adhk tarafından

ADHK; Xeraba Bava Köylüleri Yalnız Deǧildir! Faşizmin Ölüm Mangaları Yine Kuzey Kürdistan’da İşbaşında

Şubat 22, 2017 de ANASAYFA adhk tarafından

Faṣist Türkiye Cumhuriyeti devletinin Xeraba Bava köyünde baṣlattıǧı zulüm ve katliama karṣı ҫıkmaya, sokaklarda protestolar gerҫekleṣtirmeye ҫaǧırıyoruz!

ADHK (22-02-2017) Hiҫbir zaman durmak bilmeyen Türkiye Cumhuriyeti devletinin zulmü, nasıl ki 2015 yılının ortalarında baṣlayan ve 1 yıl süren; Cizre, Ṣırnak, Silopi, Nusaybin ve Sur katliam ve yıkımlarından sonra 11 Ṣubat 2017 tarihinde de Nusaybin’in XERABE BAVA köyü abluka altına alınarak katliam ve yıkımlara baṣlandı. Ablukanın baṣlatıldıǧı günden bugüne, köye kimse sokulmamakta, köylülerle yapılan telefon görüṣmelerinden alınan bilgilere göre; evler rastgele taranmakta, insanlara iṣkence yapılmaktadır. Evler hayvanlarla birlikte ateṣe verilmekte, ahırlara kimyasal gazlar atılarak hayvanların telef olması saǧlanmaktadır. Evler polis ve askerler tarafından iṣgal edilmıṣ ve evlerin boṣ kalan bölümlerinde barınan insanlara fiziki her türlü iṣkence yapılmakta, tacizde bulunulmakta, etrafları kurṣunlanarak korkutulmaya ҫalıṣılmakta ve baṣkalarına zarar verici ifadelerde bulunmaya zorlanmaktadırlar. ilk bilgilere göre 3 kiṣinin öldürülüp cenazeleri Mardin devlet hastanesine getirilmiṣtir. Ki, parҫalanmıṣ bu cenazelerin görüntüleri, katiller sürüsü Özel Hareket polisleri tarafından sosyal medyada yayınlanmıṣtır. Bunların dıṣında kayıp olan ve haber alınamayan köylülerin kesin sayısı da bilinmemektedir.

Cumhurbaṣkanı RTE önderliǧindeki AKP hükümetinin yönettiǧi devletin bu son saldırısının gerekҫesi gerҫekten söylendiǧi gibi aylardır aranan bir militanın yakalanması mıdır? Buna kimi inandıracaklar? Bir kiṣi iҫin bu vahṣeti uygulayan bu devletin, nüfusu 1200 civarında tahmin edilen bu köyü abluka altına alması, devletin acizliǧinin ve devrimci ulusal mücadele karṣısındaki güҫsüzlüǧünün göstergesi deǧil midir? 3 ay boyunca bütün aǧır silahları kullanarak, binaları yıkarak Diyarbakır’ın Sur ilҫesinde başarı saǧlayamayan ve NATO’nun ikinci büyük ordusu Türkiye Cumhuriyeti devletinin ordusu deǧilmiydi, Şimdi de köyleri iṣgal etmeye baṣladılar. Baṣarı elde edeceklerini mi sanıyorlar?

Bu halk nice gencini, yaşlısını, ҫocuǧunu, kadınını bu haklı ve meṣru mücadele uǧruna ölümlere gönderdi. Ne zulümler, iṣkenceler, yakma ve yıkmalar gördü ama boyun eǧmedi, diz ҫökmedi. Yine boyun eǧdiremeyecekler. Kürt ulusunun özgürlük mücadelesi zaman zaman geҫici yenilgiler almış olsa da, düṣmana zaferi tattırmamıştır.

Faṣist diktatörlük ve O’nun ṣefi RTE tarafından organize edilen Anayasa referandumunda Kürt ulusunun iradesinin yansımamasını saǧlamak iҫin geliṣtirilecek operasyonların bir basamaǧı olarak geliṣtirilen Xeraba Bava ablukası, baṣka abluka ve katliamların habercisi olabilir. Bu nedenle tüm demokratik, devrimci, yurtsever kamuoyu uyanık olmalı, Xeraba Bava ablukasını parҫalamak iҫin harekete geҫmeli ve yeni ablukaların gelişmesine engel olmalıdır.

ADHK (Avrupa Demokratik Haklar Konfederasyonu) olarak; tüm Avrupa devrimci, demokratik kamuoyunu; insan hak ve özgürlüklerinden, insanın yaṣam hakkından yana olan herkesi, faṣist Türkiye Cumhuriyeti devletinin Xeraba Bava köyünde baṣlattıǧı zulüm ve katliama karṣı ҫıkmaya sokaklarda protestolar gerҫekleṣtirmeye ҫaǧırıyoruz!

Faṣizmin zulmü ve katliamları karṣısında sessiz kalınamaz!

Xeraba Bava Köylüleri Yalnız Deǧildir!

ADHK (Avrupa Demokratik Haklar Konfederasyonu)

22 Ṣubat 2017

adhk tarafından

Hindistan: HKP (Maoist) 27 Şubat İçin Genel Grev Çağrısı Yaptı

Şubat 21, 2017 de ANASAYFA adhk tarafından

Hindistan Komünist Partisi (Maoist), Merkez hükümete ve Chhattisgarh Eyalet hükümetine karşı 27 Şubat’ta halk grevine (Bharat Bandh) çıkılması çağrısında bulundu

Hindistan (21-02-2017) Partinin güney bölge bürosu sekreteri Ganesh Uike, ulusötesi şirketlerin karlarını arttırmak amacıyla yürütülen paranın tedavülden kaldırılması politikasını protesto etmek için bütün halkı greve katılmaya çağırdı. Hindistan Komünist Partisi (Maoist), bu politikanın enflasyonu, işsizliği ve yoksulluğu tırmandırdığına dikkat çekti.

HKP(Maoist) Sukma’da hapsedilen yedi Telangana Demokratik Cephesi üyesinin salıverilmesini ve bölgedeki Maoistleri hedef alan arama operasyonlarının ve düzmece çatışmalarla gerçekleştirilen yargısız infazların sona erdirilmesini talep etti.

HKP(Maoist), oluşturulan Bastar birliği ile ilgili endişelerini dile getirirken Chattisgarh’daki yerli kadınlara yönelik vahşi saldırılara ilişkin derhal harekete geçilmesini istedi. Ayrıca yakın zamanda Bastar polis müdürlüğüne atanmış olan polis şefi SRP Kalluri hakkındaki cinayet davasının açılmasını talep etti. HKP(Maoist), yerli kabileleri hedef alan katliamlar ve çatışmalı güney Chhattisgarh bölgesinde halka yönelik artan baskılardan sorumlu tuttuğu Kalluri’nin görevden alınmasını istedi.

isyandan.org

adhk tarafından

Sancar: Fiilen HDP’yi kapatma planı

Şubat 21, 2017 de ANASAYFA adhk tarafından

Hukuk profesörü ve HDP Mardin Milletvekili Mithat Sancar, Figen Yüksekdağ’ın vekilliğinin düşürülmesinin tamamen Anayasa’ya aykırı olduğunu söyledi Sancar, “Bu de facto olarak HDP’yi kapatma planı olduğunu gösterir” dedi

Artı Gerçek’e konuşan Mithat Sancar, başbakanlık tezkeresinde Anayasa’nın 84. maddesine dayanarak HDP Eş Genel Başkanı Yüksekdağ’ın milletvekilliğinin düşürüldüğüne dikkat çekti ve şunları söyledi:

“84. maddenin uygulanabilmesi için Anayasa’nın 76. maddesindeki şartların oluşması gerekiyor. 76. madde milletvekili seçilmeye engel durumları sıralıyor. İki grup suçtan söz ediyor: Terör eylemlerine katılmak, tahrik ve teşvik etmek. Bir de 1 yıl veya daha fazla ceza almak.

Yüksekdağ, ‘terör örgütü propagandası yapmak’ suçundan ceza aldı. Propaganda ile tahrik ve teşvik aynı suçlar değildir. Ceza Kanunu’nda ayrı ayrı düzenlenmişlerdir. Dolayısıyla bu maddenin kapsamına girmez.

Ayrıca Yüksekdağ 10 ay ceza aldığı için 1 yıl ve daha fazla ceza şartını kapsamıyor. Apaçık Anayasa’ya aykıdır.”

TBMM Başkanvekili’nin bu tezkereyi Genel Kurul’da okumasının bile Anayasa’yı ihlal olduğunu vurgulayan Sancar, “Okusa bile 84. maddedeki sonuç doğmaz. Yani milletvekilliği düşmez” dedi.

‘Darbe hukuku’nun yürürlükte olduğunu söyleyen Sancar, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Ve her geçen gün bunun yeni bir aşaması uygulanıyor. Bir de bu partiyi de facto yani fiilen kapatma planı olduğunu gösteriyor. Hukuki yolu işletmeden kapatılma işlemiyle karşı karşıyayız. Herhalde resmen kapatma Avrupa’da ciddi bir fatura çıkaracağı için o yola gitmiyorlar. Fiilen bu yola gidiyorlar.”

ARTI GERÇEK

adhk tarafından

İdris Baluken yeniden tutuklandı

Şubat 21, 2017 de ANASAYFA adhk tarafından

Ankara’da hastane çıkışında gözaltına alınan ve SEGBİS üzerinden Diyarbakır Birinci Ağır Ceza Mahkemesi’ne ifade veren HDP Diyarbakır Milletvekili İdris Baluken tutuklandı

Ankara (21-02-2017)  Hakkında tutuklama kararı bulunan HDP Diyarbakır Milletvekili İdris Baluken, tedavi gördüğü hastane çıkışında gözaltına alındı

İdris Baluken, 4 Kasım’da Ankara’da gözaltına alınarak götürüldüğü Bingöl’de tutuklanmıştı. Kandıra F Tipi Kapalı Cezaevi’ne konulan Baluken, hakkında Demokratik Toplum Kongresi (DTK) toplantılarında yaptığı konuşma ve 2011-2015 yılları arasında partisinin düzenlediği 10 ayrı yürüyüş ve basın açıklamasına katılması gerekçe gösterilerek ağırlaştırılmış müebbet ile 18 yıla kadar hapis istemiyle dava açılmıştı.

Baluken’in dava dosyası hakkında “yetkisizlik” kararı veren Bingöl 2. Ağır Ceza Mahkemesi, dosyayı Diyarbakır’a göndermişti. Diyarbakır 8. Ağır Ceza Mahkemesi’nde 30 Ocak’ta görülen davanın ilk duruşmasında Baluken tahliye edilmişti. Mahkeme tahliye kararının gerekçesinde Baluken’in milletvekili olması, Anayasa Mahkemesi’nin 04 Aralık 2013 tarihinde verdiği Mustafa Balbay kararını göstermişti. Adli kontrol ve yurtdışına çıkış yasağı verilerek tahliye edilen Baluken’in duruşması Mayıs ayına ertelenmişti.

Ancak geçtiğimiz hafta Baluken hakkında tutuklanmasına yönelik yakalama kararı çıkarılmıştı. Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı’nın bir üst mahkeme olan Diyarbakır 1. Ağır Ceza Mahkemesi’ne yaptığı itiraz üzerine bu kararın alındığı öğrenilmişti.

artigercek

adhk tarafından

Xerabê Bava’daki saldırıları AKP’nin ekibi yapıyor

Şubat 21, 2017 de ANASAYFA adhk tarafından

Mardin’in Nusaybin ilçesine bağlı Xerabê Bava (Koruköy) köyünde 12 gündür devam eden ve ’90’lı yılları aratmayan abluka Bornova 2’nci Jandarma Komando Tugayı öncülüğünde yürütülüyor

HABER MERKEZİ  (21-02-2017) 1990’lı yıllarda köy yaklamaları, köy meydanına toplayıp işkence yapma, kaybettirme ve infaz için Kürdistan’a gönderilen Bolu ve Kayseri komando tugaylarının yerini şimdi Bornova 2’nci Jandarma Komando Tugayı aldı.

Mardin’in Nusaybin ilçesine bağlı Xerabê Bava (Koruköy) köyünde 12 gündür devam eden ve ’90’lı yılları aratmayan abluka da Bornova 2’nci Jandarma Komando Tugayı öncülüğünde yürütülüyor.

ŞİMDİ DE BORNOVA

Xerabê Bava’daki operasyonu, 15 Temmuz darbe girişiminin ardından 31 Temmuz’da İçişleri Bakanlığı’nın Resmi Gazate’de yayımlanan kararıyla tuğgeneralliğe terfi ettirilen ve Bornova 2’nci Jandarma Komando Tugay Komutanı yapılan İsmail Balıbek yönetiyor. Xerabê Bava’daki operasyona Bornova 2’nci Jandarma Komando Tugayı’nın yanı sıra Mardin İl Jandarma Komutanlığı’na bağlı askerler ve daha önce Cizre, Gever, Sur ve Cizre’de kullanılan polislerin dahil edildiği öğrenildi. Ancak operasyon, Tuğgeneral İsmail Balıbek ve Mardin İl Jandarma Komutanı Albay Ahmet Zafer İşcan tarafından yürütülüyor.

KORUCULAR: HEPSİ MASKELİ

Xerabê Bava’daki operasyon bölgesinde ulaştığımız ve isimlerinin gizli kalması şartıyla konuşan köy korucuları, daha önceki operasyonlara dahil edildiklerini ancak bu sefer operasyona çağrılmadıklarını söyledi. Askeri yetkililerin kendilerine “siz sadece köyünüzdeki nöbetleri tutun” diyen korucular, operasyon için özel birliklerin getirildiği bilgisinin kendilerine verildiğini aktardı. Köydeki operasyonun Bornova’dan getirilen askerler ile özel harekat polisleri tarafından yürütüldüğünü belirten korucular, söz konusu gücün hepsinin maskeli olduğunu aktardı. Korucular, Mardin Jandarma Komutanlığı’na bağlı askerlerin ise sadece çevre güvenliğini sağladığını söyledi.

SOYLU İLE YAKIN İLİŞKİLERİ VAR

Balıbek, darbe girişiminin olduğu gece Jandarma Komando Özel Asayiş Komutanlığı’nda bulunduğu ve helikopterleri hangara kilitleyen isim olarak kayıtlara geçmişti. Balıbek’in ayırca Güvercinlik’teki Kara Havacılık Komutanlığı’nda yakıt tankerini piste getirip patlattığı ve pisti kullanılamaz hale getirdiği” belirtilmiş ve olaydan sonra tuğgeneralliğe terfi ettirilerek, Bornova 2’nci Jandarma Komando Tugayı komutanlığına atanmıştı. Xerabê Bava’daki diğer komutan Albay Ahmet Zafer İşcan ise eski Mardin İl Jandarma Komutanı Alaaddin Karsavuran’ın Fetullah Gülen örgütünden tutuklanmasının ardından İçişleri Bakanlığı tarafından atanan bir isim. İşcan’ın İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ile yakın ilişkilerinin olduğu belirtiliyor.

ANF

adhk tarafından

Demokratik Güç Birligi -Britanya’nın Orta-Dogu, Türkiye, Kürdistan’da Durum üzerine Paneli başarıyla tamamlandı

Şubat 21, 2017 de ANASAYFA adhk tarafından

Yeni kutuplaşmalar, yeni bölünmeler oluyor Bu durum Türkiye ye yansıyor Tek adam sadece bizde degil ABD’de ve başka yerlerde de ortaya çıktı, ama bunlar birbirlerini yer Deli deliyi görünce sopasını saklarmış Bizimkisi ABD’deki deliden çekiniyor

Londra (21-02-2017) İlk konuşmacı olan Erdal Emre, Orta-Dogu’nun kısa geçmişini aktararak konuşmasına başladı. “Bugün bir yönüyle hala ittihat Terakkinin arzuları Tayyip tarafından devam ettirildigini, kadına yapılanların ortada oldugunu, Tayyip Erdoganın dayandığı tarihsel mirasın ve neler yapmak istedigini biliyoruz. Erdogan’ın geri dönülmez bir savaş ilan ettigini biliyoruz. Biat edin, rahat edin çagrısı bu savaşın açıga çıkan görünümüdür. Pasif direnişe karşı tehdit ve göz dağı verirken, aktif direnişe karşı ise baş kesme politikasi uyguluyor. Tarihe baktıgımızda yapılanların neler oldugunu görürüz ve aslında bugün yapılanları da anlamış oluruz. Dün Türk Íslam sentezine, bu gün ise Íslam Türk zihniyetine karşı SIKI bir birlik içinde olmamız gerekir. HAYIR’ın bugünkü taktik anlamı budur. Kötününün iyisini seçmek degil, çalışmalarımızda bağımsız devrimci alternatifimizi ortaya koymamız gerekir. Diger Boykot diyen kesimleri anlamak ve ikna ederek kazanmak şarttır. Zira, dayandıkları argümanlar boş degildir” diyerek konuşmasını sonlandırdı.

İknci konuşmayı Mustafa Yalçıner yaptı. Dünyada yükselen faşist hereketlere vurgu yaparak bugün dünya bir farklılaşma yaşıyor. “Neo liberalizm tekellere dayanıyor. Tekellerin demokrasiyle alakaları yoktur. Putin her şeyi göze almıştır. Eski sınırları aşmış ve kendi ihtiyaçlarını dayatıyor. Özellikle Suriye’ye yerleşti” diyerek, başka vurgulardan sonra ” Kürt koridorunu engellemeye çalışıyor, Türkiye zira, kendisi için tehlikeli görüyor bu koridoru ve bölgede hak talep ediyor ama bir şey alamayacak” diyerek HAYIR’in önemine vurgu yaptı.

Üçüncü konuşmayı Faik Bulut yaptı. “Yeni kutuplaşmalar, yeni bölünmeler oluyor. Bu durum Türkiye ye yansıyor. Tek adam sadece bizde degil ABD’de ve başka yerlerde de ortaya çıktı, ama bunlar birbirlerini yer. Deli deliyi görünce sopasını saklarmış. Bizimkisi ABD’deki deliden çekiniyor. Dünyada egilim oligarşiye dogru gidiyor ama çelişkilerle dolu bir süreç ve işler çatışmalı yürüyecek” saptamasında bulundu. Kürt çevrelerin tutumu üzerine geniş degerlendirmelerde bulunan Faik Bulut, Moskova Kürt konferansını “kendi kendisine propaganda oldugunu ve begenmedigini” söyledi. “AKP’nin Kürtleri boykot’a çekmeye çalıştığı” iddiasında buluna F. Bulut, HAYIR için en geniş çevrelerle buluşmak gerektiginin altını çizdi. “HAYIR’da çıksa, Evet te çıksa kaos kaçınılmaz” dedi ve kaos her zaman kötü degil vurgusunda bulundu.

Daha sonra soru ve cevaplara geçildi. Bir soru üzerine Erdal Emre, “Tayyip öncesi dönemi üzerinde iyimserlik beslemenin resmi tarihten kopamamak oldugunu” söyleyerek, geniş örneklemelerle devletin devamlılıgına degindi ve “geçmiş dogru kavrandıgında gelecek dogru temelde inşaa edilir” dedi.

adhk tarafından

Figen Yüksekdağ’ın milletvekilliği düşürüldü

Şubat 21, 2017 de ANASAYFA adhk tarafından

Ankara (21-02-2017) HDP Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ’ın hakkındaki kesinleşmiş hapis cezası gerekçe gösterilerek vekilliği düşürüldü Yüksekdağ hakkındaki karar Meclis’te okundu

HDP Eş Genel Başkanı ve Van Milletvekili Figen Yüksekdağ’ın milletvekili olmadan önce hakkında açılan bir davadan aldığı ceza nedeniyle milletvekilliği düşürüldü. Başbakanlık tezkeresi olarak Meclis Genel Kurulu’nda okunan kararda “Yüksekdağ’ın yargıtaydan kesinleşmiş kararı dolayısıyla milletvekilliği düşürülmüştür” ifadesi kullanıldı.

Tezkereyi AKP’li Meclis Başkanvekili Ayşenur Bahçekapılı okudu. HDP’liler karara itiraz etti.

Ayrıntılar geliyor

artigercek.

adhk tarafından

‘Devlet Koruköy’de neyi gizliyor?’

Şubat 21, 2017 de ANASAYFA adhk tarafından

Bir haftadır özel tim ablukasındaki Koruköy’e gidişleri engellenen HDP’li Feleknas Uca, “Altı kişinin öldürüldüğü yönünde bilgiler var İkinci bir Cizre yaşanmasından endişe ediyoruz” dedi

HABER MERKEZİ- Mardin’in Nusaybin ilçesine bağlı Koruköy’de bir haftadır süren asker ve özel tim ablukası devam ediyor Köyde, toplum katliam yapıldığından endişe ediliyor. HDP, uluslarası kurum ve kuruluşları köyde yaşananlar hakkındaki iddiaları incelemeye çağırdı.

HDP Merkez Yürütme Kurulu “Xerabê Bava’da (Kuruköy) ne yaşanıyor? Acilen güvenilir kaynaklardan bilgi almak istiyoruz” dedi. HDP’den yapılan açıklamada, 9 gündür köyden haber alınamadığı belirtilerek, şöyle denildi:

“Sosyal medyaya ‘askerlerin çektiği görüntüler’ adı altında yansıyan fotoğraf ve videolar ile dile getirilen iddialar son derece vahimdir. Abluka altında bulunan köyde yaşayanların telefonlarının toplanıp, hepsinin bir evde tutulduğu, köylülere toplu şekilde baskı ve işkence yapıldığı ve bazılarının işkenceyle infaz edildiğine dair iddialar bulunmaktadır.

Dün köye gitmek isteyen vekil heyetimiz abluka altındaki köye alınmadı. İddiaları yerinde incelemek isteyen heyetimizin köye alınmaması, dile getirilen iddiaları daha da güçlendirmektedir. Üstelik vekillerimizin İçişleri Bakanlığı ve Valilik ile görüşme girişimleri de karşılıksız kalmıştır. Bu açıklamanın yapıldığı saatlerde de vekillerimiz bölgededir ve tüm girişimlerimize rağmen olumlu bir sonuç alınamamıştır.

Bu iddialar doğruysa orada yeni bir insanlık dışı durum yaşanmaktadır. 90’lı yıllardan bildiklerimiz ve son 2 yılda yaşayıp gördüklerimiz bu konudaki endişelerimizi büyük ölçüde artırmaktadır.”

HDP, tüm demokrasi ve barış güçleri ile uluslar arası kurum ve kuruluşları Xerabê Bava’da (Koruköy) yaşananlar hakkındaki iddiaları acilen incelemeye çağırdı.

FELEKNAZ UCA: İKİ KIZ ÇOCUĞU REHİN ALINMIŞ

Konuya ilişkin sitemize konuşan HDP Diyarbakır Milletvekili Feleknaz Uca, dün heyet olarak köye gitmek istediklerini ancak asker ve polis engeliyle karşılaştıklarını söyledi. Bugün de bir heyetlerinin köye gitmek için yola çıktığını belirten Uca, “Devlet Koruköy’de ne gizliyor?’ diye uygulamaya tepki gösteriyor.

Uca, köyde devam eden sokağa çıkma yasağının bir an önce kaldırılmasını istediklerini hatırlatarak, “İkinci bir Cizre’nin yaşanmasından endişe ediyoruz” dedi. Köyde büyük bir katliamın yapılmış olabileceğinde endişe ettklerini söyleyen Uca, uluslararası topluma duyarlılık çağrısında bulundu.

Köyde 65 aile yaşadığını ve şu ana kadar 40 kişinin gözaltına alındığını belirten Uca, evlerin yakıldığını, hayvanların telef edildiğini, açlık-susuzluk başladığını ve bir çok kişiden de haber alınamadığı bilgisini verdi. Uca, askerlerin köyde 12 ve 14 yaşlarında iki kız çocuğunu da rehin aldıklarını açıkladı.

‘SALDIRI VE KATLİAMLARIN NEDENİ REFERANDUM’

Saldırılarının nedenlerinin referandum olduğunu söyleyen Uca, “Kürtleri katliamlarla susturmak istiyorlar” dedi. Siyasi partiler, sivil toplum örgütleri ve insan hakları savunucularına çağrıda buluna Uca, baskılar karşısında boyun eğmeyeceklerini söyledi.

TÜRKDOĞAN: SOKAĞA ÇIKMA YASAĞI KALDIRILMALI

Sitemize konuşan İHD Genel Başkanı Öztürk Türkdoğan ise sorunla yakından ilgilendiklerini, en kısa sürede gerçekleri öğrenmek için köye heyet yollayacaklarını açıkladı. 2016 yılında bir süreç yaşadıklarını söyleyen Türkdoğan, “Sokağa çıkma yasaklarının ilan edildiği ilçelerde neler yaşadığımızı gördük. Bu yerlere ilişkin çok sayıda raporlarımız var. Durum ortada. İnfaz edilen kişilerin olduğu söyleniyor. Kaygıları gidermek için bir an önce heyetlerin gidişine izin verilmeli ve sokağa çıkma yasağı kaldırılmalı” dedi.

“BAHARA DOĞRU SALDIRILAR ARTACAK”

Köyde yaşananların devletin önümüzdeki dönemde şiddet politikasını sürdüreceğini gösterdiğini söyleyen Türkdoğan, “İçişleri Bakanı 21 ilin valisi ile toplantı yaptığını açıkladı. Nedense bunların tamamı Kürt illeri. Bu da gösteriyor ki bahara doğru giderken saldırılar artacak. Aynı zaman da referandum öncesi toplumu korkutmak istiyorlar.” diye konuştu.

artigercek

adhk tarafından

Demirtaş ve Yüksekdağ’ın tutukluluğu AİHM’de

Şubat 20, 2017 de ANASAYFA adhk tarafından

HDP: Keyfi ve sistematik tutuklamalar siyasi bir amaç taşıyor AİHM kendi içtihatlarını uygulasın

POLİTİKA (20-02-2017)  HDP, Eş Genel Başkanları Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ’ın tutukluluğunu Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne taşıdı Tutuklulukların özellikle referandum sürecinde devam etmesinden dolayı anayasa ve Avrupa insan hakları sözleşmesi ile güvence altına alınan özgürlük ve güvenlik hakkını, ifade özgürlüğünü ve serbest seçim hakkını ihlal ettiği vurgulandı.

HDP Eş Genel Başkan Yardımcısı Saruhan Oluç, Grup Başkanvekili Filiz Kerestecioğlu, milletvekilleri Osman Baydemir, Ertuğrul Kürkçü ve Mithat Sancar’dan oluşan HDP heyeti tarafından yapılan başvuruda, Anayasa Mahkemesi tarafından bir inceleme yapıldığı için AİHM’e başvuru yapma zorunluluğu doğduğu belirtildi.

Başvuruda, ülkenin en çok oy alan üçüncü partisi olan HDP’nin eş genel başkanlarının seçmenlerini ve partiyi temsilen katıldıkları eylemler ve düzenledikleri basın açıklamaları nedeniyle özellikle referandum sürecinde, tutuklu yargılanıyor olmalarının Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ile güvence altınan alınan özgürlük ve güvenlik hakkını, ifade özgrüğlünü ve serbest seçim hakkını ihlal ettiği belirtildi.

Başvuruda ayrıca, HDP’ye ait parti binaları ve seçim büroları ve araçlarının 2014 yılında 22, 2015 yılında 7 Haziran seçimleri öncesinde 106, 2016 yılında 36 kez saldırıya uğradığı, 22 Temmuz 2015 tarihinden bu yana HDP, DBP ve bileşenlerine yönelik operasyonlar kapsamında 9 bin 796 kişinin gözaltına alındığı, 2 bin 906 kişinin tutuklandığı, Temmuz 2016’dan bu yana da aralarında Eş Genel Başkanlar Demirtaş ve Yüksekdağ’ın da olduğu 12 milletvekilinin de bulunduğu toplam 5 bin 471 kişinin gözaltına alındığı, bin 482 kişinin tutuklandığı anımsatıldı.

Başvuruda, referandum sürecinde etkili bir ‘hayır’ kampanyasının örgütlenmesi için çalışan muhalefetin susturulması ve cezalandırılması amacıyla yürütülen, keyfi ve sistematik bir hal alan gözaltı ve tutuklamaların siyasi bir amaç taşıdığının altı çizildi.

Başvuruyu yapan heyet, Anayasa Mahkemesi’nin 95 gündür işlem yapmadığını hatırlattı ve mahkemenin kendi kararının arkasında durmasını istedi. Heyet AİHM’i de kendi içtihatlarını ve evrensel hukuk kurallarını uygulamaya davet etti.

artigercek

adhk tarafından

Frankfurt Hayır Platformu Kuruldu

Şubat 20, 2017 de ANASAYFA adhk tarafından

FRANKFURT  (20-02-2017) Türkiye’de 16 Nisan günü yapılacak referanduma yönelik Frankfurt’ta demokratik kumlar ve bireylerin oluşturduğu bir Hayır-Platformu oluşturuldu

ATİF, HDK bileşenleri, ADHF gibi merkezi kurumlarla yerel kurum, kuruluş ve bireylerin oluşturduğu Hayır platformu önceki hafta yaptığı geniş katılımlı bir toplantıyla koordinasyonunu ve çalışma birimlerini oluşturdu.

Teknik, Basın-Yayın, Kadın ve Gençlik komisyonları üzerinden aktif bir Hayır kampanyası yürütecek olan platform hayir.eu web sitesi ve facebook hesabı yayınladı. Platform ayrıca seçmenlerin kayıt kontrol işlemlerinin yapılması üzerine kısa bir görsel hazırladı.

atik-online.net/