adhk tarafından

Çavuşoğlu: Afrin’i temizleriz

Kasım 30, 2017 de ANASAYFA adhk tarafından

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, açıklamasında “Afrin’den tehdit gelirse tereddütsüz girer temizleriz” dedi

HABER MERKEZİ (30-11-2017) – Devlet yetkilileri Efrin’e saldırı hazırlıkları yapmaya devam ederken, bir yandan da saldırıya gerekçe üretme çabası içine girdiler Son olarak Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, açıklamasında “Afrin’den tehdit gelirse tereddütsüz girer temizleriz” dedi.

MGK toplantısının ardından Efrin’e düzenlenecek saldırının ön hazırlıkları yapılmaya başlanmıştı. Bildiri de, , “Türk Silahlı Kuvvetleri unsurlarının İdlib gerginliği azaltma bölgesi’nde ‘gözlem misyonu’nu başarıyla sürdürdüğü, bu görevin Batı Halep’le Afrin yakınlarında da yerine getirilmesiyle huzur ve güven ortamını gerçek manada sağlanabileceği mütalaa edilmiştir.” denilmişti.

Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ da bugün ‘Afrin’e operasyon olacak mı?’ sorusuna, “Suriye’den terör riski var. Yeni mülteci gelme riski var. Terör koridoru oluşturma riskleri var. Tükiye sınır güvenliğini tesis etmek ve yeni mülteci akınının önüne geçmek, Türkiye’de eylem yapmasını önlemek için oralarda aktif çalışmalar yürütüyor. Bundan sonra da yürütecektir. Fırat Kalkanı oradaki oyunları bozan önemli bir adım olmuştur. İdlib’de gözetim noktaları, Türkiye, İran ve Rusya’nın attığı adımlar son derece önemlidir. Esasında Suriye’de yaşanan çatışmaların biteceğine dair umudun en çok yükseldiği görüşmelerdir. Ortaya çıkan 3’lü fotoğraf bütün dünyayı etkilemiştir. Afrin Türkiye için önemli. Orada terör örgütü PKK’nın uzantısı PYD-YPG’nin tehdit oluşturmasına müsaade etmeyeceğimizi ifade ettik. Bütün görüşmelerde bu bölgelerde olup bitenler ana gündemimizdir. Afrin de ana gündemimiz.” yanıtını verdi.

http://halkingunlugu1.org/

adhk tarafından

Çaldıkları Alınterimizdir, Emeğimizdir, Geleceğimizdir!

Kasım 30, 2017 de ANASAYFA adhk tarafından

Çaldıkları emeğimizdir, alınterimizdir, geleceğimizdir Hırsızlık, yağma, talan, yolsuzluk, rüşvet düzenine karşı tek çare milyonlarca emekçinin örgütlenmesidir

HABER MERKEZİ (30-11-2017) Emekçilere asgari yaşamı dayatan burjuva faşist AKP/Erdoğan iktidarı, bu sömürü düzeninde yeni birkaç yüz dolar milyarderi yaratırken, karşılığında milyonlarca yeni yoksul yaratıyor, emekçileri açlığa mahkûm etmeye devam ediyor Milyonlarca yoksuldan ‘şükür’ bekleyen, ağır vergilerle yoksulların cebindeki son kuruşa dahi göz diken, emekçi halkımızın yıllarca biriktirdiği ‘yastık altı’ birikimlerine el koymaya çalışan sömürü düzeninin temsilcisi AKP/Erdoğan iktidarı ve onun sözcüleri/temsilcileri, vergi ‘cenneti’ ülkelerde, adalarda bizden çaldıklarıyla milyon dolarlık yatırımlar yapıyor.

Başbakan Binali Yıldırım’a ve çocuklarına ait şirketlerin Malta’da şirketler kurduğu ortaya çıkmıştı. Bu hafta ise CHP genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun açıkladığı belgelerde, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ve ailesinin Man Adası’nda bir şirket kurduğu ve bu şirkete milyonlarca dolar para aktardığı ortaya çıktı. 17-25 Aralık 2013 tarihinde açığa çıkan iktidarın boğazına kadar battığı yolsuzluk ilişkileri, bugün uluslararası kamuoyunun bilgisi dâhilinde Reza Zarrab’ın ABD mahkemelerinde yaptığı itirafçılıkla güncelliğini korumaktadır. Öyle ki, AKP bakanlarının 50 milyon Euro’luk rüşvetler aldıkları Zarrab itiraflarında ortaya çıkmıştır.

Malta, Man Adası, Reza Zarrab davası… AKP/Erdoğan iktidarının işçi-emekçi düşmanı sömürgeci yüzünü tekrar ortaya çıkarmıştır. Önümüzdeki günler AKP/Erdoğan iktidarının bu konuda daha çok teşhir olacağı günler olacaktır.  Vergi kaçırma, rüşvet, yolsuzluk AKP/Erdoğan iktidarının ‘fıtratıdır’.

Çaldıkları emeğimizdir, alınterimizdir, geleceğimizdir. Hırsızlık, yağma, talan, yolsuzluk, rüşvet düzenine karşı tek çare milyonlarca emekçinin örgütlenmesidir. Tüm emekçi halkımızı AKP/Erdoğan iktidarına karşı birleşik bir emek ve demokrasi mücadelesi vermeye ve hesap sormaya çağırıyoruz.

Birleşelim, Direnelim, Sömürüye Son Verelim!

SOSYALİST MECLİSLER FEDERASYONU

adhk tarafından

Öcalan’la görüşmek için 709’uncu başvuru

Kasım 30, 2017 de ANASAYFA adhk tarafından

PKK Lideri Abdullah Öcalan ile görüşmek için avukatları 709’uncu kez Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı’na başvuruda bulundu

HABER MERKEZİ (30-11-2017) – Avukatları, PKK Lideri Abdullah Öcalan’la görüşmek için 709’uncu kez başvuruda bulundu

PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın avukatları, Öcalan’la görüşmek için 709’uncu kez Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı’na başvuruda bulundu.

Öcalan’ın avukatları Ebru Günay, Özgür Faik Erol ve İbrahim Bilmez müvekkilleriyle yarın görüşmek için bulunduğu başvuruyla birlikte 27 Temmuz 2011’den bu yana 709’uncu kez görüşme talebinde bulunmuş oldular.

Avukatların şimdiye kadar yaptığı 708 başvuru “hava muhalefeti”, “koster bozuk”, “koster onarımda” ve “OHAL” gerekçesiyle reddedildi.

http://halkingunlugu1.org/

adhk tarafından

Komünizm savaşçıları için Hamburg’da anma etkinliği düzenlenecek

Kasım 30, 2017 de ANASAYFA adhk tarafından

16 Kasım’da Dersim/Ovacık’ta ölümsüzleşen komünizm savaşçıları için 2 Aralık Cumartesi günü Almanya’nın Hamburg kentinde bir anma etkinliği düzenlenecek

HABER MERKEZİ (30-11-2017)- 16 Kasım 2017 tarihinde Dersim’in Ovacık İlçesine bağlı Karagöl bölgesinde ‘’TC’’ ordusunun stratejik imha saldırısında ölümsüzleşen 4 Sosyalist Halk Savaşçısı için Avrupa’nın değişik kentlerinde anma etkinlikleri yapılmaya devam ediyor.

Ölümsüzleşen komünizm savaşçıları için bir anma etkinliği de Almanya’nın Hamburg kentinde gerçekleştirilecek. Anma etkinliği 2 Aralık Cumartesi günü saat 15.00’de Demokratik Haklar Derneğinde yapılacak.

adhk tarafından

Serdar Kaya tutuklanarak Metris Hapishanesine götürüldü

Kasım 30, 2017 de ANASAYFA adhk tarafından

11 günlük keyfi gözaltı süresinin ardından dün mahkemeye çıkartılan eski Yazı İşleri Müdürümüz Serdar Kaya tutuklanarak Metris Hapishanesine götürüldü

HABER MERKEZİ (30-11-2017)-18 Kasım günü Edirne’de gözaltına alınan ve Edirne Emniyet Müdürlüğü’nde 4 gün bekletildikten sonra İstanbul Emniyet Müdürlüğü’ne getirilen ve toplamda keyif olarak 11 gün gözaltına tutulan eski Yazı İşleri Müdürümüz Serdar Kaya dün İstanbul Çağlayan’da mahkemeye çıkartıldı.

Basın davasından aldığı cezalar nedeni ile gözaltına alınan Serdar Kaya hakkında yeni bir soruşturma kapsamında dava açılarak ceza verildi. Basın davalarından dolayı zaten hakkında tutuklama kararı bulunan Serdar Kaya hakkında mahkeme daha öncesinden yargılanıp beraat ettiği başka bir davadan dolayı tutuklama kararı verdi. Mahkeme Gezi, 1 Mayıs ve Berkin Elvan eylemlerine katıldığı gerekçesi ile Serdar Kaya hakkında yeni bir dava açarak tutuklama kararı çıkardı.

Görülen mahkeme sonucunda Serdar Kaya tutuklanarak Metris Hapishanesine götürüldü.

http://halkingunlugu1.org/

adhk tarafından

Savcı: Gazi’de 2 genci öldüren polisler meşru savunma yaptı

Kasım 29, 2017 de ANASAYFA adhk tarafından

Gazi mahallesinde Barış Kerem ve Oğuzhan Erkul’u öldüren polisler hakkında hazırlanan iddianame mahkemece kabul edildi Savcı 4 polisin “meşru savunmada bulunduklarını” savunarak, “Bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne sebebiyet vermekten” yargılanmalarını istedi

HABER MERKEZİ (29.11.2017) – Gazi mahallesinde Barış Kerem ve Oğuzhan Erkul’u öldüren polisler hakkında hazırlanan iddianame mahkemece kabul edildi. Savcı 4 polisin “meşru savunmada bulunduklarını” savunarak, “Bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne sebebiyet vermekten” yargılanmalarını istedi.

Mezopotamya Ajansı’ndan Yasin Kobulan’ın haberine göre, İstanbul’un Sultangazi ilçesine bağlı Gazi mahallesinde 14 Nisan akşamı polisin açtığı ateş sonucu araçta bulunan Barış Kerem ve Oğuzhan Erkul’un yaşamını yitirdiği, 3 kişinin yaralandığı olaya dair iddianame İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlandı. İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edilen iddianamede, Demirhan Erkul, Birkan Yüksel ve Ramazan Altürk mağdur olarak, yaşamını yitiren ve yaralananların aileleri müşteki olarak yer aldı. Polisler E.E, K.A, Z.S. ve D.B.’nin sanık sıfatı ile yer aldığı iddianamede, polisler hakkında “Bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve birden fazla kişinin yaralanmasına sebebiyet vermekten” dava açıldı.

İddianamede yer alan kriminal raporlarda şüpheli 4 polisten alınan svaplarda atış artığı olduğu, olay yerinde bulunan diğer polislerin svaplarında atış artığı olmadığına yer verildi. Saldırıya uğrayan araçta bulunan Oğuzhan Erkul, Barış Kerem, Ramazan Altürk, Birkan Yüksel ve Demirhan Erkul’un svaplarında atış artığı olmadığı, araç içerisinden alınan numunelerde patlayıcı madde artığına rastlanmadığı ifade edilen iddianamede, “Ölenler Barış Kerem ve Oğuzhan Erkul’un alt ve üst elbiselerinde yapılan incelemede isabet eden atışların, elbiselerde bıraktığı izin uzak atış giriş delikleri izi ile uyumlu olduğu, olay yerinden elde edilen kovanların tamamının şüphelilere ait uzun namlulu otomatik silahlardan atıldığı belirlendi” denildi.

Saz çıkan araçtan silahı gördüğünü söyledi

İddianamede polislerin verdiği ifadeler de yer aldı. Şüpheli polis E.E. savcılık savunmasında verdiği ifadede yaşanan olayı anlatarak şahısları hedef almadığını söyledi. Saz çıkan araçtan silahı gördüğünü iddia eden E.E., kaçan aracı ise takip etmediklerini savundu.

Z.S. E.E.’yi yalanladı

Şüpheli Z.S. ise, ifadesinde E.E.’nin “silah” diye bağırdığını iddia ederek, “Araca dur dedik ancak araç durmadı. Bunun üzerine aracın sol arka lastiğine 3-4 kez ateş ettim” dedi. E.E.’nin aksine kaçan aracı zırhlı araç ile takip ettiklerini söyleyen Z.S., takipte aracı yakalayamadıklarını söyledi.

Otopsi raporları iddianamede

Erkul’un yapılan otopsi raporunda ise vücudunda 4 adet ateşli silah mermi çekirdeği giriş yaralanması olduğu, bunlardan saçlı deri ve sol scapulada tespit edilen yaralanmaların müstakilen öldürücü nitelikte olduğu, sol omuz ve uyluk arkası bölgede tespit edilen diğer yaralanmaların öldürücü nitelikte olmadığı, saçlı deride tariflenen ateşli silah mermi çekirdeği yaralanmasının cilt, cilt altı bulguları dikkate alındığında atışın uzak atış mesafesinden yapılmış olduğu, diğer yaralanmalara ilişkin atışların bitişik atış mesafesi dışından yapılmış oldukları, kişinin ölümünün ateşli silah mermi çekirdeği yaralanmasına kafatası ve kot kırıkları ile birlikte beyin kanaması, beyin doku harabiyeti ve iç organ yaralanmasından gelişen iç kanama sonucu meydana gelmiş olduğunu tespit edildiğine yer verildi.

Kerem’e ait otopsi raporunda ise vücudunda 4 adet ateşli silah giriş yarası olduğu, saçlı deride ve sağ omurgada tespit edilen  yaralanmaların ayrı ayrı ve tek başlarına ölüm meydana getirir nitelikte olduğu, uyluk ve diğer omurga bölgesinde meydana gelen yaralanmanın ölüm meydana getirir nitelikte olmadıkları, saçlı deride tariflenen ateşli silah mermi çekirdeği yaralanmasının cilt, cilt altı bulguları dikkate alındığında atışın uzak atış mesafesinden yapılmış olduğu, diğer yaralanmalara ilişkin atışların bitişik atış mesafesi dışından yapılmış oldukları, kişinin ölümünün ateşli silah mermi çekirdeği yaralanmasına kafatası ve kot kırıkları ile birlikte beyin kanaması, beyin doku harabiyeti ve iç organ yaralanmasından gelişen iç kanama sonucu meydana gelmiş olduğunu tespit edildiğine yer verildi.

Kameralar tahrip edilmiş!

Olay sonrasında yapılan keşif sırasında olay yerinde bulunan zırhlı araçta yer alan kamara kayıtlarına ait bilirkişi raporunda, kamera kayıtlarında sadece görüntü içerdiği, ses kaydı olmadığına yer verildi. Görüntülerde aracın kontrol noktasına geldiği ve hızını kestiği, 1-2 saniye duraklamadan sonra aracın aniden hızlanarak kontrol noktasından kaçtığı, zırhlı aracın kaçan aracı durdurmak amacıyla geriye doğru manevra yaptığı, bir polis memurunun havaya ateş açtığı, kaçan aracın sol arka kapısının açık olduğunun tespit edildiğine yer verildi. İddianamede yapılan olay yeri incelemesinde bölgede olay yerini gören kamera bulunduğu belirlenmiş ise de Kent Ormanında bulunan güvenlik kameralarının 19 Eylül 2016 tarihinde silahlı kişilerce tahrip edildiği, kameraların tamamen kullanılmaz hale geldiği, adı geçen bölgeye güvenlik sorunu nedeniyle kamera takılmadığı ifadesine yer verildi.

Telsiz kayıtları yok

İddianamede Cinayet Büro Amirliği 16 Mayıs 2017 tarihli yazıyla, olaya günü olaya karışan şüpheliler arasındaki telsiz konuşmalarının, görüşmelerin Gazi Polis Merkezi bölgesindeki kısa kanaldan yapıldığından kayıtlı olmadığı savcılığa bildirdi.

Polislerin beyanı dikkate alındı

Dosya kapsamında yer alan bilirkişi raporu ve tanık beyanlarının dikkate alındığı iddianamede müştekilerin beyanlarını dikkate almayan savcılık, polislerin ve park görevlilerinin benzer beyanlarını dikkate alması dikkat çekti.

Hem araçta silah yoktu dedi hem de meşru savunma!

İddianamenin devamında şu değerlendirmeye yer verildi: Şüpheliler E.E, Z.S, D.B, ve K.A’ın kanun hükmünü yerine getirdikleri ve meşru savunma durumunda bulundukları, ancak hukuka uygunluk nedenlerine ilişkin olarak çizilen orantılı hareket sınırını, dikkat ve özen yükümlüğüne aykırı hareketleri ile aşarak geçekleştirdikleri eylem sebebiyle, Oğuzhan Erkul’un ve Barış Kerem’in vefat ettiği, Demirhan Erkul ve Ramazan Altürk’ü yaralandıkları, şüphelilerin böylelikle üzerlerine atılı bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına sebebiyet verme suçunu işledikleri, şüphelilerin maruz kaldıkları eyleme ilişkin yaptıkları savunmanın orantılı olup olmadığının veya yasal savunmada sınırın aşılmasının mazur görülebilecek bir heyecan, korku veya telaştan ileri gelmiş olup olmadığının mahkemece tartışılması gerektiği anlaşılmakla, delillerin takdiri mahkemenize ait olmak üzere, şüphelilerin yargılamasının mahkemenizce yapılarak yukarıda gösterilen sevk maddeleri uyarınca ayrı ayrı cezalandırılmasına, karar verilmesi kamu adına iddia ve talep olunur.”

http://halkingunlugu1.org/

adhk tarafından

Komünizm savaşçıları için Duisburg’da anma yapılacak

Kasım 28, 2017 de ANASAYFA adhk tarafından

16 Kasım 2017 tarihinde Dersim-Ovacık’ta ölümsüzleşen 4 komünizm savaşçısı için 3 Aralık’ta Almanya’nın Duisburg kentinde bir anma yapılacak

HABER MERKEZİ (28-11-2017)- 16 Kasım 2017 tarihinde Dersim-Ovacık’ta ölümsüzleşen 4 komünizm savaşçısı anılmaya devam ediyor. Komünizm savaşçıları için geçtiğimiz hafta sonu Avusturya ve Fransa’da anma etkinlikleri gerçekleştirilmişti.

Komünizm savaşçıları için bir anam etkinliği de Almanya’nın Duisburg kentinde yapılacak. Halkın Günlüğü okurları tarafından yapılan anma etkinliği 3 Aralık Pazar günü saat 13:00’de Demokratik Haklar Derneğinde gerçekleştirilecek.

adhk tarafından

Cemile Kocakaya (Deniz) bugün Antalya’da toprağa verilecek

Kasım 28, 2017 de ANASAYFA adhk tarafından

Dün cenazesi ailesi tarafından teşhis edilen MKP/HKO gerillası Deniz kod isimli Cemile Kocakaya bugün Antalya’nın Elmalı İlçesinde ailesi tarafından toprağa verilecek

HABER MERKEZİ (28-11-2017)- 16 Kasım 2017 tarihinde Dersim’in Ovacık İlçesine bağlı Karagöl bölgesinde ‘’TC’’ ordusu ile yaşanan çatışmada ölümsüzleşen 4 MKP/HKO gerillasından biri olan Deniz kod isimli Cemile Kocakaya bugün memleketi Antalya’nın Elmalı İlçesinde toprağa verilecek.

Dün Malatya Adli Tıp’ta ailesi tarafından teşhis edilen Cemile Kocakaya’nın cenazesi ailesi tarafından alınarak Antalya’nın Elmalı İlçesine götürüldü. Cemile Kocakaya bugün ailesi tarafından kendi köyünde toprağa verilecek.

adhk tarafından

İsviçre’de Halkın Günlüğü ile dayanışma etkinliği yapıldı

Kasım 28, 2017 de ANASAYFA adhk tarafından

İsviçre’nin Basel kentinde 26 Kasım’da yapılan Halkın Günlüğü ile dayanışma etkinliği kitlesel bir katılım ve coşkulu bir atmosferde gerçekleşti ‘’Faşizmin saldırılarına karşı ezilenlerin sesi olan özgür basınla dayanışmayı her alanda büyütelim’’ şiarı ile yapılan dayanışma etkinliğinde Dersim/Ovacık’ta ölümsüzleşen komünizm savaşçıları anıldı

HABER MERKEZİ(28.11.2017)- Halkın Günlüğü ile dayanışma etkinlikleri devam ediyor. Merkezi siyasal bir içerikle ele alınan Halkın Günlüğü ile dayanışma etkinliklerinin Avrupa ayağı çeşitli çalışmalarla sürüyor. Bu dayanışma etkinliklerinden biride İsviçre’nin Basel şehrinde gerçekleştirildi.

Sömürülen sınıfların, ezilen inanç guruplarının ve mazlum Kürt ulusunun sesi ve mücadele mevzisi olan Halkın Günlüğü ile, İDHF (İsviçre Demokratik Haklar Federasyonu) tarafından, “Faşizmin Saldırılarına Karşı Ezilenlerin Sesi Olan özgür Basınla Dayanışmayı Her Alanda Büyütelim” şiarı ile, İsviçre’nin Basel kentinde bir dayanışma etkinliği düzenlendi.

Olumlu bir atmosfer ve kitle katılımı ile etkinliğin ilk bölümü, en son Munzurlarda ölümsüzleşen, Eren Tali, Fırat Taşkın, Eylem Zeytin ve Cemile Kocakaya şahsında, devrim ve komünizm savaşçılarını anmakla başladı. Ölümsüz yoldaşların mücadele süreçlerinden kesitler sunan sinevizyonun ardından, yoldaşları ve devrimci örgüt-kurumların, devrim ve komünizm davası için toprağa düşenlere ad ettikleri konuşmaların ardından anma etkinliği bitirildi.

Planlanan programa göre devam eden etkinlik, Halkın Günlüğü gazetesinden gelen mesajın okunmasından sonra, Veysel Aydın sahne aldı. Zazaca-Türkçe türkü ve marşlarla, beğeniyle dinlenen Veysel Aydın’dan sonra gece tertip komitesinin, sürece, Sosyalist- devrimci basına ve düzenlenen etkinliğin amacına vurgu yapan açıklaması okundu.

Yarım saatlik aranın ardından, etkinliğin ikinci bölümü, HDK-Avrupa temsilcisi Demir Çelik’in, Kürdistan, Ortadoğu, Türkiye gelişmeleri, Türk hakim sınıflarının gerçekleştirdiği kapsamlı saldırılar ve bunların karşısında demokrasi güçlerinin alması gereken tavır içerikli konuşması ile başladı. Ardından HDP çatısından “TC” meclisine giren SMF adayı Erdal Ataş sahneye çıktı. Emperyalizm süreci, geldiği aşama ve uyguladıkları politikaların siyasal-ideolojik-iktisadi temelleri, hegemonya savaşlarıyla Ortadoğu başta olmak üzere dünyayı kan gölüne çevirmeleri ama aynı zamanda çaresizlik –  çürümüşlüğünü ve bu egemenlik çizgisinden beslenen “TC” yönetim sisteminin niteliği, demokrasi güçlerinin, işçi sınıfının, köylülüğün, Kürt ulusunun maruz kaldığı kapsamlı saldırıları, önemli vurgularla konuşmasında katılımcı kitleyle paylaşan Ataş, etkinlik alanına farklı bir  coşku kattı.

Bazı devrimci, alevi kurum ve derneklerden gelen mesajların ardından, politik mesajların ve sürece dair alınması gereken tavırların öne çıktığı ve katılımcı kitle tarafından büyük bir dikkatle dinlenen etkinlik, Grup Munzur’un sahne almasıyla coşku daha da arttı.  Grup Munzur’un yaratıcı emeğiyle söylenen kavga türküleri, etkinliğe farklı bir anlam kattığı gibi, tüm katılımcı kitle tarafından, coşku ve beğeni ile  dinlendi.

Ölümsüzleşenlerin mücadele yeminleriyle başlayan etkinlik, akıcı ve düzenli bir program, katılımcıların etkinliğin akışına uygun doğal disiplini ve Munzur’un kavga türkülerinin coşkusuyla, başarılı bir şekilde sonuçlandı.

adhk tarafından

Avrupa’da kitlesel ve coşkulu 25 Kasım eylemleri

Kasım 27, 2017 de ANASAYFA adhk tarafından

25 Kasım Kadın’a yönelik şiddete karşı uluslar arası mücadele günü Avrupa’nın onlarca yerinde yapılan çeşitli eylemlerle protesto edildi Avrupa Demokratik Kadın Hareketi(ADKH)’nin de etkin biçimde  yer aldığı eylemlerde şiddete ve her türden gerici saldırılara karşı kadın dayanışması ve mücadelesine vurgu yapıldı

HABER MERKEZİ(27.11.2017)- 25 Kasım kadına yönelik şiddete karşı mücadele günü bu yılda Avrupa’da çeşitli etkinliklerle ele alınarak şiddete karşı farkındalık yaratılmaya çalışıldı. Avrupa’nın çeşitli ülkelerinde kadın mücadelesi yürüten ADKH’ de 25 Kasım’da yapılan eylemlerde aktif olarak yer aldı.

Mulhouse da Kadına Şiddete Hayır!

Fransa’nın Mulhouse şehrinde Kadına Şiddete Hayır Paneli gerçekleştirildi. ADKH, Yeni Kadın, Kürt Kadınları ve Alevi Kadınları’nın katılımıyla gerçekleşen panelde tartışmalara katılımın aktif oldu.  Kısa bir tarih açıklamasının ardından, her toplumda Kadına uygulanan şiddetin özünün değişmediği ve buna karşı birlikte örgütlü mücadelenin önemi vurgulandı. Son istatistiklerle de dikkat çekilen sorunda, Fransa’daki son gelişmelere değinildi ve en kısa zamanda bölgede Kadın Platformu oluşturma dileğiyle dayanışma duyguları içerisinde panel sona erdi.

Innsbruck’ta 25 Kasım Eylemi

Uluslararası kadına yönelik şiddete karşı dayanışma ve mücadele gününde Frauenvernetzungsgruppe AEP (Arbeitskreis Emanzipation und Partnerschaft)  çatısı altında yerli ve göçmen kadın kurumlarının ve ADKH Innsbruck’un ortaklaşa düzenlediği bir yürüyüş gerçekleştirildi.

Genç bir kadının, kadına şiddeti anlatan dans gösterisi ile başlayan eylemde günün önemini belirten konuşmalar yapıldıktan sonra yürüyüşe geçildi. Yağmur ve soğuk olmasına rağmen yaklaşık 300 kişinin katıldığı yürüyüş canlı müzik ve sloganlarla devam etti. Dünyanın değişik ülkelerinden kadına yönelik her türlü siyasetten sağlığa eğitime şiddet ele alındı. Avusturya’da kadının durumu anlatılırken yasaların her ne kadar kadınları koruyucu olsa da erkek egemen sistemin kadınların özellikle göçmen ve mülteci kadınların kendi haklarını savunması söz konusu olunca cinsiyet ayrımcılığının ortaya çıktığı vurgulandı.

Zürih`te 25 Kasım yürüyüşü

25 Kasım Uluslararası Kadına Yönelik Şiddete Karşı Mücadele günü vesilesiyle Zürih’te  Avrupa Demokratik Kadın Hareketi’nin de içinde yer aldığı İsviçre Kadın Hareketleri Platformundan,  Kürt Kadın Hareketi, Yeni Kadın, Sosyalist Kadın Birliği,  Özgür Kadınlar Platformu, HDK/ İ Kadın Meclislerinin yer aldığı yüzlerce kadının katılımıyla kitlesel bir yürüyüş gerçekleştirildi. 25 Kasım Cumartesi günü saat 16.30’da, Zürih Polyterasse’de başlayan ve Helvetia Platz ‘da sonlandırılan yürüyüş programı içinde 5 ayrı noktada durularak her kadın hareketi kendi mesajını Almanca- Türkçe sundu. Aufbau Frauenstruktur, FrauenLesben Kasama, Frauen Lora, Frauen Kafi in der RAF Kochareal gibi örgütlerinde katılım göstermiş olduğu eylemde, “Kadına yönelik şiddetin ortadan kalktığı, kadının özgürleşmesi için mücadelelerini sürdüreceklerini haykırarak, kadına yönelik meşrulaştırılan her türlü şiddet” yürüyüşte teşhir edildi.

Paris’te 25 Kasım Yürüyüşü

Paris’te 25 Kasım vesilesiyle saat 14:00 itibariyle toplanan kadınlar 15:00’e doğru yürüyüşe başladı. Hafta sonu olması nedeniyle yürüyüşe bu yıl katılımın daha yoğun olduğu gözlendi. Çeşitli sendika ve kurumların katılması, kadın hareketlerinin renkliliği ve coşkuyla attığı sloganlar ve şarkılarla yürüyüşün bitiş noktasına gelindi. Kürsüden, şiddetin her türlüsüne karşı kadınların daha çok dayanışma ve örgütlenme çağrıları yapılarak yürüyüş sonlandırıldı.

Viyana’da 25 Kasım etkinliği

Viyana’da kadına yönelik şiddetle mücadele gününde bir yürüyüş ve söyleşi gerçekleştirildi. ADKH’nin içinde yer aldığı Aile içi şiddete karşı Viyana Müdahale Merkezi sosyal hizmet uzmanı Tamar Çıtak’la Kadına karşı şiddet temalı söyleşi yapıldı.

Frankfurt’ta 25 Kasım Eylemleri

Frankfurt Kadın Platformu (ADKH, Amara Kadın Meclisi, Yeni Kadın, Courage, Feminist Parti, MLPD) tarafından Frankfurt çarşı merkezinde tutsaklarla dayanışma standı açarak Avrupa’da,Türkiye- Kuzey Kürdistan ve İran’da tutsak olan başta Zeynep Celaliyan olmak üzere politik kadın tutsaklara kart gönderme eylemi yapıldı.

Daha sonra Frankfurt merkez istasyonun karşısında yapılan yürüyüşe kadınlar kendi renkleriyle katılarak kapitalist sistemin ve TC devletinin şiddetini taşıdıkları pankart ve dövizlerle teşhir ettiler.

Hamburg’da 25 Kasım

“Kadına Yönelik Şiddetin Farklı Yüzleri Varsa Direnişin de Var” şiarıyla Hamburg Kadın Platformu tarafından 25 Kasım’da coşkulu bir yürüyüş gerçekleştirildi. Geçen yıllara oranla daha fazla kadın kitlelerinin katıldığı gözlemlendi. Hamburg’da faaliyet yürüten tüm kadın örgütlerinin bir platformda bir araya gelmesinin kitlelerin moral ve motivasyonunu yükselttiği görüldü. Platformun ortak almış olduğu kararla tüm kadın kurumları yürüyüşe mor şemsiyeler ve kendi pankartlarıyla katıldılar. Yürüyüş kortejindeki bu renklilik, yürüyüş esnasında kadınlar tarafından işgal edilmiş bir binanın önünden geçildiği sırada burada yaşayan bir grup kadın yürüyüşü selamlayarak bildirilerini okudular. Kadınlar yaşadıkları binanın kadın sığınma evine dönüştürülmesini talep ettiler. Burada da yaşam alanlarının erkekler tarafından gasp edildiğini açıkladılar. Alanlarının gasp edilmesi eylemci kadınlar tarafından da protesto edildi. Saat 13.00’da başlayan eylem kültürel etkinliklerle saat 17:00’de coşkulu bir şekilde sonlandırıldı.

Londra’da 25 Kasım

25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı mücadele günü kapsamında ADKH tarafından Londra’da film gösterimi gerçekleştirdi. 25 Kasıma dair yapılan kısa bir konuşmanın ardından İran’da şeriat kanunlarının uygulandığı bir köyde bir kadının uğradığı şiddet ve sonrasında recm (taşlanarak) edilerek öldürülmesini anlatan Soraya’yı Taşlamak filmi gösterildi.

 Köln’de 25 Kasım

25 Kasım’da Türkiyeli kadın kurumları Köln’de bir araya gelerek basın açıklaması gerçekleştirdi. Daha sonrasında  ADKH, Yaşanacak  Dünya, Courage ,Jugendverband REBELL ,MLPD ,Young Struggle ,TJKE, SKB gibi kurumların destek verdiği Koordinierungsgruppe Kämpferisches Frauenbündnis (Mücadeleci Kadınlar Birliği) öncülüğünde bir basın açıklaması yapıldı.  Eylemde Kadın Erbane Grubu ve Demokratik Alevi Kadınlar Birliği’nin de etkinliği oldu.

Ardından kadınlar saat 18.00 itibarı ile Lila Frauen Bündnisses (Lila Kadınlar Birliği) ile birleşerek bir yürüyüş gerçekleştirdi.

Stuttgart 25 Kasım Yürüyüşü

Stuttgart’ta soğuk ve yağmurlu havaya rağmen kadınlar, kadına ve her türlü şiddete hayır dedi. ADKH’nin de yer aldığı stant ve mitingde yapılan konuşmaların ardından gösteri yürüyüşle bitirildi.