adhk tarafından

DHF’den Sarıgazi’de eylem çağrısı

Eylül 30, 2014 de ANASAYFA adhk tarafından

dhf_logoBu gece saat 02 00 sıralarında Sarıgazi Demokratik Haklar Derneği’ne yüzlerce polis tarafından düzenlenen baskın, Demokratik Haklar Federasyonu tarafından Sarıgazi’de düzenlenecek yürüyüşle protesto edilecek

HABER MERKEZİ (30-09-2014)- Bu gece saat 02.00 sıralarında Sarıgazi Demokratik Haklar Derneği’ne yüzlerce polisle düzenlenen baskın, Sarıgazi’de yapılacak yürüyüş ve basın açıklamasıyla protesto edilecek.

Demokratik Haklar Federasyonu (DHF) Sarıgazi’de yapılacak eyleme bütün üye ve taraftarları ile devrimci demokratik kamuoyunu çağırdı.

Yapılacak eylemle ilgili bilgiler şöyle:

Toplanma Yeri: Sarıgazi Derya Market önü

Toplanma Saati: 20.00

adhk tarafından

Dersim Ermenileriyle dayanışma etkinliği düzenlendi

Eylül 30, 2014 de ANASAYFA adhk tarafından

mansetİsviçre’de Dersim Ermenileri İnanç ve Sosyal Yardımlaşma Derneği (DERSİYAD), “Hay Dersim” şiarıyla dayanışma etkinliği düzenlendi Etkinlikte Mazgirt Belediye Başkanı Tekin Türkel, Ovacık Belediye Başkanı Fatih Maçoğlu ve İDHF temsilcisi birer konuşma yaparak, Ahmet Aslan, Hasmik Haruntyunyan, Gule Mayera, Jazzpiya ve Necati Teyhani ezgilerini kitleyle paylaştı

İSVİÇRE (30-09-2014)- İsviçre’nin Lozan kantonunda 27 Eylül Cumartesi günü, ‘1915’ten 1937-38’e ve bugüne’ başlığı altında “Hay Dersim” şiarıyla Dersim Ermenileri Dayanışma Günü etkinliği gerçekleştirildi. Armenak Bakırciyan (Orhan Bakır), Hrant Dink, Seyit Rıza, Zabel Yeseyan, Antranik Paşa, Nişan Mirakyan ve Arshaluys (Aurora) Mardiganian’a atfedilen etkinlik Dersim Ermenileri İnanç ve Sosyal Yardımlaşma Derneği (DERSİYAD) temsilcisinin açılış konuşmasıyla başladı. Konuşmasında derneğin amaçlarının 3. kuşak Dersim Ermenilerine tabu olan Ermeni kimliğini tanıtmak-görünür kılmak, aynı zamanda gençlerin eğitimine destek sunmak olduğunu vurgulayarak, Munzur Festivaline Ermenistan’dan getirilen folklor ekibinin Ermeni kültürünü tanıttıklarını belirtti. Stuttgart Dersim Ermeni Derneği adına yapılan konuşmada, bugün burada sadece Ermeni kimliği ile bulunduğunu vurguladı.

‘Ermeni Soykırımı Osmanlı’dan bu zamana kadar sürdü’

Etkinliğin “Yaralarımız Kardeştir” panelinde Dersim Ermeni’leri ‘Hay’ların tarihsel süreci ve hukuksal mücadelesi aktarıldı.

Tarihçi Hovsep Hayreni şunları söyledi: “Resmi tarih yüzyıllardır bu topraklarda yaşayan Ermenilere dair tek kelime yazmadı. Ermeni Soykırımı’nın sadece 1915 ile anılması yanlıştır. Abdülhamit dönemindeki kırımların zaten soykırımın göstergesi olduğunu unutmamak gerekir. Tarihten öğrenmek gerekiyor; öz savunma güçlerinin eksikliği Ermeni Soykırımı’nı akabinde Dersim ’38 Katliamı’nı beraberinde getirdi, bu ders bugün Suriye’de örnek olmalı, Ezidîler, Aleviler, Kürtler beraberce bunun karşısında durmalı.” dedi. Daha sonra sözü alan Sarkis Seropyan, konuşmasında Dersimli Haylar ve Ermenilerin tarihine değinerek, bu dayanışma etkinliği vasıtası ile yakalanan birlikteliğin ve aidiyet duygusunun devam etmesi gerekliliğini vurguladı. Avukat Erdal Doğan, Ermeni Soykırımı’nı uluslararası mahkemeye taşıdıklarını ve bunun yanı sıra Dersim Alevileri ve Ermenileri için devam eden kültürel soykırımı da ele aldıklarını açıkladı. Türkiye’de yaratılan korku psikolojisinden dolayı hukuk literatüründe soykırıma dair çok az araştırmanın olduğunu açıklarken, Ermenilerin halklar nezdinde tanınmadığını bunun için ise bir kanal önerisinin yerinde olduğunu ifade etti.

Gazeteci Ayşe Hür ise, kimliklerin sürekli dinamik olduğunu, değiştiğini ve giderek bölgesel aidiyetlerin yanında dünya kimliğinin öne çıktığını da belirtti.

Rakel Dink: ‘Kendinizi de, geçmişinizi de özgürleştirin’

Ahmet Aslan, Hasmik Haruntyunyan, Gule Mayera, Jazzpiya ve Necati Teyhani’nin müzikleri ile katkı sunduğu geceye sinevizyon ve folklor gösterileri ile devam edildi. ADKH, ADGH’nin etkinliğe gönderdiği mesaj okunarak, mesajda geçmişte yaşanan tüm katliamlar kınanarak bugün Kobanê, Şengal’e yönelik saldırıların önüne geçilmesinin birlikte, örgütlü hareket edilmesiyle mümkün olacağı vurgusu yapıldı. Mazgirt Belediye Başkanı Tekin Türkel, Ovacık Belediye Başkanı Fatih Maçoğlu ve İDHF temsilcisinin de söz aldığı gecede, Osmanlı zihniyetinden bu yana Ermeni, Alevi ve Kürtler’in katliama uğradığını bugün de Şengal’de Ezidî’lerin katledilmesiyle aynı gerici-faşist zihniyetin varlığını sürdürdüğü dile getirilirken; ezilen, sömürülen, inkar ve imhayla yok edilmek istenen ezilen halkların direnişini büyüterek, dayanışmanın daha da güçlendirilmesi gerektiğine vurgu yapıldı. Orhan Bakır ve Hrant Dink’in onurlu, devrimci mücadelesi sahiplenilerek konuşmalar bitirildi.

Etkinliğin ilerleyen bölümlerinde Ermeni müziğinin dünyaca ünlü temsilcisi Djiwan Gasparyan sahne aldıktan sonra Rakel Dink konuştu. Rakel Dink yaptığı konuşmasında, “Kılıç artıklarının fısıltıları artık seslendiriliyor” diyerek yaşanan onca acının gerçeği gölgeleyemeyeceğinin kanıtı olduğunu, o günlerde baskı ve zulümle dillerini, dinlerini, adlarını değiştirip kabukları içerisine saklanan Ermenilerin torunlarının bugün köklerini aradığını söyleyerek Dersim Ermenileri’ne “Kendinizi de geçmişinizi de özgürleştirin. Bu yüzleşme korkularımızı ve kaygılarımızı yenmemize ve gerçeği kabul etmemize yardımcı olacaktır, toplumun gerçekle yüzleşebilmesinin önü ancak böyle açılacaktır” diyen Rakel Dink “Bizi birbirimize yakınlaştıran ortak paydamız acılarımızdır” diye konuşmasını sonlandırdı. Tv 10’un çekim yaptığı dayanışma gecesinde ADKH’nin verdiği röportajda; Ermeniler’den Ezidî’lere, Alevilerden Kürtlere katliamcı zihniyetin devam ettiğini, ancak buna karşın kadın ve gençler başta olmak üzere insanlığın özgürlük istemlerini daha gür haykırarak örgütlü karşı duruşla direnişi büyüttükleri de dile getirildi.

14

23

adhk tarafından

DKH: Kobane direnişine destek devrimci dayanışmanın gereğidir..

Eylül 29, 2014 de ANASAYFA adhk tarafından

DKH KobaneDemokratik Kadın Hareketi (DKH),“Kobane direnişine destek devrimci dayanışmanın gereğidir” başlığını taşıyan bir açıklama yaptı Bu açıklamayı okurlarımızla paylaşıyoruz

HABER MERKEZİ (29-09-2014)- “Rojava devrimini boşa çıkarma, bu direnişin yayılmasının önüne geçme ve bu alanı tampon bölge haline getirme projesinin devşirdiği IŞID çetelerinin, Ortadoğu’daki saldırısında binlerce insan katledildi, göçe zorlandı ve bugün Kobane sınırında insan olmanın kimliğine sahip çıkmanın en zorlu sınavlarından biri verilmektedir. Ortadoğu’nun yeniden dizayn edilmesi arayışında Kürtleri barış söylemleriyle oyalayıp, bir yandan da sermayenin çıkarları gereği IŞİD zulmünün katliamını aba altından besleyen AKP zihniyetinin ikiyüzlülüğü, bu gün yine Kürt hareketinin halkını onurlu ve kararlı bir şekilde sahiplenme ve savaşma tavrının karşısında teşhir olmuştur.

Bugün Türkiye- Kuzey Kürdistan’da demokratikleşme yönündeki her türlü girişimin faşizan bir şekilde bastırıldığı, ama IŞİD sempatizanlarının üniversitelere satırlarla girip devrimci muhalefeti boğma girişimlerinin görmezden gelindiği, IŞİD’e mühimmat yardımı yapan ve savaşçı gönderen kurum ve kişilerin YPG basın irtibat bürosu tarafından teşhiri yapıldığı halde, IŞİD’e yönelik ülke çapında tek bir operasyonun gerçekleştirilmemesi aksine buna karşı çıkan kitleye dönük saldırılar bize de gösteriyor ki, AKP tarafından palazlandığı açık olan eli kanlı çeteler Kürt halkına yüz yıllardır reva görülen saldırıların zulümlerin bir parçasıdır. Irak’ a bir günde ‘demokrasi ‘ götüren ABD’nin, bugün hava saldırısı yapıldığı yünündeki açıklamalarının YPG tarafından yalanlanması da insanlar katledilirken, kadınlar tecavüze uğrarken meclis binalarında saldırıları durdurma yönündeki tartışmalarının kamuoyunu oyalama girişiminin ötesinde olmadığı gerçeği de bize gösteriyor ki bugün Rojava’da yaşananlar uluslararası bir hesabın bir restorasyon projelerinin sonucudur.

Şengal’de tecavüze uğrayan, köle olarak satılan, Kobane’de en ön saflarda savaşan kadınlarımızın yanında olma sorumluluğu devrimci dayanışmanın gerektirdiği bir sorumluluktur. Kürt kadınlarının yanında olmak ve dayanışmayı büyütmek Türkiye -Kuzey Kürdistan’da tecavüzcüleri teşvik eden hukuki düzenlemelere, kadını eve kapatan, kadının misyonunu mutfak ve yatak odasından ibaret görenlere, kadın katliamlarının önünü açan kadınların kahkahasından kaç çocuk doğuracağına karar verecek kadar pervasızlaşanlara ve kürtaj hakkını tartıştıran söylemlerin altına imzasını atanlara karşı verilen var olma mücadelesinden bağımsız değildir aksine bu mücadelenin bir parçasıdır. Bugün Kobaneli kadınların yanında olma tutumu Türkiye Kuzey Kürdistan kadınlarının var olma ya da yok olma arasındaki tercihlerinin belirleyeceği bir tutum ve ısrardır.

Demokratik Kadın Hareketi olarak Kobane’de savaşan kadınların gücünü ve kararlılığını selamlamakla birlikte yoldaşlarımızı Kobane sınırında nöbet bekleyen halkımızın yanında olmaya ve her alanda Kobane halkıyla dayanışma eylem ve etkinliklerinde aktif rol almaya çağırıyoruz.”

http://www.halkingunlugu.org/

adhk tarafından

MKP/HKO savaşçısı Tugay Akdemir Hamburg, Duisburg ve Köln’de anıldı

Eylül 29, 2014 de ANASAYFA adhk tarafından

hamburgAlmanya (29-09-2014) Hamburg Halkın Günlüğü okurları tarafından örgütlenen anma etkinliği, Maoist Komünist Partisi’nin 3. Kongresi’nin coşkusuyla selamlanıp, Tugay Akdemir şahsında bağımsızlık, halk demokrasisi, sosyalizm ve komünizm mücadelesinde yaşamlarını yitirenler için saygı duruşuyla başladı.

Anmaya öncelikle şehitlerimizi anmanın güncel politik gelişmelere karşı tavır ve tutumlardan geçtiği belirtilerek, özellikle Kobane’deki gelişmelere de dikkat çekilerek Kobane’ye ilişkin Maoist Komünist Partisi açıklaması kitleyle paylaşılarak sürecin takipçisi olmak mücadeleyi daha ileriye taşımanın da vurgusu yapıldı.

Tugay Akdemir yoldaşın şehit düşmesine ilişkin Maoist Komünist Partisi- Halk Kurtuluş Ordusu Dersim Bölge Komutanlığı’nın açıklaması ve Maoist Komünist Partisi Merkez Komitesi- Enformasyon Büro’nun “Tugay Akdemir (Derman) yoldaş Sosyalist Halk Savaşımızda yaşıyor- savaşıyor” açıklaması da katılımcılarla paylaşıldı. Ayrıca yine 1990 yılı Eylül ayında şehit olan BABA ERDOĞAN (BABIL) yoldaşa da değinilerek, yaşadığı dönemde tasfiyeciliğe düzeniçiliğe ve kendilendinciliğe bir meydan okumanın bir örneği olduğu vurgusu yapılarak Eylül ayında yitirdiklerimizi de bu vesileyle anıyoruz denildi. Sinevizyon gösterimi ardından etkinlik Hamburg Demokratik Haklar Derneği bünyesinde çalışmalarını yürüten Grup Dağlara Ezgi’nin sunduğu marşlar ile son buldu.

Tugay Akdemir Köln’de Anıldı

koln20 Eyül 2014 tarihinde Dersim/Ovacık’ta yaşanan kaza sonucu hayatını kaybeden MKP/HKO savaşçısı Tugay Akdemir Köln’de yapılan etkinlikle anıldı. Tugay Akdemir şahsında tüm Devrim-Komünizm şehitleri basta olmak üzere Kobani’de ve Ortadoğu’nun değişik bölgelerinde barbarlığa ve gericiliğe karşı yaşamını yitirenler anısına bir dakikalık saygı duruşu ile başlayan anma etkinligi şiirlerin okunması ile devam etti. Anma etkinliğinde MKP-MK Enformasyon Bürosu ve MKP Dersim Bölge Karargah komutanlığının kamuoyuna dönük yayınladıkları bildiri okundu. TKP/ML ve TİKB’nin de katıldıgı anma etkinliği söylenen kavga marşları ve mücadeleyi daha da büyütme çağrısı ile sona erdi.

Tugay Akdemir Duisburg’da Anıldı

duisburgDuisburg MKP taraftarlarının düzenledigi Anma toplantısı, genel olarak dünya ve Türkiye / Kuzey Kürdistanda şehit düşenlar, özel olarakta 20 Eylülde kaza sonucu yaşamını yitiren Tugay Akdemir yoldaş için yapılan bir dakikalık saygı duruşuyla başladı.

Anma toplantısında, MKP-MK Enformasyon Bürosu ve MKP Dersim Bölge Karargah komutanlığının kamuoyuna dönük yayınladıkları bildiriler okundu.

adhk tarafından

ADGH Gençlik Buluşması Zürich’te gerçekleşti

Eylül 29, 2014 de ADGH, ANASAYFA adhk tarafından

manşetAvrupa Demokratik Gençlik Hareketi İsviçre Komitesi’nin Şengal halkı ve Rojava- Kobanê halk direnişiyle dayanışmak ve Yılmaz Güney şahsında yitirilen devrimci aydın ve sanatçıları anmak amacıyla örgütlediği Gençlik Buluşması 28 Eylül pazar günü İsviçre’nin Zürich kentinde gerçekleşti

İsviçre / Zürich (29-09-2014) Yılmaz Güney ve Musa Anter’in alternatif kültür sanat anlayışları ve pratikleri üzerine yapılan sunumun ardından, Yılmaz Güney’in hayatını anlatan bir belgesel film gösterimi yapılarak, burjuva sanat anlayışına alternatif sanat pratiklerinin toplumsal mücadeledeki rollerine dair gençlerle fikir alışverişinde bulunuldu.

Gençlerin, burjuva dünya görüşüne karşı alternatif bir fikre sahip olmalarının gerisindeki sebeplerin ifadesiyle başlayan etkinliğin ikinci bölümü forum biçiminde organize edildi. Gençler, dünyada ve özellikle Ortadoğu’da, ortaçağ karanlığını temsil eden gerici ISID çetelerinin farklı inanç ve kimliklere özelde Kürt halkına ve onların Rojava’daki kazanımlarına dönük genclik 3yoğunlaştırdıkları katliamlarının, emperyalist sömürü gerçekliğinden bağımsız olmadığına değindiler. Sonrasında, ‘Nasıl bir dünyada yaşıyoruz’ sorusu bağlamında, içerisinde yaşadığımız emperyalist kapitalist dünya egemenliğinin hayatlarımız üzerinde bütün örgütlü araçlarıyla oluşturduğu hegemonyaya, halklar üzerinde uyguladığı sömürü ve savaş politikalarının mahiyetine ve gerisindeki sebepler üzerine verimli tartışmalar yürütüldü. Yapılan tartışmalarda genel olarak dünya üzerindeki gençlerin, kadınların, farklı etnik kimlik, inanç ve cinsel kimliklere sahip dünya ezilen halklarının var olan sistemden memnun olmayıp, bunu değiştirme dinamiklerinin güçlü bir şekilde açığa çıktığı fikrinde ortaklaşıldı.

Ancak, mevcut sisteme karşı ezilen her toplumsal kesimin kendi özgül dinamikleri üzerinden açığa çıkan bu rahatsızlık ve itirazların var olan sistemi nasıl bir yöntemle yıkıp, alternatif sosyalist toplumun nasıl inşa edileceği konusunun meselenin esas yönünü teşkil ettiği ifade edildi. Bu değişim mücadelesinde özellikle gençliğe düşen görevlerinin ve sınırlarının ne oldugu soruları üzerinde duruldu. Bulunduğumuz Avrupa coğrafyasında gençlik mücadelesinin yükseltilmesi için, anti-faşist, anti-emperyalist ve anti-kapitalist nitelikli eylem birliği pratiklerinin gençliğin dinamik gücünü ve mucadelesini büyütecegine dikkat çekildi.

geclik 2Yeni Demokrat Gençlik’in İsvicre komitesi ve Alevi Gencliği aktivistlerinin de katılarak tartışmalarda canlı bir sekilde yer aldığı etkinlikte ayrıca, “ Hay Dersim“ etkinliği sebebiyle İsviçre’de bulunan Mazgirt ve Ovacık belediye başkanları Tekin Türkel ve Fatih Maçoğlu da ziyaret ederek, gençlerin yeni bir dünayaya dair taşıdıkları umutları daima diri tutmalarını temenni ettiklerini, mücadelelerinde başarılar dilediklerini ifade ettiler.

Etkinlikte, şengal ve kobane halkıyla dayanışmak üzere toplanan bagışlar, ADHK merkezli yapılan “Emperyalizm ve gericilik yenilecek, Kobanê’de, Rojava’da direnen halklar kazanacak“ kampanyası kapsamına dahil edildi.

adhk tarafından

Duisburg Demokratik Güçbirliği Platformu; “Ortadoğu’daki Güncel gelişmeler ve IŞİD” konulu paneli DGB Haus’da gerçekleştirdi.

Eylül 29, 2014 de ANASAYFA adhk tarafından

duDuisburg (29-09-2014) Alman Sol Parti Federal Milletvekili ve Meclis Grubu İçişleri Politikası Sözcüsü Ulla Jelpke, Ağustos ayında bölgeye yaptığı geziden izlenimlerini, Almanya Ezidi Dernekleri Federasyonu Başkanı, Eski Sol Parti NRW Eyalet Milletvekili Ali Atalan ve Junge Welt gazetesi yazarı Karin Leukefeld ise bölgeye ilişkin görüşlerini dile getirerek katliamlara karşı sessiz kalınmaması istendi.

IŞİD’in, Suriye ve Irak’ta ele geçirdiği topraklarda Sunni Müslüman olmayanları zorla Müslüman yapma ve olmayanları katletme politikası, o topraklarda yaşayan kadim halklara ve inançlara yönelik toplu katliama dönüşmektedir. Yüzyıllardır o topraklarda yaşayan, Kürtler, Aleviler, Ermeniler, Asuriler, Araplar, Türkmenler, Hristiyanlar katledilerek, adeta o topraklar kan gölüne çevrilmektedir denildi… Kitlesel katılımın olduğu panel, tartışmalarla son buldu.

adhk tarafından

Emperyalizm ve gericilik yenilecek, Kobanê’de, Rojava’da direnen halklar kazanacak!

Eylül 29, 2014 de ANASAYFA adhk tarafından

adhk-logo-yeni-300x300ADHK (29-09-2014) Kapitalist-emperyalist sistemin her türlü baskı ve zulmünü yaşayan tüm ezilenler, hor görülenler, kimlikleri kabul edilmeyenler, cinsiyetlerinden ve cinsel yönelimlerinden dolayı farklı bir baskı ve zulme uğrayanlar, insanın insanca yaşamasını yüreğinden isteyen her insan, yönümüzü, Kürdistan topraklarındaki Şengal, Rojava ve Kobane’ye çevirmeliyiz!

Başta ABD ve Avrupa emperyalist devletleri olmak üzere; bölge faşist diktatörlükleri (özellikle Türkiye, Suudi Arabistan ve Katar) tarafından organize edilen, eğitilen, silahlandırılan ve barındırılan IŞİD (ya da İslam Devleti), bir süredir bu topraklarda efendilerinin kendisine buyurduğu emirleri, kölelik ruhu ile ve vahşice yerine getirmektedir. Kürt halkı başta olmak üzere, kendisinden olmayan her insanı katletme, topraklarından sürme, kadınlara ve çocuklara tecavüz etme, cinsel taciz ve işkenceler yaparak inançlarından zorla vazgeçmelerini sağlama ve daha nice vahşi uygulamalarla soykırım gerçekleştirmektedir.

Suriye’de Esad yönetimine karşı organize edildiği iddia edilen bu örgüt, neden Kürdistan’a yönlendirildi? Kuşkusuz hem zengin petrol yatakları var ve hem de daha da önemlisi Rojava’da gerçekleşen Kürt ulusal devrimi ve kendi kendini yöneten halk meclisleri, kadınların yönetime eşit şekilde katıldığı, her kültürden insanın kendi kendini ifade edebildiği bir sistem kuruluyor. Bu sistemin burada gelişip-güçlenmesine, ayakta kalmasına, gerek emperyalistler ve gerekse bölge faşist rejimleri rıza göstermezler, ve bunu ortadan kaldırmak için IŞİD çetelerini bu devrimin gerçekleştirildiği Rojava ve Kobane’ye saldırtıyorlar. IŞİD’e karşı oluşturulduğu ileri sürülen NATO ve bazı bölge devletlerinden oluşan koalisyonun esas hedefi, bu çete örgütü kontrol altına alarak bölgedeki düzenleme için kullanmaktır. Kendilerinin insiyatifi dışında kalan direniş hareketlerini –ki özellikle PKK liderliğindeki Kürt ulusal hareketini- tasfiye etmek bu planın önemli yanını teşkil etmektedir. Bu görmezlikten gelinemez ve buna sessiz kalınamaz.

Şengal’de gerçekleştirilen katliam ve yüzbinlerce insanın yerlerinden sürülmesinin bir benzeri de Kobane’de gerçekleştirilmek ve Rojava devrimi boğulmak isteniyor. Orta-Doğu’ya verilmek istenen dizaynın önüne, Rojava gibi bir alternatıfin çıkması, emperyalistleri ve bölgedeki uşaklarını ciddi şekilde rahatsız etmektedir.

Dolayısıyla; Rojava, Şengal ve şu anda güncel olan Kobane direnişi, aynı zamanda Orta-Doğu halklarını savunma direnişidir ve bu nedenle de, sahiplenilmesi, yaşatılması ve yaygınlaştırılması, halkların zaferine dönüştürülmesi gereken bir direniştir.

Kobane’de IŞİD çetelerine karşı sürdürülen direniş, ezilenlerin ezenlere karşı başkaldırı simgesidir. Ve bu direniş, halkların yüreğinde zaferi kazanmıştır bile. Şimdi, yüreğindeki bu zaferi pratikleştirmenin zamanıdır!

Biz ADHK olarak; Rojava ve Kobane direnişini selamlıyor, direnişin sahiplenilmesi ve güçlendirilmesi, Şengal ve Kobane’den göçettirilen insanların ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla; bir kampanya başlatıyoruz. Tüm halkları, bu kampanyayı sahiplenmeye ve katkı sunmaya çağırıyoruz!

Umudumuz, emperyalistlerin kirli silahlarında değil, halkların devrimci dayanışmasındadır!

-YAŞASIN ROJAVA VE KOBANE DİRENİŞİ!

-DİRENEN HALKLAR KAZANACAK, EMPERYALİZM VE UŞAKLARI YENİLECEKTİR!

ADHK (AVRUPA DEMOKRATİK HAKLAR KONFEDERASYONU)

Eylül 2014

adhk tarafından

Almanya NRW’de kitlesel Kobanê ile dayanışma eylemleri

Eylül 28, 2014 de ANASAYFA adhk tarafından

1Almanya / NRW (28-09-2014) Emperyalist/Kapitalist gerici dünyanın güdümündeki barbar İşid çetelerinin Kobanêye dönük pervasız saldırıları devam etmektedir Türk Hakim sınıflarının tam destegi ile tüm gücüyle adeta Kobaniyi kuşatmaya alan barbar işid çetelerine karşı Mazlum Kürt ulusunun ve onun asgeri güçleri olan YPG ve HPG’nin kahramanca mücadelesi ağır bedeller ödenerek devam etmektedir.

Avrupada da başta kürt demokratik kurumları olmak üzere,devrimci ve ilerici güçlerin Kobani direnişini sahiplenme ve barbar saldırganlığı teşhir etmek işin örgütledigi eylemler hız kesmeden devam etmektedir.26 Eylül tarihinde Kobanideki saldırıların artması ve çatışmların dahada şidetlenmesi üzerine NAW-DEM (Almanya Demokratik Kürt Toplum Merkezi)’ acil eylem çağrısı üzerine Almanyanın bir çok merkezinde saat 19.00 da eşzamanlı eylemler gerçekleştirildi.Bu eylemlerden biride Köln de yapıldı. Naw-Dem’in çağrısı ile saat 19.00 da Dom ününde toplanan yüzlerce kişi İşid terörünü protesto ederken Kobanideki direnişi selamladı.Yapılan konuşmalar ve atılan sloganlarla dayanışmayı ve mücadeleyi dahada yükletme çağrısı yapıldı. Eyleme ADHK, ATİK ve AGİF de kendi flamaları ile katıldılar. Eylemden sonra Dom önünde çadır açılarak kitle sabaha kadar eyleme devam etti. Çadır eylemi hala devam emektedir.

İkinci eylem ise Düseldorf ta gerçekleştirildi.Yine NAW-DEM’in çağrısı ile birarya gelen binlerce kişi yapılan yürüyüş ve miting ile Kobanideki direnişi selamladı.Başta Kürt kurumları olmak üzere ,Türkiye-Kuzey Kürdistanlı devrimci güçler ve çeşitli anti faşist alman gruplarıda yürüyüşe kitlesel katılım sağladılar.Yürüyüşe ADHK, ATİK, AGİF, Y.Dünya, Bir-Kar, kendi pankart ve flamaları ile katıldılar.Atılan öfkeli sloganlarla Kobanideki direniş sahiplenilirken İşid çeteleri ve Türk devleti protesto edildi.Yürüyüşün ardından yapılan miting konuşmaların ardından olaysız sona erdi.

Üçüncü eylem ise içinde ADGH ve Alman devrimci gençliginin de olduğu Havaalanı işgal eylemi oldu. Düseldorf havaalanını işgal eden yaklaşık 100 genç açtıkları pankartlar ve dözizlerle İşid terörünü teşhir ettiler.Yapılan açıklamalarda Kobanideki direnişle dayanışma çağrıları yapıldı.Oldukca coşkulu geçen havaalanı işgal eylemi atılan sloganların ardından sona erdi.

23

adhk tarafından

Paris’te binler IŞİD faşizmine karşı büyük bir öfke olup aktı

Eylül 28, 2014 de ANASAYFA adhk tarafından

parisParis (28-09-2014) IŞİD’in faşist çeteleri, ağır silahlar eşliğinde kuşatma altına aldığı Kobanê kantonu merkezine 700 metre yaklaşarak, düşürme konumuna gecince, başta yurtsever güçler ve onların dostları devrimci-demokrat güçler, Paris’te bulunan Kürt yurtsever kurumuna giderek, dayanışma insiyatifine girdiler.

Dün akşam Fransız parlamentosu önünde toplanıp, gecenin ilerleyen saatlerine kadar, oturma eylemi yapan, yurtsever hareket ve devrimci dostları, bugün (Cumartesi) Paris’in ünlü Republik meydanında toplanarak, yaklaşık iki saat süren bir yürüyüş ile Chatles meydanına doğru harekete geçti.

Oldukça çoşkulu ve kalabalık geçen yürüyüşte, yurtsever hareket Abdullah Öcalan’ın resimleri, PKK pankratları ve ulusal renkleriyle yer aldı.

Yürüyüşte MKP, MLKP, TKİP, TKP/ML, Direniş Hareketi, TİKB de yer aldı. ADHK bayarkalarınında açıldığı yürüyüş boyunca, “Yaşasın Kobanê Direnişi, Yaşasın PYD, Yaşasın Enternasyonal Dayanışma, Şehid Namırın” şeklinde sloganlar atıldı.

Yürüyüş Chatle meydanında IŞİD çetelerini kınayıp, lanetleyen ve PYD öncülügündeki haklı direniş tarafından yenileceğini ifade eden konuşmaların ardından sonlandırıldı.

adhk tarafından

Liege’de Kobanê Direnişi ile Dayanışma Yürüyüşü

Eylül 28, 2014 de ANASAYFA adhk tarafından

leigAvrupa’da yaşayan Kürdistanlılar ve Dostları günlerdir Kobanê için ayakta Belçika’nın Liege kentinde kadınlar öncülüğünde düzenlenen yürüyüşte yüzlerce kişi ”Yaşasın Kobanê Direnişi” diye haykırdı

Liege-Belçika (28-09-2014) Belçika’nın Liege kentinde KCD-E’nin çağrısı üzerine yüzlerce  Kürdistanlı, Kürt Toplum Kültür Merkezi önünde saat 14’te yürüyüşe geçti. Yüzlerce kişinin katıldığı yürüyüşte “insanlık nerede”. Kürtlere karşı soykırım yapılıyor” “Kobanê yardım istiyor” sloganlarının yazıldığı pankartlar taşındı ve sıksık  Kobanê direnişini ve halkını destekleyen, yanlız olmadıklarını ifade eden sloganlar atıldı ,zılgıtlar çekildi.

Şehrin en işlek caddesi olan Catedral’e devam eden yürüyüş boyunca eylemcilerin  coşkusu ve Faşist katil DAİŞ çetesine öfkesi arttı. “Terörist DAİŞ” sloganı sık sık atıldı.

Place Saint Paul meydanında yapılan basın açıklamasında PYD ve KTM adına birer konuşma yapıldı.Yapılan konuşmalarda; Kobanê halkının gözü ve kulağı bizde. Biz Avrupa’da yaşayan Kürdistanlılar ve dostları olarak onların sesi olacağız ve çekilen acıları, katliamları halklara duyuracağız. Enternasyonal dayanışmayı sağlayacağız. Bu nedenle yapılan eylemleri büyüterek ve genişleterek devam edeceğiz” diyerek Brüksel’de yapılacak oturma ve açlık grevi eylemlerine katılım çağrısı yapıldı.

Konuşmalardan sonra kitle Place Saint Paul meydanında oturma eylemi yaptı ve faşist DAİŞ çetelerinin Kobanê’ye saldırısını sloganlarla protesto etti.

Eyleme Liege Alevi Derneği üyeleri, Süryaniler, Keldaniler ve Dostları da destek verdi.