adhk tarafından

Medyaya sansür internette devam ediyor

Eylül 30, 2016 de ANASAYFA adhk tarafından

medyaya-sansur-nternette-devam-ediyorKHK ile kapatma kararı verilen TV, Hayatın Sesi TV ve TV’10 internet yayınları kesildi. Özgür Radyo’nun ise internet sitelerine erişim engeli getirildi

HABER MERKEZİ (30-09-2016) – KHK ile kapatma kararı verilen TV, Hayatın Sesi TV ve TV’10 internet yayınları kesildi. Özgür Radyo’nun ise internet sitelerine erişim engeli getirildi

OHAL kapsamında çıkarılan KHK ile haklarında kapatma kararı verilen 12 TV ve 11 radyo kanalına yönelik engellemeler devam ediyor. Kapatılan İMC TV, Hayatın Sesi TV ve TV10’nun internet üzerinden sürdürdükleri yayınları Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) tarafından kesildi

BTK’nin web sitesinde şu bilgilere yer verildi: “5651 sayılı Kanun uyarınca yapılan teknik inceleme ve hukuki değerlendirme sonucunda bu İnternet sitesi (imctv.com.tr) hakkındaki Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’nın 30/09/2016 tarih ve 490.05.01.2016.-151547 sayılı kararına istinaden Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu tarafından İDARİ TEDBİR uygulanmaktadır.”

Söz konusu TV kanalarının aynı sıra hakkında kapatma kararı alındığı yönünde herhangi bir bildirimde bulunulmamasına rağmen 95.1 frekansından yayın yapan Özgür Radyo’nun da “www.ozgurradyo.com” uzantılı internet sitesine de yine Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) tarafından erişim engelli getirildi.

http://www.halkingunlugu.org/

adhk tarafından

HDP: ‘Demokrat ve muhalif medyaya ağır bir darbe’

Eylül 29, 2016 de ANASAYFA adhk tarafından

hdp-logoHDP Basın ve Yayından Sorumlu Eş Genel Başkan Yardımcısı Saruhan Oluç, muhalif radyo ve televizyon kanallarının kapatılmasına ilişkin yazılı bir açıklama yaptı

HABER MERKEZİ (29-09-2016) – HDP Basın ve Yayından Sorumlu Eş Genel Başkan Yardımcısı Saruhan Oluç, muhalif radyo ve televizyon kanallarının kapatılmasına ilişkin yazılı bir açıklama yaptı

Açıklamada, Bu Başbakanlık Kararnamesi’nin anlamı, artık Türkiye’de başta Kürtçe olmak üzere anadilde özgür yayıncılık yapılamayacağıdır. OHAL bahanesiyle yaratılan bu fiili durum iç hukuka aykırı olmanın yanı sıra, Türkiye’nin imzaladığı uluslararası sözleşmelere de aykırıdır” denildi.

“Demokrat ve muhalif medyaya ağır bir darbe” başlığı taşıyan açıklamada, Azadi TV, Denge TV, Hayatın Sesi TV, Jiyan TV, TV 10, Van TV, Zarok TV, Radyo Ses, Radyo Dünya gibi Kürtlerin, Alevilerin ve demokratların televizyon ve radyo kanalları bir Başbakanlık Kararnamesi ile Türksat uydusundan atılarak karartıldığı belirtildi.

Açıklamada devamla, “Bu yetmezmiş gibi, bu kurumların sermaye ve mal varlıklarına da el konuldu. Bu, tam anlamıyla bir yok etme girişimidir” denildi.

Kararnamenin anlamı anadilde yayıncılık yapılamayacağıdır

Açıklamada bu kararnamenin anlamının, Kürtçe başta olmak üzere anadilde özgür yayıncılık yapılamayacağının olduğu belirtildi ve şu ifadeler yer aldı;

“OHAL bahanesiyle yaratılan bu fiili durum iç hukuka aykırı olmanın yanı sıra, Türkiye’nin imzaladığı uluslar arası sözleşmelere de aykırıdır.

Başbakanlık’ta yer alan bir komisyon aracılığıyla yapılan bu uygulama hiçbir hukuka dayanmamaktadır. Bu televizyon kanallarının Türksat ile ticari anlaşmaları bulunmaktadır. Kendilerine herhangi bir bildirim bile yapılmadan Türksat uydusundan çıkarılmaları ticaret hukuku açısından da korsanca bir uygulamadır. Üstelik bu uygulama RTÜK’ün bile denetim yetkisinin Başbakanlık tarafından gasp edildiği bir şekilde yapılmıştır.

OHAL rejiminde Kanun Hükmünde Kararnamelerle hiçbir hukuka, evrensel insan hakları ve demokrasi ilkelerine bağlı olmadan, Meclis denetimini ve iradesini takmadan ülkeyi istediği gibi yönetme anlayışında olan Erdoğan-AKP iktidarı, kendisine muhalif hiçbir sese tahammül edememektedir.

Bu televizyon kanalları, bir kaç gün önce kamuoyuna yansıyan ve muhataplarınca yalanlanamayan, Doğan Medya-Saray ilişkisini gözler önüne seren yazışmalarda yer almadıkları için; iktidara ispiyonculuk yapmadıkları, biat etmedikleri, diz çökmedikleri ve baş eğmedikleri için; emeğin, demokrasinin, Kürt halkının, Alevi toplumunun haklı taleplerinin sesi oldukları için hedef alındılar.

Kürt halkı başta olmak üzere bu toplumdaki bütün farklı halkların ve inançların, kimliklerin, kültürlerin sorunlarını ve taleplerini, yaşadıkları baskı ve zulmü gören ve aktaran bir habercilik ve programcılık anlayışı bu siyasi iktidarın tahammül edebildiği bir durum değildir.

Özgür ve muhalif yayıncılık yapanların susturulmak istenmesi, tüm toplumsal kesimlere yönelik baskı ve sindirme politikalarının hız kazanacağının açık bir işaretidir. Erdoğan-AKP iktidarı milletvekillerimize, yerel yönetimlere, demokratik siyaset alanına, demokratik kurum ve kuruluşlara yönelik geliştireceği kapsamlı saldırılar öncesinde kendisi açısından mıntıka temizliği yapmaktadır.

Bir ülkede ifade ve düşünce özgürlüğü, haber alma ve iletişim özgürlüğü yoksa ve engelleniyorsa, o ülkede her gün her şey yapılabilir demektir. ‘Bize dokunmadı, susalım’ anlayışı her gün yeni acılarla, hukuksuzluklarla, demokrasi ve insan hakkı tanımaz uygulamalarla karşı karşıya kalınması anlamına gelmektedir.

Bu hukuksuz kararı ve uygulamayı kınıyoruz ve protesto ediyoruz. Başta Basın Konseyi ve Türkiye Gazeteciler Cemiyeti olmak üzere tüm basın yayın kurumlarını bu haksız ve hukuksuz uygulamanın geri alınması için her türlü hukuki girişimde bulunmaya çağırıyoruz. Yaygın medyayı, televizyon, gazete ve web sitelerini bu hukuk dışı uygulamaya karşı seslerini yükseltmeye çağırıyoruz.

Sivil toplum kuruluşları, siyasi partiler, sendikalar, meslek birlikleri, demokratik örgütler ve kuruluşlar da bu hukuk dışı uygulama karşısında susmamalı ve dayanışma içinde olmalıdır.”

http://www.halkingunlugu.org/

adhk tarafından

OHAL olağanlaşıyor: ‘Belki 12 ayda yetmeyecek’

Eylül 29, 2016 de ANASAYFA adhk tarafından

cumhurbaskani-erdoganCumhurbaşkanı Erdoğan 27’nci kez muhtarlarla bir araya geldi OHAL’in uzatılmasını savunan Erdoğan “Belki 12 ay da yetmeyecek” dedi

HABER MERKEZİ (29-09-2016) – Cumhurbaşkanı Erdoğan 27’nci kez muhtarlarla bir araya geldi OHAL’in uzatılmasını savunan Erdoğan “Belki 12 ay da yetmeyecek” dedi

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, 3.5 ayın ardından muhtarlarına kavuştu. Toplantıda, OHAL’in günlük yaşama yansımadığını iddia eden Erdoğan, “Biz geldiğimizde de bu ülkede olağanüstü hal vardı. O zamanlar Güneydoğu Anadolu’da sokağa bile belirli saatlerde çıkamıyordunuz. Şimdi öyle bir şey var mı? Yok. Grevdi, boykottur, ıvır, zıvır bir şey var mı? Yok. Nitekim OHAL geçen 2 ayı aşkın sürede, terörle mücadelenin etkinliğini arttırmak için uygulandı. Bütün bunları yaparken tabii ki FETÖ terör örgütü ile ilgili mücadelenin, devletin yapısı içerisindeki yapılanmayla da hızımızı arttırıyor. Bu işi hızlandırmamız lazım, rehavet olmaz. Bu devletin, bu terör organlarının uzantılarından arındırılması için zamana ihtiyacı var. Biz şu an zamanla yarışıyoruz. 3 aylık sürenin yeterli olmayacağı görülüyor. Bunun için dün yaptığımız MGK toplantısında olağanüstü halin 3 ay daha uzatılması tavsiye edildi. Hükümetimiz de gereğini yapacaktır. OHAL, PKK ve FETÖ ile daha etkin mücadele amacına yöneliktir” dedi.

“Belki 12 ay yetmeyecek”

Erdoğan, OHAL’in 12 aydan uzun sürebileceğini belirtti ve şunları söyledi;

“Kardeşlerim onun için üç aylık bir süreyle olağanüstü halin uzatılması Türkiye’nin yararınadır. Fransa’da ufak bir terör olayı oldu, 13-15 kişi öldü. Ya Türkiye’de demokratik rejime darbe girişimi oldu. 241 kişi şehit oldu, değerli kardeşlerim sadece birkaç telefon ötesinde maalesef böyle atlayıp anında buraya gelen lider yok. Ha bir iki bakan geldi, onları görmemezlikten gelemem. Sağ olsun Körfez’den başta Katar olmak üzere emir, Başbakan, Dışişleri Bakanı, Milli Savunma Bakanı’ndan hepsinden öte emirin babası, çocuklarıyla birlikte geldiler bizimle bu sıkıntıyı paylaştılar. İşte Suud gibi vs. Kardeşlerim Fransa’da 3 ay artı 3 ay son olarak da 6 ay olmak üzere toplamda 1 yıl olağanüstü hal uygulandı. Dünyadan kimse Fransa’ya ‘Ya siz niye 1 yıl OHAL’ ilan ettiniz diyor mu? Bazı bakan arkadaşlarımız ‘Artık bitse mi’ diyor. ‘Olur mu’ diyorum arkadaşlarıma dur bakalım ya, sabırlı ol belki 12 ay da yetmeyecek.”

http://www.halkingunlugu.org/

adhk tarafından

Grup AlaMor: ‘Mücadele estetik gerektirir’

Eylül 28, 2016 de ANASAYFA adhk tarafından

alamorKadın direnişiyle toplumsal mücadeleyi harmanlayan AlaMor, sanatta kadın duyarlılığını geliştirme hedefiyle müzik yapıyor Kadın mücadelesini müzikle buluşturan AlaMor, işçi, ev emekçisi, devrimci kadınlar için yeni bir soluk

İstanbul (28-09-2016) Toplumsal direnişle kadın mücadelesini harmanlayan AlaMor, 2013 yılında Yüz Çiçek Açsın Kültür Merkezi’nde kuruldu. Şarkı seçimlerini de cinsiyetçi söylemlerden arınmış olarak yapan AlaMor, yaptığı atölye çalışmalarıyla da kadınlara dokunuyor. AlaMor’dan Nilüfer Akta, AlaMor ismini toplumsal mücadelenin yanısıra kadın özgürlük mücadelesinin renklerinden aldıklarını söyledi.

Sanat cephesinden bir ses

AlaMor’un kuruluş amaçlarından birinin de sanatta kadın duyarlılığını geliştirmek olduğunu belirten Akta, “Bir kadın, hayatında müziği bir amaç haline getirmekte zorlanabiliyor. Evlendiği zaman müziği bırakmak zorunda kalabiliyor. Varoluş mücadelesi içerisinde hayatını devam ettirebilmesi için çalışmak zorunda kalması gibi nedenler dolayısıya kadınlar müzik yapamıyor. AlaMor olarak bu baskı ve zorluklara karşı müzik yapabilmek için mücadele ediyoruz. Kadınların sesine ya da kadınların dayanışmasına sanat cephesinden bir ses olmak istiyoruz” dedi.

‘Amacımız kadının sesini duyurmak’

En büyük amaçlarının kadınları bir araya getirmek olduğunu belirten Akta,  “İlk amacımız kadınların sesini duyurmaktı. Kadınlar bize gelip heyecanlandıkları söylüyorlar. Bu anlamda var oluşumuz eşitliğin bir parçasıdır” dedi. Akta, sürdürdükleri çalışmalardan söz ederek, “AlaMor 7 kadınla oluştu. Bir yıl sonra da ritim atölyesi kurduk. Zamanla kadın dayanışması büyüdü. Bu aynı zamanda politik bir çalışmaydı” diye konuştu.

Şarkılarda cinsiyetçilik

Bazı şarkıların cinsiyetçiliğe hizmet ettiğini kaydeden Akta, söyledikleri şarkıların içeriğine çok özen gösterdiklerini söyledi. Akta, şu örneği verdi: “Beyaz Gelinlik marşında aslında cinsiyetçilik var. Vatan bir kadın olarak görülüyor. Savaş koşullarında da böyledir. Oradan şunu anlıyoruz, tüm devrimciler erkektir. Bu bir örnek. Biz erkek egemen zihniyetin şarkılarda nasıl yaşadığını tartışıyoruz.”

‘Algılarımızla savaştık’

Grubun bir diğer üyesi Gülçin Özer ise, repertuarı müzik topluluğundan kadınların kolektif kararıyla aldıklarını söyledi. “Mücadele eden insanların yaptığı sanat, genellikle sanatsal estetikten ödün veriyor. Bizim için her şeyden önce kadınların bir araya gelip erkeğin olmadığı bir alanda üretim yapabilmektir” diyen Özer, “İlk savaştığımız şeylerden biri kendi algılarımızdır. Üretmenin değeri, varoluş mücadelesinin değeridir” diye vurguladı.

‘Bir anlayış yaratmaya çalışıyoruz’

Kadınların bir arada olarak üretmesinin çok önemli olduğunun altını çizen Özer, düzenledikleri atölye ve provalarla birlikte üretimi keşfettiklerini kaydetti. Özer, “Yıllardır sanat denince aklımıza burjuva sınıfı geldi. Ama bu çalışmalarımızın amaçlarından biri de işçi, emekçi bir kadının içindeki sanatı, duygularını müzik aracılığıyla ortaya çıkarmak, keşfettiğimiz şeyleri paylaşmak istiyoruz. Bir anlayış yaratmaya çalışıyoruz” diye konuştu.

ÖYKÜ DİLARA KESKİN / JINHA / İSTANBUL

adhk tarafından

Sur’da yıkım

Eylül 28, 2016 de ANASAYFA adhk tarafından

surda-yikimAmed’in Sur ilçesinde ‘sokağa çıkma yasağı’ hala devam ederken, 4 mahallede yıkım gerçekleştiriliyor

HABER MERKEZİ (28-09-2016) – Amed’in Sur ilçesinde ‘sokağa çıkma yasağı’ hala devam ederken, 4 mahallede yıkım gerçekleştiriliyor

Amed’in Sur ilçesinde 2 Aralık 2015’te ilan edilen yasaklar 10’ncu ayında devam ediyor. 9 Mart tarihinde “operasyonlar bitti” açıklamasına rağmen abluka sürüyor. 103 günlük tarihi direnişin sergilendiği Sur sokaklarında gerçekleştirilen yıkım görüntülere yansıdı. Ablukanın hala devam ettiği 4 mahallede Mart ayından beri yıkım yapılıyor. Çatışmaların en şiddetli yaşandığı Hasırlı, Cemal Yılmaz, Savaş ve Fatihpaşa mahallelerinin büyük bir alanı talan edilmiş durumda.

Kurşunlu Camii’nde aylardan beri süren restorasyon devam ederken, yıkılan kiliselere dair onarım çalışması yok. 4 mahallede de yıkım yapılırken, evleri yıkma bahanesiyle giren kişilerin kalan eşyaları talan ettikleri görüntülendi.

http://www.halkingunlugu.org/

adhk tarafından

Dersim’de 31 bölge 6 ay boyunca askeri güvenlik bölgesi ilan edildi

Eylül 28, 2016 de ANASAYFA adhk tarafından

dersim-yasak-ilanDevletin topyekün kirli savaş politikaları Dersim’de tüm hızıyla devam ediyor Bu kapsamda bakanlar kurulu kararı ile Dersim’de 31 bölge 6 ay boyunca özel askeri güvenlik bölgesi ilan edildi

DERSİM (28-09-2016)- Devletin topyekün kirli savaş politikaları Kuzey Kürdistan’da pervasız bir biçimde devam ediyor. Her türlü kirli saldırı ve politikayı devreye koyan devletin topyekün gerici savaş konsepti çerçevesinde uyguladığı politikalardan biri de halkın yaşadığı yerleşim yerlerinin özel güvenlik bölgesi adı altında yasaklanmasıdır. Bu saldırının en katmerli yaşandığı yerlerin başında Dersim gelmektedir. Daha öncede defalarca kez onlarca yerin yasaklandığı Dersim’de bu seferde 31 bölge 6 ay boyunca askeri güvenlik bölgesi ilan edildi.

Valilik tarafından yapılan yazılı açıklamada bakanlar kurulu kararı ile 1 Eylül 2016 ile 1 Mart 2017 tarihleri arasında 31 bölgenin askeri güvenlik bölgesi ilan edildiği açıklandı. Askeri güvenlik bölgesi ilan edilen yerler;

İl merkezinde Koçlu Mahallesi, Bali Deresi, Kurutlu Deresi, Kutu deresi, Gözlek-Sepertek Deresi, Alacık Mahallesi, Laç Deresi, Hanköy Mahallesi, Tokluk Yayla Evleri, Ahpanos Vadisi, Alacık Bölgesi, Peter Mahallesi, Ovacık İlçesi’nde Karadere, Sal Dersi-Pişkiktaşı Tepe, Sal Deresi-Pişkik Taşı, Karaoğlan Dağı, Yarpuzlu Mahallesi, Alisırtı Gecidi, Eroğlu Mahallesi, Çambulak yaylası, Mercan Dağları, Kıran Deresi, Kınıkan Tepe, Golan Yaylası

http://www.halkingunlugu.org/

adhk tarafından

Almanya’da ırkçı saldırılarda artış

Eylül 27, 2016 de ANASAYFA adhk tarafından

SKOKIE, IL - APRIL 19: Neo-Nazi protestors organized by the National Socialist Movement demonstrate near where the grand opening ceremonies were held for the Illinois Holocaust Museum & Education Center April 19, 2009 in Skokie, Illinois. About 20 protestors greeted those who left the event with white power salutes and chants. Scott Olson/Getty Images/AFP == FOR NEWSPAPERS, INTERNET, TELCOS & TELEVISION USE ONLY == *** Local Caption *** NEO NAZILER

Almanya’da mülteci haklarını savunan politikacı ve medya mensuplarına saldırılarda artış görüldü

BERLİN (27-09-2016)  Yeşiller Partisi (Grüne) tarafından İçişleri Bakanlığı’na yöneltilen soru önergesine verilen yanıta göre, Almanya’da mültecilerin yanı sıra mülteci haklarını savunan politikacı ve medya mensuplarına da yüzlerce ırkçı fiziki saldırı, tehdit ve hakaret kaydedildi.

Bakanlığın verilerine göre, siyasetçi ve seçilmişlere yönelik bu yılın başından Eylül ayı ortalarına kadar toplam 813 suç işlenirken, bunlardan 18’i fiziki saldırı şeklinde gerçekleşti. Diğer saldırılar ise tehdit, zorlama, nefret söylemi, yangın veya mala zarar verme olarak kaydedildi.

Siyasetçi ve seçilmişlere yönelik saldırılarıın 97 kadarının radikal sol gruplardan geldiği iddia edilen İçişleri Bakanlığı verilerine göre, 384 saldırıdan aşırı sağcılar sorumlu tutuluyor. Toplam 298 vakada ise suçu işleyen kişilerin politik amaçlarının belirlenemediğine dikkat çekiliyor.

İçişleri Bakanlığı’na göre bu yıl içerisinde gazetecilere yönelik tespit edilen 93 suçun 54’ü aşırı sağcı kişilerce işlendi. 18 vakadan solcu gruplar sorumlu tutulurken, yabancılar tarafından sözlü veya fiziki saldırıya uğrayan gazetecilerin sayısı ise 6 olarak verildi.

Bakanlığın verdiği yanıtta ayrıca 250’yi aşkın aşırı sağcı internet sitesinin Federal Anayasayı Koruma Örgütü (BfV) tarafından takip altına alındığı kaydedildi.

ANF

adhk tarafından

RedHack: Hiçbir üyemiz yakalanmadı

Eylül 27, 2016 de ANASAYFA adhk tarafından

red-hack-logoRedHack, yeni bir hesaptan açıklama yaparak, “Başta ben MaNYaK olmak üzere 12 dar kadro ve onlarca destek ekibi ile birlikte görevinin başındadır Hiçbir üyemiz yakalanmamıştır” dedi

HABER MERKEZİ (27-09-2016) – RedHack, Enerji Bakanı Berat Albayrak’ın mail hesaplarını ele geçirmiş ve ardından polis baskınlarıyla RedHack’e üye olma gerekçesiyle 4 kişi gözaltına alınmıştı.

RedHack, yeni bir hesaptan açıklama yaparak, “Başta ben MaNYaK olmak üzere 12 dar kadro ve onlarca destek ekibi ile birlikte görevinin başındadır. Hiçbir üyemiz yakalanmamıştır” dedi.

Açıklamada şu ifadelere yer verildi; “Bu yaptıklarımızın bir bedeli var bunu çok iyi biliyoruz! Bu bedeli ödemekten de korkmuyoruz! Ancak savaşı bizimle yapmanız gerekiyor!” Şuan Ankara Emniyet Müdürlüğü’nde tutulan, Taylan Kulaçoğlu, AbidinÇelik, Ekin Baykal, Uğur Cihan Okutulmuş bu rehin alma stratejisini yaşıyorlar. Bugün akşam itibariyle tüm ekibimizle iletişim içinde ve eksiksiz olarak mücadelede olduklarını tespit etmiş bulunduğumuzu açıklayabiliriz. Daha önce de onlarca kişiyi biz diye gözaltına alıp hayatlarından çalan bu şantajcı zihniyete sözümüz şu; operasyon nasıl olur göreceksiniz! Yama kodlarla, çalıntı programlarla iş yapmaya çalışıp sizi koruduğunu düşündüğünüz siber salakların birer çöp olduğunu göreceksiniz! Yeni belgeler mi istiyorsunuz!? Evet, onlar da gelecek. Hiçbiriniz birbirinize güvenmiyor, birbirinizin kuyusunu kazıyorsunuz!”

http://www.halkingunlugu.org/

adhk tarafından

Köln’de Cumartesi Anneleri’ne destek

Eylül 27, 2016 de ANASAYFA adhk tarafından

1Cumartesi Anneleri’nin 600 haftasında yaptığı eylemler Almanya’nın Köln kentinde de düzenlenerek, her hafta düzenlenen eylemlere destek verildi

KÖLN (27-09-2016) – 600 haftasında Arjantin de  Plaza de Mayo’dan Türkiye/Kuzey Kürdistan’da Galatasaray Meydanı`na uzanan sessiz çığlığa Avrupa`nın bir çok şehrinde olduğu gibi Köln’de de oturma eylemi ile ses verildi

Köln Breslauer Platz da bir araya gelen devrimci, demokratik kurum (ADHF, ATIF, AGIF, Yaşanacak Dünya, Nav-dem) ve bireylerin katıldığı eylemde Hasan Ocak‘ın kardeşi Aysel Ocak, Hüseyin Toraman‘ın annesi Hatice Toraman ve kardeşi Sakine Toraman  konuşmalar gerçekleştirdiler. Yapılan konuşmalarda faşist “TC” devletinden hesap sorma bilinciyle 600. haftasında olunsa da ilk hafta gibi yakınlarının akıbetini sormaya devam edeceklerini dile getirdiler.

İHD İstanbul Şubesi tarafından hazırlanan açıklama Kürtçe, Türkçe ve Almanca okunduktan sonra, “Anaların öfkesi katilleri boğacak!”, “Katil devlet hesap verecek!” sloganları ile eylem sonlandırıldı.

23

adhk tarafından

Hindistan: Maoistler Nadukani’de Parti’nin 12. Yıldönümünü Kutladılar

Eylül 26, 2016 de ANASAYFA adhk tarafından

hindistanHindistan Komünist Partisi (Maoist)’in Nadukani Bölge komitesi Cumartesi günü Nilambur ormanında Nadukani yakınlarındaki Mukkavala’da, partinin kuruluş yıldönümü için kutlama programı düzenledi

Hindistan (26-09-2016) Parti’nin Cumartesi günü yayımladığı basın açıklamasına göre; merkez komitesi üyeleri de dahil olmak üzere parti liderleri ve eyalet liderleri kutlama programına katıldı. Açıklamada kutlama programının Karnataka Kerala’daki, üçlü kavşakta düzenlendiği ve Tamil Nadu, Maoistlerin Halkın Kurtuluşu Gerilla Ordusu (PLGA)’nın geçit töreni ile başladığına da yer verildi.

Törende konuşan farklı liderler, parti bayrağı altındaki üç eyalette tüm Dalitlerin ve kabile topluluklarının törene katılmasının önemini vurguladılar. Parti ayrıca 21 Eylül tarihinde Nilambur ormanı içinde bir yerlerde gerçekleştirilen yıldönümü programına ait yeni bir fotoğraf yayımladı. Polis kaynakları, fotoğrafta yer alan kişinin Maoist lider Vikram Gowda olarak belirlendiğini söyledi.

Üç gün önce partinin Western Ghats Bölge komitesi, bölgedeki kabile halklarına sürdürdükleri direnişi büyütme ve Kerala halkına da hükümetlerin sömürü politikalarına karşı mücadele çağrısı yapan bir basın açıklaması yayımlamıştı. Yıldönümü programı ile bağlantılı olarak bölge komitesinin yayımladığı açıklamada ise merkezi hükümetten silahlı kuvvetlerin Keşmir’den geri çekilmesi talep edildi.

http://isyandan.org/