adhk tarafından

Londra’da Kaypakkaya anması

Mayıs 23, 2016 de ANASAYFA adhk tarafından

londra 1Komünist önder İbrahim Kaypakkaya Londra’da gerçekleştirilen bir yürüyüş ile anıldı Yapılan Yürüyüşte Kaypakkaya’nın komünist niteliğine dair vurguların yanı sıra güncel-siyasal gelişmelere dairde konuşmalar yapıldı

Londra (23-05-2016)- Komünist önder İbrahim Kaypakkaya Londra’da gerçekleştirilen bir yürüyüş ile anıldı.Tertip Komitesinin çağrısıyla yapılan anma yürüyüşü Edmonton Angel Corner’da Devrim ve komünizm davasında yitirilenler için saygı duruşuyla başladı. Güzergah boyunca yapılan konuşmada “Komünist önder İbrahim Kaypakkaya’nın 1972’de ileri sürdüğü bilimsel görüşler neticesinde düşmanın büyük hışmını üzerine çekeceği açıktı. Nihayet ele geçirildiğinde düşman O’nu teslim almak ve düşmanı korkutan görüşlerinden vazgeçmesi için akıl almaz saldırılarda bulunacağı da belliydi. Önderimiz yoğun saldırılara ve teslimiyet dayatmalarına rağmen  bir komüniste yakışır bir tavırla tüm saldırıları ve saldırganları yenilgiye uğrattı.

londra 2O’nun ezber bozan düşünceleri bugün de yolumuza ışık tutuyor ve önderleri anmanın en değerli yanı egemenlerin saldırılarına karşı mücadele yürütmek, yeni mevziler kazanmak ve zafere yürümektir ” denildi.

Güzergah boyunca atılan sloganlar, okunan şiirler  ve marşlar eşliğinde devam eden yürüyüşte, Kürdistan’da yapılan saldırılar ve ayrıca milletvekillerin dokunulmazlıklarının kaldırılmasının anlamı üzerine konuşmalar yapıldı.

Daymer, Britanya Kürt Meclisi ve Britanya Alevi Federasyonununda katıldığı yürüyüş, Tottenham Green Centre önüne  gelerek  burada yapılan son açıklama ile anma yürüyüşü sonlandırıldı.

adhk tarafından

Kaypakkaya Yoldaşı Anma Gecesi Tertip Komitesi’nin Açıklamasıdır

Mayıs 21, 2016 de ANASAYFA adhk tarafından

koln 01Avrupa’da her yıl geleneksel olarak düzenlenen Komünist Önder İbrahim Kaypakkaya şahsında parti ve devrim şehitlerini anma gecesi bu yıl 14 Mayıs 2016 tarihinde Almanya’nın Köln şehirinde kitlesel katılım ve devrimci coşkuyla gerçekleştirildi  Anma gecesine ilişkin Gece Tertip Komitesinin degerlendirmesini okuyucularımızın bilgisine sunuyoruz

TÜRKİYE KUZEY KÜRDiSTAN DEVRİMİNİN KUTUP YILDIZI, İBRAHİM KAYPAKKAYA YOLDAŞI, BİR KEZ DAHA KİTLESEL BİR COŞKUYLA ANMANIN, HAKLI GURURUNU YAŞIYORUZ!

Emekçiler, Yoldaşlar!

MKP’nin önceli olan TKP (ML)’nin kurucusu, ilk genel sekreteri, parti programatik görüşlerimizin MLM temelde hazırlayıcısı, faşist Türk Devleti’ne karşı, ilk hücumun öncü neferi, Devrimimizin yol gösterici Kutup Yıldızı, Komünist Önder İbrahim Kaypakkaya’yı, Ölümsüzlüğünün 43. Yıldönümünde, ve O’nun şahsında Parti ve Devrim şehitlerini kitlesel devrimci bir coşkuyla andık.

Yüzlerce yoldaşın kolektif bir faaliyet sonucunda, aylarca sürdürülen emeğin buluşması olan Kaypakkaya şahsında Devrim ve Parti Şehitleri Anması tüm eksiklik ve zayıf yanlarına rağmen, başarılı bir şekilde yürütülüp sonuçlandırıldı.

Kaypakkaya yoldaşı anmak, ezilenler üzerinde sürdürülen faşist diktatörlük koşullarının, bugünde önümüzde duran zor’una karşı, halkla birleşmiş devrimci şiddet temelinde, sınıf mücadelesinin her alanında, disiplinli, tepeden tırnağa devrimci mücadeleye adanmış bir eylemi, günde örgütleme bilincini kuşanmayı gerekli kılıyordu.

anma gecesiYılların aşındırarak eskittiği, rutin bir tekrara dönüştürdüğü, “Anma töreni” nin ötesine geçip, Kaypakkaya’da ifadesini bulan tarihsel devrimci mirası, kazanma birikimini, gün’de kitlelerle buluşturan, bunu  devrimci somut bir çalışmanın kalbi haline getirip, bu temelde bir kampanya olarak ele alıp örgütlemeyi zorunlu kılıyordu.

Gece Tertip Komitemiz ve tüm faaliyetçi yoldaşlar bu bilinç temelinde görev üstlenmiş ve başlangıcından final anına kadar, buna uygun bir anlayışla hareket etmiştir.

Geçen yıl yapılan Mayıs gecesi sonrası tüm alanlarda değerlendirme toplantıları yapılmış ve tüm fikirler merkezileşerek bu yılki etkinliğin içeriği kolektif fikirlerden oluşmuştur. Bir yıl öncesinden “Merkezi Gece” kararı alınmış ve buna uygun bir salon tutulması iletilmiştir. Belirlenen bölgelerde uygun salon bulunamayışından dolayı, Köln”de gecikmeli olarak mevcut salon tutulmak zorunda kalınmıştır. Gelen kitlelerin sayısı mevcut salona uygun olmadığından çeşitli sorunlar yaşanmıştır. Gece Tertip Komitesi olarak;  bu durumun tüm sorumluluğu komitemize ait olduğundan dolayı etkinliğimize katılan tüm yoldaşlardan ve dostlarımızdan özür diliyoruz.

koln 15Gece programının kimi aksaklıklara ve eksikliklere rağmen zamanında oluşturulması, meteryallerinin zamanında tüm bölgelere dağıtılması sağlanmıştır. Nisan ayı içerisinde planlanan “Kaypakkaya Yeni Bir Tarih Okumasıdır” panelleri; HBDH’nin kuruluş vesilesi ile planlanan “HBDH Tanıtım Panelleri” ile birleştirilerek sürecin güncelliğine ortak olma ve birleşik mücadelenin örülmesi adına; Stuttgart,Viyana, Paris, Köln, Hamburg, Berlin, Londra ve Basel de ortak paneller örgütlenmiştir.

Gecenin kitlesel, coşkulu ve öngörülen güvenlik çizgisine kadar, tüm ayrıntılarının hesaplanılarak, bunlara uygun kolektif bir yönelimle hareket edilmesi, Gece Tertip Komitemizin öncülüğünde, kolektif bir sahiplenmeyle gerçekleştirilmiştir.

Kaypakkaya’nın 72 Nisan’ında ki kurtuluşa davet eden Manifestosu ve buna bağlı adanmış Önder devrimcilik çizgisi ve buna an’da cevap olan somut savaş pratiği, bu konsept içinde kitlelere mesaj olarak iletilmiş, zafere mahkum devrimci savaş eylemine, herkes kendi gücü ve yeteneği içinde davet edilmiştir.

Bu temelde Sosyalist Halk Savaşı’nın önder, öncü öznesi olan, Maoist kadın ve erkek yoldaşların sesi, gecenin coşkusuna kitlesel olarak katılım gösteren herkese, birinci elden sinevizyonlar üzerinden duyurulmuş, bunu aksatacak her türlü teknik hataya karşı azami gayret gösterilmiş, sinevizyonlar ve diğer görsel materyaller titizlikle hazırlanmış ve teknik aksaklıklara izin verilmemiştir.

koln 2Yine  KAYPAKKAYA yoldaşın Türk ve Kürt halklarının, aynı siperlerde birleşik savaşına verdiği ilkesel önemden hareketle, partimizin kendi özgün/ tarihsel kimliğiyle içinde yer aldığı, Halkların Birleşik Devrim Hareketi adına, KCK Yürütme Konseyi Üyesi Sayın Duran Kalkan tele konferansla bir sunum yapmış, Kaypakkaya yoldaşın devrimci önder kişiliğinin tarihsel önemine işaret ederek, gecemizi devrimci siper yoldaşlığıyla onore eden bir sunum gerçekleştirmiştir. Kendilerini devrimci siper yoldaşlığı duygularımızla selamlıyor ve teşekkürlerimizi iletiyoruz.

Kaypakkaya yoldaş şahsında an’da ki devrimci görevlerimizi görünür kıldığımız Anma Gecemiz, tam da “BU ÇELİK ALDIĞI SUYU UNUTMAYACAK ” diyen başlığa uygun olarak, Kaypakkaya’nın partimizde eylemselleşen MLM görüşlerine, somutta can olan, yoldaş olan, Sosyalist Halk Savaşı’nın ön siperlerinde ki, kadın ve erkek yoldaşlarımızın, zafere inanan ve buna çağrı olan seslerini, katılımcı binlerce kitleye taşımış ve onların coşkusuna kalpleriyle alkış tutan kitlenin sloganlarıyla selamlanmasıyla anlamlı bir buluşmaya dönüşmüştür.

Emekçiler, Devrimciler, Yoldaşlar!

koln 5Her devrime yürüyüş, kendi önderlerini yarattığı gibi, kendi mücadelesini estetize eden sanatını da yaratır. YÇKM bünyesinde faaliyet yürüten Grup Munzur ve Grup Alamor, ezilen sınıf,ulus ve cinslerin  sanat cephesinde ki sesi olmuş ve kendi estetik sesleriyle mücadelemizin her anlamını kendi sesi ve yorumuyla kitlelere ulaştırmasını bilmiştir.Anma Gecemizde de katılımcı kitleleri devrimin coşkulu duyguları ile buluşturmuşlardır.

Bu Anma Gecemizde geleneğimizin Devrimci Sanat Cephesinde ki sesi olan Grup Munzur kurucuları ve gün’de ki devam ettiren emekçileriyle ortak sahne alması kitlelerde olumlu bir intiba yaratmış olup; parti tarihimizin “Enternasyonal Marşı ” diye bileceğimiz 18 Mayıs Marşını binlerin korosuyla söylemiş ve mücadelemizin sanat cephesinde ki ortak kalp atışında, kolektif coşkuya eşlik etmiştir.

Kısa bir süre önce kongresini gerçekleştiren ve geleneğinin olumluluklarını zamanın ruhu ile buluşturan SYM (Socialist Youth Movement), örgütlü ve coşkulu bir şekilde etkinliğe katılarak ve görev alarak, gençliğin dinamizmini kitlelere taşımıştır. Canlılığını bir an dahi yitirmeden etkinliğin sonuna kadar devrimci sorumluluk ve duruş ile etkinliğe güç katmışlardır.

Yine gecemize katılarak, “HDP nin direniş damarlarından biride Kaypakkaya geleneğidir” tespitinde bulunan HDP eş başkanı Sayın Selahattin Demirtaş’a, AKP Devlet faşizminin tüm gücüyle saldırdığı bir kritik süreçte, hiç bir kaygı duymadan, halk direnişinin sesini gecemize taşıdığı için, teşekkürlerimizi ifade ediyoruz..

Emekçiler, Devrimciler, Yoldaşlar!

koln 6Düşünce ve eylemini bugüne taşıyarak devrimci-komünist mirasını, faşizme,emperyalizme ve Dünya gericiliğine karşı, yenilmez bir silaha dönüştürdüğümüz ve bundan taviz vermeden, devrim ve sosyalizme götürdüğüne, yüzlerce şehit düşen yoldaşla inancımızı tazelediğimiz, Kurucu Önderimiz İbrahim Kaypakkaya’yı andığımız, bu 43. Ölümsüzlük yıldönümünde, kitlesel katılım ve sahiplenmeyle karşılaşmanın onuruyla ödüllendirmenin kolektif sevincini yaşıyoruz.

Bu temelde gecemize katılan Serenad Ezgican”a,Kemal Dinç ve Ahmet Aslan”a, Grup Alamor ve Grup Munzur”a, Grup Munzur”da geçmiş dönemlerde emek verip bu etkinliğimizde sahne alan dostlarımıza, Gecemize katılamayan fakat mesaj yollayan sevgili Erdal Ataş”a,  Ludwisburg Halk Oyunları ekibine,  devrimci aydın sevgili Haluk Hocamıza, Sayın Selahattin Demirtaş’a ve Kaypakkaya şahsında kitlesel bir coşkuyla, söz ve eylemimize yığınak yapan katılımcı kitleye ve Avrupa’nın bir çok ülkesinde bu çalışmayı fedakarca yürütüp, finale taşıyan yoldaşlarımıza teşekkür ediyor, devrimci selamlarımızı sunuyoruz.

Mücadelemizin ve tüm faaliyetlerimizin temel yönlendiricisi olan “Kitlelerden Kitlelere” çizgisine uygun olarak, etkinliğimizin faaliyetini yürüten tüm yoldaşlarla ve katılımcı dostlarımızla her bölgede zaman geçirilmeden değerlendirme toplantıları yapılmalı, herkesin fikirleri merkezileşmeli ve eksikliklerimizden dersler çıkarılarak gelecek yılın etkinliğinin çalışma tarzı- içerik ve biçimi şekillenmelidir.

Ve Son söz olarak diyoruz ki; Önder İbrahim yoldaş şahsında, 43. defa yinelediğimiz ve tüm çocukların gözlerinin sadece gülüşlere gebe olacağı o an’a kadar yineleyeceğimiz o gerçeği bir kez daha haykırıyoruz ;

Kitaba, ışığa ve mavzere sarılan, cesur ve bilge insanların ellerindedir gelecek.

Gece Tertip Komitesi

22 Mayıs 2016

adhk tarafından

Saldırılar Viyana’da protesto edildi

Mayıs 20, 2016 de ANASAYFA adhk tarafından

viyanaTürkiye-Kuzey Kürdistan’da devletin halklara karşı uyguladığı topyekün savaş ve saldırılar Viyana’da yapılan bir eylemle protesto edildi

AVUSTURYA (20-05-2016) -Türkiye-Kuzey Kürdistan’da başta Maraş’ta mülteci kampı adı altında Alevilere yönelik saldırı ve dokunulmazlıklar gibi kapsamlı saldırılar olmak üzere topyekûn saldırılar Viyana’da devrimci, demokratik ve yurtsever güçler tarafından yapılan bir eylemle protesto edildi.

Demokratik Güç Birliğinin çağırısıyla Viyana da Minoritenplatzda  Türkiye- Kuzey Kürdistanlı devrimci, demokrat, sosyalist, yurtsever kurum ve kuruluşlar tek vücut tek yumruk, tek yürek olarak bir araya geldiler.  Maraş’ta Alevi inancına mensup yerleşim yerlerine cihatçıların yerleştirilmesi, 6 milyon halkın oylarıyla seçilen HDP’nin iradesinin hiçe sayılması ve Kuzey Kürdistan’daki katliamlar okunan mesajlar, taşınan döviz ve pankartlarla protesto edildi. Aralarında Avusturya Demokratik Haklar Federasyonu taraftarlarının da yer aldığı miting atılan slogan ve okunan açıklamayla son buldu.

KASIM KOÇ tarafından

KAYPAKKAYA, RESMİ TARİHTEN KÖKLÜ BİR KOPUŞTUR…

Mayıs 19, 2016 de KASIM KOÇ KASIM KOÇ tarafından

kasım koçKasım Koç (19-05-2016) Anadolu topraklarında kurulan Türkiye Cumhuriyetin kuruluş aşaması, öncesi ve sonrasında ki döneme ilişkin analizleri, tespitleri ile tamamen uluslararası komünist harekete ve Coğrafyamızda ki devrimci örgüt, parti ve liderleri ile ayrı düşer KAYPAKKAYA.

Lenin önderliğinde gerçekleşen 1.Uluslararası doğu kurultayında, Ermenilerin başka devletlerle iş birliğine gitmişlerdir anlayışı ve zihniyeti ile Ermeni soykırımını görmezden gelinmiş. Kürt ayaklanmalarını bastırmaları dahi devrimci, ilerici olarak görülmüş. Kürtler geri, barbar, feodal olarak değerlendirilmiştir.

İttihat Terakki liderlerinden Talat, Enver Paşaların katıldığı ve Mustafa Kemalin de kurultaya gönderdiği delegeler uluslararası 1. Doğu kurultayına verdikleri raporları Uluslararası komünistler tarafından esas alınmıştır.

Bu esas aldıkları raporlar sonucunda Uluslararası komünist hareket burada yanlışa düşmüş bundan dolayı da Kemalist harekete devrimci bir misyon yüklenilmiştir.

Bu biçilen misyon sonucudur ki Mustafa Suphi ve yoldaşları hayatları ile ödemişlerdir.

Jön Türkleri, İttihat Terakki ve Kemalizmin hatalarını görmezden gelen Uluslararası komünistlerden dolayı da zamanla bu hatalar coğrafyamızda ki devrimciler tarafından da bir çizgi haline geldi ve bu yanlışta ısrara edildi…

Lenin, Mao, Stalin vb. komünistlerin Kemalist Harekete yükledikleri ilerici misyon sonucu coğrafyamızdaki devrimci liderler de Kemalizme devrimci, ilerici misyon yükleyerek Kemalizm onlarında hayranı durumun geldi.

“Milli Kurtuluşçu” “Anti Emperyalist…” “Bağımsızcı..” gibi belirlemelerle devrimci bir rol biçildi Kemalist Harekete…

Kaypakkaya işte tamda böyle bir süreçte, komünist hareketlerin resmi tarihi ile uzlaşmayan bir kişilik ile ortaya çıktığını görüyoruz.

Ezberi bozmuş, ezen ile ezilenler meselesinde Marksizm kendisine neyi emrediyorsa öyle tarihi ele alan bir Kaypakkaya görüyoruz.

Komünistlerin yapmış oldukları hatalı tespitleri ve göremedikleri hataları ile uzlaşmamış dünyada olmayan bir ilk çıkışı İbrahim Kaypakkaya böylece yapmış oluyordu.

Bundan dolayı da İbrahim Kaypakkaya bir devrim gerçekleştirmiştir, yapmıştır.

İbrahim Kayppakkaya, Tamda bu ortamda diyalektik materyalist metodu kullanarak, bu Felsefe ile tarihe baktığını görüyoruz.

Nedir bu felsefede ki öz; Ezen ile Ezilen, ileri Geri, haklı haksız ayrıştıran Komünistlerin olmazsa olmazı olan diyalektik materyalist metodu esas almıştır.

Pragmatist davranmamış, uzlaşmacı siyaset benimsememiş…

Ordu-Devlet denen baskı, sömürü aygıtından köklü kopmuştur.

Ermeni, Dersim vb. soykırımlarına sahip çıkmış.

Kürt Ulusal sorunu tarihsel olarak ela alıyor ve devletin resmi ideoloji olan Türk-İslam faşist niteliklerini deşifre ediyor.

68 kuşağı ve 71 devrimci çıkış olarak bilinen tarihlerde ki devrimci parti ve liderlerden de bu temel ve esaslar üzerinden köklü kopuşa gidiyor.

Sadece 71 devrimci çıkış ile değil dünya proletaryasının ustalarından dahi yukarıda yazdığım onların bazı eksik ve hatalarından köklü kopuş sağlamıştır İbrahim Kaypakkaya.

Kaypakkaya anılacaksa sadece kaba bir Ser verip sır vermeyen bir devrimci olarak değil, o aynı zamanda dünya da ki komünistlerin göremediklerini görmüş bunun üzerinde kavgasını şekillendiren ender Komünistlerden biridir.

Burjuva devletlerine biçilen ilerici misyonları kendisine rehber edinmemiş.

Rehber olarak gördüğü Tarihte ki Halk hareketleri olmuştur.

Tarihten öğreniyor ve görüşlerini bu temel üzerinde şekillendiriyor:

Beş Temel Belge ve on bir ilke olarak görüşlerini toparlıyor Türkiye ve Kuzey Kürdistan devrimin yolunu bu kopuş üzerinde şekillendirmiş ve devrimin yolunu böyle çizmiştir…

71 militan devrimci çıkış yapan Kaypakkaya, böylece büyük bir cüret ederek dünyada bir ilkini başarmış ve coğrafyamızda ki Komünist harekete nitel bir katkı sunmuştur.

Marksizim-Lenizm ve Moaizmin bilimsel tezlerini coğrafyamıza indirgemiş yeni bir doğuşa neden olmuştur.

Bu bilimsel diyalektik materyalist metodu ile Çin Büyük Proleter Kültür Devrimi ürünü olduğunu tüm dünya kamuoyu nezdinde Komünist Partisini kurduğunu ilan ediyor.

Kaypakkaya böylece ülkemizde yeni bir devrimci çığırı açmasına vesile olmuştur.

Bundandır ki Fikirleri halen günceliğini koruyor.

Bundan dolayıdır ki Metodu ve tarihe bakışı ve bizlere bıraktığı miras geniş halk kesimi ile benimseniyor.

Kaypakkaya fizikken ayrılsa da onun görüşleri yaşıyor…

O, AMED zindanlarında katledildi lakin görüşlerini imha edemediler…

Bu düzen böyle devam ettiği müddetçe Kaypakkaya’nın görüşleri de Tarlada… Fabrikada… Barikatlarda dalgalanmaya devam edecek…

adhk tarafından

Ankara’da 18 Mayıs yürüyüşüne polis engeli

Mayıs 19, 2016 de ANASAYFA adhk tarafından

ankara-18-mayis-yuruyus 1Ankara’da yapılmak istenen Komünist Önder İbrahim Kaypakkaya, Haki Karer ve Dörtler’i anma yürüyüşü polis ablukasıyla engellendi Kitle Konur Sokak’ta açıklama yaparak, tüm engellemelere ve saldırılara karşın Kaypakkaya’yı savunacağını belirtti

ANKARA (19-05-2016) – Ankara’da 18 Mayıs anması için yapılmak istenen yürüyüş polis tarafından engellendi. Faşizan uygulamalarını her an hissettiren polis, Yüksel Caddesi’nde yoğun abluka kurarak kitleyi iki yönden kuşattı.

Bunun üzere kitle “Kahrolsun faşist diktatörlük” sloganlarıyla anmayı Konur Sokak’ta gerçekleştirdi.

Anmayı düzenleyen kurumların ortak açıklamasında; İbrahim Kaypakkaya’nın Kemalizm ve Kürt ulusunun kendi kaderini tayin hakkı konusundaki komünist yaklaşımlarına vurgu yapıldı. İbrahim Kaypakkaya’yı katleden devletin bugün O’nu anmak isteyenleri engellemeye ve saldırmaya devam ettiği ifade edildi. Açıklamada, İbrahim Kaypakkaya’yı savunmaya ve anlatmaya devam edileceği belirtildi.

Haki Karer’in enternasyonal devrimci duruşunun bugün mücadeleye yol göstermeye devam ettiği, Dörtlerin feda ruhunun mücadele alanlarında, Kuzey Kürdistan’da meşale olarak yandığı ve bu yangının daha çok büyütüleceği ifade edildi.

Kitle polis provokasyonuna karşı sık sık “Kahrolsun faşist diktatörlük”, “İbrahim Kaypakkaya Ölümsüzdür”, “Dörtler yaşıyor kavga sürüyor” sloganları attı.

http://www.halkingunlugu.net/

adhk tarafından

Gazi’de Kaypakkaya anmasına polis saldırısı!

Mayıs 19, 2016 de ANASAYFA adhk tarafından

gazi mays anam1DHF’nin dün Gazi mahellesinde yapmak istediği Kaypakkaya anamsına yine polis TOMA ve Akreplerle saldırdı Kitle ise saldırılara karşı direnişle karşılık vererek Kaypakkaya ve mayıs şehitlerini andı

İSTANBUL (19-05-2016)-Komünist önder İbrahim Kaypakkaya ve devrim şehitleri Ülke genelinde yapılan etkinliklerle anılıyorlar. Devletin bütün engelleme ve saldırılarına rağmen DHF başta olmak üzere devrimci ve demokratik kurumlar Kaypakkaya ve Mayıs şehitlerini kitlesel ve coşkulu bir şekilde anmaya devam ediyorlar.

DHF’nin Sarıgazi’de gerçekleştirmek istediği Kaypakkaya anmasına saldıran polis dün Gazi Mahallesinde yapılan anma yürüyüşüne de azgınca saldırdı. Kitlenin toplanmasıyla birlikte TOMA ve Akreplerle kitleye saldıran polis mahalleyi adeta gaza boğdu. Saldırıya direnişle karşılık veren kitle sloganlarla Cemevine doğru yürüyüşe geçti. Burada da polisin saldırması üzerine ara sokaklara çıkan kitle sloganlar ve ajitasyonlarla polis saldırısını teşhir ederek Kaypakkaya yı her yerde aynı coşkuyla anacaklarını ve sahipleneceklerini belirttiler.

Saldırıların ardından Şair Abay lisesi karşısında bir araya gelen DHF’liler basın açıklaması yaparak eylemi sonlandırdılar.

http://www.halkingunlugu.net/

adhk tarafından

Önder İbrahim Kaypakkaya Anma Etkinliğinin Hatırlattıkları

Mayıs 19, 2016 de ANASAYFA adhk tarafından

anma gecesiYusuf Ozan (19-05-2016) Görkemli, canlı, coşkulu ve kitlesel bir anma etkinliği olduğunu hemen her katılımcı dile getirdi Etkinliğin daha başından itibaren bu duygu egemen olmuştu Salon elverdiği ölçüde etkinliğe anlamını veren görsellikler göze çarpmaktaydı Gençler bu yıl disiplin içinde önder Kaypakkaya şahsında kaybettiklerimize yakışan bir tutum içinde hareket ederek, yerinde ve zamanında sloganlarla eşlik ettiler

Hem katılım ve hemde içerik bakımından oldukça dolu olan etkinlik, devrimci faaliyetçiler başta olmak üzere tüm Kaypakkaya takipçilerine ve dostlarına büyük bir moral ve motivasyon oldu. Böyle olmasının elbette sebebleri vardır. Nedir bunlar? Birincisi, bir kaç yıla dayanan ve Kürt sorununu çözüme kavuşturma adı altında sürdürülen görüşmelerin kesilmiş olması ve görece çatışmazlık ortamının yerini büyük bir devrimci direnişe bırakmış olmasıdır. Kürt milli başkaldırısının kırların sınırını aşarak kasabalara ulaşmış olmasıdır. İkincisi ve bu durum doğal olarak ezilen Kürt milletinin devrimci-demokrat dostlarını harekete geçirmesi ve Türk egemenlik sistemine teşhire yönelmesi ve dahası aktif şekilde Kürtlerin yanında yer almasıdır. Üçüncüsü ve özel olarak ise, komünist önder İbrahim Kaypakaya’nın 1970’lerde ortaya koyduğu milli meseledeki ışıklı çizgiyi rehber alan Maoist-Komünistlerin Kürdistan’da ve Türkiye’de Kürt başkaldırısının yanında yer almasının yanısıra, hem teoride ve hem de pratikte kendisini engelleyen eksik ve yetersizliklerini hatırı sayılır ölçüde aşarak hazırlanmış olması! Belki daha başka sebepler de sıralanabilir. Bütün bu gelişmelerin her etkinliğimize doğal olarak yansıması beklenirdi. Kaçınılmaz olarak anma etkinliğimize de yansıması oldu. Burada özel olarak vurgulamalıyız ki esas olan kendi gücümüz, planımız ve paratik faaliyetmizdir. Dış etkenler besleyici olandı.

Anma etkinliğmizin programı dönemin ruhuna uygun seçilmişti. Bazı küçük aksaklıklar dışında program uygulandı. Canlılığın, çoşkunun ve devrime çağrının zirvede olduğu etkinlik şayet daha büyük bir salon tutulmuş olsaydı herhalde gönül rahatlığıyla harika olmuş olurdu diyebilirdik. Daha büyük salonda olup olmaması tayin edici olmamakla beraber, yer yokluğu nedeniyle içeri giremeyen ve dönmek zorunda kalan insanlar açısından hiç iyi olmadı. Görüşümüzce Tertip Komitesi bu insanlarımızdan özür dilemesi gerekir. Karar Tertip komitesinindir elbette.

Etkinlik programının en çarpıcı ve en çoşkulu yanı Kadın gerillalarının taraftar kitlelere çağrıları ve mücadelede en önde yer alıyor olmalarıdır. Bu çok önemlidir zira, biliyoruz ki ezilen kadının özgürlük için en ileri bölgelerde, devrimci savaşın çetin alanlarında yer almaları devrimin zaferi için olmazsa olmaz koşuldur. Sadece politik bir devrim değil, tüm geleneksel fikir ve alışkanlıkları kökten yıkacak olan komünist bir devrimdir ihtiyacımız ve bu ya bugünden başlayacak yada asla başlamayacaktır.  Böyle bir devrim ancak ve ancak ezilen kadınların; en diplere itilmiş, yok sayılmanın yanısıra kırımlardan geçirilen ezilen cinsleri ve yoksulları ayağa kaldıracak olan önderleşmiş sınıf biliçli kadınların bütün kademelerde “iktidar” olmalarıyla başarılacaktır. Bu bakımdan kır-şehir Sosyalist Halk Savaşçılamızın; özellikle de kadın yoldaşlarımızın gözle görülür şekilde ilerlemeler kaydetmeleri; etkinlikte binlere hitap etmeleri onur vericidir. 17’lerle birlikte yaşadığımız gerilemeleri ve ağır acıların güce dönüştürüldüğüne şahit olmak  büyük bir sevinçtir. Selam olsun! Yine bildiğimiz kadarıyla tarihimizde İlk defa HKO’nun devrimci savaşın sorunlarını ve pratik uygulamalarını konu alan bir konferasın yaptıklarını duymak/izlemek ayrı bir sevinçtir. Elbette geleneğimiz adına (Sınıf teorisi) yapılan konuşmanın içeriği gayet güçlüydü. Dün ve bugün, üzerinde yürüdüğümüz komünist mirasın anlam ve önemine vurgu yapılması, komünist çizgimizin ayrımlarını noktalarının net ve çarpıcı anlaşılması bakımından gerekli bir konuşmaydı. Zayıf yanı ise, etkinlikte enternasyonal yoldaşların olmamalarıydı. Alman yoldaşların yer almaları dışında kimsenin olmaması iyi değildi.

Bunun dışında, enternasyonal proleteryanın Türkiye-Kuzey Kürdistan taburunun sınıf dostlarına etkinkilte yer vermesi, renklerini ve çizgilerini yansıtmalarına yer açması komünistlerin dostlarına verdiği değeri gösterir ki, bu doğru bir siyasettir. Öyle de oldu zaten. Sevgili Hauk Gerger hocanın her çağrıldığında yok demeden yola düşmesi takdire şayan ve devrimci alçak gönüllülüktür. Yaptığı değerlendirmeler, birlikteliklerin önemine vurgu yapmasının yanısıra, tehlikelere dikkat çekmesi tamamen yerindeydi. PKK adına yapılan konuşmada düşmanın topyekün saldırısına karşı ortak birleşik mücadele hattının örülmesinin ne kadar haklı ve yerinde olduğunu göstermiştir. HDP adına Selahattin Demirtaş’ın önder Kaypakkaya çizgisi için yaptığı değerlendirmeler, verilen mesajlar dostluğun ve mücadele birlikteliğinin pekişmesi için anlamlıdır.

Burada bir kaç noktaya dikkat çekmek istiyoruz. Demokratik bir parti olması, açık alanda mücadele yürütüyor olması bakımından, Selahattin Demirtaş’ın HDP adına yaptığı konuşma  içeriğinin parti programı ve çizgisi temelinde olması ve bu minvalde bir dil kullanması normal ve doğaldır. HDP’nin mevcut çizgisi ve programı sistemden kopuşu temsil etmemektedir. Dolayısıyla Selahattin Demirtaş’ın etkinlikte yaptığı  konuşmanın bir yanı devrimci iken bir yanı ister istemez bilenen sebepler neticesinde reformcu sınırları aşamamıştır. Bu noktayı dikkate almalıyız. Bizim tabanımız da dahil, geniş kitleler ideolojik-politik meselelerde gerekli olan kavayışa sahip olmamaları nedeniyle reformizmin büyük etkisi altındadır. Komünistler elbette bunun ciddi bir durum olduğunu ve görevlerinin ne olduğunu dikkate almalıdırlar. Bu görevi ciddiyetle ele almamamak geleceği karartır. Devrimci birlikteliklerin iki yönü olduğu bilinir. Biri omuz omuza olmak savaşmak ise bir diğeri de ideolojik tartışma ile devrim ve soyalizm davamızın karartılmasına izin vermemektir. Bağımsız bayrağımızın yere düşürülmemesi esprisinin anlamı tamda budur. Ayrıca, bu duruma ek olarak egemen sınıflar devrimci hareketi sistem sınırları içine çekebilmek için özel gayret içindedirler. Bütün propaganları, çalışmaları, söylemleri bu minvalde yürümektedir. Bunu başarmak için ülkenin demokrasi doğrultusunda nasıl dönüştüğünü vaaz etmektedirler. Kendi aralarında kapışıralarken ettikleri “tek adam diktatörlüğüne gidiyoruz” sözleri, devrimci-ilerici harekete karşı dönünce söylediklerini “unutarak” devlet sisteminin nasıl bir “hukuk ve demokrasi içinde yürüdüğünü” propaganda ediyorlar. İletişim araçları üzerinde çok güçlü ve etkili yapıyorlar bu propagandaları.

Bunun yanısıra, geçmişte devrimci olan güçlerin önemli bir bölümünün reformizme düşmeleri ve yine Kürt hareketinin bu ceberrut-savaş makinası devlet sistemiyle eşitlik temelinde olmayacak bir çözüm beklentisinin aşılamamış olması; komünist ve devrimci hareketin mücadeledeki etkisinin zayıf kalması ile seçimlerle kurtuluşa erişebilinir gibi geleneksel inanç ve yanlışların kitleler üzerindeki derin etkisi vs gibi sebebler, geniş kitleleri etkili biçimde sistem sınırlarına tutmaya devam etmektedir. Bu durum komünistlere ideolojik mücadeleye asla ara vermemek ve sürdürülen ideolojik mücadeleyi daha somut, daha yoğun ve etkili yapmak görevini hatırlatır. Yani Maoist komünistlerin olup bitenleri bütünlüklü analiz etmeleri ve dost güçlerle olması gerken devrimci birliklere verdiği haklı değerin yanında bu birlikler içinde hareketlerin karşılıklı olumlu-olumsuz etkilerini gözönünde bulundurarak ideoljik mücadeleyi asla gevşetmemesi gerekmektedir. Kaldıki devrimci-demokratik birliklerin daha sağlam temellere oturması ve etkili olabilmesi için bile ideolojik mücadele yürütmesi elzemdir. Buradan hareketle başta Maoist Partinin kendisi olmak üzere, her bir faaliyetçisinin daima cebi bir kitap ve kalem ile dolu olması, komünizmi kazanmak için bilincini araştırmalarla-tartışmalarla beslemesi ve bunu eyleme dökmesi olmazsa olmazdır.  Özel mülkiyet dünyası ile sımsıkı çevrili olduğumuz bir dünya gerçekliğinde hedefimize başarılıca yürümenin başka bir yolu yoktur.

Yusuf Ozan

Mayıs 2016

adhk tarafından

MKP: “Komünist kopuşun kılavuzu: Kaypakkaya”

Mayıs 18, 2016 de ANASAYFA adhk tarafından

mkp_bayrak1Maoist Komünist Partisi (MKP) Siyasi Büro (SB) yazılı bir açıklama yaparak, ölümsüzlüğünün 43’üncü yılında Komünist Önder İbrahim Kaypakkaya’yı andı

HABER MERKEZİ (18-05-2016) – Maoist Komünist Partisi (MKP) Siyasi Büro (SB) yazılı bir açıklama yaparak, ölümsüzlüğünün 43’üncü yılında Komünist Önder İbrahim Kaypakkaya’yı andı

Yapılan yazılı açıklamada, Kaypakkaya’nın yalnızca direniş tavrıyla anlamlandırılamayacağı, onun direnişinin ideolojik-siyasi çizgisiyle bir bütün olduğu vurgulandı. Açıklamada İbrahim Kaypakkaya’nın bıraktığı komünist mirasın daha da büyüdüğü, Fehmi Altınbilek eyleminin bunun bir ispatı olduğu belirtildi.

Açıklamada devamla şu ifadeler yer aldı;

“Kurucu Önderimiz Kaypakkaya Yoldaşın 18 Mayıs 1973’te Katledilişinin 43. Ölümsüzlük Yıl Dönümü Vesilesiyle;

Çeşitli millet ve milliyetlerden Emekçi Halklarımıza!

Kırılarak Tükenmeyen Tohumların Topraktaki Filizi Büyümeye Devam Ediyor!

Türk hakim sınıfları bundan tam 43 yıl önce, 18 Mayıs 1973 yılında partimizin kurucusu, Komünist önder Kaypakkaya yoldaşı aylarca süren ağır işkencelerden sonra katlettiler. 18 Mayıs tarihe kızıl direniş ruhu ve Komünist mücadelenin yenilmez günü olarak yazıldı. 18 Mayıs’ta Kaypakkaya yoldaşın yenilmez direnişiyle bir kez daha göndere çekilen Komünist manifesto bugün onbinlerin omuzlarında milyonları kucaklayarak ilerlemektedir…

Ölümsüzlüğünün 43. Yıldönümü vesilesiyle kurucu önderimiz Kaypakkaya yoldaşın Komünist anısı önünde sonsuz kere saygıyla eğiliyor, kızıl direniş ruhunu selamlıyoruz!

O’nu salt kızıl direnişi, düşmanı saygıya çeken eğilmezliğiyle değil, temsil ettiği Komünist doğrultusuyla anlamanın ve anmanın şart olduğu, günün gelişmeleriyle çok daha parlak biçimde açığa çıkmış, sosyal pratik tarafından bir kez daha doğrulanmıştır.

Kaypakkaya yoldaş, Komünist ilke ve amaçlar zemininde temsil ettiği ideolojik-siyasi yöneliminden bağımsız olarak, yalnızca direniş tavrıyla değerlendirilemez, anlamlandırılamaz. O, direnişi ve ideolojik-siyasi çizgisiyle bir bütündür. Direnişi basitleştirilemeyeceği gibi, bu direnişi asla ideolojik-siyasi çizgisinden bağımsız düşünülemez…”

Altınbilek eylemi Kaypakkaya’nın mirasının büyümesinin kanıtıdır

Açıklamada, Fehmi Altınbilek’e yönelik 7 Haziran 2015 tarihinde düzenlenen ve Partizan Halk Güçleri (PHG)’nin üstlendiği eylem hatırlatılarak komünist mirasın derinleştiği vurgulanan açıklamada devamla şu ifadeler yer aldı;

“Kaypakkaya yoldaş partimizi kurarken gecikmeksizin silahlı mücadele temelinde Halk Savaşı pratiğine girişti. Teori-pratik birliği zemininde gelişen bu Komünist devrimci doğuş, haklı olarak  hakim sınıfların korkularına yol açtı, korkularını büyüttü. Korkularının esiri olarak azgınca saldıran hakim sınıflar, Kaypakkaya yoldaşı katlederek korkularından kurtulacaklarını, Komünist mücadeleyi yok edeceklerini sandılar. Ancak, katlederken bile karşılaştıkları Komünist direniş ve tavır karşısında saygı duymaktan kurtulamayn faşist generaller korkularını büyütüp derinleştirmekten ileri gidemediler. Nitekim Kaypakkaya yoldaşın Komünist çizgi ve mirası bugün güçlenerek büyümekte, komprador tekelci burjuvazinin korkusu olmaya devam etmektedir.

Bugün Komprador tekelci burjuvazinin Kaypakkaya yoldaşın ismine tahammül edemeyen faşist baskı ve saldırganlığı bu korknun kanıtıyken, Kaypakkaya yoldaşı bizzat işkence ederek katleden işkenceci faşist Fehmi Altınbilek’e dönük onlarca yıl sonra gerçekleştirilen silahlı eylem Komünist mirasın derinleşerek büyümesinin tanığıdır.

Dünü bugünüyle mücadele tarihimizin yüzlerce şehidi, savaş siperlerinde silah çatan kadın-erkek yoldaşlarımız, şehirlerde düşmanın amansız baskılarına karşı silahlı-silahsız biçimlerde mücadele eden, zindanlarda düşmanla dişe-diş çatışan yoldaşlarımız, partimizin Sosyalist Halk Savaşı Stratejisi temelindeki tüm ilerleme ve gelişmesi kırılarak bitirilmek istenen tohumların büyüme kanıtıdır. Son tahlilde komprador tekelci burjuva sınıf iktidarının faşist saldırganlığına karşı direnen değişik dil-din-cinsten emekçi halklarımız ve soykırıma tabi tutulan Kürt ulusunun direnişi bu mirastan bağımsız değildir.

Özcesi, saklanamaz ve inkar edilemez ki, Kaypakkaya yoldaşın coğrafyamız topraklarına attığı Komünist tohumlar Kaypakkaya filizi olarak büyümekte, ‘’bitirme’’ hayallerini kabusa çevirmektedir.”

Komünist kopuşun kılavuzu: Kaypakkaya

Kaypakkaya’nın yalnızca MKP’nin kurucu önderi olmadığını aynı zamanda komünist mevzideki rehberliğine değinen SB, şunları kaydetti;

“Kaypakkaya yoldaş’ın Komünist bir önder olarak oynadığı tarihsel rol ülke devrimimize sunduğu Komünist perspektif ve bu teorik-pratik perspektifle devrim yürüyüşünü aydınlatan çığırda yarattığı köklü gelenek ve anlamlı mirasla günümüzde devam etmektedir.

Kaypakkaya yoldaş, salt partimizin kurucu önderi olarak oynadığı rol ile değil, Komünist mevzideki rehberliğiyle ülke devrimci hareketinin önderlerinden biri olarak oynadığı rolle de tarihsel misyona sahiptir.

Kaypakkaya yoldaş, her türden burjuva paradigma ve burjuva pasifist kabuklarla birlikte, gelenekçi ve gerici tüm statükoları devrimci ilerleme ekseninde paramparça ederek Komünist kopuşun mimar çizgisini yarataratan önder olarak devrim yürüyüşümüzün sağlam kılavuzudur. Yalnızca dünün değil, günümüzdeki devrimci yürüyüşün sönmeyen meşalesidir. Dahası, dünya proletaryasının coğrafyamızdaki temsilcisi ve Komünist heyulanın dalgalanan bayrağı olma özelliğiyle de yoksul halklar ve mazlum uluslara umut, komprador tekelci burjuvaziye korku kaynağıdır.”

“Kaypakkaya’yı savunmak onurdur!”

Açıklamada son olarak şu ifadelere yer verildi;

“Partimiz Kaypkakaya yoldaşın Komünist mücadele bayrağıyla devrimimizde açtığı ve 18 Mayıs kızıl direniş ruhuyla bizlere devrettiği büyük  devrimci çığırı değişen somut şartlarda  Sosyalist Halk Savaşı kulvarıyla derinleştirip koprodor tekelci burjuva sınıfların korkusu olmaya devam etmektedir.

Ağır faşist baskı ve saldırılara karşısında, ‘’Kaypakkaya’yı Savunmak Onurdur!’’ şiarıyla direnen ve bedel ödemekten sakınmayan militan duruş hakim sınıfların korkusunu büyüten anlamlı duruştur. Kaypakkaya’nın Komünist doğrultusu ve 18 Mayıs ruhu her türden baskı ve geri çarpıtmaya karşın mücadelemizin sönmeyen meşalesi olarak yolmuzu aydınlatmaktadır.

Her türden saldırıya rağmen partimizin önderliğinde Halk Kurtuluş Ordusu, Partizan Halk Güçleri ve silahlı-silahsız tüm mücadele ve örgütlenme pratiğimiz Kaypakkaya yoldaşın Komünist yürüyüşünü büyüten somut kanıt durumundadır.

O’nu bitirmek için uğraşan hiç bir gerici saldırı ve faşist saldırganlık O’nun büyüyerek siyasi iktidarı zaptetmesini engellemeye muvaffak olmayacak!

Kurucu önderimiz Kaypakkaya yoldaşı ölümsüzlüğünün 43. Yılında kızıl direnişini nünde saygıyla eğilirken, O’nun şahsında tüm devrim ve Komünizm mücadelesi şehitlerini anıyoruz.”

adhk tarafından

Tutsak partizanlar; Kaypakkaya bilimsel klavuzumuzdur!

Mayıs 18, 2016 de ANASAYFA adhk tarafından

tutsak partizan resimHABER MERKEZİ (18-05-2016)- Komünist önder İbrahim Kaypakkaya’nın ölümsüzlüğünün 43Yılı vesilesi ile Amasya Hapishanesindeki tutsak partizanlar bir açıklama yaparak Kaypakkaya ve onun şahsında tüm devrim ve komünizm mücadelesinde ölümsüzleşenlerin devrimci anıları önünde eğildiklerini belirttiler Tutsak partizanlar tarafından gazetemize gönderilen kısa açıklama şu şekilde;

‘’ Deniz okşayabilirimi

Sarışın bir dağın rüzgârlı saçarlını

Uzanarak valesine hayatın

Tutuklayabilir mi zindanlar onun

Vuruşkan sevdasını

Açarda acının rüzgârına

Hüznün solgun yelkenini

Ne zindan karanlığı

Ne zulüm

Ne işkence

İndiremez dudaklarındaki gülümsemenin bayrağını’’

Ölümsüzlüğünün 43.Yılında kızıl direnme ruhunu kuşandığımız komünist önder İbrahim Kaypakkaya şahsında tüm devrim, sosyalizm ve komünizm mücadelesinde düşenleri anarak ideallerini yaşatacağımıza söz veriyoruz.

İbrahim Kaypakkaya ölümsüzdür!

Devrim şehitleri ölümsüzdür!

Amasya Hapishanesi Tutsak Partizanlar

http://www.halkingunlugu.net/

adhk tarafından

Ankara’da 18 Mayıs anması

Mayıs 18, 2016 de ANASAYFA adhk tarafından

ankara-18-mayis-anmasi 117 Mayıs Salı günü Ankara Tuzluçayır’da bulunan Yunus Emre Şen Kültür Merkezi’nde Komünist Önder İbrahim Kaypakkaya, Haki Karer ve Dörtler şahsında demokrasi, devrim, sosyalizm ve komünizm mücadelesinde sonsuzluğa uğurlananlar anıldı

ANKARA (18-05-2016) – 17 Mayıs Salı günü Ankara Tuzluçayır’da bulunan Yunus Emre Şen Kültür Merkezi’nde Komünist Önder İbrahim Kaypakkaya, Haki Karer ve Dörtler şahsında demokrasi, devrim, sosyalizm ve komünizm mücadelesinde sonsuzluğa uğurlananlar anıldı.

Kurumlar adına yapılan konuşmanın ardından, Grup Devinim marşlarını kitleyle birlikte söyledi. Anma Kırmızı Gül Buz İçinde belgeselinin gösterimiyle sonlandı.

http://www.halkingunlugu.net/