adhk tarafından

Muktedirlerin “Medeni” Sisteminin Resmi:Calais Kampı 

Kasım 30, 2015 de ANASAYFA adhk tarafından

20151129_144028LONDRA (30-11-2015)ADHK’nın başlatmış olduğu “Biz Buradayız Çünkü Siz Oradasınız” kampanyası Britanya’da pratik olarak başlatıldı ADHK’ya bağlı ve kampanyanın bir parçası olan Londra Yüz Çiçek Açsın Kültür Merkezi’nin aldığı karar gereği 29 Kasım 2015 Pazar günü, diğer dost kurum olan Day-Mer ve Tohum Kültür Merkezi ile beraber tutulan otobüsle Fransa-Calais bölgesinde bulunan kamp(The Jungle) ziyareti için sabahın erken saatinde yola çıkıldı.Sınır bölgesine gelindiğinde Britanya tarafı geçildikten sonra Fransız polisince otobüs durduruldu. Önceden alınan bilgilerden veya otobüs camlarını süsleyen ADHK kampanya afişlerinden dolayı Fransa sınırında polis pasaport kontrolünde zorluklar çıkarmaya başladı. Herhangi bir eksik veya hukuki bir sorun olmamakla beraber kamp ziyaretçileri olarak yaklaşık 2 saat kontrol noktasında tutuldu. Çeşitli sorular sonrasında Fransızlar kontrol noktasına İngiliz polisini çağırdılar. İngiliz polisinin sorularının ardından pasaportların tümünün tek tek kopyaları alındı. Sonrasında ziyaretçilerin yoluna devam etmeleri için pasaportlar iade edilmesiyle yola yeniden devam edildi.

Kamp yerine   öğlen saat 12 civarında varıldı. İlk gidilen yer kamp için elbise ve yiyecek gibi dağıtım yapan depoydu. Burada görevlilerle tanışmanın  ardından hemen görev bölümü yapıldı. Bir bölüm arkadaş depoda çalışırken diğer 2 gurup ise  elbise ve yiyecek dağıtımı için  kampa gidildi. Elbette daha önce kampa giden kurum olan Day-Mer’den arkadaşlar kamp durumunun nasıl içler acısı olduğunu aktarmışlardı ama  gözlerimizle durumu görmek bambaşka bir şeydi, bambaşka etki yaratıyordu insanın ruhu üzerinde.
 erem6 erem12 erem14
Birilerine Avrupa’da mültecilerin bu derece kötü bir yaşam manzarasından söz edilse “hadi canım sende” diye tepki vermek normal kabul edilebilinir. Ancak gerçek şudur ki bu kampta hayvanların dahi yaşamakta zorlanacakları; hayvanların yüzlerinin kızaracaklarını söylersek asla abartmış olmayacağız. Çok az sayıda çadır dışında bu insanların altında yaşadıkları “ev” şu sıradan çöp torbalarıylarıyla çevirip sığındıkları çukurlardır. Su bazı saatlerde ve oldukça sınırlı akıtılıyor. Elbise yıkayabilmeleri mümkün değil zira o kadar su yok.Üzerlerindeki elbiseleri anlatabilmek için hangi kelimeleri kullanacağımızı veya  böylesi  kelimeler varmı bilmiyoruz. Yerler pis su ve çamur. Ancak çizmelerle gezmek mümkün. Ortalık mikrop kaynamakta. Elektirik yok. Bir battaniye, bir parça eşya veya yiyecek alabilmek için kuyruk oluyor.
Kamp Fransız toprakları içinde olmasına rağmen bu ülke sorumluluk almıyor. Keza İngiltere hiç değilse yardım için aynı şekilde sorumluluk almak istemiyor. Birleşmiş Milletler, Kızıl haç veya başka uluslararası yardım kuruluşları kampı resmi olarak tanımadıkları için Fransa ve diğer muktedirler bu insanlara sırtını dönmüş durumda. Kötü olaylar yaşanmakda. Örneğin yakın zamanda kampta yangın çıkmış ve kamp yakınına kadar gelen Fransa’ya ait itfaaiye ve ambulanslar müdahalede bulunmamışlar. Bu arada hamile olan bir kadına da yangından dolayı müdahale etmemişler. Orada gönüllü çalışan bir insan gidip hamile kadını ambulansa getiriyor. BM’nin, Kızıl Haç’ın, Fransa’nın, İngiltere’nın bu vurdum duymazlığını kampta gönüllü çalışan iki yöneticisine sorduk ancak onlarda “anlamakta zorluk çekiyoruz. Bu karar politik olsa gerek” diye cevapladılar.
Kampta Eylül ayında 1500 kadar insan varken, şimdi sayı 7500’e kadar çıktığı aktarıldı bize. Sağlık hizmetleri gönüllü bazı doktorlarla yapılıyor ama bu sözümüzü ciddiye almayın. Bazı küçük müdahaleler dışında hiç bir hizmet yok. Sağlıkçı kadın arkadaşa bu soruyu sorduğumuzda, “öldürücü kötü hastalıklar tehlikesi etrafta gezmektedir. Eğer ciddi önlemler alınmazsa ölüm dahil ağır sağlık sorunları insanları beklemektedir”
Kamp ziyaretimiz bir kaç saat kadar olmasına rağmen, gönüllü hizmet eden bir kaç insan ile sıcak ilişkiler ve dostluklar kurduk. Onlara hangi kurumdan olduğumuzu, Avrupa’da yürütüğümüz kampanyayı aktardık. Karşılıklı iletişim kanallarımızı aktardık.  Elimizde olan Kürtçe ve İngilizce bildirilerimizi kamp içinde dağıtımını yaptık.
Terlikler içinde çıplak veya yırtık ayakkabılarla ortalıkta gezinen, yüzleri solgun, günde sadece bir kez bir şeyler yiyebilen, yarı aç ve İngiltere’ye geçmek veya birilerinin el atmasını bekleyen bu insanlardan ayrılma saati geldiğinde Hayat TV’nin sorularını cevaplarken ne kadar zorlandığımızı nasıl anlatsak? “Dünyamızın bir başka coğrafyasını kana bulayanlar, bombalar yağdıranlar, çocuk, yaşlı, kadın; yani insan katledenler; bu vahşetten kaçıp buralara gelen insanlara neler yaşattıkları gün gibi orta yerde değil mi? “Büyük devlerin” medeniyet diye övündükleri rezalet kapitalist sistemin neden aşılması gerektiği, acil bir ihtiyaç değil de nedir?
Otobüse döndüğümüzde arkamıza takılarak gelen gençlerden birinin “ne olur benide götürün” sessiz çığlığına genç kız arkadaşımızın göz yaşları karışıyor. Ve yürekleri saran sızı ve derin acı ile yola koyuluyoruz! Sessiz ve dalgın! Sessiz ve beyin kıvrımlarında gördüklerini yaşayarak, düşünerek!!!
IMG-20151130-WA0004 IMG-20151130-WA0008 IMG-20151130-WA0020 IMG-20151130-WA0028 IMG-20151130-WA0044 IMG-20151130-WA0058

adhk tarafından

Londra’da Tahir Elçi eylemi

Kasım 30, 2015 de ANASAYFA adhk tarafından

20151128_161302Londra( 30-11-2015) Yüz Çiçek Açsın Kültür Merkezinin de bileşeni olduğu Britanya Demokratik Güç Birliğinin Amed Barosu başkanı Tahir Elçi’nin katledilmesi üzerine yapılan Acil Eylem çağrısıyla Woodgreen kütüphanesi önünde bir araya gelen kitle bir saat boyunca Tahir Elçi’nin öldürülmesinin faşist devlet geleneğinin bir devamı olduğu ve aylardır Kürdistan’ın şehirlerinde yaşanan günlük katliamlar  kamuoyuna anlatılarak, bu süreçte Kürt halkının yanında olmanın, onların her türlü şiddete karşı yürüttükleri mücadelelerinin yanında olmanın bugün dünden daha çok gerekli olduğu anlatıldı. Sonrasında yolu trafiğe kapatan kitle yürüşe geçerek yol boyunca atılan sloganlarla Tahir Elçi’ye yapılan alçakca saldırıyı ve Kürdistan’da yaşanılanları sloganlarla haykırdılar. Bitiş noktasında Güç Birliği adına yapılan konuşmanın ardından Tahir Elçi şahsında yitirilenler için saygı duruşu yapıldı ve gösteri sonlandırıldı.

tahır

20151128_161328

adhk tarafından

Mannheim’de “Türkiye Kuzey Kürdistan’da Güncel Siyasal Gelişmeler ve Görevlerimiz” temalı panel gerçekleştirildi

Kasım 30, 2015 de ANASAYFA adhk tarafından

maMannheim (30-11-2015) Sınıf Teorisi tarafında organize edilen panel, Diyarbakır Sur’da katledilen Tahir Elçi ve Hannover’de yaşamını yetiren Zeynel Deniz şahsında tüm devrim ve komünizm mücadelesinde yaşamını yitirenler şahsında saygı duruşuyla başladı.

Panele konuşmacı olarak katılan Sınıf Teorisi temsilcisi Türkiye Kuzey Kürdistandaki güncel gelişmelere ilişkin genel değerlendirmeler ve analizler yaptıktan sonra, panel soru cevap ve katılımcıların kendi fikirlerini dile getirmeleriyle devam etti. Tartışmalara yoğun ilginin olduğu panel özelikle 1 kasım seçimlerinin değerlendirmesi üzerine yoğunca tartışmalar yürütüldü.

adhk tarafından

ADHK Üyesi Zeynel Deniz Hozat’ta toprağa verilecek

Kasım 30, 2015 de ANASAYFA adhk tarafından

zeynelDHF Hozat Örgütlülüğü, 27 Kasım’da tedavi gördüğü hastanede yaşamını yitiren ADHK faaliyetçisi Zeynel Deniz’in cenazesine katılım çağrısı yaptı Cenaze 1 Aralık Salı günü Kilise (Yenidoğdu) Köyü Soripyan Mezrasında defnedilecek

DERSİM (30-11-2015) – 27 Kasım’da Almanya’da tedavi gördüğü hastanede yaşamını yitiren Avrupa Demokratik Haklar Konfederasyonu (ADHK) faaliyetçisi Zeynel Deniz, Dersim’in Hozat ilçesinde sonsuzluğa uğurlanacak.

Hozat ilçesinde bağlı Kilise (Yenidoğdu) Köyü Soripyan Mezrasında defnedilecek cenaze töreni için Demokratik Haklar Federasyonu Hozat Örgütlülüğü çağrı yaptı. Cenaze Elazığ-Hozat yolunda karşılandıktan sonra köyde yapılacak anmanın ardından defnedilecek.

Anma töreninin programı ise şu şekilde;

Tarih: 01 Aralık 2015 – Salı

Toplanma Yeri (araç kalkış yerleri): Hozat REMAR Market önü

Saat:10:30

http://www.halkingunlugu.net/

adhk tarafından

Zeynel Deniz Yoldaş Hannover’de son yolculuğuna uğurlandı

Kasım 30, 2015 de ANASAYFA adhk tarafından

1ADHK tarafından Zeynel Deniz anısına, 29 Kasım 2015 tarihinde Hannover kentinde bulunan Alevi Kültür Merkezinde anma toplantısı düzenlendi

Hannover (29-11-2015) Şair Cemal Sureyya’nın dedigi gibi “her ölüm erkendir” aslında

1990 lı yılların başlarından beri yurt dışında yaşayan, zulme karşı itirazın olduğu her alana sesini katan, koltuğunun altında savunduğu değerlerinin temsili gazetesini usanmadan her koşulda insanlara taşımaktan, zalimin karanlığını ısıtmaktan vazgeçmeyen sevgili Zeynel Deniz yoldaşı tedavi gördüğü hastanede 27 Kasım 2015 tarihinde kaybettik.

ADHK tarafından Zeynel Deniz anısına, 29 Kasım 2015 tarihinde Hannover kentinde bulunan Alevi Kültür Merkezinde anma toplantısı düzenlendi. Saat: 14.30 da başlayan anma ve uğurlama toplantısına 300 e aşkın bir katılım oldu.

ADHK tarafından yapılan açılış konuşmasının ardında, Zeynel Deniz şahsında yitirilen tüm devrimciler için ve 28 Kasım günü Diyarbakır’da faaili belli bir suikastle yaşama veda eden Dıyarbakır Barosu başkanı Tahir Elçi anısına yapılan saygı duruşu ile başladı.

Ardında MKP Avrupa Komitesinin mesajı okundu. Mesajda; “40 yıl süresince Maoist Parti’nin yanında yer alan mücadele yürüten, faaliyetlerini örgütleyen Zeynel yoldaşın yaşamından öğrenerek, anılarını kavgamızda yaşatarak, birlikte büyüttüğümüz umudu daha da ileriye taşıyıp zafere ulaştıracağımızı bir kez daha ilan ediyor ve onun şahsında yaşamını güzel ve anlamlı kavgalara armağan eden tüm yoldaşlarımızı saygıyla anıyoruz.” diyerek konuşmasını sonlandırdı.

Zeynel Deniz’in anısına hazırlanan sinevizyon gösterimi katılımcılarda hüzünlü anlar yaşattı. Ardında Zeynel Deniz yoldaşın eşi Yeter Deniz söz aldı. 22 yılllık sürgün hayatında topraklarına hasret yaşayan Almanya da yaşadığı sürece eşitlik ve özgürlük düşünü asla bırakmayan Zeynel Deniz`i anlatarak anmaya katılan ve yogun ilgi gösteren herkese teşekkür etti. Annesinin ardından söz alan oğlu Serdar Deniz ise „Biz sosyalist, Partizan bir babanın oğulları olarak dünyaya gözlerimizi açtık. Bizlerin babası, sizlerin yoldaşı bize yaşadığımız sürece saflığımızı ve eşitlige, adalete olan inanç ve mücadelenizi kaybetmeyin dedi. İyi ki bizler Partizan bir babanın evlatları olarak dogduk. O asla vazgecmedi. Topraklarına olan özlemi ve hasreti buradaki mücadelesi gibi hiç dinmedi. Onun adına da kendi adıma da bizleri günlerdir yanlız bırakmadığınız, acımızı paylaşıp bölüşerek azalttıgınız için sizlere teşekkür ediyoruz.“ dedi. Zeynel Deniz’i ve yaşamını betimleyen şiiriyle Yusuf söz aldı. Kurumlar adına sırasıyla, Partizan, DİDF, ATİF-YDG temsilcileri Zeynel Deniz yoldaşın yaşamına dair vurgular yaptılar.

Anma toplantısı Zeynel Deniz yoldaşın anısına verilen yemekle sonlandırıldı.

Zeynel Deniz yoldaşın cenazesi 30 Kasım pazartesi günü Dersime gönderilecek. Hozat ilçesinde düzenlenecek cenaze töreni ile defin edilecektir.

23

adhk tarafından

Tanığıyız; Avukatımız Tahir Elçi’nin Katili Devlettir.!

Kasım 29, 2015 de ANASAYFA adhk tarafından

ADHK_LOGOAvrupa Demokratik Haklar Konfederasyonu (ADHK), Avrupa Demokratik Kadın Hareketi (ADKH) ve Avrupa Demokratik Gençlik Hareketi (ADGH)’nin Tahir Elçi’nin katledilmesine dair yaptıkları açıklamayı okurlarımızla paylaşıyoruz

HABER MERKEZİ (29-11-2015)-‘’Açıklamalarından dolayı bir süredir AKP faşizminin hedefinde olan Amed Baro Başkanı Tahir Elçi dün katledildi.

Tahir Elçi, Amed Surları’nın medeniyetlere tanıklık ettiği ve korunmasının önemli olduğunu, çatışma alanı olarak kullanılmaması gerektiği ve “operasyonlar, buradan uzak olsun” dediği, zulmün, acının ve katliamların durmasına yönelik çağrıda bulunduğu bir basın açıklaması sonrasında Amed Surları önünde TC devletinin kolluk güçleri tarafından katledildi.

Kadim diyarlarda yaşanan zulmün, acının ve katliamların durmasına yönelik gösterilen her çabaya, en küçük demokratik hak arayışına dahi tahammül edemeyen faşizm, dinci gerici AKP ile terör ve katliamlarına her gün yenisini eklemektedir. Dün Hrant Dink’i, hem Ermeni hem de basın emekçisi kimliğiyle muhalif fikirlerinden dolayı sokak ortasında katleden aynı zihniyet; bugün Tahir Elçi’yi hem Kürt hem de hukukçu kimliğiyle devletin zulmüne karşı çıkmasından dolayı katletti. Tekçi devlet anlayışı ile kendini gösteren faşizm, demokrasi için atılan her adımı Suruç’ta Amed’te, Cizre’de, Ankara’da kurşunlarla ve bombalarla katletti.

Ne düşünce özgürlüğünü ne de demokrasi mücadelesini; ne hukuksal mücadeleyi ne de halk tarafından seçilen Kürt Belediye başkanlarını ve milletvekillerini hiçbir şekilde kabullenemeyen faşizm tehditlerle ve katliamlarla kazanımlarımızı yok etmek istemektedir. Yine iki gün önce Gever Halk Meclisi eş başkanı Sibel Çapraz ve iki kişi daha devletin kolluk güçleri tarafından vuruldular ve şu an bu insanlar yaşam mücadelesi veriyorlar.

90’larda kaybedip katlettiği yüzlerce devrimci-demokratı, fail-i meçhul diye açıklayan aynı devlet bugünlerin fail-i meşhuru olduğunu göstermektedir.

Gandhi’nin “Adaletsiz rejimi adaletle yıkınız, alkışlar önüne kansız elle çıkınız.” sözü tarihin sayfalarından kanla beslenen bu rejimin karşısına Elif Çağlı’nın “Ne fark eder? Ya elimde kızıl bir bayrakla karşılayacağım seni, ya da o gün yoldaşlar, kızıl bir karanfil dikecekler başucuma..” sözleriyle her türden zulme, baskıya ve sömürüye karşı inadına özgürlük mücadelesini yükseltmeliyiz.’’

Tanığıyız; Avukatımız Tahir Elçi’nin Katili Devlettir!

Bijî Biratîya Gelan!

Faşizme Karşı Omuz Omuza.!

adhk tarafından

DEVRİM BİR EMEKÇİSİNİ DAHA YİTİRDİ

Kasım 28, 2015 de ANASAYFA adhk tarafından

deniz27 Kasım günü kalp krizi sonucu yaşamını yitiren Zeynel Deniz için Maoist Komünist Partisi – Avrupa Komitesi’nin elimize geçen açıklamasını okuyucularımıza sunuyoruz

Avrupa (28-11-2015) Yalın ve aydınlık yaşamı ile geleceğe gülümseyen, umudunu ve emeğini bizlere miras bırakan bir yoldaşımızı daha yitirdik.

1954 yılında Dersim’in Hozat ilçesinde doğan Zeynel DENİZ yoldaş, 1976 yılında partisi ile tanışarak bulunduğu alanda örgütlenip, 1992 ye kadar yereldeki faaliyetlerini tüm bilinci ile sahiplenip yürütmüştür. 1992 yılında geldiği Avrupa coğrafyasında partisi ile tekrar ilişkilenen Zeynel yoldaş, proleter yaşamı ve öldüğü an’a kadar devrim mücadelesine verdiği emek ile tüm yoldaşlarına örnek olmuştur.

Partinin her sürecinde, nicel olarak zayıf olduğu anlarda dahi devrime dair umudunu eksiltmeden, bulunduğu Hannover şehrinde örgütlü bir taraftar olarak faaliyetine devam eden Zeynel yoldaş, geçirdiği kalp krizi sonucu 27 Kasım’da yaşamını yitirdi.

Bugün demokrasi, özgürlük, devrim, sosyalizm ve komünizm mücadelesinde önemli yollar kat edebildiysek; bu, tüm yoldaşlarımızın mücadelesinin her alanda verdikleri emeklerin toplamı ve yarattıkları tecrübeler sayesindedir. Dağlarda mavzer kuşanan, sokaklarda barikatlarda militan duruştan ödün vermeyen, işkence hanelerde direnişi ören yoldaşlarımızın ve aynı zamanda, kendilerini kuşatan tüm şartlara rağmen bulunduğu alanlarda ışığın ve umudun yolundan ayrılmadan, mütevazı ve anlamlı emekleri ile kavganın bir parçası olan tüm yoldaşlarımızın yaşamları, aynı kavganın farklı ezgileridir.

40 yıl süresince Maoist Parti’nin yanında yer alan mücadele yürüten, faaliyetlerini örgütleyen Zeynel yoldaşın yaşamından öğrenerek, anılarını kavgamızda yaşatarak, birlikte büyüttüğümüz umudu daha da ileriye taşıyıp zafere ulaştıracağımızı bir kez daha ilan ediyor ve onun şahsında yaşamını güzel ve anlamlı kavgalara armağan eden tüm yoldaşlarımızı saygıyla anıyoruz.

Zeynel DENİZ ölümsüzdür

Devrim şehitleri ölümsüzdür.

Maoist Komünist Partisi – Avrupa Komitesi

28 Kasım 2015

adhk tarafından

Tahir Elçi’yi katleden devlettir

Kasım 28, 2015 de ANASAYFA adhk tarafından

tahir eli aklamaAmed Baro başkanı Tahir Elçi bugün uğradığı alçakça bir saldırı ile katledildi Devlet tarafından hedef haline getirilen Tahir Elçi’nin katledilmesinin tartışmasız sorumlusu devlettir

Tahir Elçi’nin katledilmesine ilişkin DHF’ nin yaptığı açıklamayı öneminden dolayı olduğu gibi yayınlıyoruz

HABER MERKEZİ (28-11-2015)-Amed Baro başkanı Tahir Elçi bugün uğradığı alçakça bir saldırı ile katledildi. Devlet tarafından hedef haline getirilen Tahir Elçi’nin katledilmesinin tartışmasız sorumlusu devlettir.

Kuruluşundan günümüze dek varlığını halklara karşı baskı, katliam, soykırım, sömürü ve zulüm üzerinden biçimlendiren T.C. Devleti aynı gerici ve faşist özünü koruyarak hatta daha da ilerleterek halklara barbarca saldırmaya ve halklarımızı pervasızca katletmeye devam ediyor. Bugüne kadar yüzlerce, binlerce aydın, ilerici, devrimci ve komünist devlet tarafından hunharca katledilmişlerdir. Yine aynı biçimde sisteme muhalefet eden, eleştiren ve sorgulayan binlerce duyarlı insan hakları savunucusu, yazar ve bilim insanı da vahşice katledilmişlerdir. Mevcut devlet gerçekliği insani ve ileri olan ne varsa bunların tümüne gerici bir nitelikle düşmanlık ve yok etme üzerinde yaklaşmaktadır.

Kürdistan başta olmak üzere halklara dönük saldırılarını iyice tırmandıran ve sistematik olarak katliamlar gerçekleştiren devlet, kitleler tarafından saygınlığı olan, toplumsal gelişmeler karşısında duyarlılık geliştiren, insan hakları savunuculuğu yapan ve toplamda sisteme muhalif ve daha yaşanılabilir bir ülke için mücadele eden aydın, yazar, bilim insanı, hukukçu ve gazeteciyi ya katletmektedir yâda zindanlara atmaktadır. Hali hazırda yüzlerce aydın, yazar ve gazeteci zindanlarda tutsak bulunmaktadır.

Tahir Elçi’de sisteme muhalif, insan hakları savunuculuğu yapan ve toplumsal meseleler karşısında duyarlı olan bir hukukçudur. Özellikle görev yaptığı Kürdistan’da insan hakları ihlalleri ve devletin politikalarını eleştiren ve tavır takınan bir noktada durmaktaydı. Özellikle son süreçte Kürt Ulusal Hareketi ile ilgili yaptığı bazı değerlendirmeler neticesinde adeta linç kampanyasına maruz kalan Tahir Elçi zorla gözaltına alınmış ve hakkında dava açılmıştır. Devletin burjuva gerici medyası ve odakları tarafından hedef haline getirilen Tahir Elçi onurlu duruşundan asla taviz vermeyerek söylemlerinin arkasında durmuştur.

Tahir Elçi bugün Amed’ de Baronun gerçekleştirdiği basın açıklamasının hemen ardından saldırıya uğrayarak katledilmiştir. Çok açık ifade ediyoruz ki Tahir Elçi’yi katleden devlettir. Tahir Elçi’nin hedef haline getirilmesini yaratan ve besleyen bizzat devletin kendisidir.

Demokratik Haklar Federasyonu olarak Tahir Elçi’nin alçakça katledilmesini nefretle kınayarak başta ailesi olmak üzere tüm sevenlerine başsağlığı dileklerimizi ileterek acılarını paylaştığımızı belirtmek istiyoruz. Tahir Elçi’ye yapılan alçakça saldırıyı protesto etmek için bulunduğumuz tüm alanlarda diğer demokrasi ve ilerici güçlerle birlikte sokaklara çıkalım ve hesap soralım.

http://www.halkingunlugu.net/

adhk tarafından

Hannover’de ADHK aktivisti Zeynel Deniz yoldaş vefat etti

Kasım 28, 2015 de ANASAYFA adhk tarafından

zeynelADHK (28-11-2015) Almanya’nın Hannover şehirinde uzun bir dönemden beri ADHK faaliyetini yürüten, devrimci çalışmalarda bulunan Zeynel Deniz yoldaş, geçirdigi kalp krizi sonucu 27 kasım günü bedenen aramızdan ayrıldı. Zeynel Deniz yoldaş, 1 Ocak 1954 tarihinde Dersim’in Hozat ilçesinde doğdu.

Zeynel Deniz yoldaşımız, ADHK saflarında yıllardır devrimci çalışmalarını sürdürmekte ve bu çalışmalarını son anına kadar aynı kararlılıkla sürdürdü. Devrimci faaliyetlere katılımı uzun bir dönemi kapsamaktadır. 1992 yılında Almanya’ya gelmeden, ülkedede bu çalışmalarını aralıksız ve kararlı bir şekilde sürdürdü. Almanya’ya gelmesiyle birlikte son anına kadar, büyük bir fedakarlık ve azimle, aldığı görevleri yerine getirdi.

Yarın (Pazar) Zeynel Deniz yoldaşımızın cenaze töreni yapılacaktır. Tüm yoldaşlarımızı ve dostlarımızı katılmaya çağırıyoruz.

Anma Toplantısı ve Cenazi Töreni

Tarih: 29 Kasım 2015 (Pazar)

Saat: 14.30

Yer: Alevi Kültür Merkezi

Kornstr. 38

30167 Nordstadt-Hannover

Avrupa Demokratik Haklar Konfederasyonu

adhk tarafından

Tahir Elçi katledildi

Kasım 28, 2015 de ANASAYFA adhk tarafından

tahir-elci-olduruldu-AADiyarbakır Barosu Başkanı Tahir Elçi, bir grup avukatla açıklama yaptıktan sonra silahlı saldırıya uğradı Başından ağır yaralanan Tahir Elçi, kaldırıldığı Diyarbakır Selahattin Eyyübi Devlet Hastanesi’nde hayatını kaybetti

HABER MERKEZİ (28-11-2015) – Amed’in Sur ilçesine bağlı Balıkçılar semtinde çıkan çatışmada, Dört Ayaklı Minare’de açıklama yapan Diyarbakır Barosu’ndan oluşan grubun üzerine de ateş açıldı.

Diyarbakır Barosu Başkanı Tahir Elçi, bir grup avukatla açıklama yaptıktan sonra silahlı saldırıya uğradı.

Başından ağır yaralanan Tahir Elçi, kaldırıldığı Diyarbakır Selahattin Eyyübi Devlet Hastanesi’nde hayatını kaybetti.

Diyarbakır Barosu, Tahir Elçi’nin ölüm haberini “Baro Başkanımız Av. Tahir Elçi suikast sonucu öldürülmüştür” ifadeleriyle duyurdu.

http://www.halkingunlugu.net/