KASIM KOÇ tarafından

Kürdistan da ki Gelişmeler Üzerine Birkaç Söz

Temmuz 13, 2017 de KASIM KOÇ KASIM KOÇ tarafından

Kasım Koç (13-07-2017) Güney Kürdistan da ki referandum Kürt ulusun geleceği açısında önemli bir yerde durmaktadır. Bu referandum Birleşik Bağımsız Kürdistan’a giden yolun önemli mihenk taşlarını oluştura bilir. Son on yıldır başta orta doğu olmak üzere esasında da Kürdistan da önemli gelişmeler olmakta ve bölge ip üzerinde yürüyen süreçten geçmektedir…

Ortadoğu ve Kürdistan da ki emperyalist haydutların yönelimi, Kürtlere büyük acılar yaşatsa da esas itibariyle bu büyük kayıpları veren Kürtler kazanarak bu sürçten çıka bilirler. Çünkü hem büyük fırsatlar ve hem de çok büyük tehlikeler mevcut olan bir süreçtir, bu noktada öğrenecek çok büyük tecrübeler vardır. Elbette halen her şey bitmiş değil ama velakin Kürt güçlerin hareketliği, dinamikliği onların yürüyüşünde inişli çıkışları olsa da Kürdistan Ezilenlerinin kazanma zemini de oldukça güçlüdür.

Geçmişte dünya devrimi Filistin de üs haline gelmişti ancak bugün bu önemli rol Kürdistan almış durumda. Bu durumdan ötürü gerek dünya devrim açısından gerekse de karşı devrimin açısından bakıldığında iki kesiminde mevzilendiği yer Kürdistandır. Bu her iki kesimde kendisine göre bölgeyi dizayn etme planları içersindeler. Bundan ötürü çıkan fırsatları ve bundan sonrada çıka bilecek fırsatları değerlendirmek, çelişkilerden faydalanarak, derinleşen çelişkileri devrime evirme, yararlanma ve bu vesile ile de karşı devrimin planlamasını boşa çıkarmak, onların planlamalarına karşı bağımsız, devrimci bir çizgiyle durmak hayati önemdedir. Bu konuda Kürdistan da oldukça tarihsel deneyim ve tecrübe vardır.

Örneğin Muhabad Cumhuriyeti bu tarihsel yürüyüşte önemli bir derstir.

Mahabad Cumhuriyetin üzerinde 71 yıl geçti.

Kürtler Beylikler döneminden sonra dünyada ki gelişmeleri ilk defa ikinci dünya harbinin hemen akabinde yakalamıştı.

Mahabad Cumhuriyeti o dönemin günün koşullarında yerinde bir gelişme olarak Mahabad kent meydanı olan Çarçıra da kuruluşunu ilan etmişlerdi.

O dönemler dünya bloklar halindeydi, Sosyalist kampın başını çeken Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliğin desteğini de alarak doğu Kürdistan da kurulan Mahabad Cumhuriyeti, maalesef ömrü kısa sürmüştü.

Sovyetler kızıl ordusu o bölgeden geri çekilince ve açık desteğini de bırakırken, gerici İran ordusu tarafından Mahabad işkal edildi. Gerici İran devletin denetimine geçince, Mahabad Cumhur başkanı olan: Kadı Muhammed,

Başbakan: Hacı Baba Şeyh ve Savunma bakanı: Muhammed Hüseyin Han Seyfi Kadı, Cumhuriyetin kurulduğu Çarçıra Meydanın da idam edildiler.

Diğer emperyalist güçlerin gerici İran devletiyle mutabakatı suç ortaklığı zaten sabittir. Bu benim açımda tartışma konusu da değildir ancak Sovyetlerin dönem açısında izledikleri taktik siyaset çıkar üzerine pragmatist bir yaklaşım sergilemişlerdir. Dönemin Sovyetleri kendi çıkarları doğrultusunda pragmatist yaklaşarak, Muahbad meselesinin üzerinde ki hatalarını ve sessizliğini de geçiştiremeyiz.

Bu da ayrı bir tartışma konusudur, şimdi ki güncel gidişat açısında bir hatırlatma vesilesiyle değindim.

Muahabd da yaşananlar, bugün de Kürdistan’ın genelinde yaşamaktadır. Yaşanlar bu tarih sahnesinde çok büyük kazana bilecek gelişmelerle yüz yüzedir. Ama aynı zamanda da büyük tehlikelerle de karşı karşıya olduğunun da altını çimekte fayda var.

Geçmişte dünyada ismi bilinmeyen Rojava, bugün bu coğrafya büyük tarihsel gelişmelerin odağına girmiş bulunuyor. Hem devrimin hem de karşı devrimin merkezi gündemine oturmuş durumdadır. Afrin de ki durum da, Türk devletinin işkal etme ve saldırıları bu planları zaten yeterince anlatıyor.

Kürdistanda ilan edilen kendi kendini idare etme, kantonlar biçiminde ki yönetimler artık beklenildiği gibi “çöktü, çökecek..düştü, düşecek” değil, tarih akışında gelişen bir dinamik olacağı açık bir realitedir.

Söz konusu Kürt dinamiklerin mevzilenmesi olumlu yerde dururken Kürdistanlı sosyalistler bir dış güç şeklinde ki destekleyicisi ve seyircisi olamazlar. Bizzat işin içerisinde Kürdistan Proletaryasını ve emekçilerin çıkarlarını temsil etme sorumluluğuyla bağımsız kimlikleriyle sürecin parçası ve öznesi olmalıdırlar.

Bu konuda DHF’ye çok önemli bir rol düşmektedir. Yerel dinamiklerin iradesi üzerinde merkezileşmiş DHF örgütlenmesi bu sürece dahil olmalıdır.

DHF, Türkiye ve Kuzey Kürdistan’ın üst çatı örgütlemesi olarak ele aldığımızda, bölgelerin kendi özgül çalışmalarına uygun örgütlenmesi de artık kaçınılmaz bir süreç olarak önünde durmaktadır. Kürdistan da ki tarihsel gelişmelere dahil ola bilmesi açısından başta Dersim ve Kürdistan örgütlüklerin kendine özgün programlarıyla sürece dahil olmalıdır.

Kürtlerin oluşturmak istedikleri ulusal kongrelerini Kürdistan sosyalistlerin seyirci kalmaları doğru değildir. Kongrede, Kürdistan’ın kendi renklerinden, farklılıkların bir araya getirmek bir çatı altında farklı kimlik, etnikleri kabullenmek bu temelde bir araya gelen Kürt Kongreleri önemlidir..

Kaypakkaya’nı görüşü ve geleneği Kürdistan tarihi açısından da bir meşale olarak durmaktadır bu bir gerçeklikse ki öyledir. Geleceğin sahibi ve iradesi de bu gelenektir. Bundan dolayı ezilenlerin tüm kesimlerinde bu kaypakakya çizgisiyle geleceği yakalamaktır.

Yani bir ulusun bir başka ulus üzerinde ki imtiyazlara ve bir inancın bir başka inancın üzerinde ki imtiyazların tümüne karşı çıkan Kaypakkaya çizgisi, ezilenlerin sosyalizm perspektifliyle yürüyen emekçilerin, Kürtlerin, Süryanilerin, Dersimlilerin, Kadınların, İşçilerin, LGBT, vb. bir çatı fikriyatıdır, örgütüdür. Bilinçli bir şekilde insanı ve doğayı özgürleştirme hareketidir.

Politik araç olarak toplanan Kongrede temsil edilmek ve gerekli düşünce olarak müdahale etmek oldukça Kürt emekçileri açısında önemlidir. Çünkü bu kongre Kürt ulusun geleceğini tartışacakları en üst iradedir

Komünistler, Sosyalistler bu önemli mercide olmalı ve olacakları durumda da önemli rol oynayacakları muhakkaktır.

KNK bu konuda önemli bir rol icra içerisindedir.

adhk tarafından

Geleneksel ADHK Kolektif Tatil Kampında Buluşalım!

Temmuz 12, 2017 de ANASAYFA adhk tarafından

Haydi Komün Güneşine!

ADHK Bileşenlerine ve Tüm Devrimci, Demokratlara!

ADHK (12-07-2017) Bir zamanlar Avrupa’da “Komünizm heyulası kol geziyor”du. Şimdilerde ise – yeryüzünün tamamına yakınında- ırkçı/dinci/milliyetçi/vahşi kapitalist bir heyula ve canavar kol geziyor. Biri geçen yüzyılın ilk yarısına kadar insanlığın yarıdan fazlasına umut olmuş, diğeri ise insanı/umutlarını ve de içinde yaşadığımız doğayı tahrip etmeye devam ediyor.

Dünyayı kendi sığır çiftliği gibi gören küresel kovboyların, yeryüzünü özel av alanı zanneden kuzeyli  ayıların, “ümmet”in üzerinde yaşadığı koca coğrafyayı kendi haremi ve ata yadigarı bağ-bahçesi bilen ruh hastası sultanların demi-devranına “hayır” demek, kadınların, emek ve mazlumlar cephesinin boynuna  borçtur.

Asırlar boyu denenmiş ve de iflas ederek hazin enkazlar bırakmış ideolojik sistemleri, kültürel ve politik paradigmaları, toplum modellerini yeniden çıkar yol gibi göstermek,  yalnızca ve yalnızca yeni trajedilere, direniş dalgalarına sebep olacaktır. Tarih denilen geçmiş zaman, yeterinden fazla tecrübeyle doludur aslında. Ama adına ‘insan’ denilen tür,  “kollektif amnezi”yle de malül bir varlıktır ne yazıkki. Çabuk unutuyor…

Fakat aynı tür’ün tarihinde, iyi ve güzel olanın arkeolojik kazısından vaz geçmeyen, direnen ve gözünü yeni, özgürlükçü ufuklara diken, yaşama anlam veren  inatçı bir damar da vardı. İşte mirasını gururla üstlendiğimiz damar bu damardır.

İnsanın doğasına ters yönde seyreden eldeki toplumlara, üretim ve tükettim ilişkilerine  alternatif bir başka toplum ve uygarlık modeli düşleyen her   kesin zihinsel katkılarına, dostluğuna/dayanışmasına olan ihtiyaç  ayan-beyan ortada.

ADHK olarak  bizler bu bilinç ve vizyonla, ‘Olması gereken bu değil’ diyenleri, hayallerinden vazgeçmeyenleri  ve  ‘Daha güzel  bir dünya  mümkün’ diyenleri Kamp Komünü’müzün eşitler meclisine, dost sofrasına davet ediyoruz.

Komünal yaşamın/dayanışmanın kalite çıtasını birlikte yükseltmek, ışıltıları uzaklara vuracak yeni değerler oluşturmak ve bu değerleri cocuktan başlayarak gelecek kuşaklara aktarmak istiyoruz.

Bir kaç haftalığına da olsa sersemleten rutinin dışına çıkmak, dinlenmek, düşünmek, düşünce ve kültür birikimimizi paylaşmak istiyoruz. Akdeniz iklimini bir kez daha solumak, engin mavilerin kıyısında postu güneşe sermek istiyoruz.

Mülkiyet ve egemenlik hırsına dayalı Kapitalist uygarlığın empoze ettiği norm ve paradigmaların dışına çıkmak, bireyciliğe varan bireysel alışkanlıklarımızı komünal yaşamla test etmek/aşmak ve güzel anılar ekip dostluk biçmek istiyoruz.

Ve her yıl olduğu gibi, bu düş ve isteklerimizi her yaştan kadın erkek, “çoluk-çocuk”la, yani sizlerle paylaşmak istiyoruz.

Öyleyse hep beraber hesapsız dostluklar kurmaya, kampçılığın ruhundaki özgürlükçü ve komünal dayanışmayı  yaşamaya/geliştirmeye aday cümle alem davetlimizdir.

Haydi Engin Mavilere, Kamp Komünü’ne ve Akdeniz güneşine!

Kolektif Tatil Kampımız; 22 Temmuz – 11 Ağustos 2017 tarihler arasında İspanya, Catalunya’nın Costa Brava bölgesi, Pals kasabasında (Platja de Pals / Camping Neptuno) yapılacaktır. Kamp yerine ilişkin daha geniş bilgi, http://www.campingneptuno.com  adresinde bulabilirsiniz.

KAMP PROGRAMI;

Açılış Şöleni

Seminer ve Paneller

Tarih ve Doğa Gezileri

Müzik ve Şiir Dinletileri

Kültür ve Eglence Akşamları

Futbol ve Voleybol Turnuvaları

Bilgi ve Diğer Yarışmalar

Çocuk Programları

Kapanış Şöleni

KAMP ÜCRETİ

  1. Hafta için : 300 €
  2. Hafta için : 400 €
  3. Hafta için : 500 €

Büyüklere Üç Hafta: 500 €

06-12 yaş arasında olanlarda üç haftalık : 350 €

3-6 yaş arası çocuklar Üç Hafta için :  100 €

3-6 yaş arası çocuklar İki Hafta için  :   50 €

3-6 yaş arası çocuklar Bir Hafta için  :   25 €

Öğrencilere Üç Hafta:  350 €

Öğrencilere İki Hafta:   250 €

Öğrencilere Bir Hafta:  150 €

4 Kişilik Aileden üç haftalık kamp ücreti olarak: 1.400 €

4 Kişilik Aileden iki haftalık kamp ücreti olarak: 1.200 €

4 Kişilik Aileden Bir haftalık kamp ücreti olarak:   900 €

KAMP İÇİN BİRLİKTE GETİRİLECEK MALZEMELER;

Çadır, şişme yatak, battaniye, uyku tulumu vb.

Yaz tatili için kişiye gerekli malzemeler; spor, plaj ve yüzme malzemeleri.

Alerji karşıtı hap veya ilaçlar, normal ilaçlarınız

Arabanın ruhsatı ve seyahat sigorta belgesi

Pasaport, ehliyet ve kimlikleriniz

Hastalık sigorta belgesi, özel eşyalarınız

Oyun malzemeleri

Ayrıca, kitap, roman, dergi,  buna benezer ihtiyaçlar.

Not: Katılımcı arkadaşlar, çalabildiği müzik estürmanını birlikte getirmeleri rica olunur

KAMPA ULAŞIM;

Her faaliyet alanı; kampa gidiş-dönüş ulaşım sorununu kendi imkanları dahilinde çözmelidir.

Not: Uçakla Gelecek Arkadaşlar GİRONA (GERONA) havalanına inmelidirler. Gerona’dan Pals’a otobüs seferleri olmakta. Gelen arkadaşlar otobüs yada ticari taksi ile kamp yerine ulaşabilirler. Gerona ile Pals 50 km civarındadır. Bir önceki yıl, uçak ile gelen arkadaşları kamp yerine taşımada oldukça zorluklar yaşamıştık. Komite önemli sıkıntılarla karşılaşmıştı. Oysa, Gerona’dan Pals’a ulaşım noktasında herhangi bir sorun olmadığı gibi, maddi olarakta belirtilmeye değmez miktarı aşmamaktadır. Uçak ile gelen arkadaşlar bunu özellikle dikkate almalı ve kendi imkanlarıyla kamp yerine ulaşmalıdırlar.

Yol güzergahı; Duisburg, Köln, Koblenz, Saarbürcken, Metz (Fransa), Nancy, Dijon, Lyon, Valence, Nimes, Montepellier, Beziers, Perpignan, Figueres (İspanya), Viladamat, Verges, Torroella de Montgri, Pals, Platja de Pals, Camping Neptuno.

KAMP ADRESİ;

Camping Neptuno

Rodors, 23. Platja de Pals

17256 – Pals

Catalunya (Spain)

Tel.: +34 972636731

Fax.: +34 972637309

Kolektif Tatil Kampımız; 22 Temmuz – 11 Ağustos 2017 tarihler arasında İspanya, Catalunya’nın Costa Brava bölgesi, Pals kasabasında (Platja de Pals / Camping Neptuno) yapılacaktır. Kamp yerine ilişkin daha geniş bilgi, http://www.campingneptuno.com  adresinde bulabilirsiniz.

Kolektif Tatil Kampımıza katılacak arkadaşların, 10 Temmuz 2017 tarihine kadar, ADHK’ya bağlı, Federasyon / Dernek veya doğrudan Genel Konseye kendilerini bildirmelidirler.

Daha geniş bilgiyi kolektiftatilkampi@gmail.com adresinde ulaşabilirsiniz.

Telefon: 00 49 157 52 48 53 62

www.facebook.com/Adhk Tatil Kampi

adhk tarafından

Munzur Festivali programı açıklandı

Temmuz 12, 2017 de ANASAYFA adhk tarafından

Bu yıl 17’cisi düzenlenmesi beklenen Munzur Kültür ve Doğa Festivali’nin programı açıklandı

HABER MERKEZİ (12-07-2017)- Bu yıl 17’cisi düzenlenmesi beklenen Munzur Kültür ve Doğa Festivaline ilişkin konuşan, festival tertip komitesi başkanı Hıdır Demir KESK Şubeler Platformu Toplantı Salonunda basın toplantısı düzenledi Toplantıda konuşan tertip komitesi başkanı Hıdır Demir, düzenlenecek festivalde “Festival Halkındır, Halkın Kalacak”, “OHAL’e ve Barajlara Hayır” temasını belirlediklerini ve bu temanın Dersim halkının talepleri arasında olduğunu söyledi.

Demir, Dersim Belediyesine kayyum atanmasından dolayı festivali belediye desteği olmadan yapacaklarını belirterek, “Festivalimizi, temasından da anlaşılacağı gibi kendi taleplerimize sahip çıkmak ve daha demokratik ve adaletli bir ülkede yaşamak olarak değerlendirerek sahiplenmeliyiz.” dedi.

Temmuz ayının son haftasında düzenlenecek olan festival programının tamamlandığını aktaran Demir, “Her yıl olduğu gibi; bu yılda ülkede ve ülke dışında festivalimize destek vermek üzere tüm insanları Dersim’e bekliyoruz. Festivalimize yediden yetmişe herkesin sahip çıkmasını, sorumluluk almasını bir görev olarak görmekteyiz.” Çağrısında bulundu.

Festival programı şu şekilde;

27 Temmuz

Festival toplanma yeri Seyit Rıza Meydanı, Saat 09.00

Açılış konuşması ardından Gola Çeto’ya ziyaret

Nazimiye Düzgün Baba Etkinliğine Destek Deyişler ve Semah gösterisi, Saat: 19.00

Kadın Mücadelesini anlatan belgesel (Cep Sinema)

28 Temmuz

Panel: Güncel siyasi gelişmeler ve bölge halklarına yansımaları.

Panelistler:  HDP İstanbul Milletvekili Erdal Ataş, Onur Hamzaoğlu, Zeynep Türkyılmaz

Yer: Garaj Düğün Salonu – Saat: 18.00

Müzik Dinletisi: Yer Gazik, Saat: 19.00

Film Gösterimi: Emek Mücadelesi Belgeseli, Yer, Cep sineması, 10.00- 22.00 arası

29 Temmuz

Panel: Dersim’de İnançlar ve Ocak Kültürleri

Konuşmacılar: Cafer Demir, Ali Kenanoğlu, Kemal Bülbül, Erdal Yıldırım

Yer: Sanat Sokağı, Saat : 16. 30

Dersim 38 Belgeselleri

Yer: Cep Sinema, 10.00 – 22.00 arası

Müzik Dinletisi

Yer: Yeni Mahallesi Çocuk Parkı, Saat 18. 00

30 Temmuz

Munzur Çevre Yürüyüşü

Toplanma yeri, Seyit Rıza Parkı – Saat 09.30

Müzik Dinletisi

Yer Mavi Köprü – saat 09 -30

Kapanış konuşması

http://www.halkingunlugu.org/

adhk tarafından

ADHK Kolektif Tatil Kampı ve Alternatif Yaşam

Temmuz 11, 2017 de ANASAYFA adhk tarafından

Her yıl geleneksel olarak örgütlediğimiz „ADHK (Avrupa Demokratik Haklar Konfederasyonu) Geleneksel Kolektif Tatil Kampı“ özel mülkiyetin hakimiyetine dayalı ve dolayısıyla eşitsizliklerin belirlediği kapitalist sistemin yaşamına alternatif bir yaşamın küҫük bir parҫasıdır

Neden böyle bir yaşamı örgütleme gereği duyuyoruz?

ADHK (11-07-2017) Öncelikle; kimseye „lüks bir tatil“ vaadimiz yok, ama birlikte güzel bir tatil geҫireceǧimize inanıyoruz ve  her yıl da bunu yaṣıyoruz.

Cüzdanınızda „yeterince“ paranız varsa, istediğiniz yerde tatil yapabilirsiniz. Kapitalizmin paralı bireye sunduğu „lüks“ tatil yerlerine gidebilirsiniz, „ҫılgın tatil partileri“ne katılabilirsiniz. Ama siz, bu yerlerde, sadece kısa süreli etkisi olabilecek ve sadece sizinle sınırlı kalacak olan memnuniyeti yaşayacaksınız. Ne sizin iҫin ne de varsa ҫocuklarınız iҫin kalıcı bir memnuniyet ve insani ilişkileri bırakmayacaktır. İnsanları fiziksel ve zihinsel olarak sağlıklı kılacak olan; uzun süreli etkiler bırakacak olan memnuniyet ve mutluluklardır. Sizler tatil dışındaki zamanınızda zaten işiniz ve ailenizle meşgulsünüz ve konuştuklarınız, paylaştıklarınız genellikle aynıdır. Yine sadece aynı grupla yaptığınız tatilde de, benzeri şeyleri konuşmakla geҫireceksiniz. Kapitalist sistemin toplum projesiyle uğraşan mühendisleri de, zaten bunu istemekte ve sizi böyle yönlendirmektedirler. Üretim faaliyeti ve aile yaşamı iҫinde kendine yabancılaşmış, üretim faaliyetindeki yorgunluk, stres ve sorunların devamı olarak aile iҫinde geҫim, barınma, borҫ, okul vs. Sorunlarıyla uğraşmak, insanı zaten bunaltmaktadır. Yaşadığınız sorunların ҫözümüne, üstesinden nasıl geleceğinize ilişkin konuşup tartışmanız, önerileri alabilmeniz iҫin gerekli zamanınız ve olanağınız yoktur. Ya da en azından sizi buna yönlendiren bir yaşam biҫiminiz yoktur.

Biz,  yalnız baṣınıza hiҫ tatil yapamazsınız demek istemiyoruz. Ama biz, sizlerin mevcut kapitalist sistemin bizlere dayattıǧı bencil ve kendine yabancılaṣmıṣ bir yaṣama ve onun bir parҫası olan tatil anlayıṣına alternatif bir yaṣam perspektifiyle hareket etmenizi ve alternatif bir tatil geҫirmenizi istemekteyiz.  Hele hele ҫocuklarınız ve genҫleriniz iҫin ҫok yararlı olacak alternatif tatil kampımızda yer almanızı tavsiye ediyoruz. Burada, ҫocuklarınız ve genҫleriniz kendine güveni kazandıran iliṣkileri yaṣayacaktır.

Kapitalist toplumun baskı ve sömürüsüne maruz kalan insanları biraraya getirmek, birbirine yakınlaṣtırmak; bencilleṣtirmeye, kendine yabancılaṣtırmaya ve tek tipleṣtirmeye karṣı alternatif olabilmek iҫin; bu yaṣamı örgütlüyoruz.

ADHK Kolektif Tatil Kampı Bizlere Neler Sunuyor?

– Herṣeyden önce bir Komün yaṣamı sunmaktadır.

Kimileri, paylaşma, dayanışma ve ortaklaşmaya dayanan komünal yaşamı, insanoğlunun ulaşamayacağı bir düş olarak görürler. Halbuki çevrelerine baktιklarιnda veya dünya tarihini biraz da olsa incelediklerinde yaşanabilecek böyle bir dünyanιn inşaa edilmesinin  mümkün olduğunu göreceklerdir. Sömürücü sınıflar, bu düşün gerçekleşebilir olduğunu çok iyi bilir ve gerçekleşmemesi için akla gelebilecek her yönteme başvururlar. Komünal yaşamιn yeşermemesi, bireysel yaşamιn temel yaşam biçimi olmasιnι sağlayιcι her türlü kolaylιk ve teşviklerde bulunur.

İnsanlığın tarihsel gelişimi „üretimin toplumsallaşması“ doğrultusunda olmuştur. Bu toplumsallaşma, kapitalizmde oldukça ileri,  kapitalizmin egemenliğini tehdit eder  noktalara ulaşmıştır. Ama buna karşın , üretim toplumsallaşırken, mülkiyet tam tersine giderek küçülen bir azınlığın elinde özelleşmiştir. Bu haliyle kapitalizm insanlığın toplumsal gelişmesinin önünde engel teşkil etmektedir. Ancak kapitalizm de hayatın doğal akışının önünde durmayı ebediyen sürdüremeyecektir. Bunun farkında olduğu için ezilenlerin herhangi bir alternatif örgütlenmesine izin vermemekte, engellemek için her çareye başvurmaktadır. Burjuvazi, yaşamın her alanında halkların birliğine, dayanışmasına saldırmaktadır. Kolektif, komün yaşamının karşısına bireyi, bireysel yaşamı dayatmaktadır. Çünkü onun ezilenlere layık gördüğü yaşam; paylaşımı, dayanışmayı parçalamak, „dertleriyle başbaşa“, kendi kendine tecriti yaşayan, tecrit edilmiş, bencilleşmiş, bireyci yaşamı tercih eden insanlar yaratmaktır.

İnsanlık, geçmiş toplumlar tarihinde olduğu gibi bugün de ezen-sömüren sınıf ve sistemlerin karşısına alternatif yaşam biçimleri çıkarmıştır. Bugün de kapitalist sisteme ve onun egemeni burjuvaziye karşı alternatif mücadele ve yaşam biçimlerini geliştirmektedir. Komün, işte bu alternatiflerin temelidir. Kapitalist sistemin bireyci-bencil yaşam biçimini reddederek, ortak ve eşit bir paylaşım gerçekleştirerek zor koşulların üstesinden gelmek amacıyla dünyanın bir çok ülkesinde çeşitli gruplar tarafından oluşturulan komünler mevcuttur. Bunlar, „politik, ekolojik, ruhani ve psiko-terapi“ amaçlı oluşturulan farklı farklı komünlerdir. Bunlardan bazıları, burjuvazinin gerici propagandasının etkisinde kalarak „komün“ yerine kendilerini „kasıtlı topluluk“ olarak adlandırmaktadırlar, ama „ortak yaşam ve paylaşım“ temel prensipleridir.  Komün bir anlayıştır, alternatif bir kültürdür, yaşamın yarattığı bir gerçekliktir. Bugün Avrupa’nın çeşitli ülkelerinde ve Kuzey Kürdistan’da oluşturulan „Köy Komünleri“ mevcuttur. Bu Komünler, kendi ekonomik, sosyal, ekolojik,  kültürel ve hukuki sorunlarını kendileri çözmektedir. Sorunlarını merkezi otoriteye havale etmeden, kendi olanaklarıyla ve kendi üyelerinin ortak iradesiyle çözmektedirler. Komünal bir toplum, „çalışmak zorunluluktan çıkıp bir ihtiyaç haline geldiği zaman“ adaletsizliğin, eşitsizliğin esamesinin okunmadığı zaman, sosyalizm aşılıp altınçağa ulaşılmış demektir.

Bizler bu anlayıṣtan hareketle ortak paylaṣımı yaṣayıp geliṣtiriyoruz. Farklı kültürlere, dillere ve düṣüncelere sahip olunsa da, bir arada yaṣamanın en güzel örneklerinden birini hayata geҫiriyoruz. Yaṣama farklı pencerelerden baksak da, farklı ҫözüm yollarımız olsa da, ortak olduǧumuz noktalarda birleṣmeyi hayata geҫiriyoruz. Farklılıklarımızı deǧil, ortak olduǧumuz noktaları öne ҫıkarıyoruz. Düṣüncelerimizi, türkü ve ṣarkılarımızı, dans ve halaylarımızi, sanatsal, sportif ve zihinsel yeteneklerimizi, mutfak kültür ve yeteneklerimizi paylaṣıyoruz.  Ortak üretip ortak tüketiyoruz.

Bizler bu kollektif yaşamdan birçok şeyi öğreneceğimize inanıyoruz:

Kampımızdaki bütün faaliyet ve etkinliklerde ortak hareket etmek,

Herkesin yeteneğine göre görev ve sorumluluklarda bulunmasını sağlamak ve yetenekleri bütün insanların hizmetine ve beğenisine sunmak,

Komünal yaşamın sürdürülmesinde kitlelerin görüş ve önerilerini dikkate almak ve kararda söz sahibi kılmak; böylece kitlelerin kamp dıṣındaki yaṣamlarında da uygulayabilecekleri bir anlayıṣın benimsetilmesini saǧlamak.

Kitlelerin iradesiyle seçilmiş kamp komitesinin ortak yaşamımıza uygun sorumluluklarını denetlemek ve aynı zamanda onlara karşı sorumluluklarımızı da unutmamak,

Bizler sadece ortak bir kazanda yemek yemek için ve deniz kenarında buluşmak için bir araya gelmiyoruz. Aynı zamanda ortak ve paylaşımcı yaşamın bize sunduklarından en iyi bir şekilde yararlanmayı amaçlamaktayız. Birlikte sosyal-siyasal ve ekonomik sorunlarımızı tartışmak, ortak değerlerimiz olan kültürel değerleri birbirimize aktarmak ve bilince çıkarmak; birlik, dayanışma ve ortak paylaşımcı bir bilinç kazanarak yaşamımızın diğer alanlarında uygulamaya çalışmak beceri ve alışkanlıklarını kazanmak amacıyla bu komünal yaşamda yeralmaktayız.

Yılın 11 ayını beton duvarlar iҫinde geҫiren insanlarımızla; aҫık havada, deniz manzaralı, bedenlerimizin toprakla temasının saǧlandıǧı ҫadırlarımızda 3 Hafta boyunca konaklıyoruz. Katılımcılar isteklerine göre; 1 Haftalık, 2 Haftalık ya da 3 Haftalık katılabilirler.

Kollektif düṣüncenin ürünü olan yemeklerimiz, bir tek mutfakta bütün katılımcılar iҫin hazırlanmaktadır. Yemeklerin hazırlanıp sunulması ve temizliǧinin yapılması hergün bir baṣka grup arkadaṣ tarafından gerҫekleṣtirilmektedir. Hergün yeni bir grup mutfak hizmeti sunmaktadır. 3 hafta boyunca her birey yalnızca bir defa bu hizmeti sunma görevini yerine getirmektedir.

– Kamp yeri önceden Kamp Komitesi tarafından 3 haftalıǧına kiralanmakta ve katılımcıların kalacakları yerler (Ҫadır kuracakları yerler) Komite tarafından gösterilmekte ve Ҫadırların kurulmasına yardımcı olunmaktadır.

– Ҫocukların zaman geҫirecekleri çadırı bulunmakta. Bu çadırda ҫocuklar ҫeṣitli kültürel ve zihinsel ҫalıṣmalara yönlendirilmektedir.

– Günlük olarak „Kampın Sesi“ gazetesi ҫıkarılmaktadır. Her katılımcı gazeteye yazı, öykü, ṣiir, fıkra ve karikatür verebilir. Ilginҫ fotoǧraflar ve haberler gönderebilir.  

– Çeşitli dallarda Atölye çalışmaları yürütülmektedir.

Santranҫ, Tavla, Futbol, Voleybol turnuvaları düzenlenmektedir.

– Yüzme ve dil kursu verilmektedir.

Kadınlar ve Genҫlik, konuları kendileri tarafından belirlenen sunumlar yapmaktadır.

Kadınlar buluṣması gerҫekleṣmektedir. Yılın 11 ayını geҫirdikleri alanlarda bu kadar fazla sayıda ve uzun süreli bir arada bulunamayan kadınlar, Kampımızda bu olanaǧı bulmakta ve Kadın-Kadına kendi sorunlarını konuṣup- tartıṣabilmektedir.

Genҫlik buluṣması gerҫekleṣmektedir. İṣ ve ders yoǧunluǧu iҫinde sadece sanal medya üzerinden görüṣebilen genҫler, Kampımızda birebir görüṣebilmekte, yeni arkadaṣlıklar ve dostluklar geliṣtirebilmekte, ortak yaṣamın tadını ҫıkarabilmektedirler. Rahatlıkla ailelerinden beklentilerini ve kendi kendilerini nasıl deǧerlendirdiklerini anlatabilmektedirler.

Komite tarafından katılımcıların geneline Panel ve Seminer etkinliǧi düzenlenmektedir.

– Daǧarcıǧımızın tazelenmesi ve eǧlence amaҫlı Bilgi Yarıṣması düzenlenmektedir.

Daǧ, ṣehir gezileri ve Gemi Turu düzenlenmektedir.

Her haftanın bir günü akṣam saatlerinde kısaca geҫmiṣ haftanın deǧerlendirilmesi yapılmakta; hata ve eksiklikler tespit edilip özeleṣtiri yapılarak yeni haftanın programı kitleye sunulmaktadır. Aynı akṣam; birlikte türkülerin, ṣarkıların söylendiǧi, dansların yapıldıǧı, halayların ҫekildiǧı eǧlence programı sunulmaktadır.

Kolektif Tatil Kampımızda  Uyulması Gereken Komünal Kurallar:

Komün yaşamımızda herkes eşit hak ve sorumluluklara sahiptir. Kamp komitesi bir organizatör görevi görmektedir.

Kampın geliri, siz deǧerli katılımcıların ödedikleri ücretlerden oluṣmaktadır. Gelir ve giderin listesi düzenlenen ADHK Kongrelerinde aҫıklanmaktadır. Bunları, delegeler birebir inceleyip deǧerlendirmelerini sunabilirler ve ayrıca delege olmayan katılımcılar da, Kongrelerimizde yeralıp buna tanıklık edebilir, eleṣtiri ve önerilerini sunabilirler.

Komite üyeleri de dahil, kampa katılan herkes eşittir. Hiç bir kimsenin bir başkası karşısında ayrıcalığı yoktur ve olamaz.

Kamp hizmetinde herkes görev almak zorundadır (Sağlık sebebiyle iş göremez durumda olanlar hariç). Görevlerin yerine getirilmesinde dayanışmacı olmak ve işin gerçekleştirilmesinde yardımcı olmak, görevli arkadaşların yükünü hafifletmek bizim için gönüllü bir yaklaşım olmalıdır.

Herkes bir diğerine karşı saygılı olmalı ve sevgiyle yaklaşmalıdır. Bu duygularla oluşturulan dostluklar ve yoldaşlıklar kalıcı ve değerli olmaktadır.

Her birey bir başkasının haklarına saygılı olmalı. Komüne ait malzemelerin tüketiminde bireyci olmamalı, başkalarının da yararlanabilmesine olanak tanımalıdır. İhtiyacιmιzιn gerektirdiği kadar almalιyιz. „Komüne yaptιğιm maddi katkιyι nasιl yaparιm da çιkartιrιm“ anlayιşι, tamamen bencilce bir anlayιştιr.

Komünün işleri kolektiv bir anlayιş içinde gerçekleştirilir ve gönüllülük temelindedir. Her komün üyesinin komüne karşι sorumluluklarι vardιr.  Gönüllülük ile sorumluluk bilinci birleştiğinde, sorun yaşanmadan bütün işlerin üstesinden gelinebilir. Kamp komitesinin yapacağι görevlendirme organizasyon amaçlιdιr, dayatma değildir.

Yukarda da belirttiğimiz gibi; Kamp yaşamιmιz bir Komün yaşamιdιr. Dolayιsιyla, tutum ve davranışlarιmιz da komünde bulunan bütün insanların genel çıkarlarınι gözetmelidir. Herkes birbirine karṣı sorumlu davranmalı ve karṣılıklı sorumluluk duyarak hareket etmelidir.  Herhangi bir bireyin gerek komün içinde gerekse de komün dışında yaptığı herhangi yanlış bir hareket bütün komünün yaşamını olumsuz yönde etkileyebilir ve zarar verebilir.

Komün yaşamιna ilişkin eleştiri ve öneriler zamanιnda sunulmalι, sonuç alιnmaya çalιşιlmalιdιr. Komün yaşamι içinde olabilecek hata ve eksikliklere yönelik eleştiriler; eğer sadece kişiyi ilgilendiren bir boyutta ise muhatabιyla konuşularak, komünün tümünü ilgilendiren boyutta ise komiteye iletilmeli ve gerekirse yapιlacak Kamp değerlendirmelerinde gündeme getirilmelidir. Komün yaşamιnda birlik ve dayanιşma ruhunun, dostluk ilişkilerinin gelişmesini ve Kamp katιlιmcιlarιnın her yιl daha da istekli katιlιmιnιn olmasιnι istiyorsak; eleştiri ve özeleştiri mekanιzmasιnι iyi işletmeliyiz. Kampa ilişkin eleştirilerimizi Kamp yerinde yapmalιyιz, Kampιn dιşιnda Kampa (yani Komüne) yapιlan eleştiriler iyi niyetli de yapιlmιş olsa; olumlu etki değil olumsuz etki yaratacağι için yanlιştιr ve objektif olarak yιkιcι ve yιpratιcι olur.

Ortak yaşamımızın önemli bir parçası olan bütün etkinliklerde, turnuvalarda yeralmalıyız. Bu etkinliklerden ve turnuvalardan da öğreneceğimiz çok şeyler olmaktadır.

Komün katılımcılarının günlük yemek-içmek ihtiyaçlarının giderilmesini organize eden Kamp Komitesi, gerekli alış-verişi yapar ve mutfak hizmetini görmek ve katılımcıların yemek-içmek ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla nöbetçiler görevlendirir. Bu nöbetçiler, yemek yapmak, çay demlemek, bulaşık yıkamak, masaları silmek vs. ile sorumludurlar. Nöbetçilerin görevlerini yerine getirmede nöbetçi olmayan katılımcılar da dayanışmada bulunmaktadırlar.

Mutfak giderleri,  Kamp katılımcılarının kamp yeri içın ödedikleri ücretlerden karşılanır ve genel kitlenin ihtiyaçları ve istemleri dikkate alınır.

  • Yemek Saatleri: Kahvaltı: 08.00 ile 10.00 arası, Öǧlen Yemeǧi:12.00 ile 14.00 arası, Akṣam Yemeǧi: 19.00 ile 21.00 arası. Ҫocuklar dıṣında herkes bu saatlerde ihtiyaҫlarını gidermeye özen göstermelidir.
  • Mutfak Ҫadırına günlük mutfak görevlilerinin bilgisi dıṣında girilmemeli, Plaj ya da bir baṣka alana yemek götürülmemelidir.
  •  Tüm Camping yerini baǧlayan ve bizim iҫin de geҫerli olan kurallara uymak; gerek dıṣımızdaki insanların ve gerekse de kendi arkadaṣlarımızın haklarına saygı göstermek ve tanımak demektir. Bu nedenledir ki; Gece Saat 24.00’den sonra sesli konuṣulmamalı, gürültü ҫıkarılmamalı, araba ile kapalı yerlere girilmeye ҫalıṣılmamalıdır. Girilmesi mümkün deǧildir.
  • Kamp oturma alanında ortak eǧlence dıṣında alkollü içki içilmemelidir.
  • Ҫevremizin temiz tutulmasına gerekli özen gösterilmelidir. Masalarda, Ҫadırların olduǧu alanlarda ve genel oturma yerlerinde yemek artıkları ve ҫöplerin bırakılmaması herkesin saǧlıǧı aҫısından gereklidir.
  • Komüne ait olan eṣyaları korumak hepimizin görevidir. Burada bütün insanların hizmetine sunulan herṣey ortak malımızdır. Ve bizim emeǧimizle elde ettiǧimiz ṣeylerdir. Kullandıǧımız veya tükettiǧimiz ṣeylerden ihtiyacımız kadar almalıyız.
  • Herhangi bir olumsuz geliṣmeye karṣı anında müdahale edebilmek, yaṣanabilecek sorunu ҫözebilmek iҫin: Kamp dıṣında uzak yerlere gidildiginde, Kamp Komitesi bilgilendirilmelidir.
  • Sosyal yaṣamımızın zenginleṣtirilmesi ve güzelleṣtirilmesi amacıyla düzenlenen bütün etkinliklere katılım saǧlanmalıdır.
  • Bu Kamptaki komün yaṣamının daha iyi olabilmesi bizim elimizdedir. Her yıl daha iyi bir duruma getirmek iҫin, kafa yormalı ve önerilerimizi sunup hayata geҫirilmesinde rol almalıyız.
  • Yaṣam, paylaṣabildiklerimiz zenginleṣtirilip-ҫoǧaltıldıkҫa güzelleṣir.

Yaşanacak alternatif bir dünyanın mümkün olabileceǧini ve bunu da bizlerin yaratabileceǧini bu küҫük komünde de göstermek iҫin; Kolektif Tatil Kampımızda buluṣmak umuduyla….

ADHK (Avrupa Demokratik Haklar Konfederasyonu)

Kolektif Kamp Komitesi

Nisan 2017

adhk tarafından

Devrimci, Demokratik kamuoyu ve okurlarımıza!

Temmuz 11, 2017 de ANASAYFA adhk tarafından

Gazetemiz, enternasyonal proletaryanın MLM doğrultuda ifade bulan tüm tarihsel birikimleri ve 40 yılı aşan Kaypakkaya geleneğinin ideolojik-politik çizgisini rehber edinerek, günün somut mücadeleleri ve demokratik mücadele ihtiyaçlarını bulunduğu cepheden üstlenerek göğüsleme iddiasındadır Gazetemiz alternatif mücadelenin bir kürsüsü olarak burjuva sisteme kökten karşı olup, sosyalist sistemin savunucusu, demokratik zemindeki bir mücadelecisidir. Gazetemiz, genel niteliği ve varlık gerekçesini bu zeminde açıklamakta, bu zemine dayandırmaktadır. Bugün yaşamış olduğumuz kimi eksiklik ve sıkıntılar asla bu nitelik, yönelim ve çabamızın önüne geçirilemez

HABER MERKEZİ(11.07.2017)-Değerli dostlarımız ve okurlarımız; taşıdığımız sorumlulukların en büyüğü hiç şüphesiz ki sizlere karşı taşıdığımız yükümlülüktür. Bu yükümlülüğümüze uygun olarak, sizlerle birlikte yaşadığımız mağduriyeti bilgilerinize sunarak yaşanan durum hakkında sizlere açıklamada bulunmayı zorunlu ve ötelenemez bir görev olarak kabul ediyoruz. Bildiğiniz gibi gazetemizin yayın akışı ayları bulan uzun bir zaman diliminde aksadı. Gazetemiz aylarca çıkmadı, çıkamadı. Bu nedensiz değil, bilakis hepinizin malumu olan şartların ürünüydü.

Gazetemizin yayın akışında yaşanan bu aksamada bizlerin kimi eksiklikleri söz konusu olsa da, sorunun esasta içinden geçtiğimiz siyasi sürecin baskıcı karakterinde ifade bulan gerici engellemelerden ileri geldiğini, dolayısıyla gazetemizin çıkışında geçici olarak yaşanan bu gecikmenin esasen irademiz dışındaki “objektif” gelişmelerden kaynaklandığını belirtmek isteriz. Bu nesnel gerçeklikle birlikte gazetemizin çıkamamasında bizlerin önemli eksiklikleri bulunmaktadır. Uzun yılları bulan bir yayın çalışmamız olmasına rağmen kurumsallaşamama başta olmak üzere bu alanı kendi özgün zemininde örgütleyememeden kaynaklanan eksiklikler diğer bir dizi meselede olduğu gibi somut olarak gazetemizin çıkamama durumunda da önemli bir etken olmuştur. Bu eksiklikleri doğru bir zeminde muhasebe ederek ve dersler çıkartarak yayın alanını kendi özgün gerçekliği düzleminde yeniden örgütlemek ve kurumsallaştırmak noktasındaki yönelim ve çabamız devam etmektedir. Ki belli yanlarıyla somut adımlarda atılmış durumdadır.

Gazetemizin uzun bir zaman dilimini kapsayan bir süre çıkmaması/çıkamamasından kaynaklı yukarıda kısaca izah etmeye çalıştığımız kendi eksikliklerimizden dolayı başta okurlarımız olmak üzere devrimci-demokratik kamuoyuna özeleştiri vermeyi devrimci ciddiyet ve sorumluluğun bir gereği olarak görüyoruz.

Değerli Dostlar ve Okurlarımız;

Sınıflar mücadelesinin bir parçası olarak ve bu mücadelenin kurumsal sistematiği içinde rol oynayan demokratik mücadele kurumları ve araçlarından biri olan sosyalist, devrimci, demokratik basın cephesi her dönem ve her vesileyle gerici iktidarların baskılarına maruz kalmıştır. Buna karşın, sosyalist, devrimci ve demokratik mücadele kulvarı tarihsel sorumluluklarına bedeller ödeme pahasına sahip çıkmış, tutarlı ve yaratıcı bir irade göstererek varlık ve yayın yaşamını sürdürmüştür.

Gazetemiz Halkın Günlüğü de, burjuva gerici siyasal iktidarın bu baskıcı saldırı, tutuklama, sansür ve engellemelerine önemli oranda maruz kalmıştır. Buna rağmen, gazetemiz/gazeteniz Halkın Günlüğü başta meşru mücadelesi ve haklılığı olmak üzere, sizlerden aldığı güç ve destekle maruz kaldığı ağır baskıları aşarak yoluna devam etmektedir, edecektir! Nitekim uzun bir gecikmeden sonra, yeniden ve daha nitelikli bir düzlemde eski periyotla yayın hayatına başlamasının devrimci heyecanını yaşamaktayız.

Halkın Günlüğü gazetesi beyan eder ki, dün olduğu gibi bugün de yayın ilkelerinden ödün vermeden ezilen-sömürülen yığınların sesi olmaya kararlılıkla devam edecektir. Sosyalist basın cephesinde biçimlenen sosyalist kimliğine uygun yayın çizgisiyle, toplumsal-demokratik muhalefet ve mücadelenin ihtiyaçlarına yetenekleri oranında cevap olmayı dün olduğu gibi bugün de sürdürecektir. Hiçbir baskı ve engelleme gazetemizi bu stratejik rotasından alıkoyamayacaktır.

Gazetemiz, enternasyonal proletaryanın MLM doğrultuda ifade bulan tüm tarihsel birikimleri ve 40 yılı aşan Kaypakkaya geleneğinin ideolojik-politik çizgisini rehber edinerek, günün somut mücadeleleri ve demokratik mücadele ihtiyaçlarını bulunduğu cepheden üstlenerek göğüsleme iddiasındadır. Gazetemiz alternatif mücadelenin bir kürsüsü olarak burjuva sisteme kökten karşı olup, sosyalist sistemin savunucusu, demokratik zemindeki bir mücadelecisidir. Gazetemiz, genel niteliği ve varlık gerekçesini bu zeminde açıklamakta, bu zemine dayandırmaktadır. Bugün yaşamış olduğumuz kimi eksiklik ve sıkıntılar asla bu nitelik, yönelim ve çabamızın önüne geçirilemez.

Gazetemizi salt muhalif ve sistemi eleştiren dar demokratik bir muhtevada ele alan yaklaşım hatalı ve eksik bir kavrayıştır. Bu yaklaşım Halkın Günlüğü’nü bilimsel sosyalizm çizgisi ve tarihsel dayanaklarından kopararak onun oynadığı rolü küçümseyerek gerilere çeken indirgemeci yaklaşımdır. Halkın Günlüğü, sınıflar mücadelesinin kopmaz parçası olan demokratik mücadele cephesi ve alanında önemli demokratik görevler üstlenirken, merkezi kitle yayın organı niteliğiyle kitlesel bir örgütlenme aracı ve örgütleyici organı durumundadır.

Sonuç olarak; gazetemizin yaklaşık olarak yedi aydır çıkmamasının esas nedeni OHAL ve KHK’lerle uygulanan baskıcı, yasakçı, keyfiyetçi gerici süreçtir. Ki, OHAL kapsamında gündeme gelen hukuksal sorunlar, sosyalist basın ve hatta burjuva basına kadar genişleyen ağır baskı şartları gazetemizin çıkmasında doğrudan rol oynarken, bizlerden kaynaklanan eksikliklerin olduğu da inkâr edilemez. Kendimizden kaynaklanan eksiklikler giderilmesine karşın OHAL’in baskı koşulları gazetenin çıkarılmasını olanaklı kılmamıştır. Dolayısıyla süreç yedi aya kadar uzamıştır. Gelinen aşamada gazetenin çıkması için gerekli şartlar mevcut olup, gazetemiz yeniden yayın hayatına başlamıştır.

Bir kez daha okurlarımıza özürlerimizi bildirir, gazetemizin yayına başlamasının coşkusunu paylaşırız.

http://www.halkingunlugu.org/

adhk tarafından

Avusturya DHF 6. Kamp Etkinligini başarıyla sonuçlandırdı

Temmuz 11, 2017 de ANASAYFA adhk tarafından

ADHF Attersee Gençlik ve tatil kampı Avusturya’nın  Göller  bölgesinden biri olan Attersee Göl kıyısında 6-9 Temmuz tarihleri arasında  başarıyla sonuçlandırdı

Avusturya (11-07-2017) Yaklaşık olarak üc ay öncesinden afişi ve çağrısı yapılan kamp duyurusu, katılımcılar tarafından ilgi ile karşılanarak Viyana, Linz, St pölten, Wels, Graz, Salzburg, Innsbruck ve Almanya’dan kampımıza katılım sağlandı.

Düzenli  olarak  her  yıl  kamp  faaliyetlerini  sürdüren  Federasyonumuz  bu  yıl da  başarılı  bir  çalışmayla dört  günlük  kamp  faaliyetini   başarıyla sonuçlandırdı. Bu  dört günlük  kamp  sürecine, panel, sportif  ve  kültürel  etkinlikler  sığdırdı.  Panelin  konusu Türkiye Kuzey Kürdistan ve ortadoguda son gelismeler ve örgütlenmenin önemi üzerine oldu. İkinci  seminerimiz  ise SGH (Sosyalist Genclik Hareketi) temsilcisi vermesi planlanırken Hamburg´da gercekleşen  G20 protesto eylemlerinden kaynaklı katılamadı.

Sınıf Teorisi Dergisinden Panel

Sınıf Teorisi dergi temsilcisi yoldaşın katılımı ve Federasyon temsilcisi yoldaşın moderatörlügünde gercekleşen panel cumartesi akşamı toplantı salonunda basladı. Kuzey Kürdistanda son gelişmeler  emperyalistlerin ortadogu üzerindeki politikaları ve halklara yönelik yaptıkları katliamlara ilişkin sunum yaptı. Örgütlenmenin zorunlulugu ve Türkiyede CHP’nin baslatmış olduğu ‘’Adalet’’ yürüyüşü üzerinede canlı tartışmalar yürütüldü. Bu  politik  konuların  dışında; ikili sohbet ve serbest zaman ile devam eden kampımız, futbol, veleybol, Kır  gezisi, yüzme  gibi  sportif  faaliyetlerin  yanı sıra; müzik ve  kültürel  eğlenceler de  yapıldı. Kamp alanında yakılan ateş etrafında her akşam türküler ve marşlar söylendi. Kampımıza Innsbruck´dan katilan İsmail Güneş ile birlikte söylenen marş, türkü ve ezgilerle gün politik ve kültürel doyumuna ulaştı. Kampımıza katılımı ile, destek ve emek veren, dayanışmada bulunan , başta mutfak emekçilerimiz olmak üzere örgütleme ve planlamada emeği geçen herkese teşekürlerimizi sunuyoruz.

Önümüzdeki  2018  yılı  kampı  için  Federasyon  YK. muz  gerekli  girişim  ve  çalışmalarda  bulunacaklarını belirterek kamp çalışmasını başarıyla sonuçlandırdı.

adhk tarafından

DHF merkezi kurultayı başarıyla sonuçlandı

Temmuz 10, 2017 de ANASAYFA adhk tarafından

OHAL sürecinin ağır koşulları ve saldırılar nedeni ile engellenen ve yapılamayan DHF merkezi kurultayı 8 Temmuz’da İstanbul’da ‘’Kapitalizme ve faşizme karşı sosyalizm mücadelesinde birleş’’şiarı ile başarıyla gerçekleştirilerek sonuçlandı

HABER MERKEZİ(10-07-2017)- Uzun ve sancılı bir süreci kapsayan Demokratik Haklar Federasyonu(DHF) merkezi kurultayı sistemin bütün saldırı ve engellemelerine rağmen başarılı bir şekilde gerçekleştirilerek sonuçlandı. Yaklaşık 2 yılı bulan kurultay süreci genel saldırılar ve özelde de OHAL koşullarından kaynaklı gerçekleştirilememiş ve bugünlere kadar sarkmıştır. Demokratik Haklar Federasyonu sosyalizm’i eksen alan bir program, perspektif ve örgütlenme ilkeleri düzlemimde örgütlediği kurultay süreci boyunca ülke genelinde örgütlü olduğu tüm alanlarda siyasal bir kampanya biçiminde ele aldığı bu süreci yüzlerce kişinin katıldığı tartışma toplantıları ve alt kurultaylarla sonuçlandırmıştı. Baştan planlanan geniş katılımlı ve kitlelere açık merkezi kurultay ise OHAL sürecinin ağır baskı koşulları ve bu zeminde DHF’ye bağlı derneklerin saldırıya uğrayarak kapatılması sonucunda gerçekleştirilememişti.

Gelinen aşamada tüm saldırı ve engellemelere rağmen DHF merkezi kurultayını başarılı bir şekilde gerçekleştirerek toplumsal mücadeledeki rolünü ve siyasal iddiasını daha da ileri bir düzeye taşımıştır. Dar örgütlü bileşenle gerçekleştirilen DHF merkezi kurultayı 8 Temmuz 2017 tarihinde’’ Kapitalizme ve faşizme karşı sosyalizm mücadelesinde birleş’’şiarıyla İstanbul’da YÇKM’ de yapıldı. Polis’in Okmeydanı’na yığınak yaparak provokasyon ve taciz’de bulunarak engellenmeye çalışıldığı kurultay tüm saldırı ve provokasyonlara rağmen devrimci kararlık ve coşkuyla gerçekleştirildi.

Açılış konuşması ve bir dakikalık saygı duruşu ile başlayan merkezi kurultay, Divan seçimi, DHF’nin tarihsel sürecinin değerlendirildiği sunum ve güncel-siyasal duruma dair yapılan konuşmalarla devam etti. Merkezi kurultaya DHF-HDP ittifak milletvekili Erdal Ataş, Ovacık belediye başkanı M.Fatih Maçooğlu ve Mazgirt belediye başkanı Tekin Türkel’de katılarak kurultayı selamlayan birer konuşma yaptılar.

Kurultay’da yeni program, Tüzük, İsim ve Disiplin kurulu yapılan tartışmalar sonucunda oylanarak karara bağlandı.

Demokratik Haklar Federasyonu MYK’sı gazetemize yaptığı bilgilendirmede merkezi kurultayın siyasal sonuçlarının ve kararlarının en kısa zamanda bir basın toplantısı ile kamuoyuna açıklanacağını belirtti.

adhk tarafından

G20 Gözaltıları Unutulmadı; Binler Dayanışma İçin Protesto Yürüyüşü Gerçekleştirdi

Temmuz 10, 2017 de ANASAYFA adhk tarafından

Bir haftalık G20 Protestoları sırasında yapılan polis saldırılarında gözaltına alınanların serbest bırakılması talebiyle bugün saat 12’de “Hiçkimse unutmadı, hiçbirşey affedilmeyecek!” şiarıyla miting gerçekleştirildi

HAMBURG (09-07-2017) – Emperyalist-kapitalistler halklar üzerinden talan ve sömürü politikalarını G20 vesilesi ile sonlandırırken; toplamda yüzelli bin protestocuyu anti-emperyalist anti-kapitalist, anti-cinsiyetçi, anti-faşist temelde biraraya getiren kitlesel eylem planlaması bugünkü dayanışma yürüyüşü ve mitingi ile sonlandırıldı.

Bir haftalık protestolarda Avusturya, Hollanda ülkelerinden ve Almanya’nın Hamburg dışında diğer 15 eyaletinden getirtilen yaklaşık 19 bin polisin “demokrasi ve insan hakları” şovunun sonucunda saldırılarla, işkenceyle gözaltına alınan kişi sayısı yaklaşık 500 olarak ifade ediliyor. 400 kişilik kapasitesi, hazırda bulundurulan 40 hakim ve mahkemeleriyle eylemcileri 24 saatliğine tutmak için büyük bütçelerle kurulan konteynır gözaltı merkezinin yerleştirildiği Hamburg’un Harburg ilçesinde biraraya gelen kitle, sizin baskınıza karşı bizim dayanışmamız sloganıyla yürüyüşe geçti.

Eylem esnasında yapılan konuşmaların yanı sıra ADHK temsilcisi de dün yaşanan gözaltı sürecini kitle ile paylaşarak bir haftadır yaşatılan devlet terörü teşhir edildi. Yapılan konuşmada Almanya’nın TC. Devletine ve AKP iktidarına dönük timsah gözyaşları ve demokrasi naralarının bir haftalık protestolar sürecinde kendi halkına yönelik terörüyle esasında hükmünü yitirdiği ifade edildi.

Yapılan yürüyüş boyunca enternasyonal sloganlarla tutsaklarla ve gözaltındaki eylemcilerle dayanışma gösterildi.İngilizce, italyanca,almanca çeşitli dillerde atılan sloganlar arasında “Yaşasın enternasyonal dayanışma” , “Bütün politik tutsaklara özgürlük”, “Faşizme karşı omuz omuza” yer aldı.

Dün gözaltına alınan ADHK taraftarı ise akşam saatlerinde serbest bırakıldı.

adhk tarafından

Yüzbinler G-20’ye Hayır Dedi

Temmuz 9, 2017 de ANASAYFA adhk tarafından

Hamburg (09-07-2017) Bu yıl Hamburg’ta yapılan G-20 zirvesine karşı yapılan kitlesel eylemlerde, 8 Temmuz Cumartesi günü 100 binden fazla kişi sokağa çıkarak, görkemli bir eylem gerçekleştirdi Saat 11:00’de Deichtor Platz’da toplanmaya başlayan onlarca kurum burada pankartlarını açarak yürüyüş kolu oluşturdu. ADHK ve bileşen örgütlenmeleri ADKH, SYM de yaklaşık 50 kişilik katılımla “G-20’ye Hayır, Sosyalizm Şimdi” pankartı ile Anti-Emperyalist Blok ile yürüyüşteki yerini aldı. Yürüyüş boyunca anti-emperyalist, anti-kapitalist, anti-faşist sloganlar eşliğinde yürüyen kitle, St.Pauli Stadyum’una kadar büyük bir coşku ile yürüdü. Burada kurulan platformda Salih Müslüm, Samir Amin gibi isimler katılarak konuşma gerçekleştirdiler.

ADHK’nın içerisinde yer aldığı Anti-Emperyalist Blok yürüyüş esnasında polis saldırısına uğradı. Yürüyüş esnasında Blok içerisinde yer alan Anti-Emperyalist Black Blok grubuna polis tarafından saldırı düzenlenerek, birçok kişi gözaltına alındı. Blok üyeleri yaşanan polis saldırısı ve gözaltıları protesto etti. Yürüyüş boyunca polisin Anti-Emperyalist Blok’a dönük provokatif tutumları dikkat çekti.

Yapılan yürüyüş, miting alanında gerçekleştirilen konserlerle son buldu. Eylem sonrası kitle alandan dağılırken ADHK taraftarları Yoldaş Gül, Serap Gül ve Özkan Yıldırım polis saldırısına uğrayarak gözaltına alındı. Onlarca polisin hiçbir uyarı ya da açıklama yapmadan Yoldaş Gül’ü gözaltına almak için gerçekleştirdiği işkence ve saldırı sonrası uzun süreli gerginlik yaşandı. Yapılan polis saldırısı ve işkence neticesinde yaralanan Serap Gül hastahaneye götürülürken, Özkan Yıldırım kısa süre sonra serbest bırakıldı. Yoldaş Gül ise haberi hazırladığımız saatlerde hala gözaltındaydı.

Bir haftalık G20 Protestoları sırasında yapılan polis saldırılarında gözaltına alınanların serbest bırakılması talebiyle bugün saat 12’de “Hiçkimse unutulmadı, hiçbirşey affedilmeyecek!” şiarıyla miting başlatıldı.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

adhk tarafından

Londra YÇKM Etkinligi

Temmuz 9, 2017 de ANASAYFA adhk tarafından

Londra YÇKM’nin uzun yıllardır ilk ve ortaokul öğrencilerine yönelik yürüttüğü matematik, İngilizce ve Bilim dersleri bu yıl bir kez daha başarıyla tamamlandı

Londra (09-07-2017) Öğrenciler ve ailelerin katılımıyla yapılan etkinlikte, ailelerin ortak yaptıkları yemekler paylaşıldı YÇKM adına yapılan konuşmada, başta öğretmen arkadaşlar olmak üzere emeği geçen tüm eğitim emekçilerine teşekkür edildi. Yurtdışında yaşayan ve bura koşulları içinde yetişen çocukların ve gençlerin eğitimlerinin ne kadar önemli olduğuna değinilerek, arkadaşlıkların, dostluğun ve paylaşımın bu mekan ve ortamlarda daha fazla yaratıldığına vurgu yapıldı. Hediyelerin verilmesi sonrasında halaylar çekildi.

Önümüzdeki Eylül ayında buluşmak dileği ile etkinlik sonuçlandırıldı.