adhk tarafından

ADHK: Saldırının boyutu, faşist T.C. devleti ve AKP’nin korkusunun büyüklüğünü anlatmaktadır

Temmuz 27, 2015 de ADHK, ANASAYFA adhk tarafından

SALDIRININ BOYUTU; FAŞİST TC DEVLETİNİN VE AKP’NİN KORKUSUNUN BÜYÜKLÜĞÜNÜ ANLATMAKTADIR!

ADHK_LOGOADHK (27-07-2015) Kobané’deki yeniden inşa ҫalışmalarına destek olmak amacıyla yola ҫıkan Sosyalist Genҫlik Dernekleri Federasyonu üyelerine karşı 20 Temmuz günü Urfa’nın Suruҫ ilҫesinde gerҫekleştirilen bombalı saldırıdan sonra, tüm Türkiye-Kuzey Kürdistan ҫapında Kürt özgürlük hareketinin kadro ve taraftarlarına ve devrimci, sosyalist ve komünist hareketlere karşı imha ve sindirme operasyonları başlatıldı. Yine aynı gün, Kürt özgürlük hareketinin bulunduğu Medya Savunma Alanları, savaş uҫakları aracılığıyla yoğun şekilde bombalandı ve bu bombalama operasyonu hala sürmektedir.

Suruҫ’ta 32 sosyalist insanın yaşamını yitirmesini sağlayan bombalı patlama, şu anda hayata geҫirilen topyekün saldırının ön hazırlıklarının bir parҫasıydı. Yıllardır Türk sömürücü egemen sınıflarının devleti tarafından dile getirilen „Güvenlikli Bölge“ oluşturulması, Kandil’e karşı imha operasyonunun gerҫekleştirilmesi istemi ve son Rojava devrimi,  Kobané direnişi, Gre Spi başarısı ve Kürt halkı başta olmak üzere Batı Kürdistan’da yaşayan halkların kendi kendilerini demokratik bir şekilde yönetme iradesinin ortaya ҫıkmasının yarattığı korku; Faşist TC diktatörlüğünü saldırıların ön hazırlıklarını ve zeminini oluşturmaya yönlendirmiştir. Faşist rejim, Batı Kürdistan’daki Kürt ulusal devrimini  IŞİD (DAEŞ) aracılığıyla boğmaya ҫalışmış ancak başarılı olamayacağını anlayınca, kendisi tarafından desteklenen, eğitilen, silahlandırılan, barındırılan bu örgüte „karşıymış“ ve ona karşı operasyon „başlatmış“ görünümünü yaratmak iҫin sahte görüntüler yayınlamıştır. Suriye tarafından da askeri karakola IŞİD tarafından ateş aҫıldığı haberini yayınlatarak da artık sınır güvenliğinin olmadığı; dolayısıyla burada bir „Güvenlik Duvarı“nın oluşturulmasının zorunlu olduğu iddiasında bulunarak Kürt özgürlük hareketine karşı geniş kapsamlı silahlı-bombalı saldırısını fiilen hayata geҫirmiştir. Kobané, Gre Spi direnişleri sırasında oluşan devrimci dayanışmanın  ve 7 Haziran seҫimlerinde oluşan devrimci, demokratik halk ittifakının AKP şahsında TC devletine yaşattığı yenilginin hırsı ve gelecekte oluşabilecek daha boyutlu ittifakların kendileri aҫısından yaratacaği tehlikelerin korkusuyla ve aynı zamanda Batı ve Güney Kürdistan’a olası bir askeri operasyon sırasında cephe gerisini sessizliğe boğmak amacıyla, Türkiye-Kuzey Kürdistan genelinde geniş ҫaplı tutuklamalar başlatmıştır.

Faşist hükümet, başlatılan bu operasyonlarda başta Amerikan emperyalizmi olmak üzere, Batılı emperyalist devletlerin de desteğini almış ve bunun mükafatı olarak da Incirlik Hava Üssünden uҫakların kalkışına „izin“ veren Bakanlar Kurulu kararını ҫıkartmıştır. Birkaҫ gün iҫinde Türk hükümetinin ҫağrısıyla yapılacak olan NATO’nun olağanüstü toplantısında Kürdistan ve Orta-Doğu politikalarına ilişkin görüşmelerin yapılacaği ve yeni kararların alınacağı kesindir. Bunlar, kuşkusuz bölge halklarının yararına olmayacaktır.

Faşist TC devletinin, yıllardır „ҫözüm süreci“ safsatasıyla halkları oyalayıp Kürt özgürlük hareketini tasfiye etme planlarının bu aşamada başarıya ulaşmamış olmasının ve Kürt özgürlük hareketinin bölgede ve dünya ҫapında kazandığı etki ve sempatinin de yarattığı korkuyla; yeniden başlattığı kirli savaşını kınıyoruz ve tüm halkları, emperyalizme ve kapitalizme karşı olan tüm güҫleri bu savaşa karşı tavır almaya ҫağırıyoruz!

Faşist TC rejimi tarafından başlatılan operasyonlarda gözaltında olan veya tutuklanan devrimci, demokrat, komünist ve yurtseverlerle dayanışma iҫinde olduğumuzu ilan ediyoruz!

Kürt Özgürlük Hareketine, Devrimci, Sosyalist ve Komünist  Hareketlere Karşı  Gerҫekleştirilen İmha ve Sindirme  Saldırılarını Kınıyoruz!

Yaşasın Halkların Birleşik Devrimci Mücadelesi!

AVRUPA DEMOKRATİK HAKLAR KONFEDERASYONU ( ADHK )

adhk tarafından

Zürih’te binler Suruç katliamını protesto etti!

Temmuz 26, 2015 de ANASAYFA adhk tarafından

İsviçre’nin Zürih kantonunda, Suruç’ta SGDF’ye yönelik gerçekleştirilen katliam protesto edildi. Yapılan protesto yürüyüşüne binlerce kişi katıldı

zurihte-suruc-protestosu 2ZÜRİH (26.07.2015) – İsviçre’nin Zürih kantonunda Suruç’ta bombalı saldırıda katledilen SGDF üyeleri için binler yürüdü.

Cumartesi günü İsviçre Demokratik Güç Birliği’nin örgütlediği yürüyüş saat 16:00’da Zürih Helvetiaplatz’da başladı. Suruç’ta katledilenlerin anısına bir de sokak tiyatrosu yapıldı.Türkçe olarak Gezi Ruhu, Almanca olarak da Gegen Rassismus (Irkçılığa Karşı) adıyla bir araya gelen GR Sanat grubu SGDF’ye yapılan bombalı saldırı anını canlandırdı.

Sokak tiyatrosundan sonra Suruç katliamında yaşamını yitirenler için saygı duruşu yapıldı.”Kobanê’ye oyuncak götüreceklerdi, DAİŞ onları katletti.!” pankartının taşındığı yürüyüşte iki gün önce Bağcılar’da infaz edilen devrimci Günay Özarslan’da unutulmadı. Halk Cephesi ise “Suruç’ta da Bağcılar’da da katleden devlettir!” yazılı pankart açtı. İsviçre Demokratik Haklar Federasyonu’nun bileşeni olduğu İsviçre Demokratik Güç Birliği’nin örgütlediği eylemde, Helvetiaplatz’da başlayan yürüyüş güzergahı içerisinde Zürih’in en işlek caddelerinden geçildi.Yürüyüş boyunca çevik kuvvet, panzer ve TOMA ile polisin yoğun güvenlik önlemleri dikkat çekti. Yürüyüş başlangıç noktası olan Helvetiaplatz’a tekrar gelinmesiyle alanda konuşmalar yapıldı.

MLKP adına yapılan konuşmada; Suruç’ta yaşamını yitiren gençlerin Deniz Gezmiş’lerin Zap’ta inşa ettikleri gibi bir barış ve kardeşlik köprüsünü Kobanê’de gerçekleştirmek istediği vurgulandı, katliamın faşist TC devletinin, AKP ve Tayyip Erdoğan’ın politikalarından bağımsız ele alınamayacağı ifade edildi. Daha sonra İDHF, DEMKURD, Partizan, Alevi Dernekleri Federasyonu, İsviçre Kadın Hareketi adına yapılan konuşmalarda Suruç katliamı ve hava saldırıları ile Türkiye-Kuzey Kürdistan’da yapılan polis baskınları ve operasyonlar protesto edildi. Yürüyüş sloganlar ve alkışlarla sonlandırıldı.

zurihte-suruc-protestosu 1zurihte-suruc-protestosu 3zurihte-suruc-protestosu 5zurihte-suruc-protestosu 2

adhk tarafından

Faşizm teyakkuzda, Korkularını büyütelim!

Temmuz 26, 2015 de ANASAYFA adhk tarafından

Demokratik Haklar Federasyonu(DHF)’nun, devletin halklara karşı geliştirdiği topyekûn savaş konseptini teşhir ederek birleşik mücadelenin yükseltilmesi çağrısında bulunduğu açıklamasıdır
DHF amblem mansett(26.07.2015)-Kuruluşundan günümüze dek faşist ve gerici niteliğine uygun olarak varlığını çeşitli Ulus, Milliyet ve inançlardan halklarımıza karşı savaş açarak sürdüren faşist T.C devleti gerici niteliğinden hiç bir şey kaybetmeden aksine daha da pekiştirerek halklarımıza saldırmaya devam ediyor. Öyle ki bu gerici ve barbar’’ Cumhuriyet’’ Ülkenin her karış toprağına halklarımızın kanını akıtmıştır. T.C. Tarihi boyunca halklarımızın binlerce, on binlerce en ilerici ve devrimci aydınlık geleceğin yüz akları olan oğullarımızı ve kızlarımızı güneşe uğurladık ve uğurlamaya devam ediyoruz. Dün olduğu gibi bugünde faşist T.C. halklarımıza pervasızca saldırarak katletmeye, tutuklamaya, gözaltına almaya ve sindirmeye devam ediyor. Fakat nafile faşist ve gerici zebanilerin hiçbir saldırısı halklarımızın özgürlük ve kurtuluş mücadelesini engelleyemeyecektir. Tarihin devrimci değiştirici kudreti bizlere binlerce, milyonlarca kez göstermiştir ki kazanan her zaman direnenler ve mücadele edenler olmuştur. Ve yine tarih defalarca kez kanıtlamıştır ki kaybeden her zaman gericilik, barbarlık ve zulüm olmuştur.

Yenilgiyi hazmedemeyen AKP daha da pervasızlaşıyor

Kendi gerici, barbar ve faşist yüzünü maskelemek için, barış, demokrasi, özgürlükler gibi insanlığın ilerici kazanımlarını ve değerlerini pişkince kullanmaktan geri durmayan T.C ve somuttaki temsilcisi AKP iktidarı kendi gerici saltanatını devam ettirmek ve sağlama almak için kendisine tehlike olarak gördüğü bütün toplumsal ilerici güçlere azgınca saldırmaktadır. Özellikle Kürt ulusal sorununun ele alınışı ve ‘’çözümü’’bağlamında gündemleştirilen ve Kürt hareketi başta olmak üzere diğer bir dizi ilerici toplumsal dinamikler nezdinde önemli yanılsamalara ve beklentilere yol açan ‘’barış ve çözüm süreci’’adeta devletin AKP eliyle kendini yeniden örgütlediği ve daha da güçlendirildiği bir politik hatta evirilmiştir. T.C. Ve temsilcisi AKP iktidarı bu sürecin esas muhtevasını Kürt ulusal hareketini tasfiye etmek, kendisine yedeklemek ve tüm politik kazanımlarını yerle bir etmek üzerinden biçimlendirmiştir. Fakat devletin bütün bu gerici manevraları Kürt Ulusal hareketinin geliştirdiği karşı manevralarla ve kararlı mücadeleyle esasta boşa çıkarılmıştır. Bu sürecin finali ise bir dizi önemli kazanımla birlikte esas olarak 7 Haziran genel seçimlerinde AKP iktidarının geriletilmesi ve başkanlık sistemi başta olmak üzere tek başına iktidar olma vb hedeflerinin ve hayallerinin boşa düşürülmesi gerçekliği olmuştur. AKP iktidarını bu kadar saldırganlaştıran ve pervasızlaştıran nedenlerin başında bu gelmektedir. Yaşadığı bu süreci, Suriye’ye dönük savaş çığırtkanlığı ve Kürt ulusal hareketi başta olmak üzere tüm ilerici toplumsal güçlere saldırarak geniş kitlelerde önemli etkisi olan milliyetçilik ve şovenizm zehrini yeniden hortlatarak, tüm gerici dinamikleri arkasına alarak ve bunların tümünü erken seçim manevrasıyla taçlandırarak yeniden güçlenmeyi tek başına iktidar olmayı hedeflemektedir.

Faşizm işbaşında

Yaşadığımız günler 12 Eylül askeri faşist cuntası dönemini aratmayacak günlerdir. Tüm gerici mekanizmalarını harekete geçiren AKP iktidarı toplumsal güçler üzerinde adeta terör estirmektedir. Suruç’ta gencecik bedenleri barbarca katleden T.C.Ve onun çocuğu IŞİD kanlı tarihine yeni bir sayfa daha eklemiştir. İstanbul başta olmak üzere Ülke genelinde gerçekleştirilen baskınlarda yüzlerce insan devletin gözaltı ve tutuklama terörüne maruz kalmaktadır. Dernekler, devrimci kurumlar ve sendikalar basılarak talan edilmektedir. Devrimci kurumlarda faaliyet yürüten insanlar tehdit ve şantajlarla baskı altına alınmaya çalışılmaktadır. En son olarak Halkın Günlüğü gazetesi çalışanına yönelik olarak gerçekleştirilen bu politika somut örneklerden biridir. Emekçi mahalleleri adeta devletin kolluk güçleri tarafından kuşatma altına alınmış durumdadır. Gerici burjuva basın karşısında halklara gerçekleri taşıyan devrimci ve ilerici basın çalışanları tutuklanmakta ve sansür saldırılarına uğramaktadır.

Erdoğan başta olmak üzere Davutoğlu ve devletin tüm gerici şürekası ağızlarından akıttıkları salyalarla hedefler göstererek ve tehditler savurarak halklara ve onun ilerici, devrimci güçlerine gözdağı vermeye çalışmaktadır.

Gerilla alanlarına yönelik saldırıları boşa çıkaralım, Kürt ulusuyla omuz omuza olalım

Türk egemen sınıflarının onlarca kez gerçekleştirdikleri Güney Kürdistan’a yönelik işgal ve saldırı politikası yeniden ve daha pervasız bir biçimde devreye sokulmaktadır. Yalan, demagoji ve yaratılan manipülasyonlarla gerici saldırılarına meşruluk kazandırmaya çalışmaktadırlar. Özellikle Kürt ulusal hareketinin Rojowa ve Kobane’de elde ettiği kazanımları hazmedemeyen T.C ve temsilcisi AKP iktidarı büyük bedeller pahasına yaratılan kazanımları yok etmek ve Batı Kürdistan’ı işgal etmek için her türlü kirli politikayı devreye sokmaktadır. Her saldırdığında hezimete uğrayarak geri dönen T.C. Şimdide aynı hezimete uğramaktan kurtulamayacaktır. Gerilla alanlarını savaş uçakları ile bombardımana tabi tutan T.C.’nin bu saldırılarını teşhir edelim ve bulunduğumuz tüm alanlarda ezilen Kürt ulusuyla omuz omuza mücadeleyi yükselterek boşa çıkartalım.

Günay Özarslan’ı kavgamızda yaşatacağız

Tarihi katliamlar ve soykırımlar tarihi olan T.C. Katletmeye devam ediyor. Bugüne kadar binlerce devrimciyi ve ilericiyi hunharca katleden devlet yine aynı gerici faşist niteliğinin ürünü olarak devrimcileri katletmektedir. Bu katliamlardan biride İstanbul’da yaşandı. 24 Temmuz’da İstanbul/Bağcılarda bulunan evinde infaz edilen Günay Özarslan’da katledilen devrimcilerden biridir. Halk Cephesi üyesi olan Günay Özarslan devletin tüm çarpıtmalarına ve yalanlarına rağmen açıkça infaz edilmiştir. Katletmekle kalmayan devlet Özarslan’ın cenaze törenine de pervasız biçimde saldırarak kitlelerin sahiplenmesini engellemeye çalışmıştır. Fakat devletin tüm engelleme ve saldırılarına rağmen halk direnerek ve çatışarak şehidine sahip çıkmıştır.

Günay Özarslan’da diğer yitirdiklerimiz gibi yürütmüş olduğumuz halklarımızın özgürlük ve kurtuluş mücadelesindeki onurlu yerini almıştır. Bir kez daha onun devrimci anısı önünde saygıyla eğilirken, kavgamızda sonsuza dek yaşatacağımıza söz veriyoruz.

Halkların devrimci isyanını kuşanarak birleşik mücadeleyi yükseltelim

Devletin halklarımıza karşı geliştirdiği topyekun saldırılara karşı direnmek ve mücadele etmek tamamen meşru bir hak ve zorunluluktur. Faşizmin saldırılarını püskürtmenin yegâne yolu halklarımızın birleşik devrimci mücadelesini yaşamın her alanında adım adım örmektir. Bu perspektifle tüm örgütlü güçlerimizi ve kitlemizi bulundukları bütün alanlarda diğer devrimci ve ilerici güçlerle birlikte devletin saldırılarına karşı birlikte mücadeleyi geliştirerek boşa çıkarmaya, özgürlük ve kurtuluş mücadelesini birlikte yükseltmeye çağırıyoruz.

 

adhk tarafından

Faşist ‘T.C’ nin halklara karşı yürüttüğü savaş, Avrupa’da yapılan eylemlerle protesto edildi

Temmuz 26, 2015 de ANASAYFA adhk tarafından

‘T.C.’ faşizminin DAİŞ eliyle 31 devrimciyi katlettiği pirsus katliamı, sonrasında halka ve devrimcilere karşı fiili olarak yürüttüğü savaş ve Günay Özarslan’ı 15 kurşunla infaz etmesi Avrupa’nın Frankfurt, Hamburg, Düsseldorf, Stuttgart, Paris, Zürüch kentlerinde ve Londra’da, 25 temmuz cumartesi günü, ADHK ve bileşen örgütlerinin de içerisinde bulunduğu binlerce kişi tarafından düzenlenen eylem ve yürüyüşlerle protesto edildi.

Avrupa (26-07-2015)  NAV-DEM, AvEG-Kon, ADHK’nın da içerisinde bulunduğu Demokratik Güçbirliği Platformu bileşenleri gibi biçok devrimci demokrat kurumun ortak çağrısıyla organize edilen ve türkiye-kuzey kürdistan ve avrupalı çeşitli kesimlerden devrimci demokrat kurum ve kişilerin yoğun katılım sağladığı eylemlerde halkın öfkesi büyüktü. Şehirlerin ana noktalarında gerçekleştirilen eylemlerde faşist AKP’nin katliamları öfkeyle lanetlenerek, SGDF’ye karşı yapılan katliamla yaşamını yitiren 31 sosyalist devrimcinin mücadelesine ve ideallerine sahip çıkılacağına vurgu yapıldı. DAİŞ  gericiliğinin uzun bir zamandır Rojava’da, Şengal’de, Kobane‘de yaptığı katliamların hesabının sorulacağı ifade edilirken, özellikle faşist AKP’nin katliamdan sonra devrimci demokrat ve ilericilere saldırılarını pervasızlaştırarak arttırdığını, 290 kişinin gözaltına alındığı ve bir devrimci kadının 15 kurşunla infaz  edildiğine değinilerek, uzun zamandır sözde açılım, demokrasi ve barış yalanlarıyla,  halkları kandırmaya çalışanların bugün medya savunma alanlarını bombalayarak bu konuda ne kadar samimi olduklarını tekrar bizlere göstermiş olduları ifade edildi.

Son günlerde halklar üzerinde yoğunlaştırılan faşist uygulamaların tesadüfi ve anlamsız olmadığına dikkat çekilen eylemlerde, özellikle 7 haziran seçimleri sonrası oluşan tablodan korkuya kapılan faşist ‘T.C’ devletinin egemen kliği olan AKP’nin, kendisine karşı muhalefet yürüten bütün kesimler ve özellikle devrimci kesime karşı katliam, gözaltı, tutuklama ve sindirmeye dönük politikalarını pervasızca yoğunlaştırdığını, ancak buna karşı haklın öfkesi ve mücadele karalılığının da giderek büyüdüğü belirtildi.

Eylemlerde,  yürütülen savaşa karşı barış vurguları çeşitli kesimler tarafından yinelense de,  faşizmin gerçek yüzünün iyice açığa çıktığı böylesi koşullarda, egemen güçlerin barış safsatalarının halklar üzerinde bir oyalamadan ve kürt özgürlük mücadelesini kendi sınırlarına çekmeden  başka bir şey olmadığı, bu anlamda faşist saldırıların  pervasızlaşarak arttığı böyle bir dönemde devrimci, demokrat bütün kesimlerin bütün güçleriyle biraraya gelerek ortak mücadelelerini her zamankinden ileriye çıkarmaları gerektiğine, bu katliam ve baskıların ancak oluşturulacak devrimci demokrat birliklerle aşılabileceğine vurgu yapıldı.

fffmdc3bcsseldorf(1)DSCN1845dc3bcsseldorf(6)11700693_1006600496038557_1429005065050397063_o11174536_1006600442705229_4723457739640386829_o

 

adhk tarafından

HPG’den bombardımana ilişkin açıklama-YENİLENDİ

Temmuz 25, 2015 de ANASAYFA adhk tarafından

(25-07-2015) HPG Basın İrtibat Merkezi, Medya Savunma Alanlarına yönelik Türk savaş uçakları tarafından gerçekleştirilen bombardımana ilişkin yazılı açıklama yaptı.

hava-saldırısıDünden beri devam eden bombardımanlara ilişkin HPG açıklamasında şu ifadelere yer verildi:

“24 Temmuz günü saat 23.00 sularında Türk ordusu tarafından Medya Savunma alanlarımıza kapsamlı bir hava saldırısı yapılmıştır. Çok sayıda savaş uçağının sürdürdüğü yoğun bombardımanlar 25 Temmuz günü öğlen saatlerine kadar devam etmiştir. Bu kapsamda Haftanin, Metina, Zap, Avaşin, Basya, Gare, Kandil ve Xakurke alanlarına yönelik gelişen saldırın detayları şöyledir;

24 Temmuz günü gece saat 00.00’dan bugün sabah saat 06.30 saatleri arası Kandil alanımıza bağlı Şehit Harun, Dola Şehidan mıntıkaları ile Bokriska, Lewce köylerini savaş uçakları bombardımana tabi tutmuştur. Gerçekleşen bu saldırılar sonucunda arazide yangın çıkarken sivil halka ait evler ve mallar da zarar görmüştür.  Bu bölgede başlayan yangın halen devam etmektedir. Yine bugün sabah saat 03.30 ile 06.30 arası alan üzerinde keşif uçakları yoğun uçuş gerçekleştirmiştir.

24 Temmuz günü  saat 22.40’ta Xakurke alanımıza bağlı Şemzinan, Dola Mustafa, Dola Çıluçar, Şehit Beritan ve Şekif tepesini yönelik TC ordusu tarafından 8 savaş uçağı ile yoğun bombardıman yapılmıştır.

24 Temmuz günü gece saat 00.00’dan şu ana kadar Zagros alanı üzerinde savaş uçaklarının yoğun hareketliliği yaşanmıştır. Bu hareketlilik 24 Temmuz saat 21.00’den sabah saat 01.30’a kadar savaş uçaklarının bombardımanı tarzında sürmüştür.

24 Temmuz günü TC. Ordusuna ait çok sayıda savaş uçağı Avaşin alanı üzerinde saat 23.00’ten sabah saat 06.00’ya kadar yoğun uçuşlar yapmıştır. Bugün sabah saat 08.20’den şu ana kadar alan üzerinde savaş uçakları dolaşmış ve bu hareketlilik devam etmektedir. Dün gece saat 00.00’dan bu sabah saat 04.30’a kadar Dola Şukê, Sılo köyü, Arıs Farıs yamacı savaş uçakları tarafından bombalanmış, Dola Şive arazisinde yangın çıkmıştır. Bu yangın devam etmektedir.

 24 Temmuz günü akşam saat 21.00 ile 22.00 arası Avaşın alanına yönelik Sivri karakolu, etrafını ve Bêdewê alanını A-4 silahlarıyla taramıştır. Bêdewê arazisinde yangın çıkmış ve bu yangın devam etmektedir. Yine dün akşam saat 22.30 ile 23.00 arası Mamreş karakolu A-4 silahlarıyla Mêrgê alanını taramıştır.

24 Temmuz günü akşam saat 23.00’ten 25 Temmuz günü sabah saat 07.45’e kadar savaş uçakları Haftanin alanı üzerinde alçak uçuş yaparak 15 ayrı noktayı vurmuştur. Bunun sonucunda arazide yangın çıkmış, yangın halen devam etmektedir. Yine dün akşam saat 23.00’ten şu ana kadar sınır hattında insansız hava araçları dolaşmaktadır.

24 Temmuz akşamı saat 21.15’ten bu sabah saat 09.20’ye kadar Zap alanı üzerinde insansız hava araçları dolaşmıştır. Dün akşam saat 23.00 ile bu sabah saat 09.30’a kadar Zap alanı üzerinde savaş uçağı dolaşmıştır. Dün akşam saat 01.20’de savaş uçakları, keşif uçakları desteğiyle bu alanları vurmuştur. Şkefta Brindara alanının aşağısında bulunan Bêzelê köyünde yöre köylülerinden birini çocuğu ağır yaralanmıştır. Bu vuruşlar sonrasında arazide yangın çıkmış ve yangın devam etmektedir. Yine bugün gece saat 01.30 ile 02.30 arası Şikêra karakolu, Cehennem tepesi yamacını ve Çiyayê Reş alanını A-4 ve A-6 silahlarıyla taramıştır. Dün akşam saatlerinde her saat başı yoğun olarak Eriş, SerêSêvê, Tepê Ortê, Şikêra karakolları savaş uçakları Zap alanlarını bombalamıştır.

25 Temmuz günü öğlen saat 11.00’den şu ana kadar Zagros alanı üzerinde yoğun olarak keşif uçağı ve savaş uçakları hareketliliği yaşanmıştır.

Medya Savunma Alanlarımıza bağlı Gare alanına yönelik 24 Temmuz günü gece saat 22.30’dan bugün sabah saat 05.30’a kadar savaş uçakları alanda birçok yere bombardıman düzenlemiştir. Bunun sonucunda arazide yangın çıkmış ve halen bu yangın devam etmektedir. Yine bugün sabah saat 05.30 ile 06.00 arası alan üzerinde keşif uçağı desteğiyle savaş uçakları dolaştı.

Medya Savunma Alanlarımıza yönelik gelişen saldırılar sonucunda HPG Komuta Konseyi Üyesi Şervan – Önder Aslan arkadaşımız şehit düşmüş 3 gerillamız da yaralanmıştır. Kürdistan Özgürlük mücadelesine 1993 yılında Apocu Fedai çizgide kahramanca bir yürüyüşü gerçekleştirmek üzere katılan Şervan yoldaş büyük devrimci tecrübesi ve derin gerilla birikimiyle güçlü katılan büyük komutanlarımızdan olmuştur. Önder APO’dan aldığı eğitimi büyük bir birikime dönüştürerek mücadelesini birçok zorlu sahada sürdüren Şervan Yoldaş en son HPG Komuta Konseyi üyesi olarak görev üstlenmiştir. Bu tarihi görevi yerine getirmek üzere azimle ve kararlılıkla mücadelesini yürüten Şervan arkadaşımızın bizlere devrettiği tarihi görevi binlerce Gerilla yoldaşı deviralarak sürdürücektir.

Yaşanan bombardımanlar sonucuda Çemço alanında 2, Zap’a bağlı Şikefte Birindara alanında 1 sivil insan yaralanmıştır. Yaralılardan biri çocuktur. Gerçekleşen bombardıman saldırısının tüm sonuçları tarafımıza ulaşmamıştır. Bombardımanın gerçekleştiği tüm alanlarda geniş çaplı yangın başlamış ve halen devam etmektedir.”

Kaynak: ANF

adhk tarafından

Günay Özarslan’ın cenaze törenine saldırı(Yenilendi

Temmuz 25, 2015 de ANASAYFA adhk tarafından

Bağcılarda infaz edilen Günay Özarslan’ın Gazide yapılması düşünülen cenaze törenine polis azgınca saldırdı

gnay zarslan cenazre yenHABER MERKEZİ(25.07.2015)- Devlet katletmeye, saldırmaya, engellemeye devam ediyor. Devletin gerçekleştirdiği baskınlarda infaz edilen Günay Özarslan’ın cenaze törenine polis vahşice saldırarak engellemeye çalışıyor. Dün Gazi mahallesinde Cem evine getirilen Günay Özarlsan’ın cenazesi bugün Gazi mahallesinde düzenlenecek olan tören ile toprağa verilecekti. Cenaze törenini engellemeye çalışan polis Gazi mahallesini adeta ablukaya alarak terör estiriyor. Cemevinin bulunduğu sokağın alt ve üst girişlerini adeta işgal eden polis cenazenin mezarlığa götürülmesine izin vermedi. Bunun üzerine kalabalık kitle oturma eylemi başlattı. Öfkeli sloganlarla oturma eylemi devam ederken polis kitleye azgınca saldırmaya başladı. Polisin saldırısına direnerek karşılık veren kitle ara sokaklarda polisle çatışıyor. Çatışmaların hala devam ettiği belirtiliyor.

Polis geri çekildi

Günay Özarslan’ın cenaze törenine polisin saldırması üzerine yaşanan çatışmalar devam ederken polis kitlenin kararlı duruşu ve direnişi karşısında geri adım atmak zorunda kalarak geri çekildi. Fakat mahallede polis ablukası devam etmektedir.

Kaynak: Halkın Günlüğü

adhk tarafından

ADKH: Günay Özarslan Ölümsüzdür

Temmuz 25, 2015 de ADKH, ANASAYFA adhk tarafından

Avrupa Demokratik Kadın Hareketi(ADKH) yazılı bir açıklama yaparak dün İstanbul/Bağcılarda katledilen Günay Özarslan’ı andı.Yapılan açıklamayı öneminden dolayı olduğu gibi yayınlıyoruz

image4-300x300HABER MERKEZİ (25.07.2015)-‘’Suruç katliamında yitirdiğimiz 32 SGDF’li yoldaşımızın acısı henüz tazeyken dün sabah saatlerinde binlerce polisle yüzlerce eve gerçekleştirilen baskında, devrimci bir kadın, Günay Özarslan katledildi.Halk Cephesi üyesi Günay Özarslan Bağcılardaki evine yapılan baskında infaz edildi ve vücudundan 15 mermi çekirdeği çıkarıldı.Tabi ki senaryo dünden hazır, kalın puntolarla burjuva basına düşen ve altı çizilen “çıkan çatışmada etkisiz hale getirildi” sözleri infazın üstünü örtmekten başka bir şey değildir.Devlet, emir verdiği katil polisler eliyle gerçekleştirdiği infaza, çatışma süsü vererek, devrimcileri hedef almaya devam etmekle, yeni katliamların yolunu açmaktadır.Ama bizler, tüm ezilen halklarımız şu gerçeği çok iyi bilmekteyiz; Günay Özarslan’ın katili, bu katliamlara imza atan, ölüm emrini veren, sonra sükunetle yerinde duran faşist TC devletidir.!

Cudi’nin, Lice’nin, Hozat’ın ormanlarını-dağlarını bombalarla yakan, yürüdüğümüz sokakları dahi kana bulayan faşist devletin parlamentodaki temsilcisi AKP, erken seçim tartışmalarını öne sürerek yarattığı bu kan denizindeki krizden nemalanmak istiyor.Ülke kaosun eşiğinde diyerek savaş çığırtkanlığına aymazca devam eden devlet, yarattığı bu krizlerden büyük medetler umuyor.Suudi kralı için ülke genelinde resmi yas ilan edenler, 32 kardelen için yasa gerek duymadıklarını belirtiyor.Her güne yas mı ilan edelim diyen faşist düzeninize cevabımızdır, yaşadığımız her alanda katliamlarla doldurduğunuz her günümüz sizin eserinizdir. Kobanê’nin yeniden inşaası için çocuklara oyuncak götürenlerin başına bombalar yağdıran, ama IŞİD’e tırlarla silah, mühimmat taşıyan, sonsuz, sınırsız destek sunan ve bu kan emicilere “terörist” demeye bile dili varmayan bir devlet gerçekliğiyle karşı karşıyayız.Sokağa çıktığımız her anı burjuva basınının kalemşorları ve sözcüleriyle beraber “terörize” eden egemen faşist devlet, mazlum rolleri ve timsah gözyaşlarıyla asıl terörün devlet terörü olduğunu gizleyemez.!

Asıl “terörist” Cudi’de, Lice’de, Hozat’ta ormanları yakıp, doğayı, hayvanı alevler içinde bırakanlardır. Asıl “terörist” Suruç katliamında 32 kardeleni solduran, onları yarının güneşli günlerinden mahrum edenlerdir. Asıl terörist Amara Kültür Merkezi’nin bahçesindeki SGDF’li yoldaşlarımızın açıklamasına bombalı saldırıyı gerçekleştireni katliamdan 20 gün önce serbest bırakanlardır. Asıl terörist kirli postallarıyla evlerimize girip gecemizi ve gündüzümü zifiri karaya boğanlar, Günay Özarslan’ı katledenlerdir. Asıl terörist IŞİD’i besleyen ve onu kendine paravan olarak kullanan, aymazca televizyonlara çıkıp göstermelik “Kınıyoruz” mesajları veren düzenin kokuşmuş, egemen tekçi faşist partileridir.

Bizler Avrupa Demokratik Kadın Hareketi olarak, devletin katliamcı ve faşist yüzünü teşhir etmekten asla geri durmayacağız, özgürleşmek için daha fazla örgütlenmeye ve mücadele etmeye devam edeceğiz.

Özelde kadınlara genelde tüm devrimci demokrat kurum üye ve taraftarlarına çağrımızdır, yapılacak olan tüm eylemlere ve etkinliklere aktif ve daha kitlesel katılarak, ortak mücadeleyi ve devrimci dayanışmayı büyütelim.’’

Günay Özarslan Ölümsüzdür.!

Yaşasın Enternasyonal Kadın Dayanışması.!

 AVRUPA DEMOKRATİK KADIN HAREKETİ (ADKH)

adhk tarafından

Erzincan’da DHF ve Ö. Gelecek okurlarına ev baskınları

Temmuz 25, 2015 de ANASAYFA adhk tarafından

Erzincanda polis’in DHF ve Ö.Gelecek okurlarına yönelik gerçekleştirdiği ev baskınlarında onlarca kişi gözaltına alındı

polis_baskinlari_seriye_bagladi_h5332erzincan polis basknlarHABER MERKEZİ(25.07.2015)-Devletin ilerici toplumsal güçlere yönelik saldırıları hız kesmeden devam ediyor. Dün İstanbul’da onlarca mahalleye binlerce polisin katıldığı baskınlarda yüzlerce kişi gözaltına alınmıştı. Yapılan baskınlarda Bağcılar’da Günay Özarslan adlı bir devrimci de infaz edilmişti. Gazi mahallesi başta olmak üzere birçok emekçi mahallede polis ablukası hala devam etmektedir.

Erzincan’da DHF ve Ö.Gelecek okurlarına baskın

Devletin saldırıları bugün de Erzincan’a sıçradı. Bu sabah saatlerinde Erzincan Merkez, Çağlayan beldesi ve Ulalar’da onlarca eve baskınları düzenlendi. DHF ve Ö.Gelecek okurlarının evlerine yapılan baskınlarda onlarca kişinin gözaltına alındığı belirtiliyor. Gözaltına alınanların kimler olduğu hala netleşmiş değil. Erzincan’daki polis ablukası devam etmektedir.

Kaynak: Halkın Günlüğü

adhk tarafından

Devrimci demokrat kurumlardan Almanya yürüyüşlerine ortak çağrı

Temmuz 24, 2015 de ANASAYFA adhk tarafından

Almanya (24-07-20115) Avrupa’da örgütlü bulunan birçok devrimci ve demokrat kurum,  Pirsus (suruç) katliamına karşı ortak bir açıklama yayınlayarak, haftasonu Almanya’nın beş noktasında gerçekleştirilecek yürüyüşlere katılım çağrısında bulundular.zurihte-katliam-protestosu 1

“ÉDÎ BESE

Türk Devletinin Pirsus Katliamını  ve İzolasyon Politikalarını Protesto Ediyoruz!

Türk Devleti Pirsus (Suruç)’ta vahşi bir katliam daha gerçekleştirdi. Kobane’yi yeniden inşa çalışmasına katılan SGDF’li sosyalist gençler Pirsus’ta Amara Kültür Merkezi bahçesinde basın açıklaması yaptıktan sonra Kobane’ye geçeceklerdi. Sosyalist gençlerin hedefinde Kobane’de hastane ve okul inşaatlarında çalışmak, kreş ve çocuk parkı inşa etmek, şehitler anısına 500 ağaç dikerek Hatıra Ormanı oluşturmak gibi projeler vardı.
Sosyalist gençlerin basın açıklaması yaptıkları sırada düzenlenen bombalı saldırıda 30’un üzerinde genç katledildi, onlarcası ağır olmak üzere 100’ün üzerinde gencimiz yaralandı.
Bu saldırı, Türkiye’nin dört bir yanından Kobane’ye uzanan elin yok edilmesini hedeflemektedir.
Bu saldırı, Türkiye halklarının Kobane’yi ve Rojava’yı sahiplenmesini engellemeyi hedeflemektedir.
Bu saldırı, özgürlük, barış ve demokrasi hedeflerimize yöneliktir.
Bu saldırı tüm ezilenlere, sömürülenlere yöneliktir.
Faşist Türk Devleti ve onun AKP iktidarı şimdiye kadar Rojava’ya dört bir yandan saldıran, sayısız katliamlar gerçekleştiren İŞİD çetelerine her türlü desteği sunmaya devam etmektedir. Kürt halkına karşı yürüttüğü düşmanlığı Erdoğan’ın ‘’bedeli ne olursa olsun, yanı başımızda Rojava oluşumuna müsaade etmeyeceğiz’’ diyerek desteklediği İŞİD’le birlikte yeni katliamlara girişeceğinin sinyalini kısa süre önce vermişti.
Kobane yenilgisini, Şengal’in geri alınmasını, Gre Spi’nin YPG-YPJ güçlerinin eline geçmesini, savaş ve şeriat politikalarının 7 Haziran seçimleriyle önünün kesilmesini hazmedemeyen Türk Devleti, kirli savaşını tekrardan tırmandırmaya çalışıyor. Müzakerelerle oyalama taktikleri izleyip görüşmeler yürütürken bugün ‘Kürt sorunu yoktur’ diyerek PKK lideri Sayın Abdullah Öcalan üzerinde tecridi sürdüren Türk Devleti, savaşta ısrar ediyor.  Başta Kürt halkımız olmak üzere özgürlük ve barış mücadelesi yürütenlere amansızca saldırıyor. İŞİD aracılığıyla, kontrgerillasıyla, askeri ve polisiyle halklarımıza saldırıyor.
Bizler aşağıda imzası olan ABDEM ve Demokratik Güç Birliği bileşenleri olarak, Türk devletinin Pirsus’da gerçekleştirdiği katliamı şiddetle kınıyor ve Kobane şehitler kervanına katılan sosyalist gençlerimizi sahipleniyoruz. Bu türden saldırıların barış, demokrasi ve özgürlük mücadelemizi engelleyemeyeceğini belirtiyoruz.
Türkiyenin savaş ve katliam politikalarına destek veren Alman hükümeti, Sudi Arabistan, Katar ve Türkiye gibi ülkere silah satmaktan derhal vazgeçmelidir. Yaşanan katliamların ardından yapılan göstermelik kınama açıklamaları, Almanya gibi ülkelerin orta.doğuda yaşanan katliamlardaki rolünü asla azaltmayacaktır. Alman devleti IŞID gibi örgütlere karşı mücadele sürdüren demokrasi güçlerine karşı sürdürdüğü krıminalize etme ve tutuklama politikalarından derhal vazgeçmelidir. En son ATIK Aktivisleri  ve NAVDEM Yürütme Kurulu üyesi  Eski YEK-KOM baskani Ahmet Çelik  gibi devrimcilerin tutuklanması, Türk devletinin politikalarına açık destektir.
Pursus Katliyamini ve AKP Devletinin politikalani protesto etmek icin yapacagimiz yürüyüşe, özgürlük, demokrasi ve barıştan yana olan herkesi katılmaya çağırıyoruz.
  25  Temmuz NRW Eyalet Duzeyinde yapilacak Yürüs ve Miting
Dusseldorf (Bilefeld, Munster, Dortmund, Essen, Duisburg, Dusseldorf, Köln, Bonn, Wuppertal, Leverkusen, Duren, Aachen sehirleri katilacak)
Baslama Yeri: HBF önu ,Baslama Saati : 14.00
Çağrıcı kurumlar:
  • NAV-DEM ( Almanya Demokratik Kürt Toplum Merkezi)
  • AvEG-Kon ( Avurpa Ezilen Göcmenler Konfederasyonu)
  • TJKE ( Tevgara Jinen Kurd Eurpa)
  • SKB  (Sosyalis Kadinlar Birligi)
  • AABF (Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu )
  • ATIF  (Almanya Türkiyeli Isciler Ferasyonu)
  • Yaşanacak Dünya/devrimci proletarya
  • DIDF ( Demokratik Isci Dernekleri Federasyonu)
  • ADHK ( Avurpa Demokratik Halklar Konfedersyonu)
  • Nor Zartonk
  • ADEF (Avrupa Demokratik Dersim Birlikleri Federasyonu)
  • FKE ( Federasyona Komele Ezidiya)
  • Young Strougle
  • FEDA( Demokratik Alevi Fedeasyonu)
  • MDDP (Mezopotamya Demokratik Degisim Partisi)
  • FCIK ( Federayona Civaka Islami)
  • YXK( Yekitiya Xandevane Kurdistan)
  • FIDEF ( Federal Almanya Isci Dernekleri Federasyonu)
  • KCD-E ( Kongra Civaka Demokratika Kurde Eurpa)
  • SYKP ( Sosyalist Yeniden Kurulus Partisi)
  • ÖDA ( Özgürlük Dayanisma Almanya)
  • YSGP ( Yesil Sol Gelecek Partisi)”
adhk tarafından

ADHF: Pirsus (Suruç) katliamına karşı sokağa, hesap sormaya

Temmuz 23, 2015 de ANASAYFA adhk tarafından

adhf-logoADHF ( 23.07.2015) Tarihi, katliam ve soykırımlarla dolu olan faşist Türk Devleti, katliamlarına vahşi bir katliam daha ekleyerek, açık ve kanlı yüzünü bir kere daha gösterdi. Kobané’yi yeniden inşa sürecinde yer almak için Pirsus’a (Suruç) gidip, oradan da Kobané’ye geçmek için enternasyonal bir ruhla hareket eden SGDF’li sosyalist gençler, Amara Kültür Merkezi bahçesinde basın açıklaması yaparken düzenlenen vahşi bir bombalı saldırıya uğradı, 30’un üzerinde genç acımasızca katledildi, onlarcası ağır yaralı ve yüzün üzerinde genç yaralandı. Halklarımızın yeminli düşmanı olan faşist ‘T.C’ devleti ve onun AKP iktidarı aslında Rojava ve Kobanè sürecinden beri- ağzından “çözüm süreci”ni de düşürmeden- arkayı dolanıp IŞİD ve El-Nusra gibi faşist çetelere kurmaylık yaparak sayısız katliama imza attı. Daha geçenlerde Erdoğan “bedeli ne olursa olsun, yanıbaşımızda bir Kürt oluşumuna izin vermeyeceğiz” diyerek, arkasından nelerin geleceğinin işaretini de vermişti.

Bu nedenle; faşist ‘T.C’ devletinin IŞİD eliyle yaptığı bu katliamı protesto etmek ve kınamak için, ABDEM ve Demokratik Güçbirliği bileşenlerinin organizasyonuyla bir çok kurumun da destek verdiği Almanya’nın Düsseldorf, Frankfurt, Berlin ve Stuttgard şehirlerinde yapılacak olan eylem ve yürüyüşlerde tüm dernek üye ve taraftarlarımızı ve demokrasi güçlerini aktif bir şekilde yerini almaya çağırıyoruz.

TARİH: 25 Temmuz ( Cumartesi)

Düsseldorf Hbf. Saat: 14:00

Frankfurt Hbf. Saat : 15:00

Almanya Demokratik Haklar Federasyonu