Temelli: Afrin kuşatmasına son verin

Spread the love

Afrin’in kirli ticari ittifaklar nedeniyle ateşkes kararının dışında tutulduğunu belirten HDP Eş Başkanı Sezai Temelli ‘İşgale son verin’ çağrısı yaptı

HABER MERKEZİ- (13_03_2018) HDP Eş Genel Başkanı Sezai Temelli, partisinin grup toplantısında Suriye iç savaşının başlangıcından bu yana çatışmasız bölge olan Afrin’in 53 gündür bombalandığını söyledi. “Bunun adı işgaldir” diyen Temelli, “Efrin kuşatmasına son verin” çağrısı yaptı.

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Sezai Temelli, Meclis’te partisinin haftalık grup toplantısında konuştu. Temelli, Mart ayının bir katliamlar ayı olduğunu ifade ederek, “Ben de bu katliamlarda katledilen insanları anarak başlamak istiyorum. Gazi, Qamişlo, Halepçe, Beyazıt katliamları hafızlarımızdan hiç silinmeyecek” dedi.

Temelli Berkin Elvan’ı da anarak, “2013 Gezi olayları sırasında gelen gaz kapsülü sonucu komaya giren ve yaşamını yitiren Berkin hakkındaki dava bir türlü sonuçlanmıyor. Failleri açığa çıkarılmıyor. Bu beklemediğiniz bir şey değil. Bu iktidar, iktidar olduğu süre boyunca birçok çocuğumuzun ölümüne sebep olacak kararlar almıştır. Ceylan hala bize bakıyor. Ceylan bize baktığı sürece biz failler hakkında hesap sormaya devam edeceğiz, evlatlarımızın hakkını aramaya devam edeceğiz” diye konuştu.

‘EFRİN KUŞATMASINA SON VERİN’

“Çocuklar ölmeye devam ediyor. Efrin’de çocuklar ölüyor. Türkiye medyasına baktığınızda aslında sanal bir savaş hakim. Ama Efrin’de de çocuklar ölüyor, insanlar ölüyor” diyen Temelli, şöyle devam etti: “Bugün şu saatlerde TV’ler hala Efrin kuşatıldı, şuradan girilecek haberleri var… Sanki Efrin’de yüzbinlerce insan yaşamıyormuş gibi savaş propagandası yapmaya devam ediyorlar. Efrin kuşatma altında. Bu kuşatmaya son verin. Efrin’de yaşayanların yaşam hakkına saygı gösterin. Efrin’de insanlar bir arada yaşamanın örneğini gösterdiler. Barış içinde yaşanabileceğinin örneğini gösterdiler.”

‘EFRİN 53 GÜNDÜR BOMBALANIYOR’

Temelli, bu sırada Kuzey Suriye’nin Türkiye sınırının büyük bir bölümünün DAİŞ kontrolünde olduğunu gösteren haritayı göstererek, “Bakın bir harita, sınırda teröristler var, DAİŞ var ama bunlardan rahatsız olmayan bir iktidar var. Bırakın rahatsız olmayı, aralarında muhabbet var. 2011’den bugüne kadar çatışmasız tek alandır Efrin. Son 53 gündür Efrin bombalanıyor. Son 53 gündür Efrin’de çatışmasızlık ortamına son veren bir işgal girişimi var. Buna son verilmeli. Birleşmiş Milletler (BM) ateşkes kararı almasına rağmen karar tanınmadı, hayata geçirilmedi. Bu kararın hayata geçmesini sadece Türkiye engellemedi, ABD de Rusya da engelledi. Neden buna engel olunuyor, neden ateşkes yürürlüğe girmiyor diye sorduğunuzda, bu devletlerin çıkarlarının, kirli ittifakların olduğunu görüyorsunuz. Şimdi ABD, BM Güvenlik Konseyi’ne yeni bir ateşkes kararı sunuyor. Bir önceki kararda Doğu Guta ve Efrin birlikte zikredilirken bu karardan Efrin çıkarılmış. İşte bu pazarlıkların kirli yüzüdür. Hangi ittifaklar? Kirli ticaret ittifakları. Tam da bugünlerde Boeing ile Türkiye arasında 7 milyar dolarlık bir anlaşma imzalanıyor” ifadelerini kullandı.

‘SAVAŞ KARŞITLARI BİR ARAYA GELMELİ’

Türkiye halklarının savaşa karşı sesini yükseltmesi gerektiğini ifade eden Temelli, “Savaş karşıtları olarak bir araya gelmeliyiz. ‘Efrin’de barış her yerde barış’ diyerek sesimizi yükseltmeliyiz. Bunu ancak biz başarabiliriz, halklar başarabilir. Kapı kapı gezerek, bir arada yaşamı, barışı  anlatmalıyız” dedi.

Temelli, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu demokrasiye tahammül göstermeyenlerdir. Şimdi tam da burada halklar olarak yan yana gelerek bu meclislerin dile getirdiği bu barış sevdasını yaygınlaştırarak savaş karşıtlarıyla mücadelemizi güçlendirmeliyiz. Bu savaş politikasından medet uman AKP, Efrin’den sonra yeni savaş planlarını devreye sokma peşinde. Hayalini kurduğu şey, sürekli savaş atmosferi yaratmak ve bundan beslenerek de içeride şiddet iktidarını kurumsallaştırmak. Dolayısıyla bugün için Efrin yarın için bütün Suriye ve Irak’ı da içine alabilecek bir savaş senaryosuyla iktidarlarını pekiştirmeye çalışıyorlar.”

‘EFRİN’DE İŞGAL GERÇEKLEŞTİRİYORSUNUZ’

Hükümet yetkililerinin “Efrinliler Efrin’e dönecek”, “Efrin’i Efrinlilere bırakacağız” yönündeki sözlerine tepki gösteren Temelli, “ÖSO’culara Efirinli diyor. Biz bu ÖSO’cuları iyi biliyoruz. Afganistan’dan geldiler, Çeçenistan’dan geldiler. Bu ÖSO’cuların arkasında Efrin’i yok etmeye gidiyorsunuz, sonra da Efrinliler Efrin’e dönecekler diyorsunuz. Efrinliler zaten Efrin’de. Üstelik savaştan kaçan insanlar da buraya sığınmış. Siz ÖSO’cuları oraya salarak, huzur ortamını yok ediyorsunuz. 53 gündür bombalanıyor. Fakat diğer taraftan sürekli biz işgalci değiliz diyorlar. İsrail de aynısını söylüyor, Gazze için. Ama Gazze işgal altında. Siz de şimdi Efrin’de işgal gerçekleştiriyorsunuz. İşgalcisiniz. Eğer sınırlarınızın ötesinde hiçbir meşru hak yoksa bu yöntemle ele geçiriyorsanız buna işgalcilik denir. Bunun literatürdeki karşılığı bu. BM’nin içtihatında da böyle yazıyor. İşinize gelen kararlar oldu mu duyuyorsunuz. İşinize gelmeyince görmezden geliyorsunuz. Gerçekleri duymaktan korkuyorlar” diye belirtti.

ERDOĞAN’A: KURT İŞARETİ YAPANLAR OSMANİYE’DEN ÖTEYE GEÇEMEDİ

Erdoğan’ın AKP’nin Mersin İl Kongresi’nde bozkurt işareti yapmasına ilişkin Temelli, “Kürt halkına, kalkmış kurt işareti yapıyor. Bu işareti yapanlar, 50 yıldır Osmaniye’den öteye gidemedi, sen de ancak oraya kadar gidersin. Bu iktidarın ve Erdoğan’ın sözüne kimsenin güveni kalmadı. Hiç kimse inanmıyor. Bakın en son din konusundaki sözleri. Bir gün önce ‘Dinde güncelleme yapılmalıdır’ dedi. Ertesi gün ‘Yahu dinde reform olur mu’ dediler. Orada bu lafı söylerken bir anda anladı, hocalar beni hırpalayacak dedi. Ama hocaların hırpalamasından daha vahim bir şey var; bu halk seni hırpalayacak. Bunlar konuşmalarını prompterdan yapıyorlar ya, insanlar anlıyor tabi, bunlar niye pilli bebek gibi bir sağa bir sola bakıyorlar. Yani üzerinden bir gün geçince şaşırmamak lazım, iki prompter arasında fikir değiştirebilirler” ifadelerini kullandı.

‘REFERANDUM HİLELERİ YASALLAŞTI’

Meclis’in kesintisiz olarak çalıştırıp Genel Kurul’da kabul edilen “ittifak yasası” düzenlemesiyle referandum dönemindeki hilelerin yasallaştığını ifade eden Temelli, şöyle konuştu: “Minarenin kılıfı dün akşam dikildi. Referandumda kılıfsız bir şekilde çalmışlardı minareyi. Böylece aslında referandumdaki ne kadar hile varsa yasalaşmış oldu. Bu yasayla seçime girecek kadar acz içindeler. Hangi koalisyonu kurarlarsa kursunlar bu tür yasalara muhtaç oldukları için acz içindeler, bilin ki seçimi şimdiden kaybetmişlerdir. Sürekli ‘erken seçim yapmayacağız’ demelerinden de bu talaşı anlamak mümkün. İttifak kavram olarak kötü bir kavram değil. Nasıl ittifak yaptığınız önemli. İttifakın kirlisi de var temizi de. Nasıl ittifak yaptığınız önemli.  Bugün yapılan bir ittifak kanunu falan değildir. Yapılan, seçmen iradesine ipotek koymaya çalışan şaibeli bir koalisyondur.”

‘SEÇMENE İPOTEK KOYUYORLAR’

Düzenlemenin içeriğinin nelere mal olacağına dikkat çeken Temelli, “Bu koalisyonun nelere mal olabileceğini aslında yasa maddelerine bakınca görüyorsunuz. Örneğin bir apartmanda oturanlar ayrı ayrı yerlerde oy kullanacaklar. Neden koydunuz bu maddeyi dediğinizde bizi suçluyorlar. HDP’liler aynı evin içinde yaşayanlara ipotek koyuyorlar. Ya kırsal alanda apartman yok ki sen neden apartmanlardaki insanları farklı sandıklara oy gönderiyorsun? Kimin kiminle nerede oy kullandığını saklamaya çalışıyorsun. Kim bilir kaç mefta oy kullanacak. Kim bilir kaç tane vatandaş olmayan insan oy kullanacak. Sandık başkanları kamu görevlilerinden olacak diyorlar. Televizyonlarda neden itiraz ediyorsunuz diyorlar. Sen kamu görevlilerini başında KHK kılıcını sallarken hangi kamu görevlisi tarafsız olacak? Oysa bir önceki yasa bu nesnelliği bu objektifliği kendi içinde var etmişti. Her parti temsilcisini gönderiyor ve orada bir konsensüs oluşturuyorlardı” şeklinde konuştu.

BAHÇELİ’YE: GEÇMİŞ OLSUN 5 VEKİL ALIR OTURURSUN

MHP ortaklığıyla getirilen düzenlemenin MHP’yi de bitireceği imasında bulunan Temelli, “Mühürsüz oy tartışması çok yapıldı, hiç anlamlı olmayan açıklamalar yaptılar. Hilebaz hileden vazgeçmez. Yasaya bir şey sıkıştırmışlar. D’hondt sistemi uygulanıyor. İttifak yapan partiler için aynı yere mühür basılacak, kaynak olursa geçerli sayılacak. Oylar D’hondt sistemine göre dağıtılacak. Anketlerde bile böyle dağıtım olmaz. Anketlerde bile kararsız oylar dağıtılırken bir senaryosu vardır. Burada senaryo falan yok, düz hesap. Hani o ittifak yasasına çok destek veren, sabaha kadar Meclis’te bekleyen Bahçeli var ya onu da atlatmışlar. Yasa geçti gitti, geçmiş olsun Bahçeli. Onlar 40 vekil hesabı yapıyor ya 5 vekil alır otururlar” dedi. (Mezopotamya Ajansı)


Spread the love