adhk tarafından

Irkçıların kardeşliği

Ocak 12, 2017 de ANASAYFA adhk tarafından

Aşırı sağcı liderler Almanya’da buluşacak Aralarında Geert Wilders ve Le Pen’in de olduğu aşırı sağcı Avrupalı liderler 21 Ocak’ta Koblenz’deki bir konferansta buluşacak Ancak bu konferans AfD’yi ikiye böldü

Almanya (12-01-2017) Koblenz’deki konferansta İslam karşıtı Hollandalı siyasetçi Geert Wilders ile İtalya’daki Kuzey Ligi’nden Matteo Salvini’nin de aralarında bulundukları Avrupalı aşırı sağcı liderlerin bir araya gelmesi bekleniyor.

AfD partisinin iki önemli ismi Georg Pazderski ile Alexander Gauland, AfD lideri Frauke Petry’nin 21 Ocak’ta Almanya’nın Koblenz şehrinde düzenlenecek konferansa katılmayı planlamasına karşı çıktı.

Georg Pazderski, Frankfurter Allgemeine Zeitung gazetesine yaptığı açıklamada, “Bence Kuzey Ligi bize hiç yakışmıyor” dedi. Pazderski ayrıca Fransız Ulusal Cephe’nin (FN) sosyalist bir parti olduğunu ve bundan dolayı çekinceleri olduğunu ifade etti.

AfD ile FN ortak bir şekilde iltica başvurusunda bulunan yüzlerce insanın Avrupa’ya gelmesini şiddetli bir şekilde eleştirmelerine rağmen ekonomi konusunda farklı düşüncelere sahipler. Le Pen’in partisi korumacı bir çizgiyi destekliyor. AfD ise Euro’ya karşı olsa da daha liberal bir çizgiyi savunuyor. Alman parti belli devlet hizmetlerinin özelleştirilmesini talep ederken ‘devletin karışmasını’ ret ediyor ve rekabetçi pazarları tercih ediyor.

Pazderski ile Gauland’ın eleştirdikleri bir diğer nokta ise, Frauke Petry’nin kararını partinin önemli isimleriyle tartışmadan kamuya bildirmesi. Petry, toplantıya katılacağını kararını parti yetkililerine mail yoluyla bildirdikten az sonra Twitter üzerinden paylaşmıştı. Gauland ise Petry’nin bu davranışını ‘garip’ bulduğunu ifade etti. Gauland ‘Petry nezaket kurallarına uyup kararını bir gün sonra da paylaşabilirdi’ diye konuştu.

Anketlerde AfD’nin oy oranı yüzde 15

Bu son tartışmanın parti içindeki iktidar kavgasını ortaya koyduğu belirtiliyor. Partinin içinde bir kanat daha da sağa yönelmeyi hedeflerken partinin eş başkanı Jörg Meuthen gibi bazı isimler daha ılımlı bir çizgide ilerlemekten yana.

Frauke Petry ise geçen yıl Fransa’daki FN ya da Avusturya’daki Özgürlük Partisi’ne ne kadar yakın oldukları sorusuna cevap olarak ‘etiketler üzerinden tartışma yürütmek istemediğini” söylemişti. Meuthen ise AfD’nin FN’in yanında yer almadığını ifade etmiş ve Le Pen’in partisinin ‘AfD’ye uzak olan temel nasyonalist ve sosyalist fikirleri savunduğunu’ söylemişti.

Başbakan Angela Merkel’in göçmenler konusundaki liberal fikirlerine karşı olan AfD son yılda pek çok seçimde büyük destek görmüştü. Bir sonraki genel seçimler eylülde düzenlenecek, anketlere göre AfD’ye destek şu anda yüzde 15 düzeyinde.

http://avrupaforum.org/k/avrupa/

adhk tarafından

Dilek Doğan davası ertelendi

Ocak 12, 2017 de ANASAYFA adhk tarafından

Polis tarafından evinde katledilen Dilek Doğan davasında, infazı kaydeden kamera görüntülerinde çıkarma işleminin yapılıp yapılmadığı konusunda Jandarma Kriminal Kurumu’ndan rapor bekleniyor

HABER MERKEZİ (12-01-2017)- Sarıyer Armutlu’daki evinde polis kurşunuyla katledilen Dilek Doğan’ın davasına bugün İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam edildi.

Kapalı oturumda görülen davada özel harekat polisi Yüksel Moğultay, “İhmali davranışla kasten öldrüme” suçundan tutuksuz yargılanıyor.

Mahkeme heyeti olayı kaydeden kamera görüntülerinde çıkarma işleminin yapılıp yapılmadığı konusunda Jandarma Kriminal Kurumu’ndan rapor bekleniyor.

Dava güvenlik gerekçesiyle ikinci duruşmadan bu yana kamuya kapalı olarak görülüyor.

Mahkeme, duruşmayı 8 Mart’a erteledi.

http://www.halkingunlugu.org/

adhk tarafından

Yüksekdağ’a müebbet hapis istemi

Ocak 12, 2017 de ANASAYFA adhk tarafından

HDP Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ hakkında, “devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozmak” ve “örgüt propagandası yapmak” iddiasıyla ağırlaştırılmış müebbet ve 7,5 yıla kadar hapis cezası istendi

HABER MERKEZİ (12-01-2017)- Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı ve Van Milletvekili Figen Yüksekdağ hakkında, “devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozmak” ve “örgüt propagandası yapmak” iddiasıyla ağırlaştırılmış müebbet ve 7,5 yıla kadar hapis cezası talep edildi.

Van Cumhuriyet Başsavcılığı, HDP Eş Genel Başkanı Yüksekdağ’ın 11 Nisan 2015, 30 Aralık 2015 ve 5 Mart 2016 tarihlerinde yaptığı konuşmayla ilgili yürüttüğü soruşturmayı tamamladı. Van 2’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nce kabul edilen iddianamede, konuşmaların içeriği nedeniyle Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı’na yapılan şikayetler üzerine soruşturma başlatıldığı belirtildi.

İddianamede, Yüksekdağ’ın “öz yönetim” taleplerine ilişkin ifadelerine de yer verildi. “PKK/KCK yöneticilerinin dile getirdiği öz yönetimi milletvekili sıfatı ile kendi durumuna göre gerçekleştirmeyi amaçladığı ve mitingde konuşma yaparak eyleme geçtiğinin” iddia edildiği iddianamede, Yüksekdağ’ın PKK/KCK’nin özerklik ve sonrasında bağımsızlık amaçlarını gerçekleştirmek için çalışma yürüttüğü savunuldu.

İddianamede, “Bu nedenle eyleminin TCK 302/1 madde ve fıkrasındaki suçu oluşturduğu neticesine varılmıştır. Propaganda, izah ettiğimiz devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma suçu açısından da delil niteliğindedir. Çünkü açık bir şekilde ‘şehitlerimize verdiğimiz sözü asla ve asla unutmayacağız, başkaldırmış olanlara verdiğimiz sözü asla unutmayacağız’ demek suretiyle aynı amaç için çalıştıklarını ikrar etmiş durumdadır” ifadelerine yer verildi.

İddianamede, Yüksekdağ hakkında “devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozmak” ve “örgüt propagandası yapmak” suçundan ağırlaştırılmış müebbet ve 7,5 yıla kadar hapis cezası talep edildi.

http://www.halkingunlugu.org/

adhk tarafından

Devrimci Demokratik Kamuoyuna!

Ocak 12, 2017 de ANASAYFA adhk tarafından

Biz, ADHK olarak Alman devletinin insan yaşamını hiçe sayan bu insanlık dışı tavrını kınıyor, teşhir ediyor ve devrimci demokratik kamuoyunu Ender Boztaş’ı sahiplenmeye çağırıyoruz

ADHK (12-01-2016) Türkiye-Kuzey Kürdistan coğrafyasında faşist Türk devletinin saldırıları öylesine bir boyut kazanmıştır ki, başta Kürtler olmak üzere sol-sosyalist ve tüm devrimci dinamiklere karşı tam bir vahşet boyutunda bastırma ve adeta sürek avı başlatılmıştır.

Gün geçmiyor ki toplumsal dinamiklere kaşı katliamlar yapılmasın,gün geçmiyor ki yüzlerce insan toplu gözaltına alınıp işkencelerden geçirilmesin,gün geçmiyorki yüzlerce dernek ve demokratik kurumların kapısına kilit vurulmasın. Ve bugün yüzlerce binlerce insan,devrimci demokratik cephede yer alması nedeniyle ciddi derecede can güvenliği teylikesiyle kaşı karşıya.Bugün akademisyenler boyutuyla bile bakacak olursak, dünyada çalışabilmek ve can güvenliğini koruyabilmek için Avrupa’ya sıgınma konusunda Türkiye dünyada üçüncü sıraya yükselmiş durumda.

En basit ve sıradan insan hak ve özgürlüklerinin dahi çiğnendiği ve ayaklar altına alındığı bir süreç tüm acımasızlığıyla devam ediyor ve giderek daha da derinleşiyor.

İşte böylesine olaganüstü koşulların yaşandığı bir süreçte, muhalif ve devrimci kimliği nedeniyle ciddi derecede can güvenliği ve ölüm tehdidi altında olan Ender Boztaş Almanya’da sığınma talebinde bulunmuştur.

Almanya’da bulunduğu süre içinde-ilk birkaç yıl- dağda olduğu düşünülerek ailesine devlet tarafından yoğun bir baskı uygulanmıştır. Daha sonra Almanya’da olduğu anlaşılması üzerine defalarca ev adresi ve telefon numarası istenmiştir. Bir dizi belge ve kanıt ve aynı zamanda mahkeme kararı olmasına rağmen-ailen orada yaşıyor diye, Alman mahkemeleri bu denli ciddi ölüm tehdidi ve riskini es geçip hala  bilgi ve belge istemektedir.

Biz, ADHK olarak Alman devletinin insan yaşamını hiçe sayan bu insanlık dışı tavrını kınıyor, teşhir ediyor ve devrimci demokratik kamuoyunu Ender Boztaş’ı sahiplenmeye çağırıyoruz.

ADHK (Avrupa Demokratik Haklar Konfederasyonu)

ADHF (Almanya Demokratik Haklar Federasyonu)

ADHF (Avusturya Demokratik Haklar Federasyonu)

Ocak 2017

adhk tarafından

Hapishanelerdeki hak ihlallerini Meclis’e taşıdı

Ocak 11, 2017 de ANASAYFA adhk tarafından

HDP Mardin Milletvekili Ali Atalan, hapishanelerde yaşanan hak ihlallerini Meclis’e taşıdı

HABER MERKEZİ (11-01-2017)- HDP Mardin Milletvekili Ali Atalan, hapishanelerde yaşanan hak ihlallerine ilişkin Meclis’e soru önergesi verdi

Atalan, Adalet Bakanı Bekir Bozdağ’ın yanıtlaması talebiyle verdiği önergede hapishanelerin yönetiminden Adalet Bakanlığı (Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü), dış koruması ile sevk ve nakil hizmetlerinden Jandarma Genel Komutanlığının sorumlu olduğunu hatırlattı. Ancak, Mardin E Tipi Hapishanesi içerisinde, jandarmanın hukuka aykırı bir şekilde arama yaptığını ve tutsaklara ait gazete, kitap, defter, kıyafet ve diğer özel eşyalara zarar verdiğini belirtti. Ceza İnfaz Kurumları tüzüğünün “insan onuruna saygının korunacağına” vurgu yapan ilgili maddesinin ihlal edildiğini altını çiten Atalan, tutsakların ruhsal, bedensel, sosyal sağlığını zedeleyen hak ihlallerinin yaşandığını söyledi.

Atalan, Adalet Bakanlığının gönderdiği genelgeyle, hapishane duvarlarına tel çekildiğini, havalandırmanın ise kafes şeklide tellerle kapatıldığını hatırlattı.

Atalan, Bakan Bozdağ’ın şu soruları yanıtlamasını istedi:

-Jandarmanın, ceza infaz kurumlarında dış koruma ile sevk ve nakil hizmetleri dışında cezaevi içerisinde yetkisi var mıdır?

-Mardin E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda, jandarma hangi kanun veya protokole göre ve ne sebeple koğuşlarda arama yapmıştır?

-Daha önceden kontrolden geçirilerek içeri alınmış olan gazete, kitap, defter, kıyafet ve diğer özel eşyalar hangi sebeple tahrip edilmiştir?

-Koğuşlarda çiçek yetiştirilmesi neden yasaktır?

-Tutsaklara verilen kitap sayısına kısıtlama getirilmesinin sebebi nedir?

-Isınma ve hijyen problemlerinin çözümüne yönelik çalışmanız var mıdır?

-Başta kronik hastalığı olanlar olmak üzere tedavi olmak isteyen tutsaklara ne gibi kolaylıklar sağlanmaktadır?

-Söz konusu genelge, üst hukuk normlarına aykırı değil midir?”

http://www.halkingunlugu.org/

adhk tarafından

Meclis önünde “Başkanlık” protestosuna polis saldırısı

Ocak 9, 2017 de ANASAYFA adhk tarafından

Meclis Genel Kurul’unda görüşülmeye başlanan “Başkanlık Anayasası” teklifini protesto etmek için meclis önünde toplanan kitleye polis saldırdı

HABER MERKEZİ (09-01-2017)- AKP ve MHP’nin meclise getirdiği Başkanlık Anayasası teklif görüşmeleri bugün başlıyor

330 oy şartı gereken oylama için Meclis Genel Kurulu oturumu saat 14.00’te açılacak. Meclis’teki görüşmelerin 15 gün sürmesi bekleniyor. Teklifin AKP ve MHP oylarıyla geçmesi halinde referandum sürecine girilecek.

Görüşmelerin başlamasıyla birlikte kitle örgütleri de meclis önünde toplandı. Toplanan kitleye polis, TOMA ve biber gazıyla saldırdı. Daha sonra kitle, Yüksel Caddesi’ne eylem çağrısı yaptı. Polis Yüksel Caddesi’ni ablukaya aldı.

http://www.halkingunlugu.org/

adhk tarafından

İsviçre’de ADKH Merkezi Kampanya ve 10.Yıl Etkinliği’ne dair Panel gerçekleştirildi

Ocak 9, 2017 de ANASAYFA adhk tarafından

İSVİÇRE (09-01-2017)-Avrupa Demokratik Kadın Hareketi İsviçre örgütlülüğü tarafından İsviçre’nin Solothurn kentinde “Ben Kadınım Demek Yürek İster, Yüreğini Direnişle Örgütle”, “Rosa’dan Berna’ya Bu Kavga Bitmedi Devam Ediyor” şiarıyla panel gerçekleştirildi

ADKH, İsviçre Demokratik Haklar Federasyonu (İDHF) ve diğer devrimci-demokrat kurumların  üye ve taraftarlarının katılımıyla gerçekleşen panele ilgi de yoğundu. ADKH’nin merkezi olarak bu yıl yürütmekte olduğu kampanya ve ardından 18 Mart 2017 tarihinde gerçekleştirilecek olan “Tarihin karanlığına ışık tutan kadınlara” 10.Yıl etkinliği kapsamında yapılan panelde Avrupa Demokratik Kadın Hareketi’nin geçmiş mücadele ve örgütlülük tarihi anlatılırken aynı zamanda gelecek döneme ilişkin perspektifleri de sunularak kitle ile paylaşıldı. Panel sunumunun ardından müzik dinletisine geçilerek, sanatçı Serenat Ezgican’nın söylediği ezgilerle etkinlik sonlandırıldı.

adhk tarafından

ADHF’den Büyük Sosyalizm Yürüyüşü’ne Çağrı

Ocak 6, 2017 de ANASAYFA adhk tarafından

Almanya Demokratik Haklar Federasyonu yazılı bir açıklama yaparak tüm üye ve taraftarlarını 15 Ocak’ta Berlin’de yapılacak olan Büyük Sosyalizm Yürüyüşü ‘ne davet etti

HABER MERKEZİ (06-01-2017)-  Almanya Demokratik Haklar Federasyonu (ADHF), yazılı bir açıklama yaparak tüm üye ve taraftarlarını 15 Ocak’ta yapılacak olan yürüyüşe davet etti. “Roza, Karl ve Lenin mücadelemizi aydınlatmaya devam ediyor!” başlığıyla çağrı yapan ADHF, Büyük Sosyalizm Yürüyüşü ’nde uluslararası proletaryanın önderlerinden  Lenin’i ve Roza’yı ve Karl Lienecht’i anacak. Yapılan açıklamayı siz okurlarımızla paylaşıyoruz:

“Roza, Karl ve Lenin mücadelemizi aydınlatmaya devam ediyor!

Her yıl olduğu gibi bu yıl da Almanya’nın Berlin şehrinde uluslararası proletaryanın önder ve ustalarından  Vladimir I.Lenin’in ölümsüzlüğünün 93.yilinda ve Alman proletaryasının seçkin önderlerinden Roza  Luxemburg ve Karl Lienecht”in alman burjuvazisi tarafından katledilişinin 98. yılında Büyük Sosyalizm Yürüyüşü ile  ilerici, devrimci ve komünist güçler tarafından anılacaktır.

Başka bir dünyanın mümkün olduğu bilinciyle yaşamı yaşanılır kılmak için mücadeleleriyle tarihe adlarını yazdıran Roza Luxemburg, Karl Liebnecht ve Vladimir İ. Lenin mücadelemizi aydınlatmaya devam ediyor.

Emperyalist-kapitalist egemenlik sistemi uyguladığı sınırsız ve dizginsiz sömürü politikalarını yoğunlaştırarak saldırılarını tırmandırmaktadır. Bu emperyalist saldırganlık ve pazar savaşları, genelde tüm dünyada olmakla birlikte, özellikle Ortadoğu’yu adeta kan gölüne çevirmiş durumdadır. Emperyalistlerin ve onların uşakları faşist ve gerici devletlerin organize ettiği, büyütüp beslediği IŞİD, Boko Haram, El Nusra, El Kaide vb. örgütler hem Ortadoğu’da hem de uluslararası alanda bu rolü üstlenmiş durumdalar. Ortadoğu’daki yeraltı ve yerüstü kaynaklarını sömürebilmek için İŞİD gericiliği tarafından burayı kan gölüne çevirenler birçok insanı göç yoluna sürüklemiş, yerlerinden yurtlarından etmişler.

Yaşadığımız Avrupa’da yerli ve göçmen halkların ekonomik, sosyal, kültürel ve demokratik haklarına saldırılar artarak devam etmektedir. Özellikle ülkelerinde var olan savaştan kurtulabilmek ve yaşamlarını Avrupa’ya gelerek kurtarmak isteyen göçmenlere karşı saldırılar artarak devam etmekte ve ırkçı parti ve örgütlerin önü açılmaktadır.

Yine köklerimiz olan Türkiye-Kuzey Kürdistan’da katliamcı ve soykırımcı geleneğini Osmanlı’dan devralan ırkçı, tekçi faşist TC devleti, bugün en basit ve en ufak demokratik hakları bile askıya alıp, rafa kaldırarak, başta Kürt Ulusu olmak üzere tüm toplumsal güçlere ve dinamiklere karşı topyekûn bir saldırıya geçmiş durumda. Özellikle 7 Haziran seçimleri süreciyle başlatılan ve 15 Temmuz darbe girişimi sonrası fütursuzca arttırılan saldırılar, uygulamaya koydukları OHAL ile birlikte başta Kürtler olmak üzere devrimci, sosyalist ve ilericilere saldırıların artması, insanların sokak ortasında katledilmesi, alevi mahallelere saldırılması, eğitim emekçilerinin görevlerinden alınması, devrimci tutsaklara uygulanan baskı, aydın yazar gazetecilerin tutuklanması, halk tarafından seçilmiş belediye başkanlarının tutuklanması ve yerlerine kayyumların atanması, yine halk tarafından seçilen milletvekillerinin tutuklanması, demokratik derneklerin kapatılması ve son olarak IŞİD tarafından Reina’da yapılan katliam ülkemizde var olan faşizmin geldiği boyutu göstermektedir.

Bundan önce var olan saldırılara karşı nasıl direnip mücadele ettiysek, bugün de yaşanan saldırılara karşı direnerek insanca bir yaşam için mücadeleyi yükseltmeliyiz. Biliyoruz ki süreç kendiliğindenci yaklaşımı yıkarak bulunduğumuz her alanda mücadeleyi yükseltmeyi dayatmaktadır. Bizlerde bunun bilinciyle bulunduğumuz her alanda yaşanan bu baskı, zulüm ve ölümlere karşı mücadele alanlarında olacak ve bu köhne düzen yıkılana kadar mücadele edeceğiz.

Bu bilinçle üye ve taraftarlarımız başta olmak üzere tüm halkımızı  Berlin’de büyük sosyalizm yürüyüşünde olmaya ve yeni bir dünyayı kendi ellerimizle yaratmaya ve kararlığımızı haykırmaya çağırıyoruz.

Yürüyüş Tarihi: 15 Ocak 2017

Saat: 10.00

Adres:  U Bahnhof Frankfurter Tor

ALMANYA DEMOKRATİK HAKLAR FEDERASYONU” 

adhk tarafından

4 hastaneden geri çevrilen Suriyeli çocuk hayatını kaybetti

Ocak 3, 2017 de ANASAYFA adhk tarafından

Antalya’da 7 yaşındaki Suriyeli Ahmed 4 hastaneden geri çevrildi, eve gelen Ahmed yaşamını yitirdi

HABER MERKEZİ (03-01-2017)- Antalya’nın Muratpaşa İlçesi, Güzeloba Mahallesi’nde oturan Suriyeli İzzettin Ahmed, 7 yaşındaki çocuğu Ali İzzettin Ahmed’i rahatsızlanması üzerine Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne götürdü. Acil servisten giriş yapan İzzettin Ahmed, çocuğun nüfus cüzdanı isteyen görevliye Suriye olduğunu, nüfus cüzdanı olmadığını söyleyince iddiaya göre geri çevrildi.

Buradan oğlunu Kepez İlçesi’ndeki Sütçüler Devlet Hastanesi’ne götüren İzzettin Ahmed, buradan da aynı gerekçeyle geri çevrilince, bu kez Güllük Caddesi’nde bulunan Atatürk Devlet Hastanesi’ne geldi. Burada da İzzettin Ahmed’e aynı yanıt verildi. İzzettin Ahmed, son olarak oğlunu Demircikara Mahallesi’nde bulunan Kadın Doğum ve Çocuk Hastanesi’ne götürdü. Burada da kabul edilmeyen İzzettin Ahmed, oğlunu alıp eve gitti.

İzzettin Ahmed eve getirip yatağına yatırdığı oğlunun başında beklerken uyuyakaldığını, saat 05.00 sıralarında uyandığında minik Ali İzzet’i hareketsiz bulduğunu söyledi. Haber verilmesi üzerine gelen sağlık ekibinin öldüğünün saptadığı Ali İzzet Ahmed’in cenazesi adli tıpta yapılan otopsinin ardından Kurşunlu Mezarlığı’nda toprağa verildi.

Oğlunun, götürdüğü 4 hastanenin de kabul etmediği için öldüğünü söyleyen ve şikayetçi olan İzzettin Ahmed, “Oğlum Ali İzzettin’in yüksek ateşi vardı. Çaresiz bir şekilde hastane hastane dolaştık, ancak nüfus cüzdanımız olmadığı gerekçesiyle hiçbir hastane kabul etmedi. Çaresiz eve döndük. Şimdi geride iki oğlum daha var. Onlar da aynı kaderi yaşarsa biz ne yapacağız. Çocuğumuzu okula gönderemiyoruz. Bunu sorun etmiyoruz da en azından tedavileri yapılsın” dedi.

http://www.halkingunlugu.org/

adhk tarafından

Reina katliamını IŞİD üstlendi

Ocak 2, 2017 de ANASAYFA adhk tarafından

Ortaköy’de yılbaşı gecesi, gece kulübü Reina’ya düzenlenen katliamı IŞİD üstlendi

HABER MERKEZİ (02-01-2017)- İstanbul Ortaköy’de yılbaşı gecesi gece kulübü Reina’ya düzenlenen saldırı da 39 kişi katledilmişti IŞİD bugün sosyal medya hesaplarından açıklama yaparak katliamı üstlendiğini duyurdu. Yazılı yapılan açıklama da “Hilafet askerlerinden bir kahraman, Hıristiyanların şirk bayramlarının kutlamalarını yaptığı en meşhur gece kulüplerinden birini yerle bir etti” denilerek “Mürted Türk hükümeti şunu bilsin ki, uçaklarıyla ve top atışlarıyla dökülen Müslümanların kanları, Allah’ın izni ile kendi yurdunda ateşi tutuşturacaktır” denilerek saldırıların devam edeceğini de bildirmiş oldu.

http://www.halkingunlugu.org/