Faşist ıkçı, Neo Nazilerin Hanau’da gerçekleştirdigi katliamı kınama, teşhir etmek için sokaklara çıkalım

Faşist saldırı sonucu 9 kişi ölmüş, 5 kişi ise ağır yaralanmıştır Ölen ve ağır yaralananlar içinde devrimci ve yurtsever kimlige sahip kişilerde bulunmaktadır

Kurumumuzun olduğu her alanda sokaklara çıkmalılar

Almanya Demokratik Haklar Federasyonu

Almanya’da nargile kafeye silahlı saldırı: 9 kişi yaşamını yitirdi

Almanya’da 2 ayrı nargile kafeye silahlı saldırıda 9 kişi yaşamını yitirmişti Avrupa’da devrimci demokrat kurumlar olaya ilişkin protesto eylemleri düzenleyecek

Hanau (20-02-2020) Almanya’nın Hessen eyaletindeki Hanau kentinde çarşamba günü iki ayrı nargile kafeye yapılan silahlı saldırıda aralarında Türkiyelilerin bulunduğu en az 9 kişi hayatını kaybetti, çok sayıda kişi yaralandı.

Perşembe günü sabah saatlerinde Alman polisi tarafından yapılan açıklamada, özel harekat timinin evine baskın düzenlediği şüphelinin de ölü olarak bulunduğu belirtildi. Aynı adreste saldırgan dışında bir ceset daha tespit edildi. Böylece toplam ölü sayısı 11’e yükseldi.

Alman Bild gazetesi, saldırganın aşırı sağcı Tobias R. olduğunu ve saldırıyı aşırı sağcı motifle gerçekleştirdiğini iddia etti.

Gazete, Tobias R’nin avcılık belgesi sahibi olduğunu ve ardında bir mektup ile video bıraktığını yazdı. Olaya ilişkin olarak ise Avrupa’da bulunan devrimci demokrat kurumlar protesto eylemleri düzenleyecek.

Irak’taki eylemlerin bilançosu: 545 kişi yaşamını yitirdi, 24 bin yaralı, 70 gösterici kaçırıldı

Irak’ta Ekim 2019’dan bu yana devam eden hükümet karşıtı protesto gösterilerinde ölenlerin sayısının 545’e yükseldiği, yaklaşık 24 bin kişinin de yaralandığı belirtildi

Irak (19-02-2020) Irak İnsan Hakları Yüksek Komiserliği üyesi Ali Beyati, Irak’ta hükümet karşıtı protestoların bilançosunu açıkladı.

Yapılan yazılı açıklamada, Ekim 2019’dan bu yana süren hükümet karşıtı protesto gösterilerinde 17’si polis olmak üzere toplam 545 kişinin öldüğü, yaklaşık 24 bin kişinin de yaralandığı belirtildi. Açıklamada, 2 bin 800’den fazla protestocunun gözaltına alındığı, 4’ü kadın 79 aktivist ve protestocunun kimliği belirsiz kişiler tarafından kaçırıldığı ve bunların sadece 22’sinin kurtarıldığı aktarıldı.

Uluslararası Af Örgütü ise Irak’ta güvenlik güçlerinin kullandığı orantısız güç nedeniyle 600’den fazla protestocunun yaşamını yitirdiğini duyurmuştu. Irak Başbakanı Adil Abdulmehdi protestolar nedeniyle geçtiğimiz yılın sonlarında istifa etmek zorunda kalmıştı.

Gezi’nin beraate ihtiyacı varmıydı?

YUSUF DEMİR (19-02-2020) Gezi başkaldırısı, sosyal yaşama, doğaya, demokratik hak ve özgürlüklere yönelik saldırılara karşıydı Haklı, meşru ve doğruydu Gezi’ye katılanlar hiçbir suç işlememişti İktidarı elinde bulunduranların halkların yaşamını olduğundan da fazla çekilmez hale getirme suçunu işlemelerine engel olmak istemişti Gezi şenliğinde yeralanlar. Gezi Parkının doğal güzelliğinin korunmasını; halkın gezme, dinlenme, buluşma ve sohbet etme yeri olarak kalmasını istemişlerdi. Bu istemleri tehlikeli ve zararlı gören rejimin faşist yöneticileri, şenliğe her türlü şiddeti kullanarak saldırdı, böylece şenliğin/başkaldırının tüm ülkeye yayılmasının önüne geçemedikleri gibi; 7 genç insanın ölümüne , yüzlercesinin yaralanmasına, sakat kalmasına sebep oldu.

Dolayısıyla Gezi şenliğinde yeralanlar değil, onlara saldıranlar suçludur ve yargılanmalıdır. Zaten saldırganlar ve katiller, halkların gönlünde mahkûm olmuşlardır. Gezi şenliklerinde yaşamlarını yitirenler her yıl saygıyla  anılırken; onları katledenler, katledilmeleri için emir verenler hep öfkeyle lanetlenmektedir. Yani, Gezi direnişçilerini yargılamaya kalkanlar mahkûm olmuşlardır.

Ne oldu da hakkı olmadığı halde Gezi şenliğinde yeralanları yargılamaya kalkışan “mahkeme”den,  bugün “beraat” kararı çıktı? Son bir yıl boyunca, 2 yıldır tutuklu Osman Kavala’nın yargılanması, Avrupa ve TC’nin ticari ve siyasi toplantılarında sık sık gündeme gelmekteydi.

TC yöneticilerinin göçmenlerin Avrupa’ya akışını sağlayacağı şantajına, Avrupa ülkelerinin “terör örgütü mensuplarını korudukları” eleştirilerine karşılık; Türkiye’ye seyahat edenlerin tutuklanması ve Osman Kavala’nın tutukluluğu, Avrupa Birliği üyeliği için gerekli düzenlemelerin tersine önlemlerin alındığı eleştirileri, gerek Avrupa Parlamentosu koridorlarında, gerek Avrupa Birliği Bakanlar toplantılarında ve gerekse de Avrupa basınında sık sık gündeme  geldi. Ayrıca son olarak Avrupa Birliği tarafından verilen kredinin kısıtlanması, Akdenizdeki Gaz sondajının TC aleyhine yarattığı atmosfer, son NATO Güvenlik Konferansında yalnız kalması vs. Avrupa halkları tarafından da sempatiyle karşılanan Gezi direnişçilerinin cezalandırılması çabalarına son verilmesini getirmiştir.

Bugün haberlerde bir gazetecinin dediği gibi; “Mahkeme Heyetine birileri telefon etmiştir.”

Gezi direnişinde yaşamını yitirenleri saygıyla anıyor, katillerini ve emir verenleri nefretle kınıyorum.

Yusuf Demir

18.02. 2020

Dersim Belediyesi “şeffaf belediyecilik” kapsamında gelir gider tablosunu paylaştı

Dersim Belediyesi 08-04-2019 / 31-12-19 tarihleri arasında belediyeye ait gelir gider tablosunu astı

DERSİM (18-02-2020) Sosyalist Meclisler Federasyonu(SMF) üyesi Fatih Mehmet Maçoğlu başkanlığında ki Dersim Belediyesi 08.04.2019- 31.12.19 tarihleri arasında belediyeye ait gelir gider tablosunu belediye duvarına astı.

Belediye ait resmi internet sitesinde yapılan açıklamada; “Belediyemiz 08.04.2019 – 31.12.19 tarihleri arası gelir gider tablosu halkımızla paylaşıldı. Şeffaf belediyecilik kapsamında Tunceli Belediyesi olarak 08.04.2019- 31.12.19 tarihleri arasında belediyemize ait gelir gider tablosunu belediye binamıza asarak halkımızın bilgisine sunduk. Belediyeyi devraldığımızda 22.04.2019 tarihinde belediye gelir gider tablomuzu halkımızla paylaşmıştık. 08.04.2019 tarihli itibari ile belediyemizin toplam borcu 68.498.654,28 iken, 31.12.19 tarihi itibariyle borcumuz 65.981.790,47’ye geriledi.” ifadeleri kullanıldı.

Enternasyonal Birlik (Internationalistisches Bündnis) 4. Kongresi yapıldı

Enternasyonal Birlik (Internationalistisches Bündnis) 4’üncü kongresi 300 civarında delegenin katılımıyla 16 Şubat 2020 tarihinde Kassel’de gerçekleşti

KASSEL (18-02-2020) Öğlende önce saat 10’da   Rebell isimli devrimci gençlik örgütün müzik grubu anti faşist marş seslendirerek kongrenin açılışı yapıldı.

Kurum temsilcileri ve   kongreye katılan delegeler konuşma yaparak, Alman devletin devrimci ve sosyalistlere saldırısı, işçi ve emekçilerin sorunları,   Almanya’da sendikaların durumu, konut sorunu, sağlık sorunu, pazartesi eylemlilikleri, faşist partilerin gelişmesi, Münih’te Müslüm Elma’nın yagılanması, MLPD ve Ras grubu arasında süren sorunlar başta olmak üzere çok kapsamlı konular üzerinde öneri ve kısa değerlendirmeler yaptılar.

Saat 10.00 başlayan kongre 12.30’da   ara vererek, 6 Nisan 2006 da Kassel’de Neo nazi faşistler   tarafında   Halit Yozgat’ın katledildiği yere topluca gidilerek çelenk bırakıldı. Kısa konuşma yapıldı.

İkinci oturum 13.15 de başladı. Kurum temsilci ve   delegeleri gelecek dönemde Bundnisin yürüteceği faliyetler hakında öneriler sundu, önerilerin oylaması yapıldı.Yeni yönetici kademe seçildi.

Almanya Demokratik Haklar Federasyonun’da katıldığı   kongre,   delegelerin birlikte haykırdığı   devrimci marşla, katılanların alkışlarıyla 16.30 da sona erdi.

Mahmut Alınak tutuklandı: Zorla kelepçe takmak isteyen polislere direndi

3 Şubat’ta ‘örgüt üyeliği’ suçlamasıyla gözaltına alınan siyasetçi ve yazar Mahmut Alınak, tutuklandı Zorla kelepçe takılmak istenmesine direnen Alınak’a zor kullanıldı

HABER MERKEZİ (17-02-2020) Bugüne kadar 9 kez tutuklanan 18’inci dönem Kars ve 19’uncu dönem Şırnak’tan Halkın Emek Partisi (HEP) milletvekili seçilen Mahmut Alınak gün süren gözaltı işleminin ardından tutuklandı.

Kars Cumhuriyet Savcılığı tarafından tutuklama talebiyle Sulh Ceza Mahkemesine sevk edilen Mahmut Alınak, TCK’nin 302. Maddesinde yer alan ‘Devletin Birliğini ve Ülke Bütünlüğünü Bozmak’ gerekçesiyle tutuklandı.

KELEPÇE TAKMAYI REDDETTİ POLİS ZOR KULLANDI

Sağlık sorunları bulunan 68 yaşındaki Alınak, Kars Cezaevi’ne götürülürken polislerle arasında kelepçe tartışması yaşandı. Alınak’a kelepçe takmaya çalışan polislere itiraz eden oğlu Av. Bişar Alınak da polislerle tartıştı.

Mahmut Alınak, kelepçe takılmasının yasal olmadığını söyleyerek kelepçe takmayı reddetti.

Artı Gerçek

Halkın sanatı ve sanatçısına dokunulamaz, türküler susturulamaz!

ADHK Kültür-Sanat  Kolu  olarak, Gurup  Yorum  ve  devrimci  sanatcılar  üzerindeki  baskıları  ve  haksız, hukuksuz  tutuklamaları  kınıyor, devrimci  direnişlerini  selamlıyoruz

ADHK (17-02-2020) Devrimin  ayak  sesleri  duyulmaya  başladıkça, faşizmin  korkuları da artar. Korktukça  saldırganlaşır. Faşist AKP- MHP  iktidarı, ecel  terleri  dökmeye  başladığı  bu  süreçte, iktidarda  kalabilmenin  tek  çaresi  olarak  kendilerinden  olmayan  her  kesime  yönelik  saldırılarında  sınır  tanımıyor. İktidar  oldukları  günden  bu  yana  halkın  sanatı  ve  sanatçısı da  bu  saldırılardan  payına  düşeni  fazlasıyla  almış, almaya  devam  ediyor.

Faşizmin,  halkın  sanatına  ve  sanatçısına  olan  düşmanlığı  sadece  ülkemize  has  bir  olgu  değildir. Faşist  diktatörler  dünyanın  her  yerinde  aynı  zihniyete  sahiptirler. Şili’li  sanatçı  Victor  Jare, İspanyol  Federico  Garciya  Lorca  halkın  sanatını  yaptıkları, şiirleri  ve  türküleri ile  faşizmi  teşhir  ettikleri  için  katledilmedilermi. Sabahattin  Ali  aynı  sonla  yüzleşmedimi. Yılmaz  Güney, Ahmet  Kaya, Nazım  Hikmet  ve  daha  niceleri  faşizmin  saldırıları  ve  baskıları  sonucu  sürgünde  yaşamlarını yitirmedilermi. Yine  bu  gerici- faşist  zihniyet  değilmidir  onbinlerce  yıllık  tarihi  miras  olan  heykelleri  paramparça  eden. “Müstehcen” deyip  heykelleri  kaldıran. Kısacası  bunlar  halkın  sanatına, sanatçısına  düşman. Karanlıktan  medet  uman  bu  yarasalar, aydınlığa  düşman. Bunlar  saza  düşman, söze  düşman.

Halkın  dertlerini, umutlarını  ve  sevdalarını  sazlarıyla, sözleriyle  dillendiren  Gurup  Yorum’un  haklı  taleplerini  destekliyor, Türk – İslam  sentezli  faşist  iktidarın  Ölüm  Orucundaki  Gurup  Yorum  sanatçılarını serbest  bırakması ve  demokratik  taleplerinin  derhal  kabul edilmelidir. Aynı  şekilde  Yılmaz  Çelik, Şenol  Akdağ  için de  halkımızın, aydın  ve  sanatçılarımızın  talepleri, baskılara  son  verilmesi, haksız  yere  tutuklu  devrimci  sanatçıların  serbest  bırakılmalıdır.

ADHK Kültür-Sanat Kolu  olarak, Gurup  Yorum  ve  devrimci  sanatcılar  üzerindeki  baskıları  ve  haksız- hukuksuz  tutuklamaları  kınıyor, devrimci  direnişlerini  selamlıyoruz. Öte  yandan  uzun  yıllardır  halkın  yaralarına  türküleriyle, marşlarıyla  ve  sazlarıyla  merhem  olmaya  çalışan  Gurup  Munzur’u  susturma  çabalarını da  kınadığımızı, ne  Yorum, ne  Munzur  ve  ne de  diğer  devrimci sanatçıların  susturulamıyacağını  tekrar  tekrar  haykırıyoruz.

YAŞASIN  DEVRİMCİ  DAYANIŞMA!

HALKIN  SANATINA  VE  SANTÇISINA  DOKUNMA !

ADHK (Avrupa Demokratik Haklar Konfederasyonu)

Kültür-Sanat Kolu

 

Devrimci tutsaklarla dayanışma etkinliği başarıyla sonuçlandı

Ludwigsburg Demokratik Kültür Merkezi Derneği tarafından “Devrimci Tutsaklarla Dayanışmayı Büyütelim, Devrimci Tutsaklar Onurumuzdur” şiarıyla düzenlediğimiz etkinlik başarıyla sonuçlandı

LUDWİGSBURG (11-02-2020) Gece, gelen kitlenin selamlanması, devrim ve komünizm mücadelesinde sonsuzluğa uğurladıklarımız adına saygı duruşu ile başlatıldı.

Ardından sunucular genel durum ve etkinliğin içeriğine dair sunumlarını yaptılar. Ve bunu takiben derneğimizin saz kursuna katılan öğrencileri ve derneğimizin korosu birlikte sahne aldı. Birlikte söyledikleri parçalar ve özel olarak da Grup Yorum için seslendirilen parça kitle tarafından beğeni ile izlendi.

Dernek korusunun ardından YDAB adına ülkeden gelen yoldaş konuşmasını gerçekleştirdi. Genel durumu ifade eden, devrimci tutsaklarla dayanışmanın ve dayanışmayı büyütmenin aciliyetine ve önemine dikkat çekti. Bu bölümde etkinliğimize destek sunan ve dayanışmada bulunan Gökhan Büyüktaş seslendirdiği güzel parçalar sonrasında ara verildi.

Etkinliğin ikinci bölümünde Veysel Aydın sazı ve sözüyle yer aldı. Yaptığımız etkinliğin önemine vurgu yaptı.

Veysel Aydın’dan sonra ADHK konseyi adına konuşma gerçekleştirildi. Konuşmada; tarih boyunca eğemen güçlerin toplumsal dinamiklere ve devrimci tutsaklara karşı izledikleri politika ve saldırılar, şuan devrimci tutsakların içinde bulunduğu koşullar, ADHK olarak yaptığımız maddi-manevi çalışma ve sahiplenmenin özeti yapıldı. Ardından örgütlenmeye ve devrimci mücadelenin yükseltilmesine çağrıyla konuşma sonlandırıldı.

Proğramda son olarak Derneğimizin saz ve koro hocası Onur Olgun sahne aldı. Söylediği güzel parçalalarla birlikte yapılan faaliyetin önemi ve bu sahiplenmenin daha da güçlendirilmesi gerektiğinin altını çizdi.

Kapanış konuşmasıyla etkinlik sona erdi. Ve etkinliğin gelen kitlede olumlu bir hava yarattığını gördük.

Tarih Konuşuyor, Darağacında Açan Güller

Tarih Konuşuyor, Darağacında Açan Güller isimli gösterim Innsbruck’da seyircisi ile buluştu!

INNSBURUCK (11-02-2020) Avusturya Demokratik Haklar Federasyonu innsbruck derneği tarafından   8 şubat Cumartesi Akşamı saat 19:00’da başlayan gösterim, Açılış konuşması ve saygı duruşu ile başladı. Osmanlı dan günümüze tarihsel süreç içerisinde idam edilmiş katledilmiş ve halkların bağrından hiç kopmadan günümüze kadar uzanan Şeyh Bedreddin,   Börklüce Mustafa, Pir Sultan Abdal, Seyit Rıza, Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan, Hüseyin İnan, gibi bir çok devrimci, halk önderi egemenlere karşı halkların kurtuluşu için mücedele edenlerin tarihe damga vuran sözleri, konuşmaları müzikal, şiirsel bir sunum ve sinevizyon la birlikte gösterimi yapıldı. İki buçuk saate yakın süren gösterim İzleyiciler tarafından oldukça ilgiyle izlendi. Gösterim önümüzdeki süreçlerde farklı alanlarda gösterime sunulacak.