adhk tarafından

Çorum’da Kaypakkaya anması

Mayıs 21, 2013 de ARŞİV adhk tarafından

Komünist önder İbrahim Kaypakkaya’nın köyünde yapılan anma yürüyüşü sırasında kitle üzerinde baskı kurmaya çalışan jandarma havaya ateş açtı

ÇORUM (21.05.2013) – Her yıl olduğu gibi bu yıl da komünist önder İbrahim Kaypakkaya’yı mezarı başında anmak için İstanbul, İzmir ve Dersim’den yola çıkan devrimci demokratik kurumlar sabah saatlerinde Ankara’da buluşarak buradan gelenlerle birlikte Kaypakkaya’nın mezarının bulunduğu Çorum’un Karakaya Köyü’ne doğru yola çıktı. Öğlen saat 13.00’de Karakaya Köy ’üne varan kitle burada kortejler oluşturarak “İbrahim Kaypakkaya ölümsüzdür” ortak pankartının arkasından “Önderimiz İbrahim, İbrahim Kaypakkaya”,”Katil devlet hesap verecek”, “Devrim şehitleri ölümsüzdür” sloganları eşliğinde yürüyüşe geçti.

Jandarma havaya ateş açtı

Kitle mezarlık yoluna girince yolun önünü bariyerlerle kapatan jandarma kitlenin geçişine izin vermeyerek kimlik kontrolü yapmak istedi. Ancak daha önce yapılan anmalara soruşturma açıldığını bilen kitle kimlik kontrolü yaptırmayarak jandarma barikatını yardı. Sloganlar atarak yürüyüşe devam eden kitle sivil bir polis tarafından görüntülenmek istendi. Sivil polise basın kartını soran kortej görevlilerinin fotoğraf çeken şahsın polis olduğunu tespit etmeleri üzerine polise müdahale ederek oradan uzaklaştırdılar. Yaşanan arbede sırasında jandarmanın birkaç defa havaya ateş etmesine rağmen kitle provakosyona gelmeyerek yürüyüşe devam etti.

Kaypakkaya korkusu devam ediyor

Mezarlığa gelindiğinde Kaypakkaya’nın ve bir süre önce yaşamını yitiren Ali Kaypakkaya’nın mezarını çiçeklerle bezeyen kitle Kaypakkaya ve tüm devrim şehitleri için bir dakikalık saygı duruşunda bulundu. Daha sonra yapılan basın açıklamasında Kaypakkaya’nın mücadelesine 73 Ocak’ında Dersim’de girdiği çatışma sonucunda esir düşüp işkence de katledildiğine değinilerek Kaypakkaya’nın çizgisinin MİT raporlarında “ihtilalci komünizmin Türkiye’ye uygulanmış hali” olarak geçtiği belirtildi. Onun çizgisinden korkanların 40 yıl sonra hala devam ettiği vurgulanan açıklamada “Resmi ideolojinin Kemalist karakterini ortaya koymuş, Kürt ulusunun özgürlük ateşini körüklemiştir. Türkiye Devriminin yolunu Halk Savaşı olarak tespit etmiş ve bu tespiti eyleme çevirmiştir. Bu nedenledir ki; “demokratikleşti” denen Türkiye’de Kaypakkaya’nın afişini asmak, anmasına katılmak, türküsünü söylemek, kitabını taşımak dahi ‘büyük bir suç’ ve gözaltı-tutuklama sebebidir! Pınar Aydınlar, Ferhat Tunç ve daha birçok sanatçı Kaypakkaya türküleri söyledikleri için terörist ilan edilmektedir. DHF üyelerine bu nedenle yüzlerce yıllık hapis “ceza”ları verilmiştir. Kaypakkaya sloganları atan YDG’liler bu nedenle tutuklanmıştır.”  denildi. Açıklamada ayrıca Mayıs ayında katledilen Armenak Bakırciyan’a, Haki Karer’e, üç fidana ve dörtlere de değinildi.

Fatma Ana, “birçok İbo var etrafımda. Korkmayın devam edin yolunuza” dedi

Açıklamanın ardından Kaypakkaya’nın annesi Fatma Ana’ya söz verildi. Duygusallaşan ve konuşamayacağını söyleyen Fatma Ana anmaya katılan herkese teşekkür ederek “birçok İbo var etrafımda. Korkmayın devam edin yolunuza” dedi.78’liler Vakfı adına yapılan konuşmadaysa Kaypakkaya’yı işkencede katledenlerin ortaya çıkarılması için BDP milletvekili Sebahat Tuncel’in mecliste bir soru önergesi verdiği ve bu sürecin takipçisi olacakları belirtildi

Anma etkinliği saz eşliğinde hep birlikte söylenen “18 Mayıs Marşı”, “İbrahim Yoldaş” gibi mücadele türkülerinin söylenmesiyle sonlandırıldı.

Eylemi DHF, Partizan ve 78’lilier örgütlerken BDSP, ESP ve EMEP desteklediler.

http://www.halkingunlugu.net/

adhk tarafından

Komünist Önder İbrahim Kaypakkaya Strasbourg’da anıldı

Mayıs 20, 2013 de ARŞİV adhk tarafından

Strasbourg (20 Mayıs 2013) İbrahim Kaypakkaya’ nın Fasist TC. tarafından Diyarbakır zindanlarında katledilişinin 40. Yılı vesilesiyle Partizan ve Halkın Günlüğü dergisi’ nin düzenlemiş olduğu paneller serisinin bir ayagı da 19 Mayıs pazar günü Strasbourg’ ta yapildi.

Strasbourg’ ta bulunan Mezopotamya Kültür Merkezi nde, saat 13 : 00  da başlayan etkinlik başta komünist önder olmak üzere mayıs ayında şehit düşen tüm devrimcilerin anısına yapılan saygı duruşu ile başladi. İlk önce Halkın Günlüğü temsilcisi söz alarak sunumunu yaptı.

Kaypakkaya’ yı anmanın sadece klasik bir anma olmaması gerektiğini belirterek basladığı konusmasını onun, ulusal sorun olmak üzere kemalizm ve iktidar konusundaki görüşlerinin iyi anlaşılması gerektiğini belirterek Kaypakkaya’ yı  ideolojik farklılıklarıyla değerlendirmek ve diğer devrimci önderlerden ayrıştırmak gerektiğine vurgu yaparak sunumunu devam ettirdi. Daha sonra Partizan temsilcisi de sözlerine mayıs şehitlerini anarak başladı ve mücadele içerisinde olanların bugün de bu miraslardan olabildiğince yararlanması gerektiğine vurgu yaptı.

İbrahim’i diğer devrimci önderlerden ayıran özelliğin salt işkencelere direnmesi, “ser verip sır vermeyen ” bir devrimci olması değil, Türkiye halklarının kurtuluş reçetesini doğru yazan Komünist bir önder olması açısından değerlendiren Partizan temsilcisi, Halkın Günlüğü temsilcisinin konuşmalarına ek olarak O’ nun özelde de kürt ulusal sorunundaki görüslerinin iyi anlaşılması gerektiğini ve bunun da bugün yaşanilan gerçekliğin iyi kavranabilmesi için şart olduğunu belirtti.

Konuşmasında Öcalan’ ın Newroz da okunan mesajındaki kimi yanliş anlayışlar dediği konulara değinerek, doğru tavrın radikal itici çıkışlar ya da söylemler kullanmak yerine hareketi anlayarak ve de hareketin ideolojik yaklaşımlarını göz önünde  bulundurarak değerlendirmeler yapılması olduğunu ileri sürerek, bundan dolayı dikkatli olunması gerektiğine vurgu yaptı.

Etkinlik, sunumların ardından kitlenin soru ve görüşlerinin de alınmasıyla sonlandırıldı.

adhk tarafından

Maoist tutsaklardan firar girişimi

Mayıs 20, 2013 de ARŞİV adhk tarafından

Malatya Hapishanesi’nde Maoist tutsakların kazdığı tünel açığa çıktı. Hapishane dışına az bir mesafe kala ortaya çıkan tünel karşısında şaşkına dönen hapishane idaresi ve jandarma, Maoist tutsaklar üzerinde baskılarını artırdı.

Haber Merkezi (19.05.2013)-  Malatya Hapishanesi’nde Maoist tutsakların özgürlüğe açtığı tünel son anda jandarma ve gardiyanların denetiminde fark edildi.

Munzur Dağları’nda 15-16 Kasım 2012 Ovacık ilçesi Karagöl kırsalında TSK ordusuyla çıkan çatışma sonucunda 24 Maoist Gerillası yakalanmıştı. Maoist gerillalar Malatya Hapishanesi’ne götürülmüştü.

Maoist gerillalar hapishanede tutuldukları C-2, C-3 koğuşlarında yakalandığı andan itibaren hapishaneden firar etmenin planları yaptığı ortaya  çıktı.

18 Mayıs günü hapishane idaresinin sıkı denetiminde tünelin açığa çıktığı öğrenildi.

Tunelin açığa çıkmasının ardından Malatya savcısının hapishaneye giderek incelemelerde bulundu.  MKP/HKO dava tutsaklarının kazmış olduğu tünelin hapishane sınırını aştığı ve   hapishane içerisinde dört ton toprak çıkarıldığı bilgisi alındı.

Kazılan tünelin hapishane sınırı dışına çok az bir mesafe kala açığa çıktığı öğrenildi. Tünelin açığa çıkmasıyla birlikte, duruma öfkelen hapishane idaresi MKP/HKO dava tutsaklarına yönelik saldırılarını arttırdı.

http://www.halkingunlugu.net/

adhk tarafından

Faşist kuşatma altında Kaypakkaya anması

Mayıs 19, 2013 de ARŞİV adhk tarafından

İstanbul’da Komünist önder İbrahim Kaypakkaya faşist kuşatma altında devrimci dayanışmanın coşkusuyla birleşen kavga sloganlarıyla anıldı. Devletin Taksim yasağı ise devrimci iradenin yönelimiyle delindi.

İSTANBUL (19.05.2013)  DHF, Partizan, ESP, Alınteri, Kaldıraç, BDSP, ÖDP, SDP, SYKP, PSAKD, Dersim Dernekleri Federasyonu ve Devrimci 78’liler Federasyonu’nun da içinde olduğu örgütlerin çağrısıyla yüzlerce kişi, ölümsüzlüğünün 40. Yılında İbrahim Kaypakkaya’yı anmak için Taksim Tünel’de bir araya geldi.

Ellerinde İbrahim Kaypakkaya’nın fotoğraflarını taşıyan kitle “İbrahim Kaypakkaya yaşıyor, yaşayacak”, “Önderimiz İbrahim Kaypakkaya”, “İbrahim Kaypakkaya ölümsüzdür”, İbo, Mahir, Deniz sürüyor sürecek mücadelemiz” “Devrim şehitleri ölümsüzdür”,  “Faşizme karşı omuz omuza”, “Katil devlet hesap verecek”, “Yaşasın devrimci dayanışma”, “Taksim kızıldır kızıl kalacak”, Taksim Meydanı’na yürümek için beklerken, polis, çevik kuvvet ve TOMA’larla önlerine barikat kurdu.

Polis provokasyonu

Eylemin başlayacağı yerde polis sivil faşistleri de yanına alarak provokasyon girişimlerinde bulundu. Tünelin her yerine konumlandırılan sivil polisler ve faşist güruhlar kitleye karşı saldırmak için hazır bekletiliyordu.

Arada “esnaf”  görünümüne bürünen sivil polisler, kitleye sözlü tacizlerde bulunarak saldırmak istedi. Kitle ve esnaf tarafından protesto edilen sivil polisler, kitlenin üzerlerine yönelmesiyle kaçtılar.

Toplanma anından itibaren eylem alanını terörize eden polis Taksim-Karaköy Tüneli yaya trafiğine kapattı. Basını da hedef alan polis, Kızıl Bayrak, Halkın Günlüğü ve diğer devrimci basın emekçilerine tehditler savurdu. Çevik kuvvete talimat veren polis müdürleri gazetecilere saldırmasını istedi.

Tünel’de toplanma sırasında sivil polisler han içinde İbrahim Kaypakkaya dövizlerini taşıyan bir kişiyi gözaltına almaya çalıştı. Handaki faşitlerin de şişe kırıklarıyla linç etmeye çalıştığı eylemciyi kitlenin geri aldığı sırada saldırı başladı.

Polis uyarı dahi yapmadan saldırdı

Kitle sloganlar eşliğinde eylem saatini beklerken polis hiçbir uyarıda bulunmadan gaz bombaları ve tazyikli suyla saldırdı. Çok yoğun kullanılan gazdan, çok sayıda kişi etkilendi.

Yakın mesafeden kitlenin üzerine hedef gözeterek gaz bombası atan polis, bilinçli bir şekilde pasajlarda oturanların üzerine de gaz bombası attığı görüldü.

Hiçbir uyarı yapılmadan TOMA’dan kitle üzerine sıkılan basınçlı suyun önünde kalan polis yere düşerek yaralandı.

Yoğun gazdan etkilenerek ara sokaklara çekilen kitlenin ardından ara sokaklara da gaz bombası atan polis, daha sonra bu sokaklara girerek önüne gelene saldırdı.

Kitle polis saldırısının ardından üçe bölündü. Bir kısım kitle Şişhane tarafına, bir kısım kitle, Tarlabaşı tarafına bir kısım kitlede Galata Kulesi tarafına dağıldı.

Şişhane tarafına polise karşı direnerek çekilen kitle burada, yer yer polisin gaz bombalı saldırılarına maruz kaldı.

Şişhane’de her yere atılan gazdan, herkes etkilendi. Toplu taşıma araçları, kapıları açıp, yolcuları indirmek zorunda kaldı.

Taksim’e yönelen kitlenin bir bölümü Galatasaray’da toplandı. Polis, burada da gaz bombalarıyla saldırdı.

Kitlenin bir bölümü de, polisle karşılık vererek Fransız Kültür Merkezi’nin önüne ulaştı.

Buradan Taksim Meydanı’na yürüyen kitleye polis gaz bombalarıyla saldırdı. Polis saldırısı sırasında plastik mermi de kullandı. Ayrıca polis, gaz bombalarını da baş hizasında hedef gözeterek attı.

Meydan bölgesinde bir otelin içinde Ekim Gençliği okurunun dövülmesini görüntüleyen Gelecek gazetesi muhabiri de polis şiddetine uğradı.

Polis eylemde de kitleyi hedef alarak gaz bombası attı. Bir BDSP’li atılan gaz bombasının çarpması üzerine kolundan yaralandı ve Taksim İlkyardım Hastanesi’ne götürüldü. Oradan da Şişli Etfal Hastanesi’ne götürüldüğü öğrenildi.

Polis provokasyonu

Eylemin başlayacağı yerde polis sivil faşistleri de yanına alarak provokasyon girişimlerinde bulundu. Tünelin her yerine konumlandırılan sivil polisler ve faşist Güruhlar kitleye karşı saldırmak için hazır bekletiliyordu.

Arada “esnaf”  görünümüne bürünen sivil polisler, kitleye sözlü tacizlerde bulunarak saldırmak istedi. Kitle ve esnaf tarafından protesto edilen sivil polisler, kitlenin üzerlerine yönelmesiyle kaçtılar.

Kitleye polis müdahalesinin ardından gazdan etkilenerek ara sokaklara çekilen ailelere ve eylemcilere burada pusuda bekleyen faşist güruhlar tarafından saldırı gerçekleşti. Ara sokaklarda sivil polisleler silahları çekerek, eylemcileri ölümle tehdit ettiler.

Yasaklar parçalandı DHF Taksim Meydanı’na ulaştı

Taksim Tünel’de kitleye müdahale etmesinin ardından DHF’liler, İstiklal Caddesi üzerinde bulunan Demirören İş Merkezi önünde bir araya geldi.  Demirören önünde bir araya gelen DHF’liler “İbrahim Kaypakkaya ölümsüzdür” DHF imzalı pankartı açarak, Taksim Meydanı’na doğru yürüyüşe geçti. BDSP’lilerin de katıldığı yürüyüşte, “Önderimiz İbrahim Kaypakkaya”, “Gözaltılar tutuklamalar baskılar bizi yıldıramaz”, “İbrahim yoldaş ölürsüzdür”, “Yaşasın devrimci dayanışma” sloganları atıldı.

İstiklal caddesi üzerinden yasakları parçalayarak, Taksim Meydanı’na kadar yürüyen korteje  ilgi yoğun oldu. Yürüyüşün arından meydanda ulaşarak açıklama yapmak isteyen kitleye polis, TOMA araçlarından gazlı su ve gaz bombalarıyla saldırdı. Yapılan polis saldırısı sonrası kitle ara sokaklara çekildi.

“Kaypakkaya’yı Anmaya Devam Edeceğiz”

MİS sokakta ”And olsun ki adını şan olsun ki andını yaşatacağız katledişinin 40. yılında Kaypakkaya’yı unutmadık unutturmayacağız” yazılı pankartın arkasında bir araya gelen Partizan kitlesi ”Önderimiz İbrahim İbrahim Kaypakkaya ”,”Katil devlet hesap verecek” sloganlarını atarak Fransız Kültür Merkezi önüne yürüdü. Burada polis saldırısı lile karşılaşan Partizan kitlesi çatışarak geri çekildi.

http://www.halkingunlugu.net/

adhk tarafından

Çorum anmasında gerginlik

Mayıs 19, 2013 de ARŞİV adhk tarafından

Komünist önder İbrahim Kaypakkaya’nın köyünde yapılan anma yürüyüşü sırasında kitle üzerinde baskı kurmaya çalışan jandarma havaya ateş açtı

ÇORUM (19.05.2013)- Komünist önder İbrahim Kaypakkaya ölümsüzlüğünün 40. Yılında Çorum’da bulunan Karakaya Köyü’nde Kaypakkaya’nın mezarı başında Demokratik Haklar Federasyonu, Partizan ve ‘78’liler Derneği gibi kurumların ortak olarak düzenlediği yürüyüşte jandarma yürüyen kitlenin önüne barikat kurarak tek tek kimlik kontrolü yaptı ve yürüyüşü engellemeye çalıştı.

Jandarma havaya ateş etti

Yapılan kimlik kontrolüne karşı çıkan yaklaşık 500 kişilik kitle, jandarma barikatını yıkarak mezarlığa doğru yürüyüşe geçti. Yürüyüş sırasında kitleyle jandarma arasında kısa süreli çatışma yaşandı. Kitlenin fotoğrafını çekmeye çalışan jandarmaya tepki gösterilmesi üzerine, jandarma kitle üzerinde baskı kurmak için havaya ateş açtı. Kitlenin anmada kararlı duruşu devam ediyor.

 

Gelişmeleri aktarmaya devam edeceğiz.

adhk tarafından

(Yenilendi) Avrupa’da, Önder Kaypakkaya Eylemlerle Anıldı.

Mayıs 18, 2013 de ARŞİV adhk tarafından

Avrupa (18 Mayıs 2013) Diyarbakır zindanında insanlık dışı işkencelerle katledilen Komünist önder İbrahim Kaypakkaya 40. ölümsüzlük yıl dönümünde Avrupa’da Sınıf Teorisi ve Partizan’nın ortak organize ettiği eylemliklerle  devrimci coşkuyla anıldı. 18 Mayıs günü eş zamanlı olarak, Almanya, İsviçre, Fransa, Avusturya’nın bir çok şehrinde bir araya gelen Kaypakkaya’nın yoldaşları ve dostları  devrim ve komünizm mücadelesinde  direniş ve ısrarın bayrağı olan Kaypakkaya’yı andı.

Kaypakkaya adı egemenlerin korkusu olmaya devam ediyor, etmeye devam edecek!

Komünist önder İbrahim Kaypakkaya’nın Diyarbakır zindanında insanlık dışı vahşi işkencelerle katledişinin üzerinde yarım asıra yakın bir zaman geçmesine rağmen onun adı hala egemenlerce  korku olmaya devam ediyor. Ölümünden 40 yıl sonra bile sırf  İbrahim Kaypakkaya’yı andıkları için, ona türküler, marşlar söyledikleri için, yada ona dair yazılar, şiirler yazdıkları için onlarca  ilerici, devrimci, aydın, sanatçı hapishanelere konulmakta yada haklarında onlarca yılı bulan cezalar istenmektedir.

Kaypakkaya’nın vahşi işkencelerde katledilmesi  ve bunun sormlularına bir şey yok ama bunu dile getirmek, işkencehanelerde ser verıp sır vermeyen komünist önderi anmak suç sayılmaktadır. Çünkü Kaypakkaya  korkusu  onun ‘’ihtilalci komünizmin Türkiye uyarlaması’’ olarak egemenlerin ve onların  yasama,yürütme yargı sistemlerinde kayıtlı bulunmaya devam ediyor. Bundandırki  her  18 mayıs tarihi ve her İbrahim Kaypakkaya isminin  kitlelerin  dinde slogan, marş, türkü, şiir, elinde bayrak olması na  tahamül edilemiyor. Faşist Türk devletinin tüm baskı ve zorba politikalarına karşın, Kaypakkaya  gerek bütünlüklü devrim mücadelesinde gereksesede özelde 18 Mayıs  günü ölüm yıl dönümünde kitleşerek anılmaya devam edilyor.

40. Ölümsüzlük yılında gerek Türkiye Kuzey Kürdistan’da, gerek Avrupa’da yaygın ve kitlesel  yapılan anmalar ve eylemlikler, Faşist Türk devletinin  tüm zorbalıklarına karşın, Kaypakkaya’nın kitlelerin elinde kızıl bir bayrak olarak egemenlerin korkularını büyütmeye  devam edeceğini işaret etmektedir. Çünkü Kaypakkaya devrim mücadelesinde tarihe mal olan işkencehanelerde ser verip sır  vermeyen  bir direniş sergilemenin dışında, devrimin temel sorunları olan  devrimin stratejik araçları parti, ordu, cephe, ideolojik program, devrimin yolu ve örgütsel ilkelerin ışığında rejmin tahlili ve bundan köklü kopuşu ve yine ideolojik alanda reviziyonizme ve her türden anti Marksist-Leninist-Maoist  ideolojik çizgilere karşı sistemetik ve bütünlüklü  Marksist-Leninist-Maoist  bir çizgiyi örgütleyen bilimsel  komünist  bir önder çizgiyi temsil etmektedir.

Tüm dünyada emperyalist-kapitalist saldırganlığın, emekçilere, ezilen dünya halklarına ve mazlum ulus ve azınlıklara pervasızca  çok yönlü askeri, siyasi, kültürel ve ideolojik saldırılarda bulunduğu ve yine  ideolojik  alanda  çok yönlü ve renkte tasfiyeciliğin revanşta olduğu ve pirim topladığı günümüz koşullarında İbrahim Kaypakkaya’nın  40. ölümsüzlük yılı vesilesiyle  yapılan eylemlik ve etkinliklerde  kitlelerin Kaypakkaya şahsında devrimin kızıl bayrağına sarılmaları büyük anlam taşımaktadır.

Almanya, İsviçre, Avusturya, Fransa’da  bir çok şehirde yapılan eylemlik ve anmalarda yapılan konuşmalar ve görsel gösterilerde  öne çıkan nokta Kaypakkaya şahsında her türden gericiliğe karşı maydan okuma  ve komünizm bayrağına sahip çıkmaya vurguların yapılması egemenlerin karkularını büyüteceğini  ifade etmektedir.

Yapılan anma ve eylemlikler;

Almanya NRW Essen’ de Kitlesel Kaypakkaya Anması

Komünist önder İbrahim Kaypakkaya katledilişinin 40.ölümsüzlük yılında Avrupanın bir çok yerinde olduğu gibi, Almanyanın NRW bölgesinde de gerçekleştirilen kitlesel bir yürüyüşle anıldı.

MLPD nin geleneksel düzenlemiş olduğu genclik festivalinin açılış yürüyüşüne Kaypakkaya anması damgasını vurdu.

Sınıf Teorısı ve Partizanın ortak düzenledikleri yürüyüşte Kaypakkaya sloganları hiç eksik olmadı. En önde Almanca “40.Ölümsüzlük yılında Kaypakkaya yı savunmak onurdur“ yazılı ortak pankartın taşındığı yürüyüşte TKP/ML ve MKP pankartları taşındı. Ayrıca yürüyüşte TKP/ML ve MKP kortejlerinin en önünde büyük boy Kaypakkaya pankartları taşındı.

Sloganların hiç susmadığı yürüyüşte sık sık “önderimiz Ibrahim, Ibrahim Kaypakkaya, Ibrahim Kaypakkaya ölümsüzdür, Devrim şehitleri ölümsüzdür, Yaşasın Partimiz Maoist Komünist Partisi ,Yaşasın Partimiz TKP/ML“ sloganlarının yanısıra, Almanca anti faşist sloganlarda sıklıkla atıldı.

18 Mayıs marşının kitle tarafından koro halınde söylendiği yürüyüşte, Sesli ajitasyonlarla Kaypakkayanın Devrimci ve Komünist niteliğine vurgu yapan konuşmalar gerçekleştirildi.

Yürüyüş yapılan mitingin ardından coşkulu bir şekilde sona erdi.

Almanya Hessen Darmstadt

Hessen bölgesinde Sınıf  Teorisi ve Partizan dergisinin ortak organize ettiği yürüyüş ve miting Darmstad şehrinde gerçekleştirildi.Almanca ve Türkçe ’’İbrahim Kaypakkaya Güzergahında Devrimin Kızıl Bayrağına Sahip Çıkalım!’’ Sınıf Teorisi –Partizan imzalı Pankartın arkasında toplanıp yürüyüşe geçen  kitle  yürüyüşün ardından tekrardan miting  alanında toplandı.

Burada MKP, TKP/ML, MLKP ve Darmstad Halk evi adına  konuşmlar yapıldı. Yapılan konuşmalarda İbrahim Kaypakkaya’nın  40. Ölüm yıl dönümüne vurgular yapılarak onun komünist görüşlerinin Türkiye-Kuzey Kürdistan devrimindeki önemine değinildi.

Komünist Önder İbrahim Kaypakkaya Ölümsüzdür,Önderimiz İbrahim İbrahim Kaypakkaya,Yaşasın Devrimci Dayanışma vb.slaoganların  atıldığı eyleme Darmstad şehrinde  bulunan bir çok devrimci demorat kurum  destek sundu. Miting daha sonra kültür programı yapıldıktan sonra sona erdi.

Hannover’de İbrahim Kaypakkaya anması

İbrahim Kaypakkayanın katledilişinin 40. yılı vesilesiyle Hannover’de Partizan ve Sınıf Teorisi taraftarları tarafından anma etkinliği düzenlendi. Yaklaşık 50-60 civarında kitlenin katıldığı anma etkinliği Partizan taraftarı bir arkadaşın açılış konuşması ve saygı duruşuyla başladı.

Saygı duruşunun ardından TKP/ML ve MKP’nin çıkardığı ortak bildirinin okunmasıyla devam edildi. Özellikle bir genç kadın arkadaşın almanca okuduğu ortak bildiri, çevreden geçen kitlenin ilgisini çekti. Pankartın yanına giden bazı insanlara İbrahim Kaypakkaya hakkında bilgiler verildi.

Sık sık: „Önderimiz İbrahim, İbrahim Kaypakkaya, İbo yaşıyor Tikko savaşıyor, Hoch die internationale Solidarität“ sloganları atıldı. Partizan ve ADHK bayraklarının dalgalandığı mitingin sonuna doğru başka bir genç kadın arkadaşımız İbrahim’e Ağıt  parçasını seslendirdi. Yek-Kom taraftarlarınında desteklediği miting yoğun yağmura rağmen başarılı bir şekilde gerçekleştirildi.

Stuttgart

Komünist önder İbrahim Kaypakkaya Almanya’nın Stuttgart kentinde kitlesel yürüyüşle anıldı.

Komünist önder Ibrahim Kaypakkaya katledilişinin 40.ölümsüzlük yılında Avrupa`nın bir çok yerinde olduğu gibi, Almanya`nın güney bölgesinin baskenti Stuttgartta da  gerçekleştirilen kitlesel bir yürüyüşle anıldı.

Sınıf Teorısı ve Partizanın ortak düzenledikleri yürüyüşte en önde büyük boy Kaypakkaya pankarti tasindi.Sloganların hiç susmadigi, mars ve türkülerin de söylendigi yürüyüste, sesli ajitasyonlarla Kaypakkaya`nın Devrimci ve Komünist niteliğine vurgu yapan konuşmalar gerçekleştirildi .18 Mayıs marşının kitle tarafından koro halınde söylendiği yürüyüşte, kadinlarin attigi zilgit dikkat cekici nitelikteydi.

Yürüyüşten sonra yapılan mitingde, ortak bildirinin okunmasinin ardindan Yazar Temel Demirer`in günün anlamina iliskin konusmasi  ile miting coskulu bir sekilde sona erdirildi.

Hamburg

Hamburgda yaklaşık 1 ay önce Sınıf Teorisi ve Partizan‘ın çağrısıyla oluşturulan 18 mayıs Kaypakkaya anma komitesinin,   Komünist Önder İbrahim  Kaypakkaya‘nın 40.ölümsüzlük yıldönümünde Hamburg‘da  feld strasse tren istasyonunda toplanan kitle  yoğun yağmura rağmen kitlesel ve coşkulu bir anma yürüyüşü gerçeklestirdi.Sınıf Teorisi -Partizan ve Kaypakkaya fikirlerine değer veren kişilerden oluşan komite  “KAYPAKKAYA GÜZERGAHINDA DEVRIMİN KIZIL BAYRAĞINA SAHİP ÇIKALIM ” Almanca ve Türkce pankartlarıyla ,Kaypakkaya flamaları ,kızıl bayraklar ve dövizleriyle  yürüyüşde yerlerini alırken, yürüyüşe katılan kitle bardakdan boşanırcasına aralıksız yağan yağmura rağmen sloganlarla Kaypakkaya‘yı sahiplendi.

Yürüyüş boyunca , ‘‘Önderimiz İbrahim İbrahim Kaypakkaya, Ağa Patron Devletini yıkacağız halk iktidarını kuracagız, İbo Haydar Zülfikar namludadir iktidar,İcerde dışarda hücreleri parcala,Politik tutsaklara özgürlük, Yaşasın devrimci dayanisma Kürdistan fasizme mezar olacak‘‘ sloganlari atıldı. Ara ara yapılan konummalardan sonra TKP/ML ve MKP’nin günün anlamına ilişkin yaptıkları açıklamalardan sonra yürüyüş bitiş noktasında kültürel ve sanatsal program aşırı yagmurdan dolayı  iptal edilerek komitenin yaptığı  kapanış konuşmasıyla yürüyüş sonlandırıldı. Yürüyüşe Yeni demokrasi peru,Anti emperyalist blok,Sosyalist genclik (SOL),gibi kurumlarda açık destek sundular.

Berlin

Komünist önder İbrahim Kaypakkaya katledilişinin 40.ölümsüzlük yıldönümünde Berlin’de de anıldı.

Partizan’ın düzenlediği anma Kotbusser Tor’da yaklaşık 90 kişinin katılımıyla gerçekleştirildi.Anmaya MKP taraftarlarının yanısıra Türkiye-Kuzey Kürdistanlı dost devrimci örgüt ve kişiler de destek verdi.

TKP/ML pankartı, ve komünist önder İbrahim Kaypakkaya’nın fotoğraflarının taşındığı anmada, mitingi düzenleyen Partizancı yoldaşların yanısıra MKP adına da bir bildiri okunarak dayanışma ve Devrim Şehitleri Ölümsüzdür! Şehid Namırın! sloganları atıldı.

Kaypakkaya Basel`de anıldı!

Komünist Önder İbrahim Kaypakkaya katledilişnin 40. yılında Basel’de TKP/ML, MKP, TKİP, MLKP ve FEKAR tarafından gerçekleştirilen ortak yürüyüşle anıldı.

Claraplatz Meydanı’nda 18 Mayıs Cumartesi günü saat 17.00’de toplanan kitleye yönelik Tertip Komitesi adına günün anlam ve önemini içeren almanca-türkçe konuşma yapıldı.

Kaypakkaya’nın Türkiye ve Kuzey Kürdistan sınıfsal ve ulusal kurtuluş mücadelesindeki önemi ve faşit Kemalist Türk devletinin katliamcı yüzünün teşirini içeren konuşma, kitlenin attığı “Yaşasın devrimci dayanışma!”, “Kahrolsun Faşist Türk devleti”, “Yaşasın enternasyonal dayanışma”, “Önderimiz İbrahim İbrahim Kaypakkaya” sloganlarıyla desteklendi. Saat 18.30`da eylemin yapılacağı Marktplatz Meydanı’na “Devrim devrim!”, “İbrahim Kaypakkaya ölümsüzdür!”, “Yaşasın devrimci dayanışma!” sloganları eşliğinde yürüyüşe geçti. Marktplatz Meydanı’na kadar yürüyen kitleye burada komite adına bir kez daha Kaypakkaya’nın devrim mücadelesi tarihindeki yeri, sergilediği direniş ve fedakarlık, yine ’71 Devrimci kopuşun temsilcilerinden Mahir Çayanları, Denizleri ve Kürt ulusal mücadelesinde şehit düşen dörtleri, Mazlumların feda ruhuna dikkat çeken bir konuşma yapıldı. Günün anlam ve önemini içeren kısa bir vurgunun ardından devrim ve komünizim şehitleri şahsında bir dakikalık saygı duruşu yapıldı.

Sonrasında eylemin organizasyonunda yer alan örgütlerin konuşmalarına geçildi. İlk konusmayi yapan TKP/ML temsilcisi sözlerine, “İbrahim Kaypakkaya’nın aramıdan fiziken ayrılışının 40. yılında onun ardılı olmanın gurur ve onuru ile anıyoruz” diyerek başladı.

Kaypakkaya olmak demenin cesaretli, feda ruhlu bir savaş, militan ve yılmaz bir mücadele, ısrarlı ve inatçı bir direniş, özverili ve azimli bir çalışma sergilemek, MLM bilimiyle donanmak, onu yaşam  ve mücadelede rehber kılmak, parti, devrim ve halk uğruna bütün benliğiyle kavgaya atılmak anlamına geldiğinin altını çizen temsilci, konuşmasının devamında, “Kaypakkaya, Kemalizim ideolojisiyle köklü kopuşun ve bilimsel devrimci sıçramanın adıdır. Bizler onu yaşatmanın biricik yolunun davasına sahip çıkmak olduğunun bilinciyle, sosyalizm ve nihayetinde komünizim uğruna, demokratik halk devrimi hedefiyle, halk savaşı güzergahında yürümeyi sürdürüyoruz” vurgusu yaparak bitirdi.

İkinci sözü TKİP temsilcisi aldı. Kaypakkaya’nın tarimizdeki en önemli devrimci önderlerden biri olduğuna dikkat çeken konuşmacı, “Sadece ser verip sır vermediği için degil, o dönem için gerçekten de son derece anlamlı olan belli düşünsel açılımlar ve sorgulamalar yapmayı, ideolojik-politik tahliler ortaya koymayı başardığı için önemli bir yeri vardır” dedi. `71 Devrimci Hareketi`nin simge isimleri İbrahim Kaypakkaya, Mahir Çayan, Deniz Gezmiş ve yoldaşları her yıl ölüm yıldönümlerinde anılmakta ve devrimci harekete kattıkları değerlere vurgu yapılamakta olduğunu belirten konuşmacı, “Devrim mücadelesinin yüzakı olan bu devrimcileri anmak devrim ve sosyalizim davasını her alanda geliştirmek, ihtilalci yeraltı örgüt fikrine daha sıkı sarılmak, onların sert bir kopuş sağladıkları reformizme, parlamentarizme ve yasalcılığa karşı daha etkili mücadele etmek demektir” diyerek sonlandırdı.

Daha sonra sözü alan MLKP temcilcisi, “Buradaki kitle Kaypakkaya’nın ne demek olduğunu iyi bilmektedir. Bugün devrimci hareket ayakta kalmayı düşünüyorsa İbrahim’den öğreneceği çok şey var. Nedir o şey? O şey sisteme kafa tutmaktır” dedi.

Komünist Önder İbrahim Kaypakkaya Paris’de Anıldı

“71 radikal devrimci çıkışının miheknk taşlarından komünist Önder İbrahim Kaypakkaya’yı ölümsüzlüğünün 40.yılında saygıyla anıyoruz.Tüm halkımızı O’nu anmaya ve sahiplenmeye çağırıyoruz.” afisleriyle Sinif Teorisi ve partizan tarafindan yapılan Önder yoldası anma çağrısı, Türkiye Kuzey Kurdistan’lıların yoğun olarak yaşadığı bölgede iş yerlerine, duvarlarına derneklere asılarak çalışma  bir hafta öncesinden başlatıldı.Anma etkinliğine afişlerde de olmak üzere; Atilim, Alinteri-Devrimci Proletarya, Kizilbayrak ve ODAK güçleride, kurumsal kimlikleriyle destek verip, İbrahim yoldaşın anma etkinligine, Devrimci Dayanisma temelinde katılım gösterdiler..

Anma etkinligi, FDHF’ye bağlı olarak Paris’te fayliyet sürdüren Dersim Araştırma Ve Kultur Merkezinde saat 16 da başladı.İbrahim yoldaş şahsında başta Türkiye Kuzey Kurdistan olmak üzere, tüm Dünya’da Devrim ve Komünizm için canlarını tereddüt etmeden vererek ölumsuzlesenlerimiz için yapılan, bir dakikalık saygı duruşuyla başlatıldı .

Ardından, 40. yıl olması nedeniyle, bu yıl ki anmaların MKP ve TKP/ML açısından ortak etkinlikler temelinde ele alınmasının önemine ve iki örgütün ortak yaptıkları açıklamalara ilişkin kısa bilgi verildi.

Daha sonra MKP adına soz alan arkadaş, ” Kaypakkaya yoldaşın 40 yıl önce savunduğu ihtilalci fikirlerin, bugünde sistem açısından tehlike oluşturmaya devam ettiğini” söyleyerek, konuyla ilgili olarak MKP’sı MK-SB tarafindan hazırlanan bildirinin sunumunu gerçekleştirdi. ” Biz Kazanacagız, halk kazanacak, Halk savası kazanacak!” siarıyla biten MKP bildirisinin ardından, TKP/ML adına söz alan temsilcinin verdiği bilgi ve TKP/ML MK’sı tarafından konuyla ilgili yazılan bildirinin sunumuna geçti.

Anma etkinliğine devrimci kurumlar adına yapılan açıklamalar ve devrimci dayanışmayı öne çıkartan katkılarla devam edildi.Kızıl Bayrak adına yapılan açıklamada: “İbrahim Kaypakkaya ve diğer devrimci önderlerin 71 devrimci çıkışının ortak mirası olarak görülüp, birlikte sahiplenilmesi gerektiğine”vurgu yapılarak, “mücadeleye bügunde bağlı kalmanın” önemine değinildi.Bu noktada, anma etkinliğinin afişi ve çagrısına imzalarıyla destek veren kurumların bazılarının, mesaj düzeyinde bile, imzalarını temsil ederek, devrimci bir sorumluluğu yerine getirmemelerinin eleştirisi yapılarak, bunun kabul edilemez bir yaklaşım olduğunun altı çizildi.

Anma programının son bölumünde, katılım gösteren Kaypakkaya’nın yoldaşları ve dostları, O’nu anmanın güncel önemi, tarihi politik bir şahsiyet olarak temsil ettiği ideolojik özgün durşsunun özellikleri ve, O’nu bugunde temsil eden politik partilerin, birlik’te dahil üzerlerine duşen tarihsel görev ve sorumluluklarına dair, yapılan konuşmalarla devam edilerek, etkinlik, tüm bu sürecin sonunda 25 Mayıs’ta lewerkusen’de yapılacak final gecesine katılım çagrısıyla, amacına uygun bir tarzda başaryyla sonuçlandırıldı.

40. Yılında Komünist Önder Kaypakkaya Londra’da Anıldı.

Katledilişinin 40. yılında Komünist Önder Kaypakkaya yapılan bir yürüyüşle anıldı. Kuzey Londra’nın Manor House bölgesinde akşam saatlerinde başlayan yürüyüşü organize eden Halkın Günlüğü ve Partizan tarafından hazırlanan “Kaypakkaya Komünizmi Kazanmanın Stratejik Adıdır” ve Kaypakkaya resminin yıldız içinde basılı olduğu “Mayıs Şafağında Ölümsüzleşenlere Selam Olsun” pankratların eşiliğinde yürüyüşe geçen kitle “Önderimiz İbrahim, ibrahim Kaypakkaya, Kaypakkaya onurumuzdur” İşgalci devlet Küridistan’da defol” Kürt Ulusuna Özgürlük Halk Savaşıyla Gelecek” Gerillalar Ölmez Yaşasın Halk Savaşı” “Biz Biz Biz, İşçinin-Köylünün Yiğit Sesiyiz, Namluya Sürülmüş Halk Mermisiyiz” ” Deniz, Mahir, Mazlum Doğan yaşıyor” gibi sloganlar sık sık atıldı.Katılımcı tüm kitlenin elinde Kaypakkaya resimlerinin yer aldığı yürüyüş oldukça canlıydı.

Demokratik-devrimci kuruluşların destek verdiği yürüyüş Woogreen bölgesinde çoşku içinde yapılan saygı duruşu ve konuşmalarla sona erdirildi.

Kaypakkaya Viyana’da Anıldı

Avusturya’nın Viyana şehirinde Komünist Önder İbrahim Kaypakkaya’nın katledilişinin 40. yılında anma etkinliği gerçekleştirildi.

Etkinlik Kaypakkaya şahsında devrim ve sosyalizm mücadelesinde şehit düşenler anısına bir dakikalık saygı duruşuyla başladı. Red Hack ve Revolutionare Aufbau adına marşlar okundu. Ardında Grup Umudun Renk’in okuduğu marşlardan sonra, Partizan ve Sınıf Teorisi adına konuşmalar yapıldı.

Son olarak Ozan Kamber türküleriyle etkinlik sonlandırıldı.

Innsburck

Komünist Önder İbrahim Kaypakkaya İnnsbruck’da bir yürüyüşle anıldı.18 Mayıs akşam saat 18:30’da Sınıf Teorisi ve Partizan tarafından ortak yapılan yürüyüşde öncelikle Hatay Reyhanlı ilçesinde yaşanan katliamı pretosto etmek için bir miting düzenlendi.

Mitinge DİDF ,KÜRT HALK EVİ, HALK CEPHESİ,SINIF TEORİSİ, PARTİZAN, ve ALEVİ DERNEKLERİ  katildi. ADHK’nın Reyhan‘lı katliamina ilişkin çıkardığı bildiriler dağıtıldı ve ADHK ,HALK CEPHESİ, PARTİZAN adına konuşmalar yapıldı..

Daha sonra Komünist Önder İbrahim Kaypakkaya’nın katledililisinin 40.yılı vesilesiyle yürüyüş gerçekleştirildi. Yaklaşık 200 kişinin katıldığı yürüyüş şehrin işlek yerlerinden geçerken kitlenin  ‘‘Önderimiz İbrahim İbrahim Kaypakkaya, Faşist devlet hesap verecek,Yaşasın Partimiz tkp/ml,Yaşasin partimiz mkp‘‘ sloganlar eşliğinde  eylemin sonuçlandırılacağı alana gelindiçBurada Sınıf Teorisi ve Partizan adına konuşmlar yapıldıktan sonra kültürel program yapılarak eylem sonuçlandırıldı.

 

adhk tarafından

Kaypakkaya Anmasına Polis Ablukası

Mayıs 18, 2013 de ARŞİV adhk tarafından

İstanbul (18 Mayıs 2013)  İbrahim Kaypakkaya’nın katledişinin 40. yıldönümünde Partizan ve DHF’nin çağrısıyla birlikte çok sayıda kurumun gerçekleştireceği anmaya engel olmak isteyen polis yığınak yapmış durumda.

Taksim-Tünel’in önü panzerler ve çevik kuvvet tarafından tutulmuş durumda. Polis İstiklal caddesinin Tünele yakın bölümünü Çevik kuvvet otobüsleriyle çevirmiş durumda. Ara sokaklardan çıkışların da polis barikatları bulunuyor. Buna karşın kitle Tünel önünde toplanmaya başladı.

http://www.ozgurgelecek.net/

adhk tarafından

Manisa’da mayıs ayı şehitlerini anıldı

Mayıs 18, 2013 de ARŞİV adhk tarafından

Komünist Önder İbrahim Kaypakkaya katledilişinin 40. Yıl dönümünde Demokratik Gençlik Hareketi (DGH) ve Demokratik Yurtsever Gençlik (DYG) tarafından 16 Mayıs’ta örgütlenen eylemle anıldı

MANİSA  (18.05.2013)- Manisa Celal Bayar Üniversitesi Öğrenci Kültür ve Dayanışma Derneği’nde Demokratik Gençlik Hareketi (DGH) ve Demokratik Yurtsever Gençlik (DYG)‘nin birlikte örgütlediği anmaya devrimci, demokrat ve yurtsever öğrenciler katıldı.

Devrim şehitleri adına yapılan saygı duruşundan sonra söz alan DYG üyesi, ‘’Denizlerin, Mahirlerin, Kaypakkayaların, Mazlumların, Haki Karerlerin, Dörtlerin ve diğer tüm şehitlerin yolundan gitmek bizlerin görevidir. Devrimci önderlerin fikirleri seneler geçmesine rağmen yolumuzu aydınlatıyor.’’ dedi.  Konuşmanın devamında 18 Mayıs 1977’de öldürülen Haki Karer ve 18 Mayıs 1982’de bedenlerini ateşe vererek hapishanelerdeki kötü uygulamaları teşhir eden Dörtlerin hayatlarına dair bilgiler verildi.

Kaypakkaya’nın fikirlerini savunmaya devam edeceğiz

DGH üyesi ise konuşmasında İbrahim Kaypakkaya’nın katledilişinin 40. Yılına ve Kaypakkaya’nın komünist önder kimliğine dikkat çekti. DGH üyesinin konuşmasında şu ifadeler kullanıldı: ‘’Kaypakkaya, Amed zindanlarında ser verip sır vermeyerek faşizmi kendi kanında boğmuştur. Kaypakkaya’nın fikirleri 40 yıl geçmiş olmasına rağmen hala güncelliğini koruyarak faşizmi her gün yenmeye devam etmektedir. Kaypakkaya, kendi döneminde devrimciler tarafından bile ilerici görülen Kemalizm’in burjuva devrimi olduğunu, Kemalist devrimin ise sözde demokratik özde ise askeri, faşist bir diktatörlük olduğunu açıklamıştır. Devlet raporlarında ‘İhtilalci komünizmin Türkiye’deki en tehlikeli temsilcisi’ olarak görülen Kaypakkaya mahkemeye çıkarılmadan katledilmiştir. O’nu ve fikirlerini savunmak bizler için onurdur. Bedeli ne olursa olsun Komünist Önder Kaypakkaya’yı anmaya, fotoğraflarını taşımaya, bizlere bıraktığı bayrağı gururla taşımaya devam edeceğiz.’’

Etkinlik Türkiye ve Kuzey Kürdistan’daki devrimi şehitlerinin hayatlarının anlatıldığı sine vizyon gösterimiyle son buldu.

adhk tarafından

Kaypakkaya İzmir’de anıldı

Mayıs 18, 2013 de ARŞİV adhk tarafından

Demokratik Haklar Federasyonu ve Partizan İzmir Aktepe Dersimliler Derneği’nde düzenlediği etkinlikle katledilişinin 40. Yıl dönümünde komünist önder İbrahim Kaypakkaya’yı andı.

İZMİR (18.05.2013)- Demokratik Haklar Federasyonu (DHF)  ve Partizan İzmir Aktepe Dersimliler Derneği’nde 16 Mayıs’ta düzenlediği etkinlikle, katledilişinin 40. Yılında Komünist Önder İbrahim Kaypakkaya’yı andı.

Etkinlik komünist önder İbrahim Kaypakkaya şahsında tüm devrim şehitleri için yapılan saygı duruşuyla başladı. Yüz Çiçek Açsın Kültür Merkezi’nin hazırladığı sine vizyon gösterimi yapılarak Kaypakkaya’nın hayatından, ideolojisinden ve mücadele tarihinden kesitler sunuldu. Sine vizyon gösteriminin ardından söz alan Aktepe Dersimliler Derneği adına yapılan konuşmada, İbrahim Kaypakkaya ve ardıllarının Dersim’de yürüttüğü mücadeleden bahsetti.

Hakim sınıfların korkulu rüyası Kaypakkaya yaşıyor

Partizan adına yapılan konuşmada ise, Kaypakkaya’nın ezilen halklara ve Kemalizm’e dair görüşleri anlatıldı. DHF adına yapılan açıklamada, Kaypakkaya’nın komünist kimliğinden dolayı devletin hala O’nun fikirlerinden çekindiğini, O’nu ananların, marşlarını söyleyenlerin ve fotoğraflarını taşıyanların yıllara varan hapis cezalarına çarptırıldığını belirtti. Annesine, Kaypakkaya’nın mezarına gittiği için soruşturma açıldığını hatırlatan DHF’li, ‘’Kaypakkaya’yı anmak ve sahiplenmek suç değildir aksine onurdur. Bizler O’nun bize miras bıraktığı fikirleri savunmaya devam edeceğiz.’’ diyerek konuşmasını bitirdi.

Etkinlik 18 Mayıs cumartesi günü saat 18.45’te İzmir Fuar Basmane Kapısı önünde Partizan ve DHF’nin birlikte örgütlediği anmanın duyurusu ve yapılan müzik programının ardından sona erdi.

adhk tarafından

İbrahim Kaypakkaya Sarıgazi’de anıldı

Mayıs 18, 2013 de ARŞİV adhk tarafından

Demokratik Haklar Federasyonu (DHF) ve Partizan Sarıgazi’de yaptığı yürüyüş ve basın açıklamasıyla katledilişinin 40. Yıl dönümünde Komünist Önder İbrahim Kaypakkaya’yı andı

HABER MERKEZİ (18.05.2013)- Saat 19.30’da Sarıgazi’de bulunan Vatan İlköğretim Okulu önünde toplanan kitle,“Katledilişinin 40. Yılında Komünist Önder İbrahim Kaypakkaya ölümsüzdür” pankartını açarak Demokrasi Meydanı’na yürüdü. Meydanda toplanan kitle adına yapılan basın açıklamasında Komünist Önder İbrahim Kaypakkaya’nın Amed zindanlarında katledilişini 40. Yıl dönümünde olunduğu belirtilerek Kaypakkaya’nın 90 gün boyunca ağır işkencelerden geçmesine karşın ser verip sır vermeyerek o günden bugüne bir direniş geleneği yarattığı anlatıldı.

Kaypakkaya’nın katledilişinin üzerinden 40 yıl geçmesine karşın fikirlerinin halk arasında halen sahiplenilerek yaşatıldığının belirtildiği basın açıklaması, Kaypakkaya’yı andıkları için DHF üye ve faaliyetçilerine verilen hapis cezalarına dikkat çekilerek devam etti.

Kaypakkaya’nın fikirleri hakim sınıfları korkutmaya devam ediyor

Kaypakkaya’nın fikirlerinin hakim sınıflar tarafından halen tehlike olarak görüldüğünü belirtildiği basın açıklamasında şu ifadeler yer aldı:

“Kaypakkaya, 12 mart faşizmi içerisinde 50 yıllık devrimci suskunluğu parçalayan ve halkın özgür yarınları için canla başla mücadele veren devrimci güçlerin bilimsel bir programla bütünleşmesini sağlayan, diğer yandan da verdiği amansız ideolojik mücadeleyle devrimci mücadelenin soluk borularına sirayet etmek isteyen entellik ve gevezelikten öteye geçmeyen tartışmalar içerisinde çırpınan revizyonist, reformist, oportünist ve şoven havayı dağıtandır. Kaypakkaya yürüttüğü mücadelesiyle devrimci safların halk içerisinde daha güçlü kök salıp boy vermesine önderlik edendir.

Kaypakkaya, hakim sınıfların saltanatını koruyan ve ilerici-devrimci toplumsal katmanlar üzerinde zor ve baskı aygıtı olarak işlev gören devletin üzerine bina olduğu resmi ideolojiyi Kemalizm olarak analiz eden ve aynı zamanda Kemalizm’in devrimci ve toplumsal muhalefetteki derin köklerine bilimsel bir titizlikle neşter vuran, Kemalizm’i ilericilik olarak gören bütün anti bilimsel görüşleri bilimin cenderesinde paramparça edendir.

Kaypakkaya bilimi ve bilgiyi tekelinde tutan azınlığın devrim ve demokratik haklar mücadelesini yürütemeyeceğine dikkat çeken ve her defasında ezilen milyonların iradesinin örgütlü mücadele içerisinde sömürü ve zulüm düzenine son verebileceğine inanan ve savunan bir komünisttir.

Sınıflar tarihi, Kaypakkaya’ya genç yaşında yüklediği komünist önder olma niteliğinin arka planında yatan o şanlı tarihsel devrimci yürüyüştür. Ve bu tarihsel yürüyüş içerisinde sosyalizm ve komünizme olan inancı, analiz/sentezlerinde bilimsel metodu ve ülkemizde sınıf mücadelesine kazandırdığı şanlı güzergah O’nun komünist olma niteliğidir.”

Basın açıklamasında mayıs ayı içerisinde katledilen devrimci önderlerin mücadelesine de dikkat çekilerek Amed zindanlarında direnişin meşalesinin Ferhat Kurtay, Eşref Anyık, Mahmut Zengin, Necmi Öner ile yeniden yakıldığı anlatıldı.

Yapılan eyleme Mücadele Birliği, AKADER, BDP ve ESP de katılarak destek verdi.