adhk tarafından

Paris’teki Açlık Grevi Sonlandırıldı

Aralık 31, 2018 de ANASAYFA adhk tarafından

Avrupa Demokratik Haklar Konfederasyonu tarafından örgütlenen açlık grevi, Türkiye/Kuzey Kürdistan hapishanelerinde uygulanan hak ihlallerini ve tecriti gündeme getirerek bir farkındalık oluşturmayı amaçlamıştır

PARİS (31-12-2018) Ölüm orucunun 106. gününe giren Esat Naci Yıldırım ve Kadir Karabak için Paris’te yapılan açlık grevi bugün itibariyle sonlandırıldı. Avrupa Demokratik Haklar Konfederasyonu tarafından örgütlenen açlık grevi, Türkiye/Kuzey Kürdistan hapishanelerinde uygulanan hak ihlallerini ve tecriti gündeme getirerek bir farkındalık oluşturmayı amaçlamıştır. Gerek sosyal medyadan gerekse de yapılan destek ziyaretlerinden olumlu bir hava yakalayan eylem başarıyla sonuçlandırılmıştır.

adhk tarafından

Aralık ayı katliamlarında yaşamlarını yitirenler Innsbruck’da ortak bir panel’le anıldı!

Aralık 30, 2018 de ANASAYFA adhk tarafından

İnnsbruck’da, Aralık ayı içerisinde gerçekleşen Maraş, 19 Aralık Hapishaneler ve Roboski katliamları, ADHF ve ATİK UPOTUDAK (Uluslararası Politik Tutsaklarla Dayanışma Komitesi) tarafından organize edilen etkinlikle anıldılar

Innsburck (30-12-2018) Cumartesi yapılan panelde açılış konuşması saygı duruşu ve sinevizyon ile devam etti. İlk söz hakkı ATİK – UPOTUDAK temsilcisine verildi. Temsilci konuşmasına tüm katliamlarda şehit düşenleri andığı konuşmasında Maraş katliamı öncesinde Maraşın sosyolojik yapısını ve tarihsel sürecini değerlendirdi. Temsilci devamla maraş katliamı öncesinde ülke çapında gelişen muhalefetin bastırılması için ve katliamın sonrasında sıkıyönetim ilan edildiğini vurguladı. Temsilcisi Türkiye kuzey Kürdistan güncel sürece ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Devamla, 24 Aralık 1978’de yaşanan Maraş Katliamı’nın hesabı sorulmadığı için cezaevleri ve Roboski Katliamlarının yaşandığını belirterek katliamların Cizre, Silopi, Sur ve Nusaybin’de devam ettiğini ifade etti. Ve Devrimci Demokrat kurumlarla ortak eylemlikleri önemsediklerinin altını çizerek konuşmasını tamamladı.

ADHF; KATLİAMLAR TÜM ÜLKENİN YARASI!

ADHF Temsilcisi konuşmasında Cezaevlerinin tarihsel sürecine ilişkin konuşma yaptı. Konuşmasında Öncesiyle beraber başlayan katliam-soykırım geleneğini devralarak 1923 ‘de kuruluşunu ilan eden Faşist Türk devletinin tarihi katliam ve direnişler tarihi olduğunu, Türk – İslam tekçi faşist anlayışı üzerine kurulu Türk Devleti, başta devrimci komünistler olmak üzere, Kürt Ulusu, Ermeniler, Aleviler ve bir çok farklı ulus, milliyet ve inançtan binlerce kişiyi katlettiğini ve zulme uğradığını, çeşitli baskı ve sindirme politikalarıyla yok etmeye çalıştığını. En özlü ifadeyle 95 yıllık TC tarihi amansız ve koyu bir faşizm tarihi olduğunu ve Bu tarihi soykırım, Katliam, baskı ve sömürü üzerine kurulu gerici bir sistemin en karanlık hali olduğunu. Devamla bu gerici faşist devlete karşı tarihi boyunca defalarca baş kaldırılmış, isyan edilmiş hesap sorulduğunu Zülmün karşısında isyan etme geleneği bu coğrafyanın en önemli özelliklerinden biri olduğunu, Faşist Türk devleti bu katliamcı geleneğini en barbarca, zorba şekliyle Ermeniler, Rumlar, kürtler, Aleviler, ve hapishaneler üzerinde tesis ettiğini söyledi, Konuşmasını Türkiye kuzey Kürdistan da son gelişmelere üzerine yaparak konuşmasını tamamladı.

Anma etkinliğinde innsbruck Pir Sultan Abdal kültür derneği temsilcisi de söz hakkı alarak konuşma yaptı ve Avusturya Alevi hareketi içerisinde yaşanan son gelişmeler hakkında bilgilendirme yaptı. Daha sonra katılımcı kitleye söz verilerek sonlandırıldı.

adhk tarafından

Paris’te Açlık Grevi 2. Gününü Geride Bıraktı

Aralık 30, 2018 de ANASAYFA adhk tarafından

Ölüm orucu eyleminin 105’inci  gününde olan Esat Naci Yıldırım ve Kadir Karabak’la  dayanışma amacıyla yapılan açlık grevi 2’nci gününü geride bıraktı

PARİS (30-12-2018) Ölüm orucu eyleminin 105’inci  gününde olan Esat Naci Yıldırım ve Kadir Karabak’la  dayanışma amacıyla yapılan açlık grevi 2’nci gününü geride bıraktı. Gerek açlık grevinin yapıldığı Paris Dersim Kültür Merkezi’ni ziyaret ederek gerekse de sosyal medyada gösterilen ilgi ile geniş bir destek bulan faaliyete, Kızıl Bayrak, Actit, Avrupa Partizan ve Özgür Gelecek çalışan ve taraftarları da katkı sundular. Gün içinde hapishaneler ve sosyal kurtuluş mücadelesi içerisinde kendini açığa vuran teorik sorunlarla ilgili söyleyişi de gerçekleştirildi.

adhk tarafından

Esat Naci Yıldırım ve Kadir Karabak İçin Paris’te Açlık Grevi Başladı

Aralık 28, 2018 de ANASAYFA adhk tarafından

PARİS (28-12-2018) Avrupa Demokratik Haklar Konfederasyonu Paris Örgütlülüğü, Ölüm orucunun 104’üncü gününde olan Esat Naci Yıldırım ve Kadir Karabak’la dayanışma amacıyla 3 günlük açlık grevine başladı Avusturya Demokratik Haklar Federasyonu’ndan sonra nöbeti devralan ADHK Paris Örgütlülüğü açlık grevini Paris Dersim Kültür Merkezi derneğinde başlattı.

ADHK adına yapılan konuşmada, devrimci tutsakların taleplerinin kabul edilmesi gerektiği, bunların en yalın insani haklar olduğu, tecride karşı tutsakların mücadelesine ortak olmak gerektiği vurgulandı. Sembolik olarak yapılan bu eylemi daha sonra Almanya Demokratik Haklar Federasyonu’nun devam ettireceği aktarıldı.

adhk tarafından

2019 Yılı, Kapitalist-Emperyalist Barbarlığa Karşı, Ezilenlerin Kurtuluş Mücadelesinin Güçlendiği ve Yükseldiği Yıl Olsun!

Aralık 28, 2018 de ANASAYFA adhk tarafından

Bir yılı geride bırakıp yeni bir yıla girerken, ezilenler için güzel bir geleceğin ve yaşamın umudu, özlemi ve kararlığıyla halkımızın, dostlarımızın ve sevgili yoldaşlarımızın yeni yılını devrimci coşkumuzla kutluyoruz

İşçiler, Emekçiler, Yoldaşlar!

ADHK (28-12-2018) Hepimizin tanıklık yaptığı, parçası ve öznesi olduğumuz oldukça önemli tarihsel gelişmelerin yaşandığı bir süreçten geçiyoruz.

Gerek uluslararası arenada, gerek yaşadığımız Avrupa ve gerekse de geldiğimiz coğrafya Türkiye-Kuzey Kürdistan ve Ortadoğu’da çok önemli siyasal ve toplumsal olayların yaşandığına tanıklık ediyoruz.

Yaşadığımız mülkiyetçi ve eşitsizlikler dünyasında; tüm bu eşitsizliklerin, adaletsizliklerin, açlık ve yoksullukların, savaş, katliam ve soykırımların; doğamızı tahrip edip yıkıma uğratan, tüm insanlığın ve canlıların yaşamını tehlikeye atan, buna kaynaklık eden, bunu sürekli döne döne üreten, kapitalist barbarlık sisteminden başkası değildir.

Bugün dünyanın hangi coğrafyasına bakarsak bakalım, egemenlik kurmuş bu barbarların aç gözlü, kıyıcı ve kanlı yüzünü görürüz. Ortadoğu, Türkiye-Kuzey Kürdistan coğrafyasında, Yaşadığımız Avrupa ve Alman emperyalistlerinin bu kanlı pazarda nasıl yer aldıklarına şahitlik ederiz.

Dolayısıyla, geçmişte olduğu gibi bugün de, emperyalist-kapitalist dünya gericiliğinin, ezilen dünya halklarına karşı saldırganlığı tüm hızı ve pervasızlığıyla her alanda ve her cephede küresel boyutta devam etmektedir.

Büyük emperyalist güçlerin bugün Ortadoğu’da yürüttükleri saldırganlık, hegemonya savaşı ve işgaller, bazı bölgeleri adeta harabeye ve kan gölüne çevirmiş durumda. Ve Ortadoğu halkları çok ağır bedeller ödemeye devam etmektedir.

Diğer çatışma bölgelerinde olduğu gibi, bugün Yemen’de de dünyanın gözlerini kapadığı, büyük bir insanlık dramı ve trajedisi yaşanmaktadır. Bu çatışmalı ortamda her gün neredeyse çoğunluğunu çocukların oluşturduğu 130 insan sadece açlıktan ölmektedir. Üç yıllık savaş sürecinde 85 bin çocuğun öldüğü verilerle sabittir.

Amerika ve İngiltere gibi batılı emperyalistlerin desteklediği, başını Arabistan, Birleşik Arap Emirliği ve Mısır gibi ülkelerin oluşturduğu koalisyonun Yemen’e saldırısı tüm acımasızlığıyla devam etmektedir.

Geldiğimiz coğrafya Türkiye-Kuzey Kürdistan’da da durum farklı değildir.

Bugün Türkiye-Kuzey Kürdistan’da, yakın tarihin en karanlık, en kaotik ve en ağır faşizm koşullarının hüküm sürdüğü, derin bir ekonomik krizin girdabına girdiği bir süreç yaşanıyor. 600 milyar dolar borçla, her doğan çocuğun borçlu doğduğu bir ülke haline geldi.

En basit ve sıradan demokratik hakların dahi rafa kaldırılarak; başta Kürtler olmak üzere, tüm toplumsal dinamiklere, devrimci, sosyalist ve komünistlere karşı tam bir bastırma, teslim alma ve sürek avı sürdürülmektedir. Ülke adeta açık cezaevine çevrilmiş durumda. 250 binin üzerinde insana cezaevlerinde, her türlü işkence sürdürülmekte, aşırı doluluktan dolayı birçok tutsak yerlerde yatmaktadır. Sadece öğrenciler cephesinden 70 bin öğrencinin cezaevinde olduğunu söyleyebiliriz.

Bugün faşist Türk devleti ve bugünkü temsilcisi Erdoğan-AKP’nin esasta Kuzey Kürdistan’da bastırma hareketini sürdürmekle birlikte; Ceraplus, İdilp, Afrin’e saldırı ve işgalleriyle, hedefi aynı zamanda Rojava’yı işgal ederek, Rojava kazanımlarını boğmak, kantonların birleşmesini önlemek, gelişecek ve gelişebilecek Birleşik Kürdistan’ı boğazlamaktır! Son Mahmur ve Şengal saldırıları buna işarettir.

Kendinden olmayan, kendini desteklemeyen herkese saldıran koyu bir faşizmle karşı karşıyayız. Her gün kadın ölümlerinin yaşandığı çocuklara tecavüzün adeta normalleştiği ve kanıksatıldığı bir ülke haline gelindi.

Yaşadığımız Avrupa’ya da kısaca değinirsek;

Bugün genel olarak Avrupa ve özel olarak Almanya’da ekonomik, demokratik, sosyal ve siyasal haklarımıza yönelik saldırılar her geçen gün yoğunluk göstermeye devam etmektedir. Bunun paralelinde devletlerin açık-gizli desteğiyle ırkçı-faşist örgütlenmeler ve saldırganlıklar her geçen gün artmakta ve genel olarak Avrupa’da yükselişe geçmiş durumdadır. Diğer Avrupa ülkelerinde de olmakla birlikte Almanya’da AFD’nin aldığı %13 oy oranı aslında tehlikenin boyutunu açıkça göstermektedir.

Egemen güçlerin ezilenlere karşı küresel boyutta sürdürdüğü bu saldırılara karşı elbette ezilenler cephesinde de dünyanın dört bir tarafında da mücadele ve direnişler devam etmektedir. Sınıfların ortaya çıkışından bu yana hak ve özgürlükler mücadelesi kesintisiz bir şekilde sürdürülmektedir. Türkiye-Kuzey Kürdistan’da, Ortadoğu’da ve özelinde Rojava’da, Avrupa’da Fransa ve diğer Avrupa ülkelerinde yükselen kitle hareketleri ve direnişler-ki burada dünyada şuan en dikkat çeken Fransa’dır-kapitalist barbarlığa karşı gelişen hareketlerdir.

Sevgili Dostlar, Yoldaşlar!

Sonuçlandırırken, dünya işçi sınıfı ve ezilen halklar için tek kurtuluş yolu ve seçeneğinin sosyalizm olduğu gerçeği her zaman kendini daha yakıcı bir şekilde hissettirmektedir. İşte bundandır ki, Alman komünistlerinden Rosa Lüksemburg’un yaklaşık 100 yıl önce haykırdığı “Ya Kapitalist Barbarlık Ya Sosyalizm” sloganını haykırmak bugün çok daha güncel ve anlamlı olacaktır!

Bir yılı geride bırakıp yeni bir yıla girerken, ezilenler için güzel bir geleceğin ve yaşamın umudu, özlemi ve kararlığıyla halkımızın, dostlarımızın ve sevgili yoldaşlarımızın yeni yılını devrimci coşkumuzla kutluyoruz.

ADHK (Avrupa Demokratik Haklar Konfederasyonu)

28 Aralık 2018

adhk tarafından

Işıklar yoldaşın olsun Lorin!

Aralık 28, 2018 de ANASAYFA adhk tarafından

Dersim’den İstanbul’a seyahat eden Can Dersim Tunceliler firmasına ait yolcu otobüsünün devrilmesi sonucu yaşamını yitiren 3 yaşındaki Lorin bugün toprağa ver

DERSİM (28-12-2018) Dersim’den İstanbul’a seyahat eden Can Dersim Tunceliler firmasına ait yolcu otobüsünün Kırşehir’de devrilmesi sonucu yaşamını yitiren 3 yaşındaki Lorin bugün memleketi Dersim, Hozat’ta toprağa verildi. Hozat Avşeker köyü cem evine getirilen cenazede aile ve aile dostları Lorin’i son yolculuğuna uğurladı. Annesi Nejla Emir’in yaralandığı kaza da 2 kişi daha yaşamını yitirdi. Yaşamını yitirenlerden İsmail Güneş’te Hozat ilçesinde düzenlenen törenle toprağa verildi.

adhk tarafından

Paris’te Açlık Grevi eylemi bugün başlıyor

Aralık 28, 2018 de ANASAYFA adhk tarafından

Van F tipinde ölüm orucunun 104’üncü gününde bulunan Esat Naci Yıldırım ve Kadir Karabak ile dayanışma amacıyla 3 günlük açlık grevi düzenliyoruz

Paris (28-12-2018) Devrimci tutsakların taleplerinin kabul edilmesini istiyoruz 28 Aralık cuma günü (bugün) saat 19:00 itibariyle Paris Dersim Kültür Merkezi’nde başlayacak açlık grevimiz pazar akşamına kadar sürecektir. Tüm yoldaşlarımızı ve dostlarımızı destek olmaya, ölüm orucunda kritik aşamada olan devrimci tutsaklara sahip çıkmaya çağırıyoruz.

Avrupa Demokratik Haklar Konfederasyonu – Paris Örgütlülüğü

adhk tarafından

ADHK; Trafik kazasında yaşamını yitiren üç insanımızın yakınlarına baş sağlığı diliyoruz

Aralık 28, 2018 de ANASAYFA adhk tarafından

Bu kazalarda hayatını kaybedenlerimizin ailelerine ve sevenlerine sabırlar diliyoruz Yaralı olanlara en yakın zamanda sağlıklarına kavuşmalarını temenni ediyoruz 

ADHK (28-12-2018) Can Dersim Tunceliler firmasına ait Dersim-İstanbul seferini yapan aracın, Kırşehir-Kırıkkale kara yolunda yaptığı kaza sonucu 3 insanımız yaşamını yitirmiş ve 35 kişide yaralanmıştır. Yaşamını yitirenler arasında 3 yaşında olan Lorin Naira Can’ında bulunduğunu öğrenmiş bulunuyoruz. Lorin bebek, 2005 yılında devletin katliamı sonucu yitirdiğimiz 17’lerin içinde olan Çağdaş Can’ın yeğenidir. Grup Alamor üyesi olan Lorin’in annesi Necla Emir kazayı yaralanarak atlatmıştır. Akabinde Dersim Hozat’a yerel seçimler çalışması için giden 5 Sosyalist Meclisler Federasyonu üyesi yoldaşımızda trafik kazası geçirmiştir. Bazı yoldaşlar ciddi yaralanma yaşamışlardır. Bu yaşanılan iki olay ve daha önce yaşanan kazalar Türkiye/Kuzey Kürdistan’daki ulaşım alt yapısına dair bir bilgi verebilmektedir. Bu kazalara sebep olan olguyu sadece insan hatası olarak yorumlamak yanlıştır. İnsan hatasından kaynaklı yaşanan kazalar olduğu gibi alt yapı eksikliğinden ve denetimsizlikten dolayı bir çok kaza olmakta ve insanlarımız yaralanmakta ve ölmektedir. Duble yol yapmakla övünen AKP iktidarı,  kazalar söz konusu olunca hiç bir sorumluluk üstlenmemektedir. Çorlu ve Ankara’daki tren kazalarından kaynaklı hiç bir bürokrat ve bakan hesap vermemiştir. Bir kaç çalışan dışında bedel ödeyen olmamaktadır.

Devletin katliam pratiğinden sadece muhalifler, ezilen inanç, ulus ve milliyetler çekmemektedir. Ülke halkı ulaşım, sağlık, barınma ve beslenme gibi temel insani konularda katliam tezgahından geçirilmektedir. Bunun kader olmadığını, sömürü ve talan  düzeninin işçi ve emekçi kitlelere karşı işlediği bir suç olduğunu biliyoruz.

Lorin bebeğin gökyüzünü kıskandıran mavi gözleri bir daha hiç açılmayacak. Ağız dolusu gülüşleri yeşermeyecek bir daha yüzünde. Lorin’i bağrına basacak toprak utandı ama halk düşmanları utanma nedir bilmeyecek. Sınıf kinimizle haykırıyoruz, düzeninizi başınıza yıkacağız. Yıkmazsak biliyoruz ki daha nice Lorin’ler otobüste, evde, okulda, ekmek almaya giderken ölümle tanışacaklar.

Bu kazalarda hayatını kaybedenlerimizin ailelerine ve sevenlerine sabırlar diliyoruz. Yaralı olanlara en yakın zamanda sağlıklarına kavuşmalarını temenni ediyoruz.

ADHK (Avrupa Demokratik Haklar Konfederasyonu)

28 Aralık 2018

adhk tarafından

İnnsbruck’da Maraş, 19 Aralık, Roboski katliamlarına karşı Anmaya Çağrı!

Aralık 28, 2018 de ANASAYFA adhk tarafından

Aralık ayı faşist Türk devletinin halklarımıza yönelik katliamlar gerçekleştirdiği bir aydır 19 Aralıkta hapishanelerde devrimciler! 19-26 Aralıkta Maraş’ta Aleviler! 28 Aralıkta Roboski’de Kürtler!

INNSBURCK (28-12-2018) Osmanlı’dan başlayarak günümüze kadar Anadoluda azınlık halklara, politik muhalif guruplara, farklı inanç ve etnik topluluklara karşı bir katliamlar tarihidir.

Bu denli baskı, zulüm ve katliamlara karşı koyabilmenin tek yolu tüm toplumsal muhalif kesimlerin ortak ve örgütlü mücadeleyi geliştirmesinden, ortak direnişler örgütlemesinden geçmektedir.

Türk hakim sınıfları tarafından gerçekleştirilen bu katliamlara karşı Avusturya Demokratik Haklar Federasyonu ve ATİK – UPOTUDAK Olarak düzenleyeceğimiz Anmaya, Devrimci Demokrat, yurtsever halkımızı katılmaya ve mücadeleyi yükseltmeye çağırıyoruz.

Tarih: 29.12.2018 (Cumartesi)

Yer: Dreiheiligen str 9 6020 innsbruck

Saat:18:00

ADHF (Avusturya Demokratik Haklar Federasyonu)

ATİK-UPOTUDAK(Uluslararası Politik Tutsaklarla Dayanışma Komitesi)

adhk tarafından

Unutma! Maraş, Roboski, 19 Aralık hapishaneler katliamını!

Aralık 28, 2018 de ANASAYFA adhk tarafından

KÖLN (28-12-2018) Maraş, Roboski, 19 Aralık hapishaneler şehitleri 22 Aralık günü Köln Multi Kulti derneginde devrimci kurumların ortak panel etkinligiyle anıldılar

Adil Okay, Ali Mitil, Çiğdem Devran, Hacı Demirkaya ve Sabri Diri’nın panelist oldugu etkinlik, saygı duruşu ve ardından, Dilan ve Araz’ın seslendirdigi günün anlamına ilişkin muzik dinletisiyle başlandı. Tüm panelistlerin ortak vurgusu olan Maraş’tan 19 Aralık katliamına ve tüm cumhuriyet ve öncesi dömemde dahil tüm saldırı, katliam ve baskı siyasetinin amacı egemem sınıfların mülk sahiblerinin iktidarını güvenceye almaktır vurgusu yapıldı. Soru cevap bölümüyle devam eden panelde ne yapmalıyız sorusuna ortaklaşan cevap devrimci birleşik mücadelenin yükseltilmesi, günün koşullarının bunu acil dayattığı vurgusuyla bitirildi.