Sayfi Ana.

Her fırsatta oğlunun Gezi eylemlerine katılmakla doğru olanı yaptığını anlatıyor: “Seslerini duyurmak için gittiler. Oğlum kaynakta çalışıyordu. İşten çıktı eve geldi, elleri hep yanıktı. Sonra eyleme gitti. Ekmeğinin davası için çalışıyordu Ethem’im. Bizler eller gibi kokulu elbiseler giymedik. Temizlik için gittiğim evlerden getirdiğim giysileri giydirdim ben çocuklarıma. Kendim de giydim. Benim çocuğum hakkını savunmaya, sesini duyurmaya gitti. Bütün annelerin sesi için gitti. Kız kardeşleri için gitti. Kızılay’ı oğluma çok mu gördün!”

‘POLİSİN YÜZÜ YOKTU’

Ethem’in katili polis Ahmet Şahbaz hakkında açılan dava devam ediyor. Ahmet Şahbaz, ilk duruşmaya büyük bir koruma kalkanıyla ve kılığını değiştirerek gelmişti. Ancak Sayfi Ana, duruşma salonunun girişinde fark etti Şahbaz’ı.

İlk duruşma için, “Dönüp de suratıma bakmadı. ‘Bak suratıma’ dedim, bakmadı. yüzü yoktu. titriyordu” diyor.

Katilin tutuklanmamasının acısını daha artırdığı belli.

Her duruşmaya bir umutla gittiğini söylüyor ve ekliyor: “Her gittiğimde oğlum gözümün önünü geliyor. Umutlu gidiyorum; oğlumu orada göreceğim diye, sesini duyacağım. Destek için gelenlerin hepsini de evladım gibi görüyorum. Bir yıl oldu, katil tutuklanmadı. Tayyip sürekli savunuyor onu. Tayyip savunsa da, nereye giderse gitsin oğlumun katilinin peşindeyim. Benim oğlum yerde yatarken, o elini kolunu sallaya sallaya gezemez. Oğlum suçsuzdu. benim oğlum, Tayyip’in çocuğu gibi, Tayyip gibi hak yiyen değildi.”

‘YALNIZ KOYAMAM Kİ ONU’

Sayfi Ana, her hafta, Çorum’a giderek, Ethem’inin mezarını ziyaret ediyor. “Azıcık gözyaşım diniyor. Yalnız koyamam ki onu” diyor.

Son sözü annelere: “Bizleri yaktı, başka anneler yanmasın. Anneler çocuklarının yanında olsun. destek versinler.”

RUKEN ADALI  – ANF

adhk tarafından

Gezi/Haziran Halk isyanının yıldönümünde KÖLN/Hauptbahnhof’da buluşuyoruz.

Mayıs 30, 2014 de ANASAYFA adhk tarafından

reuters-ta-gunun-fotografi-istanbul-dan-gezi-parki-gezi-direnisi-taksim-1368320Köln (30-05-2014) Gezi/Haziran Halk isyanının yıldönümünde ülkede ayağa kalkan işçilerle,emekçilerle,halklarımızla omuz omuza meydanlardayız.

Faşizme boyun eğmedigimizi göstermek için

Roboskiden somaya katliamların hesabını sormak için

Mehmetin, Ethemin, Ali İsmailin, Ahmetin, Abdullahın, Hasan Feritin, Medeninin, Berkinin ve tüm Özgürlük ve Devrim şehitlerimizin anılarına sahip çıkmak ve hesap sormak için

Bir kez daha ”Bu daha başlangıç mücadeleye devam”, Faşizme ve Gericilige karşı haykırmak için KÖLN HBF önünde buluşuyoruz.

     31 Mayıs (C.tesi), Saat: 19.00, KÖLN/ Hauptbahnhof Önü

ADHF, ATİF, AGİF, Bir-Kar, EÖC, Yaşanacak Dünya, Kaldıraç

adhk tarafından

ADGP; IŞİD Çetelerinin Serekaniye’de yaptıkları katliamı Kınıyoruz!

Mayıs 30, 2014 de ANASAYFA adhk tarafından

ışid katliamıADGP (30-05-2014) Emperyalist devletlerin ve onların hizmetindeki başta Türk devleti olmak üzere bölge devletlerinin her türlü desteği sunduğu ve silahlandırıp Suriye’ye saldıkları çetelerden IŞİD, Serekaniye’de bir katliam daha gerçekleştirdi. 28 Mayıs’ta Serêkaniye’nin Tileliye, Temade, Ovencake köy ve mezralarını basan IŞİD çeteleri kadın-çocuk-genç-yaşlı demeden onlarca masum Kürdü katletmiştir. Katliamda çoğu çocuk en az 15 sivilin yaşamını yitirdiği ve onlarcasının da yaralandığı öğrenildi. IŞİD çetelerinin gerçekleştirdiği bu katliamı şiddetle kınıyor ve ortacağ karanlığından beslenen bu çeteleri bir kez daha lanetliyoruz.

IŞİD çetelerinin gerçekleştirdiği bu katliam, Rojava halkının barış ve kardeşlik içinde yaşamasına, özerklik inşasına yönelik saldırıdır. ‘’Allahü Ekber” naralarıyla herkese saldıran ve katleden bu karanlık güçlerin insanlıkla, demokrasiyle bir ilişkisi yoktur. Onlar, demokratik hak ve özgürlüklere, özgürlük icin mücadele yürütenlere düşmandır.

Serekaniye’de IŞİD çetelerinin katliamından başta Türk devleti olmak üzere, çetelere her türlü yardımı yapan, eğiten ve silahlandıran tüm devletler sorumludur.

Serekaniye katliamı, Kürt halkının Rojava’da yaşayan diğer halklarla birlikte ilan ettikleri özerkliğin karşı karşıya olduğu tehlikeyi de göstermektedir. Ezilen halkların özgürlüğünü savunanların enternasyonal görevlerine de vurgu yapmaktadır.

Almanya Demokratik Güç Birliği Platformu olarak, Serekaniye’de IŞİD çetelerinin sivillere yönelik katliamını ve çetelere destek veren başta Türk devleti olmak üzere tüm güçleri protesto ediyoruz.

ADGB olarak, Serekaniye’de, Soma madenlerinde, Gezi’de, Okmeydanı’nda, Sivas’ta, Maraş’ta, Çorum’da, Roboski’de katledilen tüm şehitlerimizi sahiplenmek için, katliamları prıotesto etmek için ilerici, devrimci tüm güçleri sokağa çıkmaya çağırıyoruz.

ADGB olarak, Gezi-Taksim direnişinin 1. yıldönümünde Gezi-Taksim direnişini selamlıyor ve direnişi sokaklarda karşılamaya çağırıyoruz.

Almanya Demokratik Güç Birliği Platformu (ADGP)

AABF (Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu), ABM (Avrupa Barış Meclisi), ADHF (Almanya Demokratik Halklar Federasyonu), AGİF (Almanya Göçmen İşçiler Federasyonu), ATİF (Almanya Türkiyeli İşçiler Federasyonu), ADDBF (Avrupa Demokratik Dersim Birlikleri Federasyonu), Avrupa Sürgünler Platformu, CENI (Buroya Aştiyê ya Jinên Kurd), Devrimci Proletarya (Yaşanacak Dünya), DIDF (Demokratik İşçi Dernekleri Federasyonu), FEDA (Demokratik Alevi Federasyonu), FKÊ (Ezidi Dernekleri Federasyonu), KOMKAR (Kürdistan Dernekleri Federasyonu Almanya) Kürdistan Halkevleri (Mala Gele Kurdistan e.V.), ÖDA (Özgürlük ve Dayanişma Almanya), TÜDAY (Türkiye / Almanya İnsan Hakları Derneği ), YEK-KOM (Almanya Kürt Dernekleri Federasyonu ), YXK (Kürdistan Öğrenciler Birliği), ZAVD (Almanya ve Orta Avrupa Asuri Federasyonu, Kürdistan Halk Evi

adhk tarafından

Çağrı! Gezi Direnişinin 1.Yıl dönümünde ‘’Bu Daha Başlangıc Mücadeleye Devam’’ Şiarıyla Alanlardayız.

Mayıs 30, 2014 de ANASAYFA adhk tarafından

fr geziFrankfurt (30-05-2014) Tarihsel ve toplumsal olarak ezilenlerin görkemli direnişlerinden bir olan Gezi Direnişinin 1.yıl dönümüne girmiş bulunuyoruz. Gezi parkında başlayıp Türkiye’nin her yerine   özgürlük eşitlik şiarlarıyla faşizme ve karşı ‘Boyun Eğme’ yenlerin görkemiyle yayılan Gezi Direnişi, sınırları aşarak tüm dünyada ezilenlere esin kaynağı olarak evrensel bir boyut aldı. Egemenlerin her türden baskı,şidet,eşitsizlik ve ötekileştirme politika ve uygulamalarına karşı ‘’Her Yer Taksim,Her Yer Direniş’’ sloganı dünyanın bir çok meydanında ezilenlerin dilinde şiar oldu.

Faşizme karşı bu görkemli direniş süreci ve sonrasında Abdullah Cömert, Ahmet Atakan, Ali İsmail Korkmaz, Ethem Sarısülük, Mehmet Ayvalıtaş, Hasan Ferit Gedik,Medeni Yıldırım ve Berkin Elvan faşist polis şiddeti sonucu yaşamlarını yetirirken yüzlerce insan ağır bir şekilde yaralandı.Devamında süren operasıyonlarda yüzlerce insan   hapis konuldu soruşturmalara maruz bırakıldı.Gezi Halk Direnişi bir yanda egemenlerin sınırsız kar hırsı için doğa ve insanlığa karşı dizginsiz ve sınırsız faşist zülmü, bir yanda buna karşı gelen ‚Boyun Eğme’yenlerin tarihsel görkemli direnişiyle tarihe not düştü.

Direnişin yaratıcılığı ve birleştirici gücü sadece egemenleri ve onların faşist zülmüne karşı değil, aynı zamanda ezilen emekçi ve halklar için ciddi deneyim ve dersler içermektedir.Gezi Direnişinin 1.Yılında Frankfurt ve çevresinde çalışmalarını sürdüren aşağıda imzası bulunan biz devrimci, demokrat, ilerici kurum ve kişiler olarak Gezi Direnişinin 1.yılını selamlama, Faşist devlet şidetini protesto etme ve Gezi şehirlerimizi anma amacıyla bir yürüyüş ve devamında Gezi Direnişi ve öğretileri içerikli bir form düzenliyoruz. Tüm devrimci, demokrat, ilerici kurum ve kişileri yürüyüşe ve ve yapacağımız foruma katılmaya çağırıyoruz.

TARİH: 31 MAYIS CUMHARTESİ

SAAT: 16.00

TOPLANMA YERİ: Hauptwache Galeria   Kaufhofun Önü

Her Yer Taksim,Her Yer Direniş /Frankfurt İnisiyatifi

ADGBP/ Ffm (Almanya Demokratik Güç Birliği Platformu /Frankfurt)

-Avrupa Demokratik Dersim Birlikleri Federasyonu (ADEF), Frankfurt Türk Halkevi, DIE LINKE – Hessen, Güneş Tiyatrosu, Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu (AABF ) – Hessen, Almanya Demokratik Haklar Federasyonu (ADHF), Avrupa Demokratik Kadın Hareketi (ADKH), Almanya Türkiyeli İşçiler Federasyonu (ATİF), Yeni Kadın, Demokratik İşçi Dernekleri Federasyonu (DİDF- Frankfurt), İşçilerin Birliği Halkların Kardeşliği Platformu BİR-KAR, Özgürlük ve Dayanışma – Hessen, Soykırım Karşıtları Derneği, Almanya Göçmen İşçiler Federasyonu (AGİF), Mezopotamya Kültür Merkezi Frankfurt (MKM Frankfurt)-

adhk tarafından

IŞİD Serêkaniyê’de katliam yaptı

Mayıs 29, 2014 de ANASAYFA adhk tarafından

serkanIrak Şam İslam Devleti (IŞİD) çeteleri, Batı Kürdistan’ın Serêkaniyê bölgesindeki bazı köylere baskın düzenleyerek katliam yaptı İlk bilgilere göre kadın, erkek ve çocuklardan oluşan en az 15 kişi katledildi.

SERÊKANIYÊ (29-05-2014) Irak Şam İslam Devleti (IŞİD) çeteleri, Batı Kürdistan’ın Serêkaniyê bölgesindeki bazı köylere baskın düzenleyerek katliam yaptı. İlk bilgilere göre kadın, erkek ve çocuklardan oluşan en az 15 kişi katledildi.

ANF muhabirinin Serêkaniye’den bildirdiğine göre İŞID çeteleri Serêkaniye’nin Tileliye, Temade, Ovencake köy ve mezralarına saldırdı.

Bu köylerde yaşayan yaşayan kadın, erkek, çocuk herkesin katliamdan geçirildiği bildirildi. Ölenlerin sayısı hakkında net bilgi yok, ancak çok sayıda ölüden bahsediliyor. İlk bilgilere göre 7’si çocuk olmak üzere en az 15 kişinin cenazelerine ulaşıldı.

Katliam bölgesinden gelen ilk görüntülerde çok sayıda sivilin yerlerde yatan cenazeleri görülüyor. Toplanarak araçlara konulan cenazeler arasında en az 4 çocuk ve bir kadının da cansız bedeni duruyor. Bir çocuğun iç organları çıkmış.

Halen dumanların yükseldiği köylerde, insanlar köylerden kaçmaya çalışırken de görüntülendiler. Katliam şokunu yaşayan köylülerden biri duvar dibine çökerek, başını ellerinin arasına almış.

Katliamın öğrenilmesinden sonra müdahale eden YPG ile İŞID çeteleri arasında bölgede şiddetli çatışmaların yaşandığı ve çatışmaların halen sürdüğü öğrenildi.

Çeteler Til Xenzir ve El Rewiye köylerine de saldırmak isteyince YPG güçleri ile karşılaştı. Çıkan çatışmalarda onlarca çete üyesinin öldürüldüğü bildiriliyor. YPG’nin çatışmalara ilişkin açıklama yapması bekleniyor.

Diğer yandan Serekaniye’nin Temad köyüne İŞID çeteleri bombalı araçla saldırdı. Aracın patlamasıyla köyde bulunan çok sayıda sivil vatandaşın yaşamını yitirdiği ve yaralandığı öğrenildi.

YPG kaynakları dün El Rawiya ve El Dehmaa köylerinde buluna İŞID çetelerine karşı başarılı operasyonlarından sonra, İŞID çetelerinin sivillere yöneldiği ve katliamlar yaptığını belirtiler.

Türkiye ile özellikle Til Ebyad ve Cerablus taraflarında yakın ilişkiler içerisinde olan IŞİD çeteleri, Mart ayından bu yana özellikle Kobanê bölgesine yönelik yeni saldırılar başlatmıştı. Ancak YPG karşısında çok ağır kayıplar vererek, saldırı dalgası kırılmıştı.

ANF

adhk tarafından

Ulm’de “Her yer Taksim, her yer eylem” çağrısı

Mayıs 29, 2014 de ANASAYFA adhk tarafından

gezi sehitleriULM (29-05-2014) Demokratik Güç Birliği Ulm bileşenleri 31 Mayıs Cumartesi günü ”HER YER TAKSİM HER YER EYLEM “şiarıyla sokağa çağırıyor…! Aalen AKM,Heidenheim AKM,Günzburg AKM,Krumbach AKM,Göppingen AKM,Geislingen AKM,Laichingen AKM Memmingen AKM, AGIF Ulm, ADHF Ulm, ATİF ULM, YEK-KOM Ulm, SYKP Ulm.

Taleplerimizden ve kazanımlarımızdan vazgeçmediğimizi tekrar hatırlatmak için 31 Mayıs’ta ,meydandayız!

3-5 ağacımızla, arzumuzla, fikrimizle, insan olma hasretimizle, umudumuzla, direnişimizle, birlikte nefes aldığımız her yerde, meydandayız!

Katliamlarınıza, yolsuzluklarınıza isyanımızdan, yağmaladığınız kentlerimize, doğamıza, yaşam alanlarımıza, bütün ortak değerlerimize sahip çıkmamızdan korkup kapattığınız meydanlar için meydandayız!

Bizler; işçiler, işsizler, emekçiler, güvencesizler, göçmenler, öğrenciler, halklar, görmezden geldikleriniz.. Görüyor musunuz, biz meydandayız!

Durmadığımız, sessiz kalmadığımız, boyun eğmediğimiz için; fabrikalarda, madenlerde, tersanelerde, plazalarda ölümüne, güvencesiz, sendikasız, taşeron çalışmayı gün be gün daha da şiddetle reddettiğimiz için; yaptıklarınızın üzerini örten medyanıza güvenmediğimiz, adaleti bizleri cezalandırdığınız mahkemelerinizde bulamadığımız için her yerdeyiz. Meydandayız!

Bizler ürettiklerimizle, mahalle evlerimiz, fabrikalarımız, bostanlarımız, forumlarımızla, yarattığımız yeni renklerimizle, sizin yok ettiklerinize karşı var ettiklerimizle, adaletimizle meydandayız!

Bizler, ETHEM, ALİ İSMAİL, MEHMET AYVALITAŞ, MEDENİ, HASAN FERİT, AHMET, ABDULLAH, MEHMET İSTİF, FADİME ANA, BERKİN ELVAN, UĞUR KURT, AYHAN YILMAZ ve SOMA’DA KAYBETTİĞİMİZ CANLAR için meydandayız!

31 Mayıs Cumartesi—– Münsterplatz Ulm—– Saat 16.00

Demokratik Güç Birliği Ulm : Aalen AKM,Heidenheim AKM,Günzburg AKM,Krumbach AKM,Göppingen AKM,Geislingen AKM,Laichingen AKM Memmingen AKM, AGIF Ulm, ADHF Ulm, ATIF ULM, YEK-KOM Ulm, SYKP Ulm.

adhk tarafından

ADKH 7. Kurultayında Buluşalım!

Mayıs 28, 2014 de ANASAYFA adhk tarafından

adkh 2Egemenlerin Tabularına, Ötekileştirmelerine ve Basıkılarına Karşı, “BU DAHA BAŞLANGIÇ MÜCADELEYE DEVAM” Şiarıyla ADKH 7 KURULTAYINDA BULUŞALIM!

ADKH (28-05-2014) Kurultayımız kavgamızın atmosferini bir araya getirip mücadelemizin fikirsel gelişimine yön vermek, geliştirmek amacı taşımaktadır. 7. Kurultayımızda tartışılacak konular ve öneriler kadın mücadelesi açısında önemli bir yerde durmaktadır. Kadınların örgütlü dinamigi dünyayı değiştiriyor. Rojava’dan Gezi’ye kadın direnişlerinin tarihsel ögreticiliginden öğrenen kadın hareketi olarak tüm dostlarımızı kurultayımızın coşkusuyla selamlıyor ve katılmaya çağırıyoruz.

Tarih: 7-8 Haziran 2014

Saat: 12.00

Yer: Alte Feuerwache / Melchior Str. 3

50670 Köln / Almanya

ADKH (Avrupa Demokratik Kadın Hareketi)

adhk tarafından

Taksim Dayanışması; MEYDANDAYIZ!

Mayıs 27, 2014 de ANASAYFA adhk tarafından

meydandayiz-enbuyuk-webicin-1024x731İstanbul (27-05-2014) Taksim Meydanı ve Gezi Parkı başta olmak üzere yaşam ve yaşam alanlarımıza müdahale ederek topluma dayatılan projelerin gerçekleştirilmesi uğruna etik, bilim, teknik ve hukuk tanımaz iktidarın ısrarlı çabaları, 27 Mayıs 2013 tarihinde amansız ve hukuksuz bir şiddete dönüşmüştür.

Taksim Dayanışmasının “sağlıklı kentleşme ve yaşanılır kent” talebi, ülkenin milyonlarca yurttaşının daha fazla özgürlük ve daha fazla demokrasi talebiyle birleşmiş; 31 Mayıs 2013 tarihinden itibaren ülkenin dört bir yerine yayılarak yepyeni ve evrensel bir boyut kazanmıştır.

Gençlerin yaratıcı zekâsı, annelerin kucaklayan şefkati, işçilerin emekten gelen gücü, kadınların gür sesi, LGBTİ bireylerin biz de varız çığlığıyla büyüyen “Gezi Direnişi”, ülkemiz toplum, kent ve demokrasi tarihinde ortadan kaldırılamayacak onurlu bir iz bırakmıştır.

Ancak iktidar, dünyaya örnek olacak bu dayanışma ve direnişten hala korkmakta, “Geziciler” olarak bizi dillerinden düşürmemekte; yolsuzluklarını, cinayetlerini katliamlarını unutturmak için hukuksuz polis şiddetini teşvik eden, adaletsizlik ve cezasızlıkla cesaretlendiren politikalar eşliğinde ülkemizi ciddi bir gerilim ortamına sürüklemektedir.

Bu nedenle ülkenin neredeyse bütün meydanları, parkları, mahalleleri ve kentleri abluka altına alınmakta; 300’den fazla emekçinin hayatını kaybettiği Soma Katliamı’nın yasını tutmamız,1 Mayıs Emek ve demokrasi bayramını kutlamamız, 8 Mart Dünya Kadınlar günü meydana olmamız, akıl almaz polis şiddetiyle kaybettiğimiz çocuklarımızın cenazesinde bile bir araya gelmemiz engellenmektedir.

Ancak bilinmelidir ki; muktedirlerin çaresizliğinin ve korkaklığının göstergesi olan bu kirli politika, şiddet ve adaletsizliğe karşın bizler; en yalın, en çıplak ve en haklı halimizle; bizi biz yapan bütün değer ve renklerimizle, sarsılmaz bir sağduyu, direnme gücü, kararlılık ve inanılmaz bir yaratıcılıkla, yaşamın olduğu her alanda bir aradayız ve meydandayız…

Taksim Dayanışması olarak taleplerimizden ve kazanımlarımızdan vazgeçmediğimizi tekrar hatırlatmak için 31 Mayıs’ta Taksim’de, meydandayız!

Biz milyonlarca insan, onlarca ayrı dille, sesle, renkle bir aradayız; meydandayız!

3-5 ağacımızla, arzumuzla, fikrimizle, insan olma hasretimizle, umudumuzla, direnişimizle, birlikte nefes aldığımız her yerde, meydandayız!

Katliamlarınıza, yolsuzluklarınıza isyanımızdan, yağmaladığınız kentlerimize, doğamıza, yaşam alanlarımıza, bütün ortak değerlerimize sahip çıkmamızdan korkup kapattığınız meydanlar için meydandayız!

Bizler; işçiler, işsizler, emekçiler, güvencesizler, göçmenler, öğrenciler, halklar, görmezden geldikleriniz.. Görüyor musunuz, biz meydandayız!

Durmadığımız, sessiz kalmadığımız, boyun eğmediğimiz için; fabrikalarda, madenlerde, tersanelerde, plazalarda ölümüne, güvencesiz, sendikasız, taşeron çalışmayı gün be gün daha da şiddetle reddettiğimiz için; yaptıklarınızın üzerini örten medyanıza güvenmediğimiz, adaleti bizleri cezalandırdığınız mahkemelerinizde bulamadığımız için her yerdeyiz. Meydandayız!

Bizler ürettiklerimizle, mahalle evlerimiz, fabrikalarımız, bostanlarımız, forumlarımızla, yarattığımız yeni renklerimizle, sizin yok ettiklerinize karşı var ettiklerimizle, adaletimizle meydandayız!

Bizler, ETHEM, ALİ İSMAİL, MEHMET AYVALITAŞ, MEDENİ, HASAN FERİT, AHMET, ABDULLAH, MEHMET İSTİF, FADİME ANA, BERKİN ELVAN, UĞUR KURT, AYHAN YILMAZ ve SOMA’DA KAYBETTİĞİMİZ CANLAR için meydandayız!

WALL STREET’TEN SİNTAGMA’YA PUERTA DEL SOL’DAN TAKSİM’E, meydandayız! 31 Mayıs’ta meydandayız!

Ankara’da meydandayız, İzmir’de meydandayız; Antakya’da, Eskişehir’de, Bursa’da, Adana’da, Mersin’de, Diyarbakır’da, ülkenin dört bir yanında, meydandayız!

Meydanlarımızı, parklarımızı, sokaklarımızı, yaşam alanlarımızı ve yaşamımızı özgür kılmak için meydandayız!

Taksim Dayanışması

27 Mayıs 2014

adhk tarafından

Dersim’de faşizm direnenlere saldırmaya devam ediyor

Mayıs 27, 2014 de ANASAYFA adhk tarafından

GozaltDersim’in Siğenk Mahallesi’nde biri DHF taraftarı iki kişi keyfi şekilde işkence yapılarak gözaltına alındı

DERSİM (27-05-2014) 25 Mayıs akşamı saat 21 00 civarında Siğenk mahallesinde çıkan olaylarda 2 kişi mesnetsiz bir şekilde hiçbir gerekçe gösterilmeden işkence ve darp edilerek gözaltına alındı. Gözaltına alınan 1 DHF taraftarı polisler tarafından işkence yapılarak zorla gözaltına alındı. Gözaltında yaklaşık 7 saat tutulan DHF taraftarı ve bir vatandaş emniyette sabaha kadar bekletildi.

DHF taraftarına serbest bırakılıncaya kadar psikolojik baskının yanı sıra darp ve işkence uygulandı. Bedenin birçok yerinde darp izi ve morarma olan DHF taraftarı ve diğer vatandaş sabaha doğru saat 04.00 civarında serbest bırakıldı.

DHF Dersim örgütlülüğü konuyla ilgili yaptığı açıklamada “Kendi vahşi yüzünü tekrar gösteren faşizm ezilenlerin haklı ve meşru mücadelesini baskılarla, işkencelerle, gözaltılarla, bastırmaya çalışıyor. Direnenlere azgınca saldıran en ufak hak ve talep mücadelesini sindirmeye çalışan egemen güçler ezilenlerin meşru militan mücadelesi önünde diz çökecektir. Dersim’de sistematik olarak devletin devrimcilere, sosyalistlere yönelik saldırılarını meşru militan mücadele ısrarını daha da fazla kuşanarak boşa düşüreceğiz.” dedi