Sivil halklara yönelik yapılan katliamları lanetliyoruz!

BASINA VE KAMUOYUNA

İSVİÇRE (29.08.2013) Ezen, gerici sınıfların emekci, yoksul halklara ve farklı inançlara karşı geçmişten bugüne başvurdukları en etkili susturma ve yok etme yöntemi katliamlardır. Egemen siyasal iktidarların varlıklarını sürdürebilmelerinin yolu, kendi sistemlerini “tehlikeye“ atacak veya “tehdit“ edecek unsurları ortadan kaldırmaktır. Bu gelenek yüzyıllardır bozulmadan devam ederek günümüze kadar gelmiştir.

Son yüzyılın en büyük katliamlarının yaşandığı bölgelerin başında Ortadogu gelmektedir. Özellikle zengin yeraltı kaynaklarından kaynaklı emperyalistlerin iştahını kabartan ve üzerine planlar yapmalarına neden olunan bu bölge, son yıllarda ki halk hareketleri ve buna karşı girişilen katliamlarla yeniden gündemde ki yerini korumaktadır.

Halk hareketlerinin yaşandığı ve mevcut yönetimin devrildigi ülkelerden biri Mısır’dır. Bilindiği gibi, gün geçtikçe daha yoksullaşan ve katmerli baskı altında kalan Mısır halkının, iki yıl önce başlattığı başkaldırı sonucu Hüsnü Mübarek yönetimi devrilmişti. Ancak yapılan seçimler sonucu işbaşına gelen Muhammed Mursi yönetimi de, yapısı gereği önceki yönetimin düzenini özünde devam ettirmiştir.

Bunun üzerine kitleler tekrar ayaklanmışlardır. Kitlelerin ayaklanması üzerine, Mısır ordusu mevcut düzeni korumak, gelişen halk muhalefetini bastırmak ve sarsılan konumunu düzeltmek için darbe yapmıştır. Yapılan askeri darbeye karşı çıkan kesime yönelik hunharca saldırarak vahşi bir katliam gerçekleştirmiştir. Bu katliamda şu ana kadar binlerce insan öldürülmüş binlercesi de yaralanmıştır.

Yine aynı bölgede bulunan bir diger ülke olan Suriye`de de iki yılı aşkın bir süredir Esad ordusu ve kendine “muhalif“ diyen gücler arasında çatışmalar yaşanmaktadır. Bu çatışmalarda gerek Esad taraftarları, gerekse de kendine özgür  Suriye Ordusu diyen gücler tarafında emekçi sivil halka ve yönelik katliamlar gerçekleştirilmiştir. Bunların sonuncusu gectigimiz günlerde Şam’a bağlı Guta kentinde kimyasal silahlarla yapılan katliamda cogu çocuk olmak uzere yüzlerce sivil ve savunmasız insan yaşamını  yitirmiştir.

Suriye’de ki katliamlar bunlarla sınırlı degildir. Yaklaşık bir yıl önce Rojava’daki Esad’a bağlı hükümet güçlerinin çekilmesi ile birlikte her türlü baskıya maruz kalan bölgenin gerçek sahibi Kürtler bir araya gelerek Kürt Yüksek Konseyi’ni kurdu ve bu bölgede kendi yönetimlerini oluşturdular. Bu durumdan rahatsiz olan başta faşist Türk devleti ve diğer emperyalist devletlerin desteklediği El Kaide ve El Nusra çeteleri dünyanın gözleri önünde yüzlerce Kürdü kadın, çocuk, genç, yaşlı demeden katletmektedirler.

Biz İsviçre‘de faaliyetlerini sürdüren demokratik kurumlar olarak sivil ve savunmasız halklara yönelik yapılan bu katliamları kınıyor, sorumlularının bir an önce acıga çıkarılıp cezalandırılmasını istiyoruz.

İsviçre‘de yaşayan demokrat, ilerici güçler başta olmak üzere, tüm duyarlı kesimleri bu katliamları lanetlemeye ve yeni saldırılara karşı duyarlı olmaya ve tepki göstermeye çagırıyoruz.

Yaşasın Halkların Kardeşliği!

İTİF (İsviçre Türkiyeli İşçiler Federasyonu)   İGİF (İsviçre Göçmen İşçiler Federasyonu)

FEKAR (İsviçre Kürt Dernekleri Federasyonu ) İDHF (İsviçre Demokratik Haklar Federasyonu) İABF (İsviçre Alevi Birlikleri Federasyonu)

28.08.2013