
21 Mart, genelde Orta-Doğu halkları, özelde ise Kürt halkı için ayrı bir öneme sahiptir. Gece ile gündüzün eşitlendiği, 20 Mart’ı 21 Mart’a bağlayan gece, yeni bir mevsimin de habercisidir. Bahar, doğanın canlanması ve bütün börtü-böceğin yaşam sevdasıdır. Bereketin simgesidir bahar. Kardeşliğin, dostluğun cemre vari gönüllere düşmesinin adıdır Newroz. Orta-Doğu halkları işte bu yüzden 21 Mart’ı coşkuyla kutlarlar. Ama Kürt ulusu için, 21 Mart Newroz bayramının apayrı bir önemi vardır.
Newroz mitolojisi olarak bilinen ve özgürlük ateşiyle bütünleşen Demirci Kawa’nın haklı isyanıdır Newroz’a rengini veren. Halkın kanıyla ve bebelerin beyinleriyle beslenen zalim Dehak’a karşı başlatılan özgürlük mücadelesidir Newroz’u, Newrozlaştıran. Zalim Dehak’ı kendi ininde hakettiği şekilde cezalandırarak, dağın doruğunda özgürlük ateşini yakan Demirci Kawa’ya, Ninowa halkı özgürlük meşaleleri ve isyan türküleriyle cevap verdi. Demirci Kawa’nın sarı, kırmızı ve yeşil renkli iş önlüğü halkın ellerinde yükselerek, zalim Dehak’ın sarayının burçlarına dikildi. Ogünden bu yana sarı, kırmızı ve yeşil renkler bir yandan doğanın canlılığını ifade ederken, bir yandanda Kürtlerin özgürlük aşkını simgelediler.
Yeraltı ve yerüstü zenginlikleriyle bilinen Mezopotamya toprakları asırlardır yabancı güçlerin işgalleri ve ilhakları altındadır. Bu yüzdendirki Mezopotamya halklarının dillerindeki özgürlük türküleri bitmemiş ve gönüllerindeki isyan ateşleri hiç sönmemiştir. Özellikle Kürtlerin tarihsel süreçlerine dönüp baktığımızda, bu tarihin kanla yazıldığını hiç abartısız bir şekilde görürüz. Son süreçde; Kawa’nın özgürlük ateşini, Diyarbakır zindanlarına taşıyan Mazlum Doğan’ları ve isyan türkülerini dağbaşlarında haykıran gerillayı ve gerillayı yalnız bırakmayan Serhıldanların tanıklarıyız.
İşte bu yüzdendirki, Türk hakim sınıfları ve onların ağa-babaları emperyalistler, Kürt ulusunun özgürlük mücadelesini boğmanın, bu mücadeleyi tasfiye etmenin gayretkeşliği içindedirler. „ Kürt açılımı“ dediler, gerillaya kurşun sıktılar. „Demokratik Açılım“ dediler, DTP’yi kapattılar ve halkın iradesiyle seçilmiş vekillerin, vekilliklerini ellerinden aldılar. Şimdi de „ Milli Birlik Ve Kardeşlik“ naraları atıyorlar. Ama hemen ardındanda devlet beslemesi faşistleri LİNÇ eylemcileri olarak örgütlüyorlar. Trabzon’dan başlatıp, Erzincan’dan Kars’a ordan Edirne’ye kadar ülkenin dört bir yanında en ufak sıradan demokratik talepler, faşist odaklar aracılığıyla LİNÇ etme eylemleriyle engellenmeye çalışılmakta ve halk birbirine düşman edilmektedir.
2010 Yılının Newroz’u bu koşullar altında kutlanacak. Zulüme ve zorbalığa inat Newrozlaşacağız. Newrozlaşmak, acıları ve coşkuları paylaşmak demektir. Zulüme karşı birleşmektir, sevgiyi ve hoşgörüyü birleşmenin harcı yapmaktır. Dağ başlarını, sokakları, alanları ve meydanları özgürlük ateşleriyle cayır cayır yakmak, karanlığı aydınlatmaktır.
BİJİ NEWROZ ! NEWROZ PİROZ BE !
YAŞASIN HALKLARIN KARDEŞLİĞİ !
KAHROLSUN FAŞİZM, EMPERYALİZM VE HER TÜRDEN GERİCİLİK !
Mart 2010
Avrupa Demokratik Kitle Örgütleri Platformu (DEKÖP-A)
Avrupa Demokratik Haklar Konfederasyonu (ADHK) Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir
Avrupa Ezilen Göçmenler Konfederasyonu (AvEG-Kon) Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir
Yaşanacak Dünya Gazetesi, Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir
Avrupa Türkiyeli İşçiler Konfederasyonu (ATİK) Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir
Almanya Kürt Dernekleri Federasyonu (YEK-KOM) Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir