adhk tarafından

AKP ve HDP ortak açıklama yaptı

Şubat 28, 2015 de ANASAYFA adhk tarafından

akp ve hdp ortak aciklamaAKP iktidarı ve HDP “Çözüm sürecine” dair ortak bir açıklama yaptılar

HABER MERKEZİ (28-02-2015) – AKP iktidarı ve HDP ortak bir açıklama gerçekleştirdi İmralı heyetinde bulunan Sırrı Süreyya Önder ve Yalçın Akdoğan açıklamalarda bulundular. Sırrı Süreyya Önder yaptığı açıklama da, Öcalan’ın PKK’yi bahar ayında olağanüstü toplanarak silah bırakma konusunda karar vermeye devam ettiğini söyledi.

Sırrı Süreyya Önder şu ifadeleri kullandı: “Zaman zaman aksamalar ve kırılmalarla yürütülen diyalog süreci resmi, ciddi ve sorumlu bir aşamaya gelmiştir. Bu tarihi bir niyet beyanıdır. Barışa her zamankinden daha yakınız. Aksamalar ve kırılmalarla yürütülen diyalog süreç ciddi bir aşamaya gelmiş durumdadır. Öcalan’ın temel belirlemesi şudur: 30 yıldır çatışma sürecinin kalıcı bir barışa götürürken, demokratik barışa ulaşmak temel hedefimizdir. Silahsızlanma konumunda stratejik ve tarihi kararı vermek için PKK’yi bahar ayında olağanüstü toplamaya davet ediyor. Bu tarihi bir niyet beyanıdır. Beklenen tarihi gelişmelerin hayata geçirilmesi için çatışmasızlık sürecinin elzem olmasından başka çözüm yoktur”

Yalçın Akdoğan ise, “Çözüm sürecinde önemli bir aşamaya geldik” ifadesini kullandı.

http://www.halkingunlugu.net/

adhk tarafından

Okmeydanı halkı “İç Güvenlik” istemiyor!

Şubat 28, 2015 de ANASAYFA adhk tarafından

okmeydani ic guvenlik yuruyusu mansetAralarında Demokratik Haklar Federasyonu (DHF) üyelerinin bulunduğu Okmeydanı halkı “İç Güvenlik Yasası”na karşı yürüyüş gerçekleştirdi

İSTANBUL (28-02-2015)- Aralarında Demokratik Haklar Federasyonu (DHF) ile devrimci-demokratik kurumların çağrısıyla Okmeydanı Sağlık Ocağı önünde “İç güvenlik Paketi Faşizm’dir Yasalarını tanımıyoruz” pankartını açan Okmeydanı Halkı, önce Okmeydanı sokaklarında ardından da Mithatpaşa Caddesi’ne girişine yürüdü.

Yürüyüş sırasında megafondan çekilen ajitasyonda, Diyarbakır işkencehanelerinde katledilen komünist önder İbrahim Kaypakkaya’nın, Kızıldere’de “Biz buraya dönmeye değil, ölmeye geldik” diyen devrimci önder Mahir Çayan’ın ve darağacı karşısında dik duran Deniz Gezmiş’in ardılları olduklarını ve hiçbir baskı aygıtının üzerlerinde etki yaratmayacağını söyledi.

“İç Güvenlik Yasası” geri çekilsin

Yürüyüşün ardından yapılan basın açıklamasında, devrimciler başta olmak üzere ezilen Kürt ulusu, Aleviler ve azınlıklara dönük katliamları sokak ortasında açık bir şekilde yapılacağı belirtilerek şu ifadelere yer verildi: “Her fırsatta faili mechul cinayetlerini bitirdiğini iddia eden ve bunun üzerinden demokrasi havariliğine soyunan faşist AKP görünen o ki bu yasayla beraber faili mechülleri bitirecek artık infazlar sokak ortasında insan kaçırmaları aleni biçimde yapılacak failleride faşist AKP’nin faşist polisleri de olacak. Akabinde ise göstermelik mahkemelerde yargılanma tiyatrosu sergilenmeyecek, her şey sözde hukuka uygun bir biçimde yapılacak. Polise getirilen sınırsız yetkilerle,polis istediği zaman istediği eve girecek,istediği kişiyi gözaltına alıp dilediğince gözaltında tutabilecek.Şunu çok net bir biçimde haykırıyoruz ki ;katliam yasalarınızın,infazlarınızın,hukuksuzca tutuklamalarınızın, meşru demokratik mücadelemiz ve direnişimiz karşısında hiçbir hükmü yoktur.”

Yürüyüş sırasında “Önderimiz İbrahim Kaypakkaya” , “Biji berxwedana Kobanê” , “Okmeydanı faşizme mezar olacak” , “İç Güvenlik Yasası geri çekilsin” , “Kurtuluş yok tek başına ya hep beraber ya hiç birimiz” sloganlarını attı.

http://www.halkingunlugu.net/

okmeydani ic guvenlik yuruyusu 1okmeydani ic guvenlik yuruyusu 2

adhk tarafından

Sınıf Teorisi Dergisi Ermeni Soykırımı sempozyumlarına çağırıyor!

Şubat 27, 2015 de ANASAYFA adhk tarafından

genel cagri copySınıf Teorisi Dergisi Ermeni Soykırımının 100 yılında Avrupa’nın 4 farklı şehrinde sempozyumlar düzenleyecek

HABER MERKEZİ (27-02-2015) – “Tarihin iki zıt kutbu bağlamında Ermeni Soykırımı ve Kuruluş!” başlığını taşıyan sempozyuma çağrı yapan Sınıf Teorisi Dergisi, çağrısında; “Dünya genelinde olduğu gibi Anadolu ve Mezepotomya’nın kadim toplulukları da çoraklaştırılarak tüm tarihsellikleriyle etkisini bugünlere taşımıştır. Emperyalist dünya sistemi özgülünde sömürücü ve zulümkar egemenlerin hükümranlıkları tüm vahşetiyle günümüzde de sürmektedir.

24 Nisan 1915’den 2015’e uzanarak 100. yılına giren Ermeni Soykırımı ve etkileri, tarihsel ve toplumsal, ekonomik ve siyasal olarak nesnel gerçekliklerden asla bağımsız değildir ve bugünde tüm tarihsel kökleri ve canlılığıyla güncelliğini korumaktadır.

24 Nisan 1972 güneşiyle doğup 2015’e uzanarak doğru ve bilimsel temelde tarihsel köklerine de kavuşarak Komünizmin nitel çıkış bayrağını dalgalandıran Maoist Komünist hareketimiz de bir meşale olarak yol göstermeye devam ediyor.

Tüm tarihsel süreçleri ideolojik, politik, örgütsel ve askeri, ekonomik alt yapı ve tüm üst yapı kurumlarıyla doğru ve bilimsel olarak doğru yanlış temelinde bütünlüklü sentezlere ulaşarak an’a, güne cevap olabilirken ancak geleceğin de daha sağlam ve köklü temelleriyle ön koşullarını yaratabiliriz.

Bu bilinçle tarihin iki zıt kutbu bağlamında Ermeni Soykırımı ve Kuruluş adıyla değerlendirme ve tartışma amacıyla düzenlediğimiz sempozyumlara bütün halkımızı ve devrimci dostlarımızı katılıma çağırıyoruz” dedi.

Düzenlenecek olan sempozyumların programları ise şu şekilde;

VİYANA : 11 Nisan Cumartesi, Demokratik Haklar Derneği (Stollgasse. 1a 1070 Viyana, Saat: 15.00)

Katılımcılar: Hovsep Hayreni(Araştırmacı-Yazar),

Garo Champion (Avusturya Ermeni Komtesi Başkanı),

Sınıf Teorisi Temsilcisi

STUTTGART : 12 Nisan Pazar, Yüz Çiçek Açsın Kültür Merkezi (Willhelmstr. 45/1 71638 Ludwingsburg, Saat: 13.00 )

Katılımcılar: Hovsep Hayreni (Araştırmacı-Yazar)

Murat Çakır (Araştırmacı-Yazar )

Sınıf Teorisi Temsilcisi

FRANKFURT: 18 Nisan Cumartesi, Saalbau Schönhof ( Rödelheimerstr. 38 60487 Frankfurt, Saat: 16.00)

Katılımcılar: Dr. Meline Anumyan (Tarihçi)

Ragıp Zarakolu (Araştırmacı-Yazar)

Muzaffer Oruçoğlu (Yazar- Şair- Ressam)

Sınıf Teorisi Temsilcisi

BASEL: 19 Nisan Pazar, Restaurant drei könige ( Kleinhuningeranlage 39 4057 Basel, Saat: 13.00)

Katılımcılar: Dr. Meline Anumyan (Tarihçi)

Ragıp Zarakolu (Araştırmacı-Yazar)

Muzaffer Oruçoğlu (Yazar- Şair- Ressam)

Sınıf Teorisi Temsilcisi

adhk tarafından

DKH’den Çukurova Bölge Kadın mitingine çağrı

Şubat 26, 2015 de ANASAYFA adhk tarafından

DKH amblemMersin Demokratik Kadın Hareketi tüm kadınları Çukurova Bölge Kadın mitingine çağırıyor!

MERSİN (26-02-2015) – Mersin Demokratik Kadın Hareketi (DKH) olarak; Mersin Kadın Platformunun örgütleyicisi olduğu, Özgecan Aslan şahsında ”kadın katliamlarına karşı yasta değil isyandayız” şiarıyla gerçekleştirilecek olan Çukurova Bölge Kadın mitingine bütün üye ve taraftarlarımızı DKH kortejinde sistem-erk zihniyeti tarafından katledilen, şidetin her türlüsüne maruz bırakılan, tacize-tecavüze uğrayan, ötekileştirilen kadınların sesi olmaya çağırıyoruz.

-Tarih: 1 Mart Pazar

-Yer: Forum AVM Havuz Başı

-Saat 11.00

-Miting Alanı: Tevfik Sırrı Gür Stadı yanı

adhk tarafından

MKP/PHG İlhami Yıldırım eylemine ilişkin açıklama yaptı

Şubat 26, 2015 de ANASAYFA adhk tarafından

phgMaoist Komünist Partisi (MKP)’nin şehirlerdeki askeri kanadı olan Partizan Halk Güçleri (PHG) İlhami Yıldırım’a yönelik yapılan askeri eylemle ilgili açıklamada bulundu

PHG (26-02-2015) PHG açıklaması şöyle:

“Çeşitli milleyetlerden emekçi halkımıza;

10 Şubat 2015 tarihinde İstanbul Çekmeköy’de MKP-PHG militanlarınca AKP bürokratlarından İlhami Yıldırım’a saldırı eylemi düzenlenmiştir. Eyleme müdahale etmek için öne atılan koruma görevlisi etkisiz hale getirilmiş, hedef alınan İlhami Yıldırım bu seferlik kurtulmuştur.

İlhami Yıldırım Gezi İsyanı sürecinde AKP’nin suçlarına ortak olmuş binlerce bürokrattan biridir. Kamoyu onu attığı twitlerden iyi tanır. Emperyalizme ruhunu satmış taşra tüccarlarının partisi AKP’nin yapı taşları böylesi kişiliklerden mamüldür. Gezi İsyanı ve 17 Aralık Operasyonları AKP’nin tabandan tabandan tavana komple bir ahlaksızlık hareketi olduğunu alenen tescillemiştir.

Bugün,

– Alevi çocuklarına zorla sunni eğitimi veren din öğretmeni de,

– Toprağı suyu doğası için direnen insalara saldıran zabıtası da,

– Sırf Kürt olduğu için hastasını tedavi etmeyen doktoru da,

– Kadın ve LGBTİ cinayetlerine kılıf uyduran algı mühendislerine de,

– Metal, maden işçilerini iktidara verdikleri rüşvetlerle ve ortaklıklarla ölüme açlığa mahkum eden aptronlar da,

– “Sık ulan, sık” diyerek bekçi köpeği misali halkın üzerine saldıran polis de,

AKP kadar suçludur. Hepsi meşru hedeflerimizidir.

Kimse “Onlar emir kulu” vb. gerekçelerle bu zülme sessiz kalmamızı beklemesin. Zulüm duvarları, hücre hücre, halkın içinde halka karşı durmakta sakınca görmeyen bu faşist bireylerce örülmektedir. Bu faşist duvarı yıkmanın yegane yoluda her alanda siyasal islam maskesini takmış Neo-AKP’ye karşı topyekün direniş ve mücadele ile mümkündür. Yüksek güvenlik saraylarda yaşayıp, koruma orduları ile dolaşan tiranı besleyen kılcal damarlar tam olarak bunlardır. İmparatorun kalbine mızrak saplayamıyorsan, o kalbin besleyen damalarları kesersin.

Başkanlık Sistemi, Güvenlik Yasa tasarısı vb. yönelimler AKP’nin varolan karanlığının daha da derinleştirmesi ve mevcut krizine soluk borusu açma girişiminden başka bir şey değildir. Ona bu fırsatı vermeyelim. Faşizm hayatın her alanına AKP tarafından enjekte edilirken direnişte salt sembolleşmiş kişilere yönelik dönemsel yapılan askeri eylemlere indirgenemez. Türkiye Devrimci Hareketi’nin genel durumu rejimin merkezi kadrolarını imha etmekten bugün için uzaktır. Bizler karamsarlık ve realistlik arasındaki farkın ayırdında olan bilimsel sosyalistleriz. Başta örgütlü birimlerimiz olmak üzere etki ettiğimiz tüm güçleri topyekün silahlı bir direnişe göre konumlanmaya dost güçleri ittifaklara davet ediyoruz.

Bizler için ajitatif, propagandacı devrimcilik dönemi kapanmıştır. Yazılama, afişleme vb. eylem tarzları solun emekleme dönemine hastır ve aşılması zorunludur. Tüm birimlerimize açık talimatımız düşman unsurlarını imha perspektifi ile hareket etmeleridir. Getirisi olmayan ve gereksiz yere deşifrasyona yol açan eylem tarzları terk edilmelidir. Faşist devlet güçlerinin yaşam alanlarının daraltılması ve devrimin nesnel bir olgu olarak halkın gündemine sokulmasının biricik yolu budur. Demokratik yasal kurumlarla içiçe “illegal devrimcilik” iddiası sadece kendini kandırmaktır. Bu tür pozcu kişiler saflarda mahkum edilmelidir. Herkes yolunu seçip onun gereklerine uygun hareket etmelidir. Bizler imkansuz nedir bilmeyen Maoistleriz. Hiçbir şeyimiz yoksa yüreğimizi çıkarır düşmana atarız. Özgürlük tünellerini tırnağımızla kazırız. Kaypakkaya yoldaşın bize daimi talimatı ‘Bu yola feda ise başınız susmasın silahlarınız’dır.

Maoistler iki çizgi mücadelesinin mahir ustalarıdır. İçimizdeki tali sorunlar asla ayrı durma gerekçesi olamaz. Yoldaşlarımızın yol arkadaşlarına dönüşmesi bizi sadece üzer. Dünün yoldaşlarına bugünün yol arkadaşlarına da MLM paydasında, zora dayalı silahlı mücadele ve Kaypakkaya güzergahında birleşelim diyoruz.

Önümüzde 4 aylı süreçte Yurtsever Hareketin seçim hassasiyetlerini anlayışla karşılıyor. AKP’ye mağdur edebiyatı yaptıracak argümanlar vermeme babında bu dönemi hazırlık süreci olarak ele alacağımızı bildiriyoruz. PHG’de örgütlü örgütlü tüm birimlerde bu doğrultuda hareket etmelidir. Doğrudan saldırı olmadığı sürece rejim güçlerine karşı savunma pozisyonunda olacağız.

Artık patatesleri yediği için çocuk döven hamburger zincirinin bakan çocuğu ortaklarını da, AKP’nin önünü açmak için TSK’ya yapılan algı operasyonlarının baş mimarıTarafı finance eden MESS patronlarını da, Berkin’in, Ethem’in, Medeni’nin kendini bulunmaz sanan katillerini de biliyor izliyor unutmuyoruz. MKP halkın belleğidir. Bu bir kan davası değil sınıf kinidir. Bu bir intikam değil hesaplaşmadır.

Yaşasın devrim ve sosyalizm

Yaşasın direniş

Yaşasın MKP

Yaşasın PHG

Yaşasın HKO”

http://www.halkingunlugu.net

adhk tarafından

Türbe inşaatı görünsün ama Öcalan görünmesin !

Şubat 25, 2015 de ANASAYFA adhk tarafından

askerden gazetecilere ocalan hassasiyetiTC askeri AKP iktidarının isteği doğrultusunda Süleyman Şah Türbesi’nin yeni yerinde “Öcalan hassasiyeti” güderek, halktan gerçekleri gizlemek istiyor

HABER MERKEZİ (25-02-2015) – Türkiye / Kuzey Kürdistan sınırına 253 metre uzaklıktaki Suriye’nin Eşme Köyü’ndeki 10 dönümlük arazide yeni Süleyman Şah Türbesi inşa ediliyor. Yeni türbenin yeri ise YPG/YPJ güçlerinin kontrolü altında olan bir bölgede. T.C. Süleyman Şah Türbesi’ni Rojava’da inşa ediyor ancak AKP iktidarı Öcalan’dan rahatsız olmalı ki, gazetecilerin görüntü almasını ancak Öcalan bayraklarının görülmeyeceği yerden izin verdi.

Süleyman Şah Türbesi için yapılan operasyonda da YPG/YPJ güçleri aktif olarak katıldığını açıklamasına rağmen “biz kimseden izin almayız,” “terörist örgütle hiçbir iletişim olmadı” ve benzeri söylemler ortaya konmuştu. Açık ki AKP iktidarı seçimde milliyetçi oyları kaybetmek istemiyor. Bu noktasıyla her türlü yalanı söylemekten geri durmuyor

T.C. askerleri, görüntü almaları için gazetecileri inşaat alanına götürdü.Abdullah Öcalan ve T.C. bayrağının yan yana görüntülenmesinin tepki çekmesi üzerine askerler önlem aldı. Bölgeye götürülen gazetecilerin PYD bayrakları ve Öcalan bayraklarının görünmeyeceği açıdan fotoğraf çekmesine izin verildi.

http://www.halkingunlugu.net/

adhk tarafından

HDP Avrupa Seçim Koordinasyonu kuruldu

Şubat 24, 2015 de ANASAYFA adhk tarafından

HDP-logoHDP Avrupa Seçim Koordinasyonu, 7 Haziran’da yurt dışından 400 bin oyu hedeflediğini açıklayarak, seçim çalışmalarına katılma çağrısında bulundu

Avrupa (24-02-2015) Türkiye ve Kuzey Kürdistan’da 7 Haziran’da yapılacak seçimler için HDP Avrupa Seçim Koordinasyonu kuruldu. Koordinasyona; HDP Avrupa Temsilciliği, KCD-E (Avrupa Kürt Demokratik Toplum Kongresi), TJKE (Avrupa Kürt Kadın Hareketi), AvEg-Kon (Avrupa Ezilen Göçmenler Konfederasyonu), ADHK (Avrupa Demokratik Haklar Konfederasyonu), ATİK (Avrupa Türkiyeli İşçiler Konfederasyonu), ESU (Avrupa Süryaniler Birligi), YSGP (Yesiller Sol Gelecek Partisi) ve Yaşanacak Dünya/Devrimci Proletarya gibi siyasi parti ve demokratik örgütler katıldı.

HDP Avrupa Seçim Koordinasyonu tarafından yapılan açıklamada, yerel ve merkezi düzeyde her bileşenin katılımına açık olunduğuna dikkat çekilerek, şunlar ifade edildi:

“Devletin Türk ve Müslüman olmayanları inkar ve imha geleneksel anlayışının bir devamı olarak iktidarda bulunduklarından bu yana sürekli olarak toplumu kutuplaştıran, agresif, kadın düşmanı, kışkırtıcı iç politikayla her geçen gün halkları birbirine düşman etme ve ötekileştirme siyasetinde derinleşen AKP’nin bu kirli siyasetini boşa çıkarmak, devletin temel anlayış ve uygulamaları noktasında farklı bir durumda olmayan düzen partileri MHP ve CHP’nin iki yüzlü politikalarını teşhir etmek için; tüm demokratik, devrimci, ilerici sınıf ve emekçi kesimlerin ortak zeminde mücadele etmesi elzem bir durum olmaktadır. Iktidarin anti-demokratik, düşmanlık üreten, inkar ve imha zihniyetini toplumun tüm kesimi üzerinde hakim kılmaya çalışan siyasetine karşı topyekun mücadele etmek, demokratik birliği en üst düzeyde geliştirmek gerekmektedir.”

AKP’nin iş cinayetleriyle de ön plana çıkan bir hükümet olduğuna vurgu yapılan açıklamada, ‘İç Güvenlik Paketi’yle de toplumsal muhalefetin sindirilmek istendiği, AKP’ye karşı direnişi yükseltmenin gerektiğine değinildi.

Koordinasyon, yaklaşık 3 milyon seçmenin olduğu yurt dışından 400 bin oy hedefinde olduğunu açıklayarak, bütün halkları, inanç gruplarını, birey ve toplulukları seçim çalışmalarında yer almaya, HDP’ye oy vermeye çağırdı.

Açıklamada, seçime ilişkin her türlü bilginin bileşenler veya ilerici dernek, toplum merkezi, cami, dergah, lokal vb. yerlerden edinilebileceği duyuruldu.

adhk tarafından

MLKP Savaşçısı Kobanê’de şehit düştü

Şubat 24, 2015 de ANASAYFA adhk tarafından

Alier DersimMLKP savaşçısı Emre Aslan (Alişer Dersim), Kobanê savunması esnasında şehit düştü

HABER MERKEZİ (24-02-2015) – Marksist Leninist Komünist Parti (MLKP) savaşçısı Emre Aslan (Alişer Dersim), gerici IŞİD saldırıları altında Kobanê siperlerinde şehit düştü. Kobanê kırlarında IŞİD’i temizleme operasyonları sürüyor. Köylerde girilen çatışmalarda Aslan’ın şehit düştüğü bilgisi edinildi.

Yarın saat 12.00’de Kadıköy’deki HDP ilçe binası ile Gazi Mahallesi’ndeki Şair Abay Lisesi’nin önünde taziye çadırı açılacak.

Kaynak : Etkin Haber Ajansı (ETHA)

adhk tarafından

Frankfurt’ta bir kez daha ırkçı PEDİGA’ya geçit yok

Şubat 24, 2015 de ANASAYFA adhk tarafından

frankFrankfurt (24-02-2015) Frankfurt’ta her Pazartesi günü toplanıp yürüyüş denemeleri yapan ırkçı faşist Pediga gürühüna Frankfurt’taki ilerici,devrimci anti faşist kurum ve örgütler bir kez daha geçit vermedi. Irkçı Pediga’ya karşı her Pazartesi günü faşist propagandaya izin vermemek ve ırçı faşist gürühü engelemek amacıyla karşı eylem çağrısında bulunan Frankfurt’lu anti faşistler kitlesel bir şekilde ırkçığa geçit vermedi.polis kontrolünde ve güvencesinde bu hafta yürüyüş denemesi yapan Pediga ırkçıları, anti faşist güçlerin yürüyüş yollarını kapatmasıyla geri dönmek zorunda kaldılar.Yaklaşık dört saat süren eyleme 50 civarında Pediga ırkçısına karşı, dört bin civarında anti faşist barikat ördü.

ADKH aktivistleri eyleme Mersin’de cinsel faşizim sonucu katledilen Özgecan Aslan ‘nın şahsında kadına yönelik şiddedet faşizmini de taşidıığı fotograf ve pankartla teşhir etti. Eylem sonunda polis dağılan Pediga ırkçılarını kolidorla uzaklaştırırken , bu durumu protesto eden anti- faşistlere gaz ve joplarla sadırıda bulundu.

frak 2

adhk tarafından

Köln’de PKK yasağına karşı yürüyüş

Şubat 24, 2015 de ANASAYFA adhk tarafından

k 1Almanya’da PKK yasağının kaldırılması için Köln’de Dom kilisesine bir yürüyüş gerçekleştirildi Yürüyüşe ADHK da destek verdi

KÖLN (24-02-2015)- Almanya’da PKK yasağının kaldırılması için gerçekleştirilen eylemler devam ediyor. Sol Parti milletvekillerinin eyalet parlamentolarında yasağın kaldırılması için verdikleri önergeleri desteklemek ve konuyu kamuoyunun gündemine taşıyarak duyarlılık oluşturmak amacıyla Köln, Bremen ve Berlin’de eylemler yapıldı.

21 Şubat`ta Köln’de gerçekleştirilen eyleme Alman kurumlarının yanısıra, göçmen kurumları da katılım sağladılar. Rudolfplatz’da başlayan eyleme Interventionistische Linke, MLPD, Rote Aktion gibi yerli kurumlarla birlikte Naw-dem, ADHK, AGİF, ATİF, Yaşanacak Dünya ve Kaldıraç`ta katıldı. Alanda yapılan konuşmaların ardından kitle sloganlarla Dom kilisesine doğru yürüyüşe geçti. Antifaşist sloganların atıldığı yürüyüşün ardından kitle Dom kilisesi önüne geldi. Alanda kurumlar tarafından gerçekleştirilen konuşmaların ardından eylem sona erdi.

k 2k 3