adhk tarafından

Kuzey Kürdistanlılar yapay sınırları kaldırmak için Suruç’a akıyor

Eylül 24, 2014 de ANASAYFA adhk tarafından

surucHABER MERKEZİ (24-09-2014) Kuzey Kürdistan ve Türkiye’nin onlarca kentinden yola çıkan Kürtler ve dostları yapay sınırları ortadan kaldırmak, DAİŞ çetelerinin Türkiye sınırlarını kullanarak Rojava’daki saldırılarının önüne geçmek için Kobanê sınırına akıyor

Kobanê direnişini sahiplenmek amacıyla Suruç-Kobanê sınırında başlatılan eylem 8. Gününe girerken, nöbet eylemi bugün 160 km’lik sınır hattının tümüne yayılacak.

Başta Amed, Van gibi kentler olmak üzere çok sayıda kentten onlarca otobüs Suruç’a doğru yola çıktı. Suruç’a ulaşan binlerce kişi ise, araçlarla sınır hattına doğru harekete geçti.

AMED’DEN OTOBÜSLER KALKTI

Kobanê’de yaşanan saldırılar ve sınır bölgesinde halka yönelik asker ve polisin saldırıları sonrasında birçok il ve ilçeden olduğu gibi Amed’den de bugün onlarca otobüs hareket etti. DBP İl Binası önüne getirilen otobüslere binen halk, Kobanê halkına destek olmak ve sınır hattında etten duvar örmek için Suruç ilçesine hareket etti.

Halk, parti binası önüne getirilen otobüslerle Suruç’a hareket ederken, STK temsilci ve yöneticileri ile yüzlerce kişi ise özel araçları ile destek için Suruç’a hareket etti.

Hareket etmeden görüştüğümüz halk, Kobanê halkının yalnız olmadığını tüm dünyaya haykırmak için sınıra doğru gittiklerini söylediler. Suruç’ta asker ve polisin saldırılarını protesto ettiklerini belirten halk, bugün sınır bölgesine onbinlerce kişinin etten duvar örerek, Türkiye’den IŞİD’e yardım gitmesine engel olacaklarını ve sınırı aşacaklarını ifade ettiler.

Türkiye ve Kürdistan genelinde bugün bir günlük iş bırakma eylemine başlayan Eğitim Sen’in Diyarbakır Şube üyeleri de grev gününde IŞİD çetelerine karşı direniş halinde olan Kobanê halkına destek vermek üzere Suruç’a gitme kararı alarak, bu sabah erken saatlerde yola çıktı

ŞIRNAK VE MARDİN

DBP’nin çağrısı üzerine Şırnak’ta yüzlerce kişi kent merkezinden Kobanê sınırına gitti. DBP il binası önünde toplanarak Suruç ilçesine doğru yola çıktı.

Mardin’in Derik ilçesinde de çok sayıda kişi sınıra doğru hareket ederken, ilçe esnafı ise kepenk kapattı.

ERCİŞ’TE BİNLERCE KİŞİ YÜRÜDÜ

DBP, HDP Van il ve ilçe örgütleri, IŞİD’in Kobanê saldırısı ve AKP’nin sınırda halka yönelik saldırılarını kınamak için Urfa’nın Suruç ilçesine hareket etti. Suruç’a kitlesel gidiş ise akşam 21.00 sularında düzenlenen yürüyüş ardından olacak.

Van’ın Erciş ilçesinde ise, DBP öncülüğünde toplanan ve aralarında sivil toplum kuruluşu temsilcilerinin de bulunduğu bini aşkın kişi, IŞİD çetelerinin Kobanê’ye saldırısını ve AKP Hükümeti’nin tavrını protesto etmek için Tugay Yolu’nda bulunan AKP ilçe binasına yürüdü.

TUTSAKLARDAN YARDIM KAMPANYASI

Sincan F Tipi Cezaevi’nde tutulan, TKP/ML, MLKP ve MKP davası tutsakları, Şengal halkıyla dayanışmak için bin TL ve giyecek yardımında bulundu.

Rize L Tipi Cezaevi’nde tutulan 60 kadar siyasi tutsak ise, Şengal ve Rojava için 10 koli yardım malzemesi toplayarak ilgili kurumlara iletti. Afyon E Tipi Cezaevi’nde tutulan siyasi tutsaklar da, bin 500 TL para yardımında bulundu.

BULANIK

Muş’un Bulanık ilçesinde çok sayıda kişi sınıra doğru hareket etti. DBP ilçe binasında bir araya gelen yurttaşlar Kobanê direnişiyle bütünleşme amacıyla sınır hattında tutulacak olan nöbete katılmak için Urfa’nın Suruç ilçesine doğru araçlarla hareke geçti.

ANF

adhk tarafından

MKP/HKO gerillası Tugay Akdemir sonsuzluğa uğurlandı

Eylül 24, 2014 de ANASAYFA adhk tarafından

Tugay Akdemirin cenazesi mansetOvacık’ta silahının kazayla ateş alması sonucu şehit düşen MKP/HKO gerillası dün kitlesel bir katılımla “Gerillalar ölmez yaşasın Sosyalist Halk Savaşı” sloganlarıyla Hozat’ın Pakire Köyü’nde sonsuzluğa uğurlandı

DERSİM (24-09-2014)- Ovacık kırsalında silahının kazayla ateş alması sonucu şehit düşen MKP/HKO gerillası Tugay Akdemir’in cenazesi 21 Eylül sabahı Malatya Adli Tıp Kurumu’na gönderildikten sonra öğleden sonra Hozat’a getirildi. Hozat’ta tadilatta olan Cemevinin yerine açılan geçici cemevine getirilen cenaze MKP/HKO bayrağına sarılarak “Gerillalar ölmez yaşasın Sosyalist Halk Savaşı”, “Şehit namırın”, “Anaların öfkesi katilleri boğacak”, “Tugay yoldaş ölümsüzdür”, “Derman yoldaş ölümsüzdür” sloganlarıyla karşılandı. Burada düzenlenen törenin ardından Tugay’ın cenazesi halkın omuzunda “Tugay yoldaş ölümsüzdür” Yeni Demokrasi Aileleri Birliği imzalı pankart arkasında Hozat’taki evinin önüne getirildi. Burada düzenlenen kitlesel törende, dünya devrim ve komünizm şehitleri adına saygı duruşunda bulunuldu.

Ardından cenaze konvoy eşliğinde Pakire Köyü’ne götürüldü. Tugay Akdemir (Derman)’in cenazesi Pakire’de MKP/HKO gerillaları Besime Doğan, Zeynel Aslan ve Alaaddin Ataş’ın yanına defnedildi. Tören sırasında kitle sık sık “Şehit namırın” , “Derman yoldaş ölümsüzdür” , “Gerillalar ölmez yaşasın Sosyalist Halk Savaşı” sloganlarını atarken Yeni Demokrasi Aileleri Birliği adına bir açıklama yapıldı.

‘Devrimci zor ve şiddetten bir an dahi vazgeçmeden Sosyalist Halk Savaşı’na yüklenelim’

Yapılan açıklamada bugüne gelişin her safhasında şehitlerin önemli emekleri bulunduğu, şehitlerin alın teri ve kanlarıyla yoğurdukları tarihi birikimin ve mirasın yapı ustaları olduğu kaydedildi. Komünizm yürüyüşünde şehitlerin ideallerini her bakımdan yaşamsal kılmak için, öncelikle devrimci zor ve şiddetten bir an dahi vazgeçmeden Sosyalist Halk Savaşı’na yüklenmenin zorunluluğuna değinilen açıklamada Tugay Akdemir’in şehit düşmesiyle ilgili şu ifadelere yer verildi: ”İşte bugün değerli yoldaşımız Tugay Akdemir kavgadaki adıyla Derman yoldaşımızı elim bir kaza sonucu toprağa vermenin derin üzüntüsü ve büyük bir öfkesini yaşıyoruz. Yoldaşımız 20 Eylül Cumartesi günü saat 13.30 civarında yağmurdan korunmak için girdiği çadırın içerisinden dışarı çıkarken, elinde bulunan silahın ateş alması sonucu kafasına aldığı kurşunla şehit düşmüştür. Evet, yoldaşımızı bir kaza sonucu toprağa veriyoruz.

Tugay yoldaşımız; halkına, devrimci dostlarına ve yoldaşlarına karşı nasıl ki engin bir sınıf sevgisiyle doluyken, yine aynı bilinçle sınıf düşmanlarına karşı engin bir sınıf kinine sahipti. Yakaladığı bu bilinç berraklığı ve kavrayışla, amaç ve araç, esas ve tali, ilke ve taktik arasındaki ilişkileri tereddütsüzce uygulayandı.

Tugay yoldaşımız; komünizm yürüyüşümüzde ayak bağı olan her türden burjuva değer yargılarına acımasızca meydan okuyandır. Salt bu gerici değer yargılarına meydan okumakla kalmamış, bilakis mücadelemizin kızıllığına zarar verebilecek her türden burjuva ideolojisine karşı da yerinde ve zamanında kavga bayrağını en yükseklerde dalgalandırmıştır.

Tugay yoldaşımız; işkence hanelerde “ser ver sır vermeme” geleneğini ete kemiğe büründürerek düşmanı kendi inlerinde rezil rüsva edip yenilgiyi yaşatan bütünün değerli bir parçasıdır.

Tugay yoldaşımız; faşist Türk ordusunu onca teknik güç üstünlüğüne karşın, girdikleri muharebede son kurşununa kadar savaşıp ve kurşunu bittiğinde ise silahını paramparça ederek düşmanın beynine birer kızıl kurşun gibi saplanıp toprağa tohum olanların bayrak koşucusudur.

Tugay yoldaşımız; çeşitli alanlarda yürütülen mücadelede kırılmalar yaşayan yoldaşlarına ve dostlarına el uzatarak onları hata ve zaaflarından arındırmak için uğraş vererek yeniden ayakları üzerine dikenlerdir. “Yılgınlık yok direniş, mücadele ve zafer var’’ diyerek düşmanın üzerine yürüyerek ölümü yenenlerdir.

Tugay yoldaşımız; halka zarar veren azılı halk düşmanlarını cezalandırmak için, hiçbir tereddütte düşmeden hayatlarını ortaya koyarak kendilerini siper edip halkımızın adalet anlayışını pratikleştirenlerdir.”

‘Gerillalar ölmez yaşasın Sosyalist Halk Savaşı’

Yere düşen şehitlerin intikamını almak için büyük bir sınıf kiniyle kavgaya atılmanın zorunluluğuna değinilen açıklama, “Gün; Türkiye-Kuzey Kürdistan halklarıyla birleşip bütünleşerek Sosyalist Halk Savaşı’na hizmet etme günüdür. Halk kitlelerinin kendiliğinden gelişen ekonomik, demokratik ve sosyal bütün talepleri uğruna verilen mücadeleyi sosyalist iktidara taşıyacak isyanı olan Sosyalist Halk Savaşı’na dönüştürelim. Tarihten gelip yeni tarihler yazarak ilerleyen şehitlerimizle birlikte; Tugay yoldaşımızın değerli anısı önünde saygıyla eğilirken naaşı önünde ant içiyoruz; Biz kazanacağız, Halk kazanacak, Halk Savaşı kazanacak! Tugay Akdemir yoldaş ölümsüzdür! Şehid namırın! Yaşasın Sosyalist Halk Savaşı! Gerillalar ölmez yaşasın Sosyalist Halk Savaşı” ifadeleriyle sonlandırıldı.

Cenaze törenine BDP, ESP, Partizan, Halk Cephesi gibi devrimci, demokratik, yurtsever kurumlar da katıldı.

http://www.halkingunlugu.org/

adhk tarafından

Avrupa’dan DKÖ Temsilcileri Kobanê’ye Hareket etti

Eylül 23, 2014 de ANASAYFA adhk tarafından

zehntausende-kurdische-syrer-fliehen-ueber-die-grenze-in-die-tuerkeiAvrupa (23-09-2014) IŞİD’in Kürdistan-Kobanê bölgesine yaptığı saldırılara ve Türk Devleti’nin desteğine dikkat çekmek için Avrupa’da çeşitli kurumlar tarafından bir heyet oluşturularak Kuzey Kürdistan üzerinden Kobane’ye doğru harekete geçildi. Heyet bu akşam 18:30’da Amed Havaalanında BDP’liler tarafından karşılandı. ADHK, ATİF, DİDF, FEDA, Ezidiler Birliği ve Süryani Halkı temsilcilerinden oluşan heyet 24 Eylül Çarşamba günü Kobanê sınırına doğru hareket edecek.

adhk tarafından

Kürt halkı 160 km’lik alanda nöbete başladı

Eylül 23, 2014 de ANASAYFA adhk tarafından

Nobet eylemi geniletildiKobanê direnişine sahip çıkmak için Urfa Suruç’ta başlatılan “sınır” eylemi 5 gününde devam ediyor Faşist Türk devletinin sınırdan IŞİD çetelerini geçirdiği haberlerinin basına yansıması üzerine halk nöbet eylemini genişleterek 160 km boyunca sınırı tutmak için araziye dağıldı

HABER MERKEZİ (23-09-2014)- IŞİD’e desteği kamuoyunda iyice teşhir olan faşist Türk devletinin sınırdan çeteleri geçirdiği haberlerinin basına yansımasının ardından, Urfa Suruç’ta nöbet eylemine devam eden halk, eylemlerini genişletme kararı aldı.

Faşist T. C. Ordusuna mensup askerlerin baskısına karşın bölgeyi terk etmeyen kitle, eylemlerini Etmanik Köyü’ndeki direniş çadırından Dewşan Köyü’ne taşıdı.

Nöbet eylemi çete üyelerinin geçişini engellemek için genişletildi

Eylemciler, faşist Türk devletinin sınırdan tren, otobüs ve araçlarla çete üyelerini Rojava’ya geçirdiği haberlerinin basına yansımasının ardından, 160 km boyunca nöbet tutma kararı aldı ve sınır hattındaki araziye dağıldı. Nöbet eylemi bundan sonra 160 km’lik Urfa-Kobane hattının tamamında sürdürülecek.

ANF’nin yaptığı habere göre, Kürdistan Halk İnisiyatifi’nin bugün aldığı kararın ardından, binlerce kişi sınır hattına dağılmaya başladı. DBP de yarın tüm il ve ilçe örgütlerinin sınırda olacağını açıklamıştı. Yarından itibaren her bir kentten gelecek kitlenin çeşitli noktalarda nöbete başlaması bekleniyor.

http://www.halkingunlugu.org/

adhk tarafından

29’u fedai eylemde olmak üzere 84 çete öldürüldü

Eylül 23, 2014 de ANASAYFA adhk tarafından

ypg 1HABER MERKEZİ (23-09-2014) Kobanê’de dün yaşanan çatışmalarla ilgili bilgi veren YPG, güney cephesindeki fedai eylemde 29 çete üyesi olmak üzere her üç cephede toplam 84 çetenin öldürüldüğünü duyurdu Açıklamaya göre, fedai eylem yapan 5 savaşçı yaşamını yitirdi Güney cephesindeki bir çatışma ardından 2 savaşçıyla irtibat kesildi.

YPG Basın Merkezi, Kobanê’ye dönük DAİŞ saldırısı ve YPG direnişinin 8. Günündeki gelişmelerle ilgili yazılı bir açıklama ile kamuoyunu bilgilendirdi.

YPG güçlerinin tüm alanlarda yaşanan şiddetli çatışmalarla çetelerin her üç cephede ilerlemesine engel olduğunun vurgulandığı açıklamada, “halkımız ve güçlerimizin omuz omuza yürüttüğü görkemli direnişle Kobanê’nin doğu, batı ve güney cephelerinden tüm gücüyle saldıran çetelere ağır darbeler vurulmaktadır” denildi.

Dün gece çetelerin Kobanê’nin doğusunda bulunan tüm alanlarda saldırıya geçtiğini ancak saldırının YPG güçlerinin cevabıyla karşılaştığını aktaran YPG Basın Merkezi şu bilgileri verdi:

DOĞU CEPHESİNDEKİ ÇATIŞMALARIN SONUÇLARI

“Kobanê’nin doğusunda bulunan tüm alanlardan dün gece saldırıya geçen çete güçlerine güçlerimiz sert karşılık vermiştir. Saldırı güçlerinin hepsi güçlerimiz tarafından pusuya düşürülerek çetelere ağır darbeler vurulmuştur. Bu pusularda tespit edilebilen 11 çete öldürülmüştür.

Güçlerimiz doğu cephesinde bulunan Ayn Betê köyü çevresinde konumlanan çetelere ait iki ayrı noktaya eş zamanlı bir saldırı gerçekleştirmiştir. Etkili bir şekilde vurulan hedeflerde tespit edilebilen 13 çete üyesi öldürülmüştür.”

FEDAİ EYLEMLE ÇETELERE DARBE

Açıklamada dün saldırıların en yoğun yaşandığı alanın kantonun güney cephesi olduğu da belirtilerek, çatışmalar ve sonuçları da duyuruldu. Gewrî köyündeki “fedai eylem”le ilgili de bilgi veren YPG, burada 29 çete üyesinin öldürüldüğünü açıkladı.

Açıklamada şunlar belirtildi:

“Dün saldırıların en yoğun yaşandığı güney cephesinde de güçlerimiz kahramanca bir direniş sergileyerek çetelere güçlü darbeler vurmuştur.

Güney cephesinde ilerlemek çetelere yönelik Gewrî köyü yakınlarında fedai bir eylem gerçekleştirilmiştir. 5 yoldaşımızdan oluşan bir fedai timimiz toplu halde bulunan çetelerin içine dalarak burada uzun bir süre çatışmış ve çetelere ağır darbe vurmuştur. Bu eylemde tespit edilebilen 29 çete üyesi öldürülmüştür. Eylem sonucunda 5 fedai yoldaşımız şehadete ulaşmıştır.

GÜNEY CEPHESİNDEKİ DİĞER ÇATIŞMALAR

Aynı cephede yer alan Ziravik ve Bêrxbatan köylerinde de çete saldırılarına karşı güçlerimiz eylemlerle yanıt vermiştir. Eylemler ardından alanda çatışmalar da yaşanmıştır. Eylemde ve yaşanan çatışmalarda tespit edilebilen 23 çete üyesi öldürülmüştür.

Sistik köyünde de güçlerimiz bir eylem gerçekleştirmiştir. Eylemde tespit edilebilen 8 çete öldürülmüştür.

Yine güney cephesinde bulunan Şêx Çoban köyünde toplu halde bulunan çetelere yönelik bir eylem gerçekleştirilmiştir. Eylemde onlarca çete öldürülmüş, fakat net sayıya ulaşılamamıştır. Bu eylem ardından 2 yoldaşımızla bağlantımız kopmuştur.”

BATI CEPHESİNDE ÇATIŞMALAR DEVAM EDİYOR

Açıklamaya göre, Kobanê’nin batı cephesinde de dün gündüz ve gece boyunca çatışmalar sürdü. YPG, tüm alanlarda çetelere etkili darbeler vurulduğunu, onlarca çete üyesinin öldürüldüğünü bildirdi

ANF

adhk tarafından

HKO’dan Tugay Akdemir’e ilişkin açıklama

Eylül 23, 2014 de ANASAYFA adhk tarafından

DCIM100MEDIAMaoist Komünist Partisi (MKP) Halk Kurtuluş Ordusu (HKO) Dersim Bölge Karargâh Komutanlığı, 20 Eylül 2014’de silahının kazayla ateş alması sonucu şehit düşen Tugay Akdemir’in hayatını kaybetmesine ilişkin “Devrimci kitlelere ve değerli ailemize” başlığını taşıyan elimize e-mail yoluyla ulaşan bir açıklama yayınladı. Bu açıklamayı okurlarımızla paylaşıyoruz

HABER MERKEZİ (23-09-2014)- “Faşist Türk devletinin varlığı, halkımızın her türden sömürü cenderesinde yok olması demektir. İşçiler, köylüler, kadınlar, gençler, ezilen ulus ve milliyetler, ezilen inançların, cinslerin yaşamlarını cendereye çeviren bizzat emperyalist kapitalist sistem ve onun Türkiye Kuzey Kürdistan ayağındaki faşist Türk devleti gerçeğidir.

Bu gerçekle mücadele ederek halklarımızın özgürlük bayrağını taşımayı insani onur ve evrensel görev edinmiş olan Derman ( Tugay Akdemir) 05.09.1993 Diyarbakır/ Ergani nüfusuna kayıtlı Halk Kurtuluş Ordusu’nun yiğit genç gerillası, silahının kazayla ateşlenmesi sonucunda 20.09. 2014 saat 13.30 sularında yapılan müdahalelere karşın şehit düşmüştür.

Devrimci savaş süreci içerisinde gerek dünya çapında gerek ülkemizde, gerek başka devrimci komünist hareketlerde, gerekse partimiz saflarında bu tipten kayıplar yaşanmıştır, yaşanabilir.

Doğayla mücadele etmek zorunda kalan gerilla bazen zemheri kışın koşullarında donma biçiminde kayıplar, şehitler vermiştir. Bazen de kopan çığların altında en yiğit yoldaşlarımızı yitirdik. Yine çeşitli askeri kazalar bomba yapımında ve silah emniyetlerinin açık kalmasından dolayı yaralanan ve şehit düşen devrimciler tarihin sayfalarında yazılıdır.

Düşmanla yaşanan çatışmaların dışında savaşın içerisinde bir kayıp verme şekli de bu düzlemde gerçekleşmektedir. Devrimci savaşı ve dağları mesken eylemiş gerilla, bu durumların hepsiyle iç içe yaşamaktadır. Bu, savaş gerçeğinin bir parçasıdır. Dolayısıyla gerilla gerçekliğinin de parçalarından biridir.

Aslolan gerçek, şehit düşme biçimi değildir, faşizme karşı silah elde savaşma gerçeği ve duruşudur. Bu bir insanın doğal ölümünden yani hayatını kaybetmesinden temelden farklıdır. Çünkü amaçları uğruna bir konumlanışın getirmiş olduğu şartların içinde gerçekleşen bir yaşamı kaybetme gerçeğidir.

Faşizm hüküm sürmezse, kapitalist dünyanın işleyişi ve ilişkileri insanlığı, ezilenleri köleler haline getirmezse dağlar ve silahların yaratmış olduğu acı kayıplar ve kazalar da olmayacaktır. Bu kazaların geniş anlamda nesnel zemini, bu dünyaya yön veren emperyalist kapitalist ilişkilerdir. Böyle bir dünya olmazsa 21.yüzyılda dağların derinliklerinde, mağaraların kuytuluklarında insanlar neden mücadele etsin, neden en zor şartları göğüslemek zorunda kalsın? Gerilla bu dünyanın değiştirilmesi ve insanlığın kurtuluşu için en olunmaz ve göze alınması zor şeyleri kabul ederek mücadele etmektedir.

Kazanın gelişim biçimi şu şekilde olmuştur:

Yağmurlu bir günde açılmış olan yağmurluğunun ( çadır) altından çıkarken Derman yoldaş, silahı sağ elinde iken namlusu şakak ve kulak üstündeki bölgeye denk bir vaziyettedir. Silahının emniyetinin açık olduğunu fark etmeyen veya kontrol etmeyi unutan yoldaş, yağmurluktan yarı çıkmış vaziyette iken, büyük ihtimalle ya elinin tetiğe gitmesi sonucunda ya da etrafında bulunan küçük dalların tetiğe takılması sonucu ateşlenen silahından, kafatasının sağ üst tarafından aldığı kurşunlar sonucu şehit düşmüştür. Kendisine ilk müdahaleye karşın kurtarılamamıştır. Yoldaşın silahının kontrol edildiğinde emniyetin oldukça gevşek olduğu için çadırın altında çanta vb. eşyalara takılarak açılma olasılığı güçlüdür. Emniyet seride olup ateşlenen mermi sayısı 4 adettir. Kaç merminin yoldaşa isabet ettiği, kafasının yaralanmasından anlaşılmamıştır. Bazı mermilerin boş olarak ağaçları delip geçtiği incelemede tespit edilmiştir. Dolayısıyla kaybın biçimi maalesef bu şekilde gerçekleşmiştir. İhmalden, tedbirsizlikten kaynaklı bu tür durumları azaltmak için dikkati yoğunlaştırarak, temkinli davranarak asgariye indirebiliriz. Derslerin bedeller üzerinden oluştuğuna dair yaşanan bu acı kayıp da bir örnek oluşturmuştur. Yoldaşın şehit düşme şekli bu biçimde gerçekleşmiştir.

Gerek düşmanla girilen çatışmalar, gerekse doğayla yaşanan mücadeleden sonra gerçekleşen kayıplar, gerekse askeri kazalarda yaşanan can kayıplarının niteliği farksızdır. Hepsi komünizm uğruna ezilenlerin özgürlüğü uğruna verilen mücadelenin bedelleri, şehitleri ve kayıplarıdır.

Derman (Tugay Akdemir) yoldaşı toprağın bağrına verdik. Milyonlarca demokrasi devrim ve komünizm savaşçılarının yanına uğurladık. Milyonlarca devrim ve komünizm savaşçılarının fikirleri nasıl fikirlerimiz olarak yaşayıp mücadele ediyorsa, silahları nasıl elimizdeki silah ise umut ve düşleri nasıl yaratmak istediğimiz dünya ve toplumsa, Derman yoldaş da bunlara eklenen yeni bir halka, yeni bir görev, yeni bir bedel, yeni bir intikam yeminimizdir. Derman’ı anmanın düşmana yönelmek olduğunu biz biliyoruz. Ve şehitlere bağlılık ancak böyle gerçekleşir.

Derman yoldaş özgeçmişinde dünya ve Türkiye Kuzey Kürdistan gerçekliğini açıklamada nitel bir çığır olarak gördüğü partimizin 3. Kongresinin gerillası olduğunu ifade etmektedir. 3. Kongremiz bu ilk şehidinin umutlarını, düşlerini ve fikirlerini kitleleri örgütlemeye ve düşmana yağdırılacak kurşuna dökecektir.

And olsun ki, her tür zorluk ve kıskaca karşın, bu insanlığın kurtuluş yolunu can vere vere, tohumun suyu ola ola açacağız, geliştireceğiz.

Tüm halkımızın bu bilinçle yoldaşa ve devrime karşı sorumluluğunu yerine getirmesi gerekiyor. Tüm halkımızın bundan önce olduğu gibi şimdi ve gelecekte de devrim ve komünizm şehitlerini her zamankinden daha güçlü sahiplenmesi gerekmektedir.

Dünyanın ezilen halklarının ve onun öncülerinin, halkımızın, ailemizin ve partimizin başı sağ olsun.

Rahat uyu, güler yüzlü genç gerilla. Senin amaçlarını geliştirmek gerçekleştirmek bizim evrensel insan aklımızın bir sorumluluğudur. Sen rahat uyu genç gerilla, düşmanla büyük çarpışmaların militanlığını ve umudunu yoldaşların devraldı. Ve hiç kuşkusuz ki hayata geçireceğiz.

Derman yoldaş ölümsüzdür!

Gerilalar ölümsüzdür!

Maoist Komünist Partisi

Halk Kurtuluş Ordusu Dersim Bölge Karargâh Komutanlığı”

http://www.halkingunlugu.org/

adhk tarafından

Derman Yoldaş mücadelemizde yaşayacak!

Eylül 23, 2014 de ANASAYFA adhk tarafından

Tugay Akdemir1Yeni Demokrasi Aileleri Birliği (YDAB) Dersim’in Ovacık İlçesinde yaşanan kaza sonucunda şehit düşen MKP/HKO gerillası Tugay Akdemir için Gazi Mahallesi’nde yürüyüş gerçekleştirdi

İSTANBUL (22-09-2014)- 20 Eylül Cumartesi günü saat 13.30 civarında yağmurdan korunmak için girdiği çadırın içerisinden dışarı çıkarken, elinde bulunan silahın ateş alması sonucu kafasına aldığı kurşunla şehit düşen halk savaşçısı Tugay Akdemir bugün saat 20.00’de YDAB bünyesinde Gazi Mahallesi’nde yapılan bir yürüyüşle anıldı. Eski Karakol durağından başlayan yürüyüşte “Tugay Akdemir Ölümsüzdür. Yeni Demokrasi Aileleri Birliği” imzasının bulunduğu pankart taşındı. Yapılan yürüyüşte “Tugay Akdemir ölümsüzdür”, “Bedel ödedik, bedel ödeteceğiz”, “Gerillalar ölmez, yaşasın sosyalist halk savaşı”, “Yaşasın devrimci dayanışma” sloganları atıldı. Kitlesel yapılan yürüyüşte Tugay Akdemir’in fotoğrafının bulunduğu dövizlerin yanı sıra meşaleler taşındı.

Halk savaşçısı Tugay Akdemir ve tüm devrim ve sosyalizm şehitleri adına durulan 1 dakikalık saygı duruşunun ardından Gazi Cemevi önünde basın açıklaması gerçekleştirildi. YDAB adına okunan basın açıklamasında şu ifadelere yer verildi: “Sınıfsız, sömürüsüz bir dünya yaratma uğruna can bedeli mücadelenin kızıl mevzilerinde emperyalizm ve kapitalizmi parçalamanın adıdır toprağa düşenlerimiz. Karanlığı parçalamak, güzel günler yaratmak uğruna ömürlerini feda edenlerden biriydi Tugay Akdemir(Derman) yoldaş. Yaşamı boyunca emek ve sermaye arasındaki çelişkinin yarattığı eşitsizliği, adaletsizliği ve modern köleliği görerek yönünü dağların doruklarına çevirip hayatını halkların kurtuluşu, özgürlük, devrim, sosyalizm ve komünizm davasına adamıştı.”

Mücadeleyi yükseltme ve devrimin kızıl bayrağını dalgalandırma çağrısı yapan YDAB sözlerine şu şekilde devam etti: “Ve sözümüzdür Derman’a, bıraktığın kızıl sancağı biz devralıp bize gösterdiğin yolun takipçisi olacağız ta ki yeryüzü ezilenlerin zaferine tanıklık edinceye, sınıfsız, sömürüsüz bir toplum, yeni bir dünya yaratılana kadar.”

Halk Cephesi, ESP, Partizan, Mücadele Birliği, BDP ve SYKP’nin destekçi olarak katıldığı yürüyüş sloganlarla sona erdi.

http://www.halkingunlugu.org/

adhk tarafından

Tekin Türkel; Mazgirt büyük bir değişim ve dönüşüme uğradı

Eylül 22, 2014 de ANASAYFA adhk tarafından

tekin türkelDersim / Mazgirt (22-09-2014) Mazgirt Belediye Başkanı Tekin Türkel, ilçenin eskiden atıl bir durumda olduğunu fakat kendisi döneminde büyük bir değişim ve dönüşüm geçirdiğini söyledi Basının çalışmalarını haberleştirmediğine sitem eden Türkel, ilçede köylü pazarı ve açtığı parkları buna örnek gösterdi. Hüseyin Cevahir adını ilk kez kendilerinin bir parka verdiğini belirten Türkel, ilçenin su sorununun da çözüldüğünü söyledi.

Tunceli EMEK- Mazgirt ziyareti sırasında konuştuğumuz Belediye Başkanı Tekin Türkel, ilçenin kendisi döneminde büyük bir değişim ve dönüşüme uğradığını söyledi. Türkel, bu durumun basına yansımamasından şikayet etti ve şöyle konuştu: “Mazgirt çok büyük bir değişim ve dönüşüme uğradı. Sol- sosyalistlerin düşüncesinde olan halka da hitap eden değişimler oldu fakat burjuva basın bu durumla ilgilenmedi. Bize kendimizi anlatma fırsatı verdiği için Tunceli EMEK Gazetesine teşekkür ediyorum.”

Kendisi seçilmeden önce ilçenin atıl durumda olduğunu, ancak kendisinin görev yaptığı sürede çok fazla çalışma yapıldığını belirten Mazgirt Belediye Başkanı, bu hizmetleri ise; “Özgürlük ve demokrasi parkı, Ahmet Arif Gençlik Parkı ve hemen yanı başında da köylü pazarı açtık. Türkiye’de ilk defa burada Hüseyin Cevahir ismi bir parka verildi. Köylüyü de üretime teşvik edecek alanlar yaptık. Köylü Pazarı oluşturduk. ” şeklinde açıkladı.

“MAZGİRTLİ İŞ ADAMLARI İLÇEYE KATKI SUNMUYOR”

Mazgirtli iş adamlarının ilçeye katkı sunmadığından şikayet eden Belediye Başkanı Tekin Türkel,

“Buralı iş adamları ilçeye katkı sunmuyor. Bu coğrafya için emek harcanmıyor. Genellikle proje üzerine çalışıyoruz. Cemevi açtık. Prefabrik evler yaptırılıyordu ancak vatandaşların arazileri olmadığı için iptal edilecekti. Biz belediye olarak bu durumu engelledik. Araziyi biz tahsis ettik. Üniversitenin işletme bölümü açıldı. Yani ilçe yavaş yavaş kendine geliyor. Akyünlü Köprüsü yapılırsa buranın kaderi biraz daha değişir. İş adamları destek olursa ilçe kalkınır. Bir süre sonra yurt dışına gideceğim. Orada çeşitli organizasyonlarda toplanacak paralarla bazı projelerimizi gerçekleştirmek istiyoruz. Bize İller Bankasından gelen para personel maaşına dahi yetmiyor. Keşke benimde Pertek Belediyesi kadar gelirim olsaydı. Tüm çalışmaları kendi çabalarımızla gerçekleştiriyoruz. Belediyenin hiç gelir kaynağı yok. Bu dönem seçime girmeyecektim. Ancak halkın yoğun ısrarı oldu. Sol-sosyalist-devrimci güç bileşenleriyle halkın da katıldığı bir yönetim anlayışı içerisinde çalışıyoruz.”

“İLÇENİN SU SORUNU ÇÖZÜME KAVUŞTU”

Türkel; “Su depolarının hepsini yeniledik ve kaçakları engelledik. Yeni su çıkardık ve ilçenin su sorununu çözdük. Keşke diğer ilçelerdeki belediyeler kadar gelirimiz olsaydı. Benim yıllık gelirim başka yerlerin aylık gelirine denk geliyor. ” diye konuştu.

http://www.tunceliemek.com.tr

adhk tarafından

MKP’den Kobani’ye ilişkin açıklama

Eylül 22, 2014 de ANASAYFA adhk tarafından

MKP gerillasMaoist Komünist Partisi (MKP) Merkez Komitesi- Enfermasyon Bürosu, “Kobani’deki gerici kuşatmayı lanetliyor, Kürtlerin kahramanca direnişini selamlıyoruz! Çare emperyalist müdahaleler değil, devrimci direniş ve mücadeledir” başlığını taşıyan açıklamasını okurlarımızla paylaşıyoruz

HABER MERKEZİ (22-09-2014)- “Bölgede aktüel bir tehdit unsuru ve bir heyula haline gelen IŞİD gerçeğini doğru okumak, ona karşı kararlı bir mücadele yürütmek için elzemdir. Her tür ve nitelikten gericilik, özünde aynıdır. Gerici zümrenin yekunu son tahlilde idealizmden beslenir ve bilimsel dünya görüşüne olduğu gibi, insanlığın aydınlık geleceğine, halklara ve devrime düşmandır. IŞİD gericiliğinin resmettiği tam da budur. IŞİD evrensel çerçevedeki gericiliğin bir parçası ve onun özgün bir biçimidir.

IŞİD, emperyalist barbarlık ile onun uzantısı bilumum gericiliğin gerçekleştirdiği katliam ve kıyımları daha ilkel yöntemlerle gerçekleştiren koyu gerici- Sünni İslam dincisi bir bileşen veya yapılanmadır.

IŞİD, emperyalist gericiliğin saldırganlık politikalarıyla Irak ve Suriye’de yarattığı kaotik durum ve alternatif ya da muhalif nitelikte her hangi bir gücün kolayca kullanabileceği önemli bir kitle tabanının oluşması gibi sonuçlardan istifade edip bu zemini basamak edinerek örgütlenip güç olma avantajını yakaladı. Ve gerçekleştirdiği vahşi katliamlardan birinci dereceden sorumluyken, IŞİD’i dönemsel çıkarları bağlamında var eden ve saldırganlık politikalarıyla ona örgütlenip güç olma zemini yaratan emperyalist gericilik de bu katliam ve vahşetten en az IŞİD kadar suçlu ve sorumludur. IŞİD’e karşı savaş açarak kurtarıcı pozisyonuna soyunan emperyalist gericilik halk kitlelerinde yanılsamalar yaratarak sempati toplamak ve bölgeye daha köklü ve ‘’meşru’’ zeminde yerleşmek imtiyazlarını koruma peşindedir. Emperyalist güçlerin kendi aralarındaki dalaşta yaratılan bu manipülasyon ve kanlı oyunlar da önemli bir faktördür. IŞİD ve bu gerçekliğin yol açtığı mevcut durum emperyalist senaryolardan bağımsız olmamakla birlikte, bölgede ‘’çözüme’’ kavuşturamadıkları dalaşta avantaj elde edip buradaki hegemonyalarını sağlamlaştırmaya dönük stratejilerinin hayata geçirilmesinin fırsatını sunmaktadır…

Bu gerçekler ışığında emperyalist gericilik, onun bir bileşeni olarak IŞİD gericiliği ve somutta IŞİD’i destekleyerek kullanan faşist AKP iktidarı olmak üzere, bu denklemdeki tüm gericiliğe karşı olmak tek doğru tavır ve sınıf tutumudur. Sadece IŞİD’i görüp arkasındaki senaryoları ve güçleri atlamak doğru mücadele tutumunda kırılmaya vesile olur, olmaktadır da.

Aynı biçimde, IŞİD’in bölgedeki ulus ve azınlıklara, çeşitli inanç kesimlerine yönelik uyguladığı vahşi terör, barbarlık ve katliamları kararlı sınıf tavrımızla lanetliyor, saldırı ve katliamlara maruz kalan Kürt ulusu, Ezidi mezhebi ve diğer ulus ve azınlıkların yanında olduğumuzu, daha da önemlisi pratik görev ve sorumluluklar taşıdığımızı, bu anlamda direniş ve mücadelelerini desteklediğimizi ilan ediyoruz. Tıpkı, dünyanın her bir köşesindeki emperyalist saldırganlığın kanlı tahakkümü altında bulunan ezilen mazlum ulus ve azınlıkların ve emekçi halk kitlelerinin yanında olup desteklediğimiz gibi, IŞİD’in barbar saldırı ve katliamlarına maruz kalan ulus ve azınlıklar ile emekçi halk kitlelerini enternasyonalist duygu ve proleter devrimci tavrımıza uygun olarak destekliyoruz!

Kan ve katliama doymak bilmeyen IŞİD barbarlığı yeni ve kapsamlı bir saldırıyla Kobani’yi kuşatma hareketine girişmiş bulunmaktadır. Elbette Kobani’de Kürt ulusal kitleleri barbar katliam- saldırı kuşatmasına karşı kahramanca direnişler sergilemektedir. Bu direnişi devrimci komünist içtenliğimizle destekliyor, selamlıyoruz.

Başta kendimiz olmak üzere, tüm devrimci güçlere bizzat direniş ve savaşta yer alma biçiminden, her türlü dayanışma ve desteğe kadar Kobani direnişi ve mücadelesini topyekun sahiplenerek büyütme çağrısında bulunmayı devrimci sorumluluk ve tavrımızın gereği olarak ifade ediyoruz.

Kobani ile en ileri düzeyde dayanışma tavrımız, anti- emperyalist, anti- faşist ve anti- gericilikte ifade bulan niteliğimizle bu üçlünün uluslar arası özelliği ve bizlerin de evrensel sınıf niteliğimizde anlam bulurken, proletarya enternasyonalizmini benimsememiz ve ezilenlerin ortak düşmana karşı ortak mücadele etmesinin gerekliliği gibi unsurların yanı sıra, Irak ve Suriye devlet sınırları içinde cereyan eden Kürt ulusuna dönük katliamların doğrudan coğrafyamızdaki Kürt ulusunu da içine almış olma gerçekliğinde ifade bulmaktadır. Dahası, her bir parçadaki Kürt ulusu aynı kaderi paylaşmakta ve somutta da Kürt ulusu gerici- barbar saldırıya uğrayıp katliamlara maruz kalmaktadır.

Gericiliğe karşı son derece meşru ve ilerici bir direniş sergilemektedir Kürt ulusu. Bu durumda bizler ne gerici saldırı ve katliamlara ne de ilerici ve devrimci direnişlere karşı kayıtsız kalamayız. Her coğrafyada yaşanan benzer durum karşısında tavrımız aynıdır. Ne var ki, katliamların gerçekleştirildiği Kürdistan coğrafyasının sınır vb somut durumları itibariyle buraya daha somut desteklerde bulunmayı da gündeme getirmektedir.

IŞİD gericiliğinin saldırı ve katliamlarına karşı çare emperyalist müdahaleler ve emperyalist barbarlar liderliğinde uluslar arası gerici devletlerin koalisyonu konseptiyle planladığı gerici saldırı değildir. Çare devrimci direniş ve mücadelelerdir, bu nitelikteki direnişlerin geliştirilmesidir.

AKP İktidarı Teşhir Edilmelidir!

AKP iktidarının IŞİD’e tırlarla silah ve para taşıdığı, otellerde ağırladığı, yaralılarını tedavi ettiği ve her türlü desteği sunduğu tüm çıplaklığıyla bilinmektedir. Bu durum uluslar arası basında bile gündem yapılarak tartışılmaktadır.

Bugün IŞİD ile siyasi pazarlığın yapıldığı, takas pazarlığı yapılıp takasların gerçekleştirildiği bizzat cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından kabul edilerek açıklanmaktadır. Ki bu gerçeklik bile AKP iktidarının IŞİD ile ilişkisini, IŞİD’i çeşitli biçimlerde desteklediğini kanıtlar durumdadır.

AKP iktidarı daha önce danışıklı dövüş ya da gizli planlamalar temelinde ve uyarılara rağmen konsolosluğu boşaltmayarak rehin alınma olayını belli bir amaç- plan dahilinde sağladığı, yapılan açıklamalardan anlaşılmıştı. Bugün rehinelerin kurtarılması bir şey değiştirmez. Bilakis rehinelerin bırakılması doğrudan bir şeylere işarettir.

Yabancı basın mensuplarının kafaları kesilirken, Türk rehineler hiçbir şey olmadan 101 gün sonra ve güvenlikli biçimde teslim edilmeleri gerçekleştirildi. Bu durum elbette izaha muhtaçtır ve çok da olağan bir IŞİD tavrı değildir. Ancak Erdoğan’ın açıklamasıyla netlik kazandı ki, karşılıklı takas yapılmıştır. Bu durum AKP ile IŞİD arasındaki gizli ilişkiyi reddedilemez nitelikte somutlamaktadır.

IŞİD ile AKP arasındaki münasebet, AKP’nin IŞİD’i desteklemesi, eğitim kampları, silah ve para yardımında bulunması ve son olarak rehinelerin bırakılmasında yapılan pazarlıklar vb kadar geniş ve alenidir. Öyle ki, AKP iktidarı IŞİD’e saldırı yapılması için gerçekleştirilen uluslar arası koalisyona, ABD’ye rağmen bile girmemektedir. Bütün emareler ve gelişmeler AKP ile IŞİD’in gizli dostluğu ve ilişkilerini işaret etmektedir. Evet AKP iktidarı önderliğindeki Türk devleti, IŞİD’e karşı aleyhte bir harekete katılmamakta ama IŞİD lehine her şeyi yapmaktadır. Aslında bunun da arka planında AKP iktidarının IŞİD’i Kürtlere, özellikle Rojava Kürtlerine karşı savaştırmak yatmaktadır.

Kahrolsun emperyalizm, faşizm ve her türden gericilik!

Yaşasın kürt ulusunun haklı ve meşru direniş mücadelesi!

Yaşasın proletarya enternasyonalizmi!”

http://www.halkingunlugu.org/

adhk tarafından

MKP-HKO gerillası Akdemir’in cenazesi Malatya’ya gönderildi

Eylül 22, 2014 de ANASAYFA adhk tarafından

Tugay Akdemir3Dersim Ovacık kırsalında kaza sonucu hayatını kaybeden MKP-HKO gerillası Tugay Akdemir’in cenazesi, ailesi ve yoldaşları tarafından alınmasının ardından bugün Malatya Adli Tıp Kurumu’na gönderildi

DERSİM (22-09-2014)- Ovacık kırsalında kaza sonucu hayatını kaybeden MKP-HKO gerillası Tugay Akdemir’in cenazesi, ailesi ve yoldaşları tarafından alındı.

Tugay Akdemir (Derman)’in Hozat’tan Ovacık’a giden ailesi, cenazeyi almak için dün akşam saatlerinde araç konvoyu oluşturarak cenazenin olduğu mevkiye hareket etti.

20 Eylül Cumartesi günü saat 13.30 civarında yağmurdan korunmak için girdiği çadırın içerisinden dışarı çıkarken, elinde bulunan silahın ateş alması sonucu kafasına aldığı kurşunla sonsuzluğa gözlerini yuman halk savaşçısı Tugay Akdemir’in cenazesi, gerillalar tarafından düzenlenen törenle ailesine teslim edildi.

Ovacık halkının yoğun katılımıyla kızıl bayrağa sarıldı

Alınan cenaze kızıl bayraklı tabuta yerleştirildikten sonra, Ovacık Devlet Hastanesi’ne götürüldü. Hastaneden Ovacık halkının da yoğun katılımıyla omuzlarda taşınan kızıl bayrağa sarılı Akdemir’in cenazesi, “Yaşasın partimiz Maoist Komünist Partisi” , “Devrim şehitleri ölümsüzdür” sloganlarıyla hastane morguna taşındı.

Morgda aile fertlerinin teşhisinin ardından işlemleri tamamlanan Akdemir’in cenazesi, otopsisi yapılmak üzere bugün Malatya’ya gönderildi.

Ölümsüzleşen halk savaşçısı Tugay Akdemir’in cenazesi Malatya’dan getirilmesinin ardından, Dersim’e bağlı Hozat ilçesine götürülerek sonsuzluğa uğurlanacak.

http://www.halkingunlugu.org/