adhk tarafından

Tarihin Sessizliğine Işık Tutan Kadınlara, ADKH 10.Yıl Etkinliğinde Buluşalım

Ocak 23, 2017 de ANASAYFA adhk tarafından

” Uzun bir sessizlikten geliyoruz.”

ADKH (23-01-2017) Ortaçağ karanlığından, feodal beyler ve ağaların köle çiftliklerinden, modern köleliğin fabrika yollarından geliyoruz Her coğrafyada farklı isimlerden diktatörlerin faşizmine, işgaline, zulmüne direnerek geliyoruz. 21.yüzyılda Doğunun ortasında köle pazarlarına direnerek, “modern batının” emek sömürüsüne karşı mücadeleden geliyoruz.

Türkiye-Kuzey Kürdistan’da yaratılan korku imparatorluğuna karşı; karanlığı aydınlatan “politik savaşın” orta yerinden geliyoruz.

Kapitalizmin üzerinde bir hayalet gibi dolaşan Ekim devriminden geliyoruz…

Kollantai’nin, Roza’nın, Clara’nın mücadele deneyimiyle devrimin rengi olmaya devam edeceğiz…

Onuncu yılımızda patriarkal sisteme karşı mücadelemizi bir kez daha ilan ediyoruz. Tüm mücadeleci kadınları 18 Mart 2017 tarihinde Frankfurt’ta yapacağımız etkinliğimize davet ediyoruz.

Yaşasın Kadınların Birleşik Mücadelesi!

AVRUPA DEMOKRATİK KADIN HAREKETİ

adhk tarafından

HDP’li Ataş’tan işçi ölümleri ve silikozis işçileri için soru önergesi

Ocak 23, 2017 de ANASAYFA adhk tarafından

HDP İstanbul Milletvekili Erdal Ataş, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanığı’nın yanıtlaması için iki soru önergesi verdi

HABER MERKEZİ (23-01-2017)- HDP İstanbul Milletvekili Erdal Ataş, 2016 yılında yaşanan işçi ölümleri ve silikozis işçilerinin durumuna dair Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Sayın Dr. Mehmet Müezzinoğlu tarafından yanıtlanmasına dair soru önergesi verdi.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Sayın Dr. Mehmet Müezzinoğlunun yanıtlanmasına dair veriler iki soru önergesi şu şekilde:

2016 yılında işçi ölümleri ve çocuk işçiliği

Daha fazla kâr uğruna işçi sağlığı ve güvenliğini yok sayan egemen kapitalist düzen ve onun temsilcileri her gün daha fazla işçinin katledilmesine neden olmaktadır. Patronlar için daha güvenli, daha kârlı bir çalışma yaşamı var edilirken; işçiler-emekçiler asgari yaşama mahkûm edilmekte, güvenlikleri, yaşamları yok sayılmaktadır. İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi’nin açıkladığı verilere göre; 2016 yılında en az 1970 işçi önlenebilir ‘kazalardan’ dolayı yaşamını yitirmiştir. Yaşamını yitirenlerin 98’i kadın, 56’sı çocuktur. Aynı verilere göre, Aralık 2016’da 141 işçi, 17 Ocak 2017 tarihi itibariyle ise de 2017’nin ilk 17 gününde en az 98 işçi yaşamını yitirmiştir.

Bu bağlamda;

Bakanlığınız verilerine göre 2016 yılında kaç işçi, iş ‘kazalarında’ yaşamını yitirmiş, kaçı yaralanmıştır?

Bakanlığınız verilerine göre Aralık 2016 ile Ocak 2017 tarihi itibariyle kaç işçi yaşamını yitirmiş, kaçı yaralanmıştır?

İşçi ölümlerinin ve iş kazalarının önlenmesine yönelik önleyici/denetleyici ne tür çalışmalar yapmaktasınız?

Bakanlığınızın, 2002-2017 yılları arasında işçi sağlığı ve iş güvenliğine yönelik yaptığı denetimlerde cezai işlem uyguladığın işyeri/ticarethane sayısı kaçtır?

Çocuk işçiliğiyle mücadele için yaptığınız çalışmalar nelerdir? Ülkemizdeki çocuk işçi sayısı kaçtır?

Silikozis işçilerinin durumu

İşçi sağlığı ve güvenliğiyle ilgili önlemlerin ve gerekli yasal düzenlemelerin yetersiz olmasından dolayı işçi ölümleri artarak devam etmektedir. Ülkemiz, kot kumlamaya bağlı silikozis hastalığının ilk tespit edildiği ülkedir. Silikozis kot kumlama işçileriyle birlikte birçok meslekte de görülmektedir. Taş ocakları,  Kuvars değirmenleri, Kum püskürtme işleri, Madenciler, Tünel kazıcıları, Dökümcüler, Cam sanayi, Seramik, Vitray yapımı, Çimento üretimi, Çanak-çömlek yapımı, Kiremit, tuğla, balçık üretimi vs. vs. Bu meslek dallarında biri de diş protezi işçileridir. Son olarak; işçi sağlığı ve güvenliği önlemlerinin alınmaması nedeniyle yakalandığı silikozis hastalığından dolayı tedavi gören diş teknisyeni Zafer Yılmaz yaşamını yitirmiştir.

Bu bağlamda;

Silikozis hastası işçilerin, sağlık giderlerinin karşılanması için bakanlığınızın sağladığı destekler nelerdir?

Silikozis hastalığı riski bulunan iş kollarıyla ilgili yaptığınız denetim çalışmaları nelerdir?

2002-2017 yılları arasında denetlenen işyeri sayısı kaçtır? İşçi sağlığı ve güvenliği önlemlerini almadığı için kaç işyeri hakkında cezai yaptırım uygulanmıştır?

2002-2017 yılları arasında kaç işçi silikozis hastalığına yakalanmıştır? Kaç işçi bu nedenle yaşamını yitirmiştir? Kaç işçi hala tedavi görmektedir?

http://www.halkingunlugu.org/

adhk tarafından

Hrant’a adalet

Ocak 20, 2017 de ANASAYFA adhk tarafından

Avusturya’nın başkenti Viyana’da Demokratik Güç Birliği’nin (DGB) çağrısıyla  Hrant Dink’i katledilişinin onuncu yılı vesilesiyle bir miting yapıldı

Viyana (20-01-2017) DGB’nin çağrısıyla katledilişinin onuncu yılında Karlsplatz’da opera binasının önünde biraraya gelindi  Almanca‘‘ Seni hiçbir zaman unutmayacağız Hrant ‚‘ yazılı ve resminin bulunduğu bir pankart açıldı. Almanca, Türkçe ve İngilizce bildiriler okundu.  Muhalif, devrimci _ demokrat bir gazeteci olan Hırant Dink şahsında  özgür basına yönelik saldırılar ve gazetecilerin tutuklanması da mitingte okunan bildiri ve taşınan dövizlerle  kınandı.  Avusturya Demokratik Haklar Federasyonu’ndan üye ve taraftarların da  olduğu miting  atılan sloganlarla bitirildi.

adhk tarafından

Binler Hrant Dink için Agos önünde bir araya geldi

Ocak 19, 2017 de ANASAYFA adhk tarafından

Hrant Dink’in katledilişinin 10’uncu yılında binlerce kişi, “10 yıldır Hrant’ız, adaleti kazanacağız” sloganıyla Dink’in öldürüldüğü Agos Gazetesi’nin önünde buluştu

HABER MERKEZİ (19-01-2017)- 10 yıl önce sokak ortasında katledilen Agos Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink vurulduğu yer olan Agos gazetesi önünde anıldı. Anma için binlerce kişi TRT binası önünde bir araya geldi. ‘Unutmayacağız, affetmeyeceğiz’ pankartı arasında bir araya gelenler, sloganlarla Şişli’deki Agos binası önüne yüründü.

Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink’in katledilişinin 10’uncu yılı dolayısıyla Harbiye’de bulunan TRT binası önünde toplanan binlerce kişi, “10 yıldır Hrant’ız, adaleti kazanacağız” sloganıyla Dink’in katledildiği Şişli’deki Agos Gazetesi binası önüne doğru yürüyüşe geçti. Taksim Meydanı’dan TRT binası önüne kadar polisin ablukası altında başlayan yürüyüşte ellerinde karanfiller taşıyan binler, “Unutmayacağız, affetmeyeceğiz” pankartı açtı.

“Katil devlet hesap verecek” pankartının taşınmasına izin verilmezken, yürüyüşe bir çok siyasi parti, sendika, demokratik kitle örgütleri, sanatçılar, aydın ve yazarlar katıldı. Yürüyüş sırasında Ermenice şarkıların yanı sıra “Katil devlet hesap verecek”, “Hepimiz Hrant’ız hepimiz Ermeniyiz”, “Biz bitti demeden bu dava bitmez”, “Faşizme inat kardeşimsin Hrant”, “Öldür diyenler yargılansın” sloganları atıldı. Agos Gazetesi önünde arama noktalarından geçen kitle slogan ve alkışlarla anmanın yapılacağı yere geldi.

Anma, Dink şahsında hayatını kaybedenler için yapılan saygı duruşuyla başladı. Saygı duruşu sırasında Hrant Dink’in ses kaydı dinletildi.

Rakel Dink: Bu cinayetin faili tüm kademeleriyle devlettir

Saygı duruşunun ardından konuşan Hrant Dink’in eşi Rakel Dink, “10 yıl oldu dile kolay. Sensiz hiç kolay değil. Acısı 20’yi, 30’u, 40’ı bulanlara, çocuğu öldürülenlere ne diyeyim. 10 yıldır burnumun direği nasıl sızlarmış kin ve öfkeyle nasıl baş edilirmiş yaşayarak öğrendim. Derimi kaldırsam alev fışkıracak gibi olur. 10 yıldır neler oldu neler. Roboskî, Tahir Elçi, Suruç, Cizre, Maçka, Ankara ve Ortadoğu’daki savaş operasyonları, terör… Ülke kan gölüne döndü. İnsanlar korkar oldu, nefes alamaz hale geldi. Onurlar kırıldı, küçümsendi.  Analar çocuklarını toprağa vermek için dünyaya getiriyor sanki. Doğumu teşvik ediyorlar ama doğanların yaşam hakkını korumuyorlar. Terörün gücü ve gücün terörü adı altında olan halklara oluyor. Kıyılarımıza ölü çocukların bedeni vuruyor. İnsanlar sustu, susturuldu, öldü, öldürüldü, durdu akıllar yok edildi. İblisin sonu gelmeyen oyunlarına dağlar ve gökler tanık olsun.

Dava süreci verdiler ya sev ya terk et denildi. Önce örgüt yok denildi. Devlet her seferinde kuyruğunu orta yerde bırakıp işte fail diyor önce Ergenekon dendi şimdi FETÖ deniyor. Olay yeri görüntüleri ortalığa saçılıyor 10 yıl önce burada sivilden çok jandarma varmış diyorlar. Bu cinayetin faili meşhurdur, tüm kademeleriyle devlettir bu cinayetin faili.

Kutsal olan devlet değil yaşamdır. Devlet 10 yıldır bu ülkenin kutsallarına kıyıyor. 100 yıldır bunu yapıyor. Yaşamı kutsal kılmadığın sürece bu topraklarda laik bir devlet olunamaz kardeşlerim. Ülkenin demokratikleşmesi için bu dava önemli bir davasıdır ülkenin. Bu dava Türkiye’nin demokratikleşme anahtarlarından biridir. Hakikati ararken kendini hapislerde bulan barış ve özgürlük için mücadele ederken özgürlüğü ellerinden alınan tutuklu vekiller ve gazetecilerin davasıdır bu dava. Tanrıdan dileğim bir an önce sevdiklerine kavuşmalarıdır.

Sevgi başkaları için bir şeyler yapmaktır devgi yolunda yürüdüğünüz zaman canınız yanacak acıyacaktı sevgi olmadan iman olmaz sevgiyi giyinin. Tanrıyı seviyorum diyen ve kardeşini sevmeyen yalancıdır. Çünkü gördüğü kardeşini sevmeyen görmediği tanrıyı sevemez.”

Rakel Dink’in konuşmasının ardından anma sona erdi.

http://www.halkingunlugu.org/

adhk tarafından

Ankara’da Hrant anmasına polis saldırısı

Ocak 19, 2017 de ANASAYFA adhk tarafından

Ankara’da Agos gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink’in ölümünün 10’nuncu yılı anması için bir araya gelenlere polis saldırdı

HABER MERKEZİ (19-01-2017)- Ankara’da Hrant Dink’i anmak için Yüksel Caddesinde toplanan kitleye polis saldırdı Saldırı sonrası toplanan kitle saygı duruşuyla eylemi sonlandırdı.

Aralarında milletvekillerinin de olduğu kitle, Dink’in vurulduğu saatte bir araya geldi. Polis burada toplanılmasına izin vermeyeceklerini söyledi. Yapılan görüşme sonrası, Dink anısına bir dakikalık saygı duruşu yapılması konusunda anlaşıldı. Ancak polis saygı duruşunun sonunda slogan atılmasını gerekçe göstererek Dink’i ananlara saldırdı.

Bir süre sonra kitle tekrar toplandı. Bir dakikalık saygı duruşunun ardından eylem sona erdi.

http://www.halkingunlugu.org/

adhk tarafından

DHKC: Dersim’de 10 gerilla kayıp

Ocak 18, 2017 de ANASAYFA adhk tarafından

Devrimci Halk Kurtuluş Cephesi (DHKC) yaptığı bir açıklamayla Dersim’de 10 gerillasının kayıp olduğunu duyurdu

HABER MERKEZİ (18-01-2017)- DHKC Dersim’de gerillaların kaldığı bir sığınağın 7 Kasım 2016 günü bombalanması sonucu sığınakta bulunan gerillalarla irtibatın kesildiğini ve bir kısım gerillanın yaşamını yitirmiş olabileceğini duyurdu

DHKC’nin konuyla ilgili yaptığı açıklamanın bir kısmı şöyle:

“Bir süredir Dersim Hozat bölgesindeki birliğimizden haber alamıyorduk. Nedenini yoldaşımız Leyla Aracı’nın şehit düşmeden önce yazdığı ve bize ulaştırmayı başardığı notu aracılığıyla öğrendik. DHKC İbrahim Erdoğan Kır Gerilla Birliği’ne bağlı bir grup gerillamızın bulunduğu sığınak 7 Kasım 2016 tarihinde düşman tarafından bombalanmıştır.

7 Kasım 2016 tarihinde Dersim Hozat/Dalören mevkiinde bir sığınağın bombalandığı Dersim Valiliğince açıklandı. Açıklamada 5 kişinin katledildiği söylendi. Fakat şehitlerimizin ne isimlerini ne de şehitlerimize ne yaptıklarını açıklamadılar. Ailelerine bilgi vermediler. AKP faşizmini şehitlerimizle ilgili sakladıkları bilgileri açıklamaya çağırıyoruz.

Şehitlerimizin yakınları, aileleri şehitlerimizin akıbetini öğrenmek için Tunceli Valiliğine başvurmalısınız”

Kayıp gerillaların isimleri ise şöyle duyuruldu:

Kenan Günyel,

Mustafa Doğru,

Hüseyin Gülmez,

Tuncel Ayaz,

Murat Gün,

Melih Işık,

Bünyamin Kılıç,

Naciye Yavuz,

Hünkar Derya Güneş,

Aysun Saban

http://www.halkingunlugu.org/

adhk tarafından

İnnsbruck’da Devrimci tutsaklarla dayanışma gecesi yapıldı

Ocak 18, 2017 de ANASAYFA adhk tarafından

İnnsbruck (18-01-2017) 14 Ocak 2017 Cumartesi günü ADHF- Innsbruck Egitim ve kültür evinin düzenledigi devrimci tutsaklarla dayanışma gecesi katılımcıların tüm devrim ve mücadele şehitleri için saygı duruşunun ardından başladı. Devrimci tutsaklar için hazırlanan sinevizyon gösterildi. Alevi Kültür Merkezi salonunda yapılan etkinlikde  Grup Tija Dersim, Grup iklim, Grup Güneşe Türkü, ve  İsmail Güneş’in seslendirdiği Türküler, marşlarla coşan kitle halaya durdu. Seslendirilen birbirinden güzel Zazaca ve Kürtçe eserler dinleyiciler tarafından beğeni ve ilgiyle dinlendi.

Devrimci Tutsaklara Sahip Çıkalım

ADHK dönem sözcüsü etkinlikte bir konuşma yaparak gecemize katılan herkesi selamlayarak cezaevlerindeki Devrimci tutsakların durumuna ilişkin bilgilendirme yaptı. Yüzlerce hasta tutsağın bulunduğu ve F-Tipi cezaevlerinde devrimci tutsakların ölüm kalım mücadelesi verdiklerini, KHK ile çıkarılan yeni kararlarla devrimci tutsaklar görüş yasakları, hücre cezaları, mektup yasakları, kitap basın yasakları gibi tecrit içinde tecrit edilerek yanlızlaştırılmaya çalışıldığı ve buna karşı onların sesi olup dayanışmayı büyütülmesi gerektiği vurguladı. ATİK tutsaklarının durumuna ilişkinde bilgilendirme yapan temsilci önümüzdeki sürecte mahkemelere katılınarak davaların takipcisi olmamız gerektiğinin altını çizerek, katılımcılara teşekkür edilerek etkinlik bitirildi.

adhk tarafından

Okurlarımıza ve devrimci demokratik kamuoyuna

Ocak 17, 2017 de ANASAYFA adhk tarafından

Halkın Günlüğü Gazetesi yayınların çıkmamasına dair  kısa bir açıklama yayınladı

HABER MERKEZİ (17-01-2017)- Ezilenlerin haklı ve meşru mücadelesinin basın cephesinden önemli devrimci mevzilerinden biri olan gazetemiz Halkın Günlüğü faşist iktidarın bütün engelleme ve saldırılarına karşı yoluna teredütsüz olarak devam etmektedir.

Başta okurlarımız olmak üzere devrimci, demokratik kamuoyunun da bilgisi dahilinde olduğu gibi gazetemiz yaklaşık dört aydır cıkmamaktadır. OHAL sürecinin saldırıları ve yaşamış olduğumuz hukuki problemlerden dolayı gazetemiz çıkmamaktadır. Gazete olarak hukuki problemleri bütün zorluklara ve engellemelere rağmen cözme irademiz ve çabamız  devam etmektedir. Bu bağlamda Halkın Günlüğü Gazetesi’ni daha ileri bir düzlemde  örgütleyerek daha nitelikli bir gazete olarak en kısa sürede okurlarla yeniden buluşturma çabası içindeyiz.

Bütün okurlarımızı, saldırların had safhada olduğu bu süreçte devrimci ve muhalif basını ve bütün devrimci, demokratik mevzileri sahiplenmeye çağırıyoruz.

http://www.halkingunlugu.org/

adhk tarafından

Viyana’da ADHK’nın nitelik, amaç, hedefleri ve çalışma prensipleri tartışıldı

Ocak 16, 2017 de ANASAYFA adhk tarafından

Viyana (16-01-2017) 15 Ocak’da ADHK’nın niteliği, amaçı, hedefleri ve çalışma prensipleri Viyana Demokratik Haklar Derneği’nde, Konfederasyonun hazırladığı tartışma taslakları ekseninde üye ve taraftarlarca tartışıldı

Avrupa Demokratik Haklar Konfederasyonu’nun 25. Kongeresi’nde karar olarak Genel Konsey’in önüne görev olarak koyduğu, “ADHK’nın niteliği, amaçı, hedefleri ve çalışma prensipleri”ni yeniden tartışma ve bunu bir konferansla sonuçlandırma görevini koymuştu.  Bu görev ışığında 15 Ocak’ta Viyana Demokratik Haklar Derneği’nde  biraraya gelen üye ve taraftarlar  okuna tartışma taslaklarının ardından kendi görüş ve düşünceleriyle taslağa son şeklini verdiler.

adhk tarafından

Berlin’de binler Büyük Sosyalizm Yürüyüşü’nde buluştu

Ocak 16, 2017 de ANASAYFA adhk tarafından

Sosyalizm mücadelesinin önderleri Berlin’de yapılan Buyük Sosyalizim Yürüyüşü’nde anıldı

HABER MERKEZİ (16-01-2017)- Sosyalizm mücadelesinin önderlerinden Karl Liebknecht, Rosa Lüxsemburg ve V.İ.Lenin’in ölüm yıldönümleri vesilesiyle her geleneksel olarak Ocak ayının ilk haftası yapılan “LLL-Büyük Sosyalizm Yürüyüşü” bu yıl 15 Ocak 2017 Pazar günü binlerce kişinin katılımıyla gerçekleştirildi.

Başta Almanya olmak üzere Avrupa’nın birçok ülkesinden biraraya gelen komünist-devrimci-ilerici güçler Frankfurter Tor’da buluşarak kortejler oluşturup, yürüyüşe geçti. Birçok farklı dilde hazırlanan pankartlar, flamalar, bayraklarla oldukça renkli ve coşkulu bir şekilde gerçekleştirilen yürüyüş esnasında Alman polisinin provakosyunu neticesinde kısa süreli gerginlikler yaşandı. Nav-Dem üyelerinin taşıdıkları bazı flamalarda Abdullah Öcalan resminin yer almasını gerekçe yapan Alman polisi üç Nav-Dem üyesine saldırarak gözaltına aldı. Polisin bu saldırısı karşısında yürüyüşü durduran kitle uzun süre “Yaşasın enternasyonal dayanışma, Faşizme karşı omuz omuza” sloganları atarak protesto gerçekleştirdi. . Gözaltına alınanların serbest bırakılması sonrası yürüyüş devam etti.

LLL Yürüyüşü’ne Almanya’da çalışmalarını yürüten çeşitli Maoist gruplarla beraber TKP/ML ve MKP tarafından Kızıl Blok oluşturularak katılım gösterildi. Maoist Komünist Partisi(MKP) yürüyüşe Rosa, Liebneckt ve Lenin’in fotoğraflarının olduğu “Rosa, Karl und Lenin Leben unserem kampf(Rosa, Karl ve Lenin Kavgamızda Yaşıyor)” yazılı pankartla katıldı. Türkiye-Kuzey Kürdistanlı göçmen kurumları başta olmak üzere çeşitli ulus ve milliyetlerden birçok örgüt yürüyüşe katılım sağladı. LLL Yürüyüşü’ne diğer yıllarda olduğu gibi bu yılda ADHK, ADKH ve SYM Almanya geneli katılım göstererek yürüyüşteki yerini aldı. Kızıl Blok arkasında yürüyüşe katılan ADHK-ADKH-SYM sık sık “Yaşasın enternasyonal dayanışma, Faşizme karşı omuz omuza, Önderim İbrahim Kaypakkaya, Kürdistan Faşizme mezar olacak” sloganlarını attı.

Yoğun kar yağışı ve soğuğa rağmen binlerce kişinin katıldıldığı LLL Yürüyüşü Rosa ve Liebknechtle beraber diğer Alman devrimcilerinin mezarlarının bulunduğu Anıt, ziyaret edilerek sona erdirildi. Yürüyüşün bitiminden sonra Alman polisinin birçok kişiyi yüzleri kapalı olduğu gerekçesiyle gözaltına aldığı öğrenildi.